İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/181 E. 2026/836 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/181
Karar No
2026/836
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/181 Esas - 2026/836 T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2026/181 KARAR NO: 2026/836

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI :

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/03/2026 KARAR TARİHİ : 15/10/2026 K. YAZIM TARİHİ : 27/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında devam eden tuz alım-satımından kaynaklanan ticari iş ilişkisi bulunduğunu, Davalı şirket, daha önceleri de müvekkilinden aldığı malların bedelini müvekkilinin bildirdiği banka hesabına eft yoluyla parça parça ödediğini veya yerine müşteri çekleri verdiğini, Müvekkilinin takip ve dava konusu olan teslim ettiği malların irsaliyeli elektronik faturalarını süresi içerisinde düzenlemiş ve davalıya gönderdiğini ancak müvekkilinin yapmış olduğu hesaplamalar ve cari hesap kontrolleri neticesinde, ödemelerin eksik yapıldığını, 97.800,00.-TL bedelli takip konusu 3 adet fatura karşılığı teslim ettiği malların ücretinin kendisine ödenmediğini fark ettiğini, bu bedelin ödenmesi konusunda davalı ile yapılan görüşmelerden sonuç alınamadığını, bu nedenle taraflarınca davalı aleyhine Kahramankazan İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak davalı yanca yapılan itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek, Davalının Kahramankazan İcra Dairesi.... E. sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalının asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve sair giderlerin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamış, duruşmalara katılmamıştır. DELİLLER : Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı dava dosyası, ticaret sicil kayıtları, vergi dairesi kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, BA-BS formları, 15/07/2026 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, fatura dayalı başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İvedik Vergi Dairesinin 25/03/2026 tarihli cevabi yazısı ile; .....'ın 01.01.2023 tarihinde Ulus Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden , nakil geldiği ve faaliyet konusunun ''Gıda Tuzu (Sofra Tuzu) Toptan Ticareti, Yol Ve Pistlerdeki Kar Ve Buzun Kaldırılması (Kum, Tuz Dökülmesi Dahil) , Tuzlu Su, Sirke, Sirkeli Su, Yağ Veya Diğer Koruyucu Çözeltilerle Korunarak Saklanan Sebze Ve Meyvelerin İmalatı (Turşu, Salamura Yaprak, Sofralık Zeytin Vb. Dahil), Motorlu Hafif Kara Taşıtlarının Ve Arabaların Sürücüsüz Olarak Kiralanması Ve Operasyonel Leasingi (Motosiklet Ve Motokaravan İçin Olanlar Hariç)'' olduğu , gerçek usulde vergilendirildiği, ticari kazanç elde ettiği ve bilanço esasına göre defter tuttuğu bildirilmiş, dolayısıyla tacir sıfatına haiz olduğu anlaşılmıştır. Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ...... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Davacı (alacaklı) vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 06/01/2026 tarihli ödeme emri ile toplam 60.800,00 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 16/01/2026 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 19/01/2026 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 09/03/2026 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Dosyaya kazandırılan 15/07/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davacının davalıya 2025 yılında 3 adet faturada toplam KDV dahil 97.800,00 TL fatura düzenlediği, bu faturaları davacının dava konusu faturaları yasal defterlerine kaydettiği, davacının bu ödemelere ilişkin olarak davalıdan 37.000,00 TL ödeme aldığı ve bu ödemeyi yasal defterlerine kaydettiği, defter kayıt bilgilerinin aşağıdaki tablodaki gibi olduğu, Fatura Tarihi Fatura No Borç Tutarı Alacak Tutarı Bakiye Tutar Yev. Tarihi Yev. No: 22.07.2025 ACA2025/387 40.500,00 0,00 40.500,00 31.07.2025 730 25.09.2025 ACA2025/542 16.800,00 0,00 57.300,00 30.09.2025 966 20.10.2025 ACA2025/599 40.500,00 0,00 97.800,00 31.10.2025 1109

Ödeme 0,00 37.000,00 60.800,00 31.12.2025 1276

- Davalı yasal defterlerini Yüce Mahkemeye sunmadığı ve defter ve belgelerin incelenmesi için yer ve zaman bildirmediği, bu nedenle bilirkişiliğimizce davalının yasal defterlerindeki dava konusu faturalara ilişkin kayıtlar tespit edilemediği, davalının borca itiraz ettiği ancak neye itiraz ettiğini dava dilekçesinde belirtmediği, Davalının dava konusu faturalara süresinde itiraz ettiğine ilişkin belge sunmadığı ve süresinde itiraz ettiğini belirtmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde, davalının borca niye itiraz ettiğini belirtmemesi, borca karşılık bir kısım ödeme yapması, yüce mahkemeye defterlerini sunmaması, faturalara süresinde itiraz etmemesi ve davacının yasal defterleri incelendiğinde davalının davacıdan tuz alımı yaptığı değerlendirilmekle, davacının 20.10.2025 tarihi itibari ile davalıdan 97.800,00 TL alacağı olduğu, 37.000,00 TL'sinin çek ile ödendiği, davacının davalıdan 20.10.2025 tarihi itibari ile 60.800,00 TL alacağı olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Uyuşmazlık, davacı yanın takip çıkışı kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı hususundadır. Dava konusu alacak, faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Davacı yan faturadan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu iddia etmiş, incelenen davacı yan defter ve kayıtları ile davacının dosyaya kazandırılan Ba - Bs formlarındaki bildirimlerinin örtüştüğü görülmüştür. Her ne kadar davalı tarafça Ba formuyla dava konusu faturalardan sadece bir tanesini bildirmiş ise de; 25 Eylül 2024 Tarihli ve 32673 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 565)” ile Eylül 2024 dönemi bildirimlerinden başlamak üzere Form Ba ve Form Bs bildirimlerinin verilmesi uygulamasına son verilmiştir. Bu itibarla dava konusu fatura döneminde Ba-bs formu bildirme zorunluluğu bulunmadığından bu husus davacı aleyhine değerlendirilmemiştir. Davalı yana verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlar sunulmadığından ve adresi de bildirilmediğinden yapılan ihtar uyarınca davacı defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yapılmış olması ve davacı lehine delil olma vasfına haiz olması hususları gözetilerek davacı defter ve kayıtları HMK madde 222/3 (Değişik:22/07/2020 - 7251/23.m.) uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 06.12.2021 tarih ve 2021/421 E., 2021/2017 K. sayılı ilamı:"...bb-) Ticari defterlerin sahibi aleyhine delil olması: TTK'nın 222/4. maddesi gereğince açılış ve kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları sahibi aleyhine delil olur. Ticari defterleri aleyhine delil olarak kullanan taraf defterlerindeki kayıtların aksini iddia ve ispat edebilir. Ancak karşı tarafın kendi aleyhine delil olan ticari defterlerindeki kayıtların aksini sadece kesin delillerle ispatı gerekmektedir. Yine bir tarafın ticari defterlerinin tamamı kanuna ve usulüne uygun tutulmakla birlikte içerdikleri kayıtlar yönünden karşı tarafın iddialarını doğrulaması halinde bu kayıtlarda sahibi aleyhine delil teşkil eder. Örneğin, satım sözleşmesinde satıma konu faturanın alıcı defterlerinde kayıtlı olması faturaya konu emtianın ve faturanın alıcıya teslim edildiği iddiası bakımından defter sahibi aleyhine teşkil eder. Bunun aksini defter sahibinin başkaca kesin delillerle ispatı gerekir..."şeklindedir.) Davacının lehine delil olarak kabul edilen defter kayıtları gereğince hukuki ilişkiyi, malın teslimini ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davalı yanın iddia edilip ispatlanmış bir ödeme savunması bulunmamaktadır. Bu itibarla alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle davalıdan takip çıkışı kadar alacaklı olduğu, davalının itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği, davalıyı temerrüde düşürücü bir belge dosya kapsamında bulunmadığından işlemiş faiz isteminin haksız olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kabulüne, Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak miktarı likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden alacak miktarının %20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE ; Davalının, Kahramankazan İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, 2-60.800,00 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 4.153,25 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 734,32 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 3.418,93 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 6.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 732,00 TL başvurma harcı, 104,00 TL vekalet harcı, 734,32 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.570,32 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacının yargılamada yapmış olduğu 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.148,90 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 9.148,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.15/10/2026

Katip ...... e-imza Hakim ..... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/181, K. 2026/836, T. 15.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-181-e-2026-836-k-406ea5d630fd