İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/886 E. 2026/732 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/886
Karar No
2026/732
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/886 KARAR NO: 2026/732

HAKİM : KATİP :

DAVACI VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :

DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/05/2024 KARAR TARİHİ : 25/09/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 23/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davalının kendisi aleyhine Ankara... Genel İcra Müdürlüğü' nün ..... takip sayılı dosyası ile takip başlattığını, takip dayanağı olarak 30/03/2023 tarihli iade faturasının gösterildiği, iadeye konu faturanın ise 23/02/2023 tarihinde davacı tarafından kesildiğini, davalının kabul edip itiraz etmediği fatura için 37 gün sonra iade faturası düzenlemesinin kötü niyetli olduğunu, iade faturası gerçeği yansıtmadığından ilgili icra dosyasında borçlu olmadığının tespiti ile ve %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatını talep etmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacının kestiği faturadaki malları teslim etmemesi sebebiyle iade faturası düzenlediğini, davanın haksız olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. TOPLANAN DELİLLER : -Taraflara ait Ticaret Sicil Gazetesi suretleri dosya arasına alınmıştır. -Kahramankazan İcra Müdürlüğü' nün ..... takip sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir. -Kahramankazan Vergi Dairesi Başkanlığına yazı yazılarak davacının tacir olup olmadığı hususu na ilişkin belgeler celp edilmiştir. -Taraflara Ticari Defter ve Kayıtlarını sunmak veya bulunduğu yeri bildirmek üzere süre verilmiş, taraflarca söz konusu kayıtların bulunduğu yerlerin bildirildiği anlaşılmıştır. -Ankara Bilirkişilik Bölge Kurulundan resen seçilen SMM bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek rapor tanzimi istenmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan raporlar dosya arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Ankara ... Genel İcra Müdürlüğünün ..... takip sayılı dosyasında davacının borçlu olup olmadığının tespiti hususlarına ilişkindir. Ticari defterlerin delil olması Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 222. Madde düzenlenmiştir. Buna göre kanunun ilgili hükmü aşağıdaki gibidir; "...(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur." Mahkememizce taraf defterleri üzerinde yerinde inceleme yapmak üzere görevlendirilen SMM Bilirkişi tarafından sunulan raporda; hem davacı hem davalı tarafın defterlerinin kanunun aradığı şartları taşıdığı, sahibi lehine delil gücüne sahip olduğu tespit edilmiştir. Davalının defterlerinin incelenmesinde de dava ve takip tarihi itibariyle davacı adına borç bakiyesinin kayıtlı olduğu, davacı tarafından tutulan defterlerde ise tarafların arasında borç bakiyesinin olmadığı görülmüştür. Taraf defterleri arasındaki farkın sebebinin ise davalı tarafından düzenlenen 30/03/2023 tarihli faturanın davacı defterlerine kayıtlı olmamasından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Davalı tarafından düzenlenen iade faturasının davacı tarafından kesilen 23/02/2023 tarihli faturadaki malların bir kısmına ilişkin olduğu konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. 23/02/2023 tarihli davacı tarafından düzenlenen faturanın davalı defterlerinde de kayıtlı olduğu, söz konusu faturaya ilişkin herhangi bir itirazda bulunulmadığı, fatura içeriği ürünün kabul edilmediğine dair herhangi bir belge sunulmadığı tespit edilmiştir. Yine davalının cevap dilekçesinin ve aşamalardaki beyanlarının incelenmesinde, faturaya konu malların kendilerine teslim edilmediği iddia edilmiş ise de; davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı defterlerine itirazsız kayıt edildiği hususu dikkate alındığında davalının malların kendisine teslim edilmediği yönündeki savunmalarına itibar edilmemiştir. Şöyle ki; Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, faturaya itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması karşısında bu olguyu değiştirimez. Bu durumda borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. (Yargıtay 11. HD. 2017/2642 E, 2018/8096 K sayılı 19/12/2018 tarihli ilamı) Somut olaya gelindiğinde davacının davaya ve takibe konu ettiği faturaları davalı defter ve kayıtlarına itirazsız şekilde işlendiği görülmektedir. Yukarıda değinilen yargı kararı dikkate alındığında işbu durum başlı başına aradaki sözleşmenin varlığını ve davacı tarafından faturaya konu malların teslimi ispatlar mahiyettedir. Davalı tarafından borcun doğmadığı veyahut ödendiği usulünce ispatlanabilmiş değildir. Her ne kadar davalı tarafından mallar teslim edilmediğinden faturanın iade edildiği belirtilmiş ise de; davalı tarafından kesilen iade faturası davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi, aksi yönde bir delil de davalı tarafından sunulamamıştır. Mahkememizce alınan 25/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''Davacının 2025-2026 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin e defter olduğu, 2025 yılı açılış ve kapanış onaylarının yasal süresinde yapıldığı, 2026 yılı ticari defterlerinin açılış tasdikinin yasal süresinde yapıldığı ancak kapanış tasdikinin henüz süresinin gelmediği, Mart 2026 dönemine ait beratın yasal süresinde yapıldığı, söz konusu inceleme dönemine ilişkin davacının defterlerinin 6102 sayılı TTK 64. Maddesi ve 6100 sayılı HMK 222.maddesi kapsamında ticari defterlerin bu halleri ile delil niteliği Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Davalının 2025 yılına ilişkin ticari defterlerinin e defter olduğu, 2025 yılı açılış ve kapanış onaylarının yasal süresinde yapıldığı, 2026 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdikinin yasal süresinin gelmediğinden 2026 defterleri incelenemediği, Söz konusu inceleme dönemine ilişkin davalının defterlerinin 6102 sayılı TTK 64. Maddesi ve 6100 sayılı HMK 222.maddesi kapsamında ticari defterlerin bu halleri ile delil niteliği Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Davacı ticari defter kayıtlarına göre; Davacının ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde; Davacının 03.09.2025 takip tarihi ve 10.02.2026 dava tarihi itibariyle davalıdan 164.220,00 TL alacaklı gözüktüğü, Davalı ticari defter kayıtlarına göre; Davalının 03.09.2025 takip tarihi ve 31.12.2025 yılsonu itibariyle davacıya 164.220,00 TL borçlu olduğu, 2025 yılına ait taraf defterlerinin birbiri ile örtüştüğü," nün belirlendiği anlaşılmıştır. Alınan bilirkişi raporunun tarafların ve mahkememizin denetimine açık, dosya kapsamı ile uyumlu ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmekle mahkememizce kurulan hükme esas alınmıştır. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının davalı tarafından takibe konulan iade faturasını kendi defterlerine işlemediği, davacı tarafından düzenlenen 23/02/2023 tarihli faturanın ise her iki taraf defterinde de kayıtlı olduğu, taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini teyit eder mahiyette olduğu, dikkate alınarak davacının davalıya bilirkişi raporunda belirlenen asıl alacak kadar borçlu olmadığının tespiti gerekmiş, davanın kabulü ile davacı aleyhine başlatılan takip haksız olsa da kötü niyetli olduğu hususunda dosyada somut delil bulunmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; 1-Davanın KABULÜNE, Ankara .... Genel İcra Müdürlüğünün .... sayılı takip dosyasında davalı tarafından başlatılan icra takibi nedeniyle davacının 62.091,00 TL asıl alacak yönünden borçlu olmadığının tespitine, 2-Kötü Niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Alınması gereken 4.241,44-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 1.060,36-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.181,08-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 1.060,36 -TL peşin harç ile 615,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.675,76 TL' nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafça yapılan 9.565,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, 8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.25/09/2026

Katip ... E-imzalıdır Hakim ...E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/886, K. 2026/732, T. 25.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-886-e-2026-732-k-55c82f349bfe