İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/293 E. 2026/756 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/293
- Karar No
- 2026/756
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/293 Esas KARAR NO :2026/756
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:09/04/2026 KARAR TARİHİ:16/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 09/04/2026 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket davalı firmanın gümrük müşaviri olduğunu, ... ve ... no'lu beyannamelerle ilgili gümrük işlemlerini ithalatçı davalı firma adına gümrük müşaviri sıfatı ile gerçekleştirdiğini, cari hesap ekstresinde müvekkili davalıdan bakiye alacağının 18.879,07-TL olduğu görüldüğünü, davalı, taralarınca gerçekleştirilen ilamsız icra takibine itiraz ettiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu anlaşamama ile sonuçlandığını, davalının .... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız itirazının iptali ile takibin devamını, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı tarafa çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır. DELİLLER : .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı icra dosyası, cari hesap ekstresi, gümrük belgeleri, BA/BS formları, fatura, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından ibarettir. Mali Müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda; "...Dava konusu; davacı tarafından davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinde, 18.879,07 TL cari hesap alacağı ile 2.822,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.701,07 TL alacağın tahsilinin talep edildiği, davalının takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, davacı tarafından 18.879,07 TL asıl alacak yönünden davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili talebinden ibaret olduğu... 2024 yılına ait defter ve beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfi Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının incelenen 2024 yılı ticari defter ve muhasebe kayıtlarına göre, davalı adına düzenlenen toplam 8.820,97 TL tutarındaki faturalar ile T24-... numaralı işlem dosyasına ilişkin 829,10 TL tutarındaki giderin, davalı tarafından yapılan 11.500,00 TL tutarındaki avans ödemesi kapsamında karşılandığı, davalının ticari defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediği, bu nedenle taraf kayıtları arasında karşılaştırmalı inceleme yapılamadığı, davacının takip konusu cari hesap alacağının esas itibarıyla T24-... numaralı gümrük işlem dosyası kapsamında davalı adına karşılanan ve cari hesaba yansıtılan 20.729,00 TL tutarındaki masraflardan kaynaklandığı, söz konusu masraflara ilişkin fatura, fiş, banka işlem ve tahsilat belgeleri ile sair dayanak belgelerin dosya kapsamında bulunduğu ve ilgili gümrük işlemiyle ilişkilendirilebildiği, neticeten; davacının incelenen ticari defter, muhasebe kayıtları ve dosyaya sunulan dayanak belgeler kapsamında, takip tarihi olan 23.08.2024 itibarıyla davalıdan 18.879,07 TL asıl alacaklı olduğu, takip talebinde yer alan 2.822,00 TL işlemiş faizin ise mevcut mali kayıt ve belgeler üzerinden doğrulanamadığı, faiz ve ferilere ilişkin hukuki değerlendirmenin Nihai Takdirinin Mahkemenize ait olduğu..." sonuç ve kanaatini bildirmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava, Davacının davalı firma adına gümrük işlemlerini yürütmesi nedeniyle doğan cari hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali davası olup uyuşmazlık noktalarının davacının davalıdan alacağı olup olmadığı, asıl alacağa yönelik açılan davada haklı olup olmadığı noktalarında toplanmıştır. Dosyaya getirtilen .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 18.879,07-TL cari hesap alacak, 2.822,00- TL avans faiz olmak üzere toplam 21.701,07- TL borcun ödenmesi amacıyla 23/08/2024 tarihinde 7 örnek nolu ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun borca itiraz ettiği, itirazın ve davanın süresinde olduğu görülmüştür. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 13/08/2025 tarihli arabuluculuk son oturum tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. "...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2016/2310 Esas 2017/2537 Karar sayılı ilamı). Taraflar arasında hizmet sözleşmesinden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından davalıya taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde davacı tarafça dava konusu cari hesabın icra takibine konu edildiği, faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, faturanın içeriğinin aradaki ticari ilişkiye uygun olduğunun davacı tarafça kanıtlanmış olduğu, bunun aksinin yani faturanın içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün davalıya geçtiği, davalı taraf defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerektiği, davalı taraf icra takibinde borcu bulunmadığı yönünde itiraz da bulunmuşsa da davalı tarafça borcu bulunmadığı hususunda ispata yarar delil ibraz edemediği sabittir. Bu haliyle davacı taraf takip konusu fatura ve cari hesap alacağından dolayı ticari defter ve kayıtlarına göre 18.879,07- TL davalı şirketten alacaklı olduğunu ispat etmiştir. Dava yalnızca asıl alacak için açılmış olup takipteki işlemiş faiz dava konusu yapılmadığı ve dava harcının da buna göre yatırıldığı anlaşıldığından faize ilişkin herhangi bir inceleme yapılmamıştır. Ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine hükmedilen alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş ve neticeten aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KABULÜ İLE; .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. Sayılı dosyasında; 18.879,07- TL asıl alacak için davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, 2-İtirazın iptaline karar verilen alacağın %20'si olan 3.775,81- TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 1.289,63-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 732,00-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 557,63-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan; 732,00-TL Başvuru Harcı, 732,00-TL Peşin Harç, 8.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 675,80-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 10.139,80-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan sonra resen yatırana iadesine, 6-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T göre hesaplanan 18.879,07-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 16/10/2026
Katip ... e-imzalı
Hakim ... e-imzalı