İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/927 E. 2026/689 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/927
- Karar No
- 2026/689
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/927 Esas KARAR NO : 2026/689
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/12/2025 KARAR TARİHİ : 07/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından davalı firmaya 3 adet fatura karşılığında mal satışı yapıldığını, söz konusu faturaların 27.05.2025, 03.06.2025 ve 25.06.2025 tarihli olup toplam 922.800,00 TL bedelli olduğunu, faturaların TTK m. 21 uyarınca kesinleştiğini ve tarafların ticari kayıtlarında yer aldığını, fatura konusu malların e-irsaliyeler ile teslim edildiğini, davalı ile 14.08.2025 tarihinde imzalanan mutabakat mektubunda 2.883.840,00 TL tutarındaki borcun kabul ve ikrar edildiğini, ayrıca 10.10.2025 tarihinde ikinci bir mutabakat mektubu ile borç durumunun tekrar teyit edildiğini, bu faturaların .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, davalının 17.11.2025 tarihinde icra takibine haksız ve kötü niyetli itiraz ederek takibi durdurduğunu, diğer 4 adet faturanın ise .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasında takip edildiğini, toplam alacağın 2.883.840,00 TL olduğunu, davalının borca ve faize yönelik itirazlarının tahsili geciktirmeye yönelik olduğunu, TTK m. 1530 uyarınca temerrüdün gerçekleştiğini, davalının .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra takibine vaki haksız itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra takibine konu alacağın bulunmadığını, davacının ticari defterlerinin müvekkili defterleri ile uyuşmadığını, mal teslimi ve sipariş şartlarına uygunluk hususunda ispat yükünün davacıda olduğunu, faturaların tek başına alacağın varlığını kanıtlamadığını, sipariş mektuplarında aranan vasıfların gerçekleşmediğini, müvekkili kurumun sermayesinin tamamının... Başkanlığı'na ait olması ve denetim süreçleri sebebiyle ticari risklerin davacıya bildirildiğini, dava değerinin senetle ispat sınırını aştığını, davacının tanık deliline muvafakat etmediklerini, icra takibindeki reeskont avans faizi talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini, davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, ... Vergi Dairesi' Müdürlüğünden gelen davacı şirketin 2024-2025 yıllarına ait BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davalı şirketin 2024-2025 yıllarına ait BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı, faturalar, 14/08/2025 ve 10/10/2025 tarihli mutabakat mektupları, davacıya ait muavin defteri, sipariş mektupları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret itirazın iptali davasıdır. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan anlaşma doğrultusunda davalı şirkete ait bir takım ürünün satıldığını, satılan ürün karşılığında düzenlenen faturaların davalı tarafından ödenmediğini, taraflar arasında yapılan mutabakatlara göre davalı tarafın söz konusu borcu kabul ettiğini ancak ödeme yapılmadığından borcun ödenmesi için başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu icra takibinde belirtilen borcun bulunmadığını, düzenlenen faturaların alacağı tek başına kanıtlamayacağını, ispat yükünün davacıda olduğunu, borç bulunmamasına rağmen yapılan icra takibi sebebiyle davacının %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 11/12/2025 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. .... İcra Müdürlüğünün ... Müdürlüğünün 2025/... Esas Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 529.200,00-TL, 237.600,00-TL ve 156.000,00-TL asıl alacak, 27.587,27-TL işlemiş faiz,10.369,78TL işlemiş faiz ve 2.647,73-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 963.404,78-TL borcun ödenmesi amacıyla 06/11/2025 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 17/11/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 17/11/2025 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından 18/09/2026 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Dava konusu; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalıyla yapılan mal satışları TL bedelli düzenlenen 27.05.2025, 03.06.2025 ve 25.06.2025 tarihli, toplaman 922.800,00 TL bedelli üç adet faturadan kaynaklanan alacağı tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine asıl alacağı %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi talebinden ibaret olduğu, davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2025 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tamamlandığı ve davacının 2025 yılı envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davacı aynı yıl E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sisteme başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2025 yılına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfi Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davacının incelenen ticari defterlerine göre, davacı 120. Alıcılar hesap kodu altında davalı ile olan cari ilişkilerini takip etmekte olup, davacının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasındaki takibe konu edilen; 3 adet toplam 922.800,00 TL bedelli faturanın davacının yasal ticari defterlerinde 120 Alıcılar hesapı altında muhasebe usul ve esaslarına uygun kaydedildiği; söz konusu faturalara ilişkin olarak davacı kayıtlarında davalı tarafından yapılmış herhangi bir ödeme veya tahsilat kaydına rastlanmadığı, bu işlemler neticesinde takibe konu faturalardan kaynaklı olarak davacının takip tarihi (07.11.2025) itibarıyla davalıdan 922.800,00 TL tutarında alacak olduğu, iş bu alacağını da 128. Şüpheli Ticari Alacaklar hesabına aktardığı tespit edildiği, davalının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2025 yılı itibariyle E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davalının 2025 yılı envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davalı aynı yıl E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2025 yılına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davalının incelenen ticari defterlerine göre, davalı 320. Satıcılar hesap kodu altında davacı ile olan cari ilişkilerini takip etmekte olup, davranının ticari defterleri incelendiğinde; davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş ve .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasındaki takibе konu edilen; 3 adet toplam 922.800,00 TL bedelli faturanın davranının yasal ticari defterlerinde 320 Satıcılar hesabı altında muhasebe usul ve esaslarına uygun olarak kaydedildiği, bu işlemler neticesinde davalının takibе konu faturallardan kaynaklı takip tarihi (07.11.2025) itibarıyla davacıya 922.800,00 TL tutarda borçlu olduğu tespit edildiği, davacı ve davranışın incelenen ticari defter ve kayıtlarının, dava konusu faturalar yönünden birbirini doğruladığı ve birbiriyle uyumlu olduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve takibe konu edilen faturaların E- Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlendiği, dosya kapsamlı incelemeye göre; davacı tarafından davalı adına düzenlendiği ve takibe konu edilen faturaların davalıcının ve davalının ticari defter ve muhasebe kayıtlarında yer aldığı, söz konusu faturaların taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalıya verilen ürün bedellerine ilişkin olarak düzenlendiği, fatura konusu ürünlerin sevkine ilişkin 3 adet e-irsaliyelerin dosyaya sunulduğu, söz konusu e-irsaliyelerle alıcı olarak davalının gösterildiği, teslimat adresi, ürün cinsiz ve miktar bilgilerinin takibe konu fatura içerikleriyle uyumlu olduğu, dosya kapsamında davalın takibe konu fatura içeriklerine Türk Ticaret Kanunu’nun 21/2. maddesinde öngörülen 8 günlük süre içerisinde itiraz ettiğini gösterir herhangi bir yazılı veya somut belgeye rastlanmadığı tespit edilmiş olup, bu itibarla düzenlenen faturaların davalı tarafa bilindiği ve içeriğinin zümnen kabul edildiği kanaatine varıldığı, dosya kapsamında 2025 yılına ilişkin karşılaştırmalı alış-satış bilgilerinde, davacı ile davalı arasındaki işlemler yönünden 8 adet ve toplam KDV hariç 2.720.000,00 TL tutarında fatura bilgisinin bulunduğu, davacı yönünden satış, davalı yönünden ise alış olarak yer alan bilginin belgele ve toplam tutar itşarıyla birbiriyle uyumlu olduğu görülmüştür. Bununla birlikte, söz konusu tespitin incelenen bilgilerin sayısal uyumuyla sınırlı olduğu, bu uyumun tek başına dava konusu faturaların taraflarca BA/BS formu verilmek suretiyle beyan edildiğini veya tarafların ticari defterlerine karşılıklı olarak kaydedildiğini göstermediği değerlendirildiği, diğer yandan, 523 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile Temmuz 2021 döneminden itibaren elektronik ortamda düzenlenen belgeler BA/BS bildirimlerinin kapsamından çıkarılmış, 565 sıra no.lu Vergi Usul Kanunun Genel Tebliği ile de Eylül 2024 döneminden itibaren söz konusu bildirimlerin verilmesi uygulamasına son verilmiştir. Dava konusu faturaların 2025 yılında e-Fatura olarak düzenlendiği de dikkate alındığında, karşılaştırmalı bilgilerler görülmüş ilmesi, bu bilgilerin kaynağı ve dava konusu faturalarla bağlantılı belirlenerek değerlendirilmesi gerektiği, faturaların tarafların muhasebe kayıtlarında yer alıp olmadığı hususundaki tespitin ise ilgili ticari defter ve kayıtların incelenmesine dayandırılmasının gerektiği anlaşılmış olup, nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olduğu, neticeten; rapor içerisinde yapılan açıklamalarında, tarafların incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre, davacı tarafından davali adına düzenlenen ve takibe konu edilen 3 adet toplam 922.800,00 TL bedelli faturaların tarafların yasal ticari defterlerinde muhasebe usul ve esaslarına uygun kaydedildiği; takibe konu faturalardan kaynaklı davacının takip tarihi (07.11.2025) itibarıyla davaldan 922.800,00 TL asıl ve 40.604,78 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 963.404,78 TL alacaklı olduğu," şeklinde rapor düzenlenmiştir. "...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2016/2310 Esas 2017/2537 Karar sayılı ilamı). Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasında cari hesaba ve faturaya dayalı olarak ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından davalıya taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde faturaların düzenlendiği, faturaların davalıya tebliğ edildiği, faturalara itiraz olmadığı, davalı adına düzenlenen faturaların ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığı ve davalı tarafça süresi içerisinde icra takibine itirazda bulunduğu, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, faturaların ve alacağın davacının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, davalı yan ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve davaya konu faturaların davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, her iki firma Ba/Bs beyannamelerinin birbiri ile uyuştuğu, tarafların 2025 yılları BA-BS formları incelendiğinde tarafların BA-BS bildirimlerin uyumlu olduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu faturaların E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlendiği, yapılan incelemeler neticesinde, davacının ticari defterlerinde yer alan faturaların tamamının, taraflar arasında mevcut ticari ilişkiye dayanarak düzenlendiği ve bu faturaların satılan ürünler karşılığında oluşturulduğu, ayrıca, faturaların tamamının davalıya teslim edildiğinin görüldüğü, davalının takipten önce yasal süre içerisinde somut bir itirazı veya düzenlenen bir iade faturası görülmediği, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde, davacı tarafından düzenlenen faturaların tamamının davalı tarafın bilgisi ve kabulü dahilinde olduğu, sonuç olarak davacının ve davalının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre davalı adına düzenlenen faturalardan kaynaklı davacının takip tarihi itibarıyla 992.800,00-TL cari hesap bakiye alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmakla mahkememizce hükme esas alınmıştır. Bu haliyle davacı taraf takip konusu faturalardan dolayı 992.800,00- TL asıl alacak ve 40.604,78-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 963.404,78-TL davalı şirketten alacaklı olduğunu ispat ettiği anlaşılmakla davanın kabulü davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin aynı şartlarla devamına, asıl alacak likit olduğundan hükmolunan asıl alacağın %20'si (184.560,00-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile; a) Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 922.800,00-TL asıl alacak ve 40.604,78-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 963.404,78-TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin belirtilen bedeller üzerinden aynı şartlarla devamına, b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si (184.560,00 TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 65.810,18-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 11.635,53-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 54.174,65-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-)Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T göre hesaplanan 150.510,72- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-)Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 11.635,53-TL Peşin/nisbi Harcı, 9.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 90,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 21.340,93-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-)Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine, Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/10/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır