İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/945 E. 2026/575 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/945
Karar No
2026/575
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/945 Esas KARAR NO:2026/575

DAVA:Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:30/12/2025 KARAR TARİHİ:15/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı kurum ile davalı şirket arasında imzalanan hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalışan dava dışı işçi ... tarafından açılan işçilik alacağı davası neticesinde .... İş Mahkemesi'nin 2015/... ve 2018/... sayılı dosyası ile müvekkil idarenin sorumlu tutulduğuna karar verildiğini, söz konusu kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiğini, .... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... E sayılı dosyası üzerinden müvekkil idare tarafından dava dışı işçiye ihbar tazminatı, kıdem tazminatı, fazla mesai, genel tatil ücreti, yıllık izin alacağı, asgari geçim indirimi, ödenmemiş ücret, hafta tatili alacağı, yargılama gideri ve vekâlet ücreti kalemlerinden oluşan toplam 29.696,05 TL tutarında ödeme yapıldığını, davalı şirketin ihale sözleşmesi gereği işçilik alacaklarının asli sorumlusu olduğunu, 4857 sayılı İş Kanunu ve Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca işçilik haklarından yüklenici firmaların sorumlu bulunduğunu, müvekkil idarenin asıl işveren sıfatıyla yaptığı ödemenin rücuen tahsilinin gerektiğini, taraflar arasındaki iç ilişkide yüklenicinin tüm özlük haklarından sorumlu olduğunu, Yargıtay içtihatları uyarınca hizmet alım sözleşmelerinde yüklenicinin ediminin işçilik maliyetlerini karşılamak olduğunu, davalı şirketin çalıştırdığı dönemle sınırlı olarak sorumlu tutulması gerektiğini, arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 29.696,05 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı tarafa çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır. DELİLLER: .... İş Mahkemesinin 2015/... Esas sayılı dosyası, .... İcra Müdürlüğünün 2018/... esas sayılı icra dosyası, arabuluculuk son tutanağı, dava dışı işçi ...'in sgk özlük dosyası, işyeri unvan dökümü, işe giriş çıkış bildirgesi, ödeme belgesi, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarından davalının sorumlu olup olmadığı, miktarı ve rücu koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafta çalışması olan dava dışı ...'in işçilik alacakları kapsamında davacı tarafça ödenmiş olan 29.696,05 TL'nin davalı şirkette çalışma dönemine denk gelen miktar itibariyle davalı şirketlerin her birinden ve ödeme tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmek suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafa usul ve yasaya uygun tebligat yapılmasına rağmen davalı taraf davaya cevap vermemiş ve davayı inkar etmiştir. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 25/11/2025 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. .... İş Mahkemesinin 2025/... E. Sayılı dosyasının UYAP üzerinden gönderildiği, dosyanın incelemesinde dava dışı ... tarafından ... ve ... ... Grubu Ortaklık Girişim İşletmesi aleyhine işçilik alacaklarından kaynaklı olarak alacak davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile; 6.246,71.-TL net kıdem tazminatının fesih tarihi olan 30/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 3.299,36.-TL net ihbar tazminatının 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 2.299,36 TL'sinin ıslah tarihi olan 27/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 2.100,00.-TL net yıllık izin alacağının 500,00 TL'sinin dava tarihinden, 1.600,00 TL'sinin ıslah tarihi olan 27/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 3.955,95-TL net fazla mesai alacağına %30 hakkaniyet indirimi uygulanmak sureti ile 2.769,17.- TL net fazla mesai alacağının 2.400,00 TL'sinin dava tarihinden,369,17 TL'sinin ıslah tarihi olan 27/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine,1.195,69-TL net UBGT alacağına %30 hakkaniyet indirimi uygulanmak sureti ile 836,99.- TL net UBGT alacağının 100,00 TL'sinin dava tarihinden, 736,99 TL'sinin ıslah tarihi olan 27/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verildiği, istinaf incelemesi sonucunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesinin 2020/550 E. 2021/1879 K. Sayılı kararı ile davalı ...'nin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. .... İcra Müdürlüğünün 2018/... E. Sayılı icra dosyasının UYAP üzerinden gönderildiği ve dosyanın incelemesinde alacaklı ... tarafından borçlular ... ve ... ... Grubu Ortaklık Girişim İşletmesi aleyhine ilamlı icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleştiği ve ... tarafından ödeme yapıldığı ve dosyanın infaz ile kapatıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde iş mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplamalar alanında uzman bilirkişi ... tarafından 15/04/2026 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Davacının, dava dışı işçi ...’den dolayı .... İcra Müdürlüğünün 2018/... E sayılı dosyasına icra tehdidi ile ödemek zorunda kaldığı 29.696,05 TL’nin davalıdan Sözleşme hükümleri çerçevesinde tahsili talebine ilişkin olarak rücuya konu tutarın 4857 sayılı İş Kanuna 7573 sayılı Kanunun 6. Maddesi ile yapılan düzenleme ile getirilen Geçici 12. Maddesinde kapsamındaki hizmet sürelerinden olmaması sebebiyle vazgeçilecek bir tutarın bulunmadığı, dava dışı işçi ...’in rücuya konu hizmetinin tamamının sadece davalı işyerinde geçtiğinin anlaşılması sebebiyle davacı İdare tarafından icra dairesine dosyanın kapatılması amacıyla ödenen toplam 29.696,05 TL’nin tamamından davalı işverenin sorumlu olduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir. 4857 sayılı İş Kanun'unun 2/6 maddesinde, “bir işverenden, iş yerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde, iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerine sadece bu iş yerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak bu kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur" hükmü bulunmaktadır. Dava konusu olayda da, davacı şirket ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak İş Kanun'undan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibari ile müteselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, İşçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsil sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi taraflara ait olduğu konusunda anlaşma yapabilirler. Borçlar Kanunu 167. maddesinde düzenlenen “aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifa da bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır." şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırlabileceği de açıkça belirtilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen teknik ve genel şartnamelerin incelemesinde işçi alacaklarından kaynaklı hukuki sorumluluğun yükleniciye ait olduğunun belirtildiği, bu nedenle dava dışı işçinin davalı şirkette çalıştığı dönem itibariyle davacının rücu hakkının bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde; davacı tarafından dava dışı ...'in işçilik alacaklarına ilişkin .... İş Mahkemesinin .... sayılı ilamına dayalı olarak dava dışı ... tarafından başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2018/... Esas sayılı icra dosyasına yapılan ödemenin dava dışı ...'in davalı şirkette çalıştığı dönem itibariyle yapılan ödemenin tahsilinin talep edildiği, davacı ve davalı şirket arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğu ve taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereği iç ilişkide dava dışı Tufan Arin'in davalı şirkette çalıştığı dönem itibariyle rücu hakkının bulunduğu anlaşılmakla; düzenlenen bilirkişi raporunda rücuen tazminata konu miktar tespit edilmiş olmakla düzenlenen bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmış olup; davacı tarafça davalı aleyhine açılan davanın kabulü ile; davacının 29.696,05-TL alacağının 02/07/2018 ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile; davacının 29.696,05-TL alacağının 02/07/2018 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 2.028,54-TL karar harcından peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.413,14-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 29.696,05-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL başvuru harcı ve 615,40-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80-TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan 9.000,00-TL Bilirkişi ücreti ve 542,90-TL posta giderinden ibaret toplam 9.542,90-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davacı tarafça yatırılan ve bakiye kalan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan sonra davacı tarafa re'sen iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kabul edilen miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/09/2026

Katip ... e-imzalı*

Hakim ... e-imzalı*

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/945, K. 2026/575, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-945-e-2026-575-k-2ecdafc0dc75