İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/970 E. 2026/756 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/970
- Karar No
- 2026/756
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/970 Esas - 2026/756 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/970 KARAR NO: 2026/756
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLLERİ: DAVALI : VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (ZMMS Rücu ) DAVA TARİHİ : 16/10/2025 KARAR TARİHİ : 29/09/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 28/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalıya ait aracın müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, meydana gelen trafik kazasında sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu ve yasal sınırın üzerinde alkollü olduğu tespit edildiğini, kaza sonucunda üçüncü kişiye ödenen hasar ve değer kaybı tazminatlarının davalıdan rücu edilmesi talep edildiğini ancak ödeme yapılmadığını, bu nedenle başlatılan icra takibine davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını, alkollü araç kullanımı nedeniyle Genel Şartlar uyarınca rücu hakkının doğduğunu belirterek, İstanbul..... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davalı, sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında kendi eski çalışanı olan sürücünün kusurlu olduğuna dair kaza tespit tutanağındaki değerlendirmeyi kabul etmediğini, sürücünün alkollü olmasının tek başına kusur oranını veya teminat dışılığı belirlemediğini, rücu için alkol ile kaza arasında güçlü nedensellik bağı bulunması ve bunun bilirkişi incelemesiyle ortaya konulması gerektiğini, hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükünün sigortacıda olduğunu, davacının diğer araçta oluşan hasar ve değer kaybı için yaptığı ödemelerin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle aleyhine başlatılan icra takibine itiraz edildiğini, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini ve davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek, davanın reddine, kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine ve rücu riski nedeniyle davanın kazayı yapan üçüncü kişiye ihbarına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davaya konu uyuşmazlık; davacı tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün meydana gelen kazada aracı alkollü kullandığından bahisle ZMMS Genel Şartları B.4-c maddesi gereğince, üçüncü kişiye ödediği hasar bedelinin rücuen tahsiline karar verilmesi istemi ile başlatılan icra takibine davalının itirazının iptaline karar verilmesi talebidir. Davacı sigorta şirketinin davalıya ait aracın ZMSS poliçesini tanzim ettiği görülmüş, davalı tarafından aşamalardaki kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediğinin araştırılması gerektiğini savunmuştur. Dosyada aldırılan bilirkişi raporunun kusura ilişkin bölümünde kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Uyuşmazlık, maddi hasarlı kazalarda, davalı sigortalıya ait araç sürücüsünün sadece alkollü olmasının tek başına rücu için yeterli olup olmadığına ilişkindir. KTK'nın 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür. Sigorta sözleşmesine dayalı rücu davalarında tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesinde taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeniyle, poliçe ve poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan sigorta genel şartları nazara alınır. Somut olayda, davacı ile davalı arasında tanzim edilen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası 13/09/2023 tanzim tarihlidir. Bu nedenle rücu şartlarının belirlenmesinde 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının nazara alınması gereklidir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının sigortanın, sigortalıya rücu hakkı "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili madde "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, b) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise, c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar, ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise, d) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa, e) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse, f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir. Bu çerçevede 01.06.2015 tarihli sigorta genel şartlarında kazanın, aracın, uyuşturucu madde veya 2918 sayılı KTK'nın 48. Maddesi, KTKY'nın 97. maddesi ile belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelmesi rücu için yeterli sayılmıştır. Poliçe tanzim tarihinde geçerli olan 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının sigortacının sigortalıya rücu hakkının düzenlendiği B.4.c maddesi gereğince “aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar” sigortalıdan rücuen talep edilebilir. 01.06 2015 tarihinde yürürlüğe giren poliçe genel şartlarında alkollü sürücünün idaresinde bulunan araçla “alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa” ifadesi yer olmadığından kazanın münhasıran alkolün etkisi ile gerçekleşip gerçeklemediğinin rücu şartlarının oluşmasına etkisi bulunmamaktadır. Bu durumda, yasal sınırın üzerinde alkollü şekilde araç kullanan sürücünün kaza yapmış olması halinde sigorta şirketinin rücu edebileceği tazminat tutarı, sürücünün kusur oranına ve zarar görenlerin gerçek zararına göre belirlenir. (Ankara BAM 35. HD. 2025/1092 E, 2026/1106K sayılı ilamı) Somut olaya olaya gelindiğinde dosyaya sunulan trafik kazası tespit tutanağında davalı araç sürücüsünün 0.95 promil alkollü olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere v Karayolları Trafik Kanununun 48. Maddesine göre hususi araçlarda 0,50 promil, ticari araçlarda ise 0,20 promil sınırı aşılmış olduğundan davacı yönünden rücu şartlarının oluştuğunun kabulü gerekmiştir. Dosyada aldırılan bilirkişi raporu ile takip miktarının gerçek zarara uygun olduğu, taleple bağlı kalınarak ödeme tarihinden takip tarihine kadar yasal faiz işletilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Alacağın ve davaya konu kazanın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı yönünden rücu şartlarının oluştuğu, davalının haksız itirazının iptali ile alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddi yönünde karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; Davanın KABULÜ ile; 1-Davalıların İstanbul ..... İcra Müdürlüğünün ..... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin 201.666,88-TL asıl alacak, 51.160,58-TL işlemiş faizi yönünden DEVAMINA, 252.827,46 2-Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Alınması gereken 17.270,65-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 3.053,53-TL harcın mahsubu ile bakiye 14.217,12-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 3.053,53-TL peşin harç ile 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere 3.668,93- TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından sarf edilen 7.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 196,40-TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 7.196,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, 8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.140,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 29/09/2026
Katip ..... E-imzalıdır Hakim ..... E-imzalıdır