İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/835 E. 2026/704 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/835
- Karar No
- 2026/704
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/835 Esas KARAR NO : 2026/704
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Kaynaklı İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 20/10/2020 KARAR TARİHİ : 08/10/2026
Mahkememizde görülmekte olanBankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Kaynaklı İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 20/10/2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkil banka ile dava dışı ... (Eski Ünvan: ... İnşaat Sanayi Anonim Şirketi) arasında akdedilen kredi sözleşmesine istinaden dava dışı şirkete kredi kullandırıldığını, anılan sözleşmeyi davalılar ... Yatırımları Geliştirme Anonim Şirketi ile ...'ın müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, dava dışı asıl borçlu şirkete kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine kredi hesabının 17/10/2019 tarihinde kat edilerek borçlulara .... Noterliği'nin 17/10/2019 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin gönderildiğini ve alacağın kat tarihi itibariyle muaccel hale getirildiğini, borcun ödenmemesi üzerine, .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... esas sayılı icra dosyası ile 16.674.846,43-TL alacak üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe itirazı üzerine takibin durduğunu, davalıların itirazlarının dayanaktan yoksun ve haksız olduğunu belirterek davalıların takibe yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... vekili tarafından mahkememize sunulan 17/11/2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Bilindiği üzere, belirsiz vadeli kredi sözleşmelerinde kredinin kat edilmesi ve bunun ihbarıyla birlikte borcun muaccel olduğunu, davalı banka hesap kat ihtarının tebliğine ilişkin belgelere delil olarak dahi dayanmadığını, bu aşamadan sonra delil olarak ibrazına da muvafakatleri bulunmadığını, kaldı ki, davacı bankanın müvekkiline gönderdiğini iddia ettiği hesap kat ihtarı, müvekkiline usulüne uygun bir şekilde tebliğ de edilmediğini, bu nedenle davacı Bankanın muaccel olmayan borç hakkında icra takibi başlatmış olması haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Mahkeme tarafından incelendiğinde de, halihazırda asıl kredi borçlusuna ya da müteselsil kefillere usulüne uygun yapılmış bir ihtarın olmadığı açıklığa kavuşacağını, her ne kadar hesap kat ihtarı tebliğ edilmediğinden, icra takibi yapılmış olması hukuka aykırı ise de, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, aksi kabul halinde de, müteselsil kefile başvurulabilmesinin ilk koşulu, borçlunun ifada gecikmesi ve borçluya yapılan ihtarın sonuçsuz kalması veya borcunu ifada geciken borçlunun açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması olduğunu, bunun için asıl borcun muaccel olması gerekeceğini, müteselsil kefile başvurulabilmesinin ikinci koşulu ise alacağın teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmış olmaması olup, bu durumda da rehnin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulamayacağını, hesap kat ihtarı, borcun henüz vadesi gelmemiş kısımlarını muaccel hale getirdiğini, bankanın hesap kat'ını hem borçluya hem kefile bildirmesi müteselsil kefile başvuru için yeterli olmadığını, hesap kat ihtarıyla borç muaccel hale gelecek ve muaccel borcu ödemeyen müşteri yeniden ihtar edilerek, müşterinin borcu ifa etmemesi halinde müteselsil kefile başvuru şartı gerçekleşmiş olacağını, hem borçluya hem kefile aynı anda ödeme ihtarı gönderilmesi halinde, borçlunun borcu ödeyip ödemeyeceği belirli olmadığından bu ihtar müteselsil kefile başvurma açısından geçersiz olduğunu, müteselsil kefaleti düzenleyen 6098 sayılı TBK. M. 586 'da müteselsil kefile başvuru şartları açık bir şekilde hüküm altına alındığını, bu doğrultuda davacı bankanın yasaya aykırı olarak işlem yaptığı ve neticeten huzurdaki davanın usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği hususunun ortada olduğunu, hesap kat ihtarının müvekkiline tebliğ edilmediğinden, müvekkilinin gecikme faizinden sorumlu tutulmasının da mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, hesap kat ihtarının usulüne uygun tebliğ edildiği kabul edilse dahi, Türk Ticaret Kanunu madde 7'ye sonradan eklenen ek cümleye göre, müteselsil kefilin gecikme faizinden sorumlu olabilmesi için gerekli ihtar gönderilmediğinden, müteselsil kefillerin sorumluluğu hiçbir türlü söz konusu olmadığını, davacı Bankanın talep ettiği %31,71 faiz oranının fahiş olduğunu, davacı Bankanın Genel Kredi Sözleşmesinde, temerrüt faizi oranının belirlenmesini tek yanlı olarak bankaya bırakılmış olduğu beyan ettiğini, bu durumun 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 27. ve 25. maddelerine aykırı ve bu yöndeki düzenlemeler kesin hükümsüz olduğunu, tek taraflı yükümlülük tesis etme yetkisi sadece kamu gücünü kullanan tarafa ait olduğunu, kamu alacaklarında temerrüde düşülmesi halinde dahi borçlunun ödeyeceği faiz 6183 sayılı Kanunla düzenlendiğini, bu oranın değişmesi halinde uygulanacak yeni oran ulaşılabilir ve öngörülebilir olarak ilan edildiğini, bu nedenle de borçlunun sorumlu olacağı faiz oranının tamamen davacı Banka'nın inisiyatifine bırakılması, kamu düzenini de ihlal ettiğini, davacı bankanın, Kredi Sözleşmesi'nin tarafların serbest iradeleri ile akdetmiş olduklarını iddia ettiklerini, halbuki, sözleşme özgürlüğü, kişinin dilediği kişi ile dilediği sözleşmeyi yapma (dolayısıyla istemediği sözleşmeyi yapmama ya da ortadan kaldırma) serbestisi olup, burada değerlendirilmesi gereken hususun, sözleşme içeriğinin belirlenmesi özgürlüğü olması gerektiğini, TBK md 26'da; "Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler." denildiğini, yani tarafların irade serbestisinin de bu hüküm temelinde yorumlanması gerektiğini, sözleşmenin, "herhangi bir hakimiyet unsuru olmayan bir alanda eşit bireyler arasındaki ilişkileri düzenleyebilmesi" aynı zamanda sözleşmenin sıhhatinin taraflarca serbest irade ile kurulmasına bağlı olduğunu, dolayısıyla temerrüt faizinin taraflarca değil, taraflardan biri tarafından belirlenmesine yönelik sözleşme hükmü, TBK md 26 ile uyumsuz olduğunu, bir irade serbestisinden bahsedilebilmesi için, bu irade serbestisinin göstermelik değil gerçek olması gerektiğini, ekonomik açıdan güçlü olan tarafın (davacı Banka) krediye ihtiyaç duyan müşterisini sözleşmeyi ya mevcut haliyle imzalamak ya da hiç imzalamamak seçenekleri arasında bırakması halinde müşterinin irade özerkliğinden bahsedilemeyeceği gibi temerrüt faizi oranının belirlenmesini kredi veren bankaya bırakan bir sözleşmeyi serbest iradesi ile imzalamış sayılamayacağını, böyle bir düzenleme kredi borçlusu açısından temerrüt faizini belirleme değil bu belirleme inisiyatifini münhasıran alacaklıya bırakma anlamını taşıyacağını beyanla haksız ve hukuka aykırı davanın önce usulden, akabinde de esastan reddine, kötü niyetli davacı Banka'nın %20 den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı Banka'ya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş.'ne çıkarılan tebligatların davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır.
DELİLLER : .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı icra dosyası, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası, .... Noterliği'nin 17/10/2019 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ve tebliğ şerhi, kredi sözleşmesi ve ekleri, hesap haraketleri, davacı banka kayıtları, nüfus kaydı, arabulucu tutanağı, bilirkişi kök ve ek raporu ve tüm dosya kapsamı. .... İcra Dairesinin 2020/... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçluları aleyhine 16.380.004,15 TL asıl alacak, 283.536,42 TL gecikme kar payı ve BMSV toplamı, 9.320,00 TL çek defteri verilmesi sebebiyle deposu gereken gayri nakdi alacak, 1.985,86 TL takipten önce yapılan masraf alacağı olmak üzere toplam 16.674.846,43 TL alacak yönünden 06.01.2020 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi, ihtiyati haciz kararının gösterildiği, ödeme emrinin davalı ... İnşaat...AŞ'ye 10.03.2020 tarihinde, ...'a 16.03.2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ... tarafından 16.03.2020 tarihinde, davalı ... tarafından 17.03.2020 tarihinde süresinde yapılan itiraz ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi Taner Yıldırım tarafından hazırlanan 22/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı ... Bankası A.Ş. ile dava dışı asıl kredi borçlusu ... Proje İnş. Tic. A.Ş. arasında 31.03.2015 tarihinde 20.000.000,00 TL lık Genel Kredi Sözleşmesi düzenlendiği, davacı ile dava dışı asıl kredi borçlusu ... Proje İnş. Tic. A.Ş. arasında 31.03.2015 tarihinde düzenlenen 20.000.000,00 TL lık Genel Kredi Sözleşmesi doğrultusunda davalı kefiller ... ve ... İnş. Gayrimenkul A.Ş. 20.000.000,00-TL limitle müteselsil kefil oldukları borçlardan sorumlu olduklarını, icra takibine ve huzurdaki davaya konu alacakların; davalı asıl kredi borçlusu ... İnşaat Ve Proje Yönetimi A.Ş. ne kullandırılan; Taksitli TL proje kredileri hesabı olduğu tespit edilmiş olduğunu, kredi bazında borçların ödenmediğini, 5.4 16.10.2020 tarihinde davacı tarafından dava dışı asıl borçlu ... Proje İnş. Tic. A.Ş. ve davalı kefiller ... ve ... İnş. Gayrimenkul A.Ş.’den alacaklarına istinaden .... İcra Dairesi 2020/... Esas sayılı dosya ile ilgili davalı davalı kefil ... İnşaat Gayrimenkul A.Ş. açısından 17.290.865,22 TL hesaplanmış alacaklı banka 16.674.846,43 TL talebi olduğu aradaki farkın kar payı ve gecikme cezası vergi hesaplamasından ve davalının çek depo sorumluluğunun olmamasından kaynaklandığı davacının davalı kefil ... İnşaat Gayrimenkul A.Ş. den 16.380.004,15 TL asıl alacak 283.536,42 TL gecikme cezası ve 1.985,86 TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 16.665.526,43 TL talepte bulunabileceği icra tarihi sonrası % 31,71 gecikme cezası talepte bulunabileceği tespit edildiğini; ¸ 16.10.2020 tarihinde davacı Albaraka tarafından dava dışı asıl borçlu ... Proje İnş. Tic. A.Ş. ve davalı kefiller ... ve ... İnş. Gayrimenkul A.Ş.’den alacaklarına istinaden .... İcra Dairesi 2020/... Esas sayılı dosya ile ilgili davalı davalı kefil ... açısından 17.219.603,02 TL hesaplanmış alacaklı banka 16.674.846,43 TL talebi olduğu aradaki farkın kar payı ve gecikme cezası vergi hesaplamasından ve davalının çek depo sorumluluğunun olmamasından kaynaklandığı davacı ... Bankası A.Ş.’nin davalı kefil ...’dan 16.380.004,15 TL asıl alacak 283.536,42 TL gecikme cezası ve 1.985,86 TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 16.665.526,43 TL talepte bulunabileceği icra tarihi sonrası % 31,71 gecikme cezası talepte bulunabileceğinin tespit edildiğini; ¸ İcra sonrası nakdi krediler için % 31,71 gecikme cezası oranı sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, katılım Bankaların taksitli kredilerde uygulanan sistem tespitler ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2022/239 Esas 2025/1624 nolu kararı dikkate alınarak yapıldığının sonuç ve kanaatine varmışlardır. Bilirkişi Taner Yıldırım tarafından hazırlanan 30/04/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Davacı ... Bankası A.Ş. ile dava dışı asıl kredi borçlusu ... Proje İnş. Tic. A.Ş. arasında 31.03.2015 tarihinde 20.000.000,00 TL lık Genel Kredi Sözleşmesi düzenlendiğini, davacı ... Bankası A.Ş. ile dava dışı asıl kredi borçlusu ... Proje İnş. Tic. A.Ş. arasında 31.03.2015 tarihinde düzenlenen 20.000.000,00 TL lık Genel Kredi Sözleşmesi doğrultusunda davalı kefiller ... ve ... İnş. Gayrimenkul A.Ş. 20.000.000,00 TL. limitle müteselsil kefil oldukları borçlardan sorumlu olduklarını, icra takibine ve huzurdaki davaya konu alacakların; davalı asıl kredi borçlusu ... İnşaat Ve Proje Yönetimi A.Ş. ne kullandırılan; Taksitli TL proje kredileri hesabı olduğu tespit edildiğini, kredi bazında borçların ödenmediğini, dava konusu alacakta; ihtarnamenin olduğu, temerrüt halinin oluştuğu kredinin muraba proje kredisi olduğu tüm borcun talep edilmesi uygun olduğu, davacının vadesi gelmeyen kar payına hak kazandığını, 16.10.2020 tarihinde davacı ... Bankası A.Ş. tarafından dava dışı asıl borçlu ... Proje İnş. Tic. A.Ş. ve davalı kefiller ... ve ... İnş. Gayrimenkul A.Ş.’den alacaklarına istinaden .... İcra Dairesi 2020/... Esas sayılı dosya ile ilgili davalı davalı kefil ... İnşaat Gayrimenkul A.Ş. açısından 17.234.462,25 TL hesaplanmış alacaklı banka 16.674.846,43 TL talebi olduğu aradaki farkın kar payı ve gecikme cezası vergi hesaplamasından ve davalının çek depo sorumluluğunun olmamasından kaynaklandığı davacı ... Bankası A.Ş.’nin davalı kefil ... İnşaat Gayrimenkul A.Ş. den 16.380.004,15 TL asıl alacak 283.536,42 TL gecikme cezası ve 1.985,86 TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 16.665.526,43 TL talepte bulunabileceği icra tarihi sonrası % 31,71 gecikme cezası talepte bulunabileceği tespit edildiğini; ¸ 16.10.2020 tarihinde davacı ... Bankası A.Ş. tarafından dava dışı asıl borçlu ... Proje İnş. Tic. A.Ş. ve davalı kefiller ... ve ... İnş. Gayrimenkul A.Ş.’den alacaklarına istinaden .... İcra Dairesi 2020/... Esas sayılı dosya ile ilgili davalı davalı kefil ... açısından 17.165.809,89 TL hesaplanmış alacaklı banka 16.674.846,43 TL talebi olduğu aradaki farkın kar payı ve gecikme cezası vergi hesaplamasından ve davalının çek depo sorumluluğunun olmamasından kaynaklandığı davacı ... Bankası A.Ş.’nin davalı kefil ...’dan 16.380.004,15 TL asıl alacak 283.536,42 TL gecikme cezası ve 1.985,86 TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 16.665.526,43 TL talepte bulunabileceği icra tarihi sonrası % 31,71 gecikme cezası talepte bulunabileceği tespit edildiğini; ¸ İcra sonrası nakdi krediler için % 31,71 gecikme cezası oranı sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, katılım Bankaların taksitli kredilerde uygulanan sistem tespitler ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2022/239 Esas 2025/1624 nolu kararı dikkate alınarak yapıldığının sonuç ve kanaatine varmışlardır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacı temlik eden banka tarafından davalı borçlular aleyhine açılan dava dışı şirkete kullandırılan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin başlatılan icra takibine davalılar tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafça dava dışı şirkete kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek takibe geçildiğini, davalılar tarafından icra takibine yapılan haksız itirazın iptaline ve davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ise davacı tarafça başlatılan icra takibinin usulsüz olduğunu, takibe itirazın haklı olduğunu, davanın reddine karar verilerek davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı ... İnşaat Gayrimenkul A.Ş. davaya cevap vermeyerek HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmışlardır. Davamız konusu olan .... İcra Dairesinin 2020/... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçluları aleyhine 16.380.004,15 TL asıl alacak, 283.536,42 TL gecikme kar payı ve BMSV toplamı, 9.320,00 TL çek defteri verilmesi sebebiyle deposu gereken gayri nakdi alacak, 1.985,86 TL takipten önce yapılan masraf alacağı olmak üzere toplam 16.674.846,43 TL alacak yönünden 06.01.2020 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi, ihtiyati haciz kararının gösterildiği, ödeme emrinin davalı ... İnşaat...AŞ'ye 10.03.2020 tarihinde, ...'a 16.03.2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ... tarafından 16.03.2020 tarihinde, davalı ... tarafından 17.03.2020 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Davalı ... vekilinin Mahkememizin ve icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın sözleşmedeki yetki şartı gereği Mahkememiz ve icra dairesi yetkili olduğundan reddine karar verilmiştir. Genel kredi sözleşmesinin incelenmesinde; temlik eden davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... Proje ... A.Ş. arasında 31.03.2015 tarihli ve 20.000.000 TL bedelli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalıların genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olarak yer aldığı, kefalet limitinin 20.000.000,00-TL olduğu, bu kapsamda temlik eden davacı bankanın kullandırdığı kredinin taksitlerinin ödenmemesi üzerine 17.10.2019 tarihinde hesabın kat edildiği, borcun ödenmemesi üzerine davacı temlik eden banka tarafından davalılar ve dava dışı müteselsil kefil Kürşat Coşkun Ufuk aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, görülmüştür. Üsküdar 32. Noterliği'nin 17/10/2019 tarih 07941 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile genel kredi sözleşmesi hesabının kat edildiği, ihtarnamenin davalı şirkete 18/10/2019 tarihinde tebliğ edildiği, diğer davalı ...'a çıkarılan tebligatın 21/10/2019 tarihinde iade edildiği, bu haliyle ihtarnamede verilen 1 günlük ödeme süresi sonunda davalı şirketin 25/10/2019 tarihinde, davalı ...'ın ise takip tarihi olan 06/01/2020 tarihinde temerrüte düştüğü anlaşılmıştır. Alacağı temlik alan davacı tarafça icra dosyasına sunulan Üsküdar 21. Noterliği'nin 29/12/2023 tarih 62514 yevmiye sayılı alacak temliki sözleşmesi ile davamız konusu icra takibinden doğan alacağa ilişkin icra takibinin ve eldeki dosyanın temlik eden davacı bankadan temlik alınması üzerine temlik alan Genel Yapı Turizm ve Dış Ticaret A.Ş. davacı sıfatıyla dosyaya kaydedilmiştir. Mahkememizce istinaf incelemesi öncesi Mahkememizin 02/12/2021 tarih, 2022/522 Esas, 2021/863 Karar sayılı ilamıyla; Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı icra dosyasındaki; a) Borçlu davalı şirket yönünden; takip konusu işletme kredisinden kaynaklanan 11.911.013,57-TL asıl alacak, taleple bağlı kalınarak 283.536,42-TL işlemiş faiz, 1.985,86-TL masraf alacağı olmak üzere toplam 12.196.535,85-TL alacağa yönelik borçlu şirket tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin borçlu davalı şirket yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla belirtilen miktarlar yönünden takip tarihinden itibaren 11.911.013,57-TL asıl alacak için uygulanacak yıllık %31,71 oranında faiz ve bu faize %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, b) Borçlu davalı ... yönünden; takip konusu işletme kredisinden kaynaklanan 11.890.253,28-TL asıl alacak, taleple bağlı kalınarak 283.536,42-TL işlemiş faiz, 1.985,86-TL masraf alacağı olmak üzere toplam 12.175.775,56-TL alacağa yönelik borçlu şirket tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin borçlu davalı şahıs yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla belirtilen miktarlar yönünden takip tarihinden itibaren 11.890.253,28-TL asıl alacak için uygulanacak yıllık %31,71 oranında faiz ve bu faize %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, c) Gayri nakdi kredi alacağı yönünden borçlu kefil davalıların sorumluluğu bulunmadığından buna yönelik itirazın iptali talebinin reddine, ç) Asıl alacağın (11.911.013,57-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalılardan (davalı ...'ın 11.890.253,28-TL'nin %20'sinden sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, karar verilmiş olup, karara karşı davacı tarafça yapılan istinaf başvurusu neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 2022/239 Esas. 2025/1624 Karar ve 16/10/2025 tarihli karar ilamıyla; " Taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin ''Kar Payları'' başlıklı 6.maddesinin alt başlığında düzenlenen ''Kar Payı Tahakkuku'' başlıklı 6.3.1 maddesi''Krediden kaynaklanan borçlar, kural olarak (özel durumlar hariç) her bir kredi için aylık, yıllık ve sair biçimde belirlenen akdi kâr payları ile vergi, fon, masraf, komisyon, ücret, prim ve sair fer’ilerin eklenmesi suretiyle belirlenmiş olduğundan, kredi kullanımı ile birlikte kâr payı ve yukarıdaki fer’iler (vergi,harç,resim,fon,komisyon ve sair) tahakkuk ettirilerek Müşteri hesabına borç kaydedilir. Banka’nın niteliği ve mevzuatı gereği akdi kâr payları kredinin kullandırılması anında tahakkuk eder; bu nedenle kâr paylarının ileride tahakkuk edeceği iddiasında bulunulamaz. Yine aynı nedenle, muacceliyet söz konusu olduğunda anapara ile birlikte kâr paylarının ve fer”ilerinin tamamı da muaccel hale gelir; yasal zorunluluklar saklı kalmak kaydıyla Müşteri kâr paylarının indirilmesi talebinde bulunamaz." hükmünü içermektedir. Somut olayda mahkemece alınan bilirkişi kök ve ek raporunda; taksit tutarları içinde kar payı mevcut olduğundan davacı bankanın her bir kredinin son taksit vadesinden itibaren gecikme tazminatı/kar payı mahrumiyeti istemesi gerekeceği, ancak somut olaydaki gibi takip ve dava sonrasına sarkan taksitler olması halinde bu da karşıklığa yol açacağından temerrüt/taksit tarihinden itibaren kredinin kalan taksit ana para borçlarına gecikme tazminatı//kar payı mahrumiyeti uygulamasının en doğru yol olacağı, iş bu raporda da her bir kredinin taksit tarihinde/vadelerinde taksit tutarları içindeki anapara tutarına taksit tarihinden takip tarihine kadar gecikme tazminatı oranı (kar payı mahrumiyeti ) uygulanarak davacı banka alacağının tespit edildiği, hesap katından sonra kalan taksitlerin anaparasının talep edilebileceği, katılım bankasının diğer bankalardan farkı olmadığı, borçlu şirkete kullandırılan işletme kredisinin diğer bankalarca kullandırılan ticari taksitli kredilerden farklı olmadığının belirtildiği görülmektedir. Ancak sözleşmenin yukarıda yer verilen hükmünün bilirkişi raporlarında ve mahkeme gerekçesinde değerlendirilmediği, davacının vadesi gelmeyen taksitlere ilişkin kâr payına hak kazanıp kazanmadığı üzerinde durulmadığı, bu haliyle mahkemece eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda Mahkemece yazılı sözleşme maddeleri hüküm yerinde tartışılarak kredi sözleşmesine mukabil vadesi gelmemiş alacak kalemlerine ilişkin kâr payı alacağının muaccel olup olmayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır (Yargıtay 11. HD 24.01.2024 tarih, 2022/4438 Esas, 2024/578 Karar sayılı kararı). Bu durumda mahkemece, katılım bankacılığı ilkeleri çerçevesinde, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri nazara alınarak bir değerlendirme yapılması, gerekli görülmesi hâlinde bu konuda ek rapor veya yeni bilirkişi raporu alınarak bir karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle Mahkememiz kararının kaldırılması üzerine dosya Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilerek istinaf ilamı doğrultusunda yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizin 25/11/2025 tarihli tensip zaptının 2 numaralı ara kararı ile Dosyanın Katılım Bankacılığı alanında uzman Bankacı Bilirkişi Taner Yıldırım'a tevdi ile, istinaf ilamı doğrultusunda taraflar arasındaki sözleşme hükümleri kapsamında davacının vadesi gelmemiş taksitlere ilişkin kar payına hak kazanıp kazanmadığı tespit edilerek, Mahkememizin 10/06/2021 tarihli bilirkişi incelemesi ara kararındaki temerrüt tarihleri (18/10/2019-23/10/2019) esas alınarak, HMK 218 gereği davacı banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılarak, davacı bankanın davalılardan varsa alacaklı olduğu miktarın, kar payı oranı ve miktarının, BSMV'sinin, gayri nakdi alacak miktarının ve takip öncesi masraf miktarının tespiti hususunda bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup, düzenlenen 22/01/2026 tarihli bilirkişi kök raporunda davalı kefil ... İnşaat kat ihtarının tebliğ tarihinin hatalı tespit edilmesi nedeniyle kök rapor karar vermeye elverişli olmadığından, davalı kefil ... İnşaat'a e-tebliğ yoluyla yapılan tebligatın hesaba konulduğu tarih olan 18/10/2019 tarihinden 5 gün sonrası olan 23/10/2019 tarihinin tebliğ tarihi sayılarak ve ödeme için verilen 1 günün eklenmesi ile davalı ... inşaatın temerrüt tarihinin 25/10/2019 tarihi esas alınarak yeniden hesaplama yapılması, istinaf ilamında belirtildiği üzere davacının vadesi gelmeyen kar payına hak kazanıp kazanmadığı hususunun net şekilde değerlendirilmesi, davalıların rapora karşı beyan ve itirazları da değerlendirilerek ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, düzenlenen 30/04/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Davacı ... Bankası A.Ş. ile dava dışı asıl kredi borçlusu ... Proje İnş. Tic. A.Ş. arasında 31.03.2015 tarihinde 20.000.000,00 TL lık Genel Kredi Sözleşmesi düzenlendiğini, davacı ... Bankası A.Ş. ile dava dışı asıl kredi borçlusu ... Proje İnş. Tic. A.Ş. arasında 31.03.2015 tarihinde düzenlenen 20.000.000,00 TL lık Genel Kredi Sözleşmesi doğrultusunda davalı kefiller ... ve ... İnş. Gayrimenkul A.Ş. 20.000.000,00 TL. limitle müteselsil kefil oldukları borçlardan sorumlu olduklarını, icra takibine ve huzurdaki davaya konu alacakların; davalı asıl kredi borçlusu ... İnşaat Ve Proje Yönetimi A.Ş. ne kullandırılan; Taksitli TL proje kredileri hesabı olduğu tespit edildiğini, kredi bazında borçların ödenmediğini, dava konusu alacakta; ihtarnamenin olduğu, temerrüt halinin oluştuğu kredinin muraba proje kredisi olduğu tüm borcun talep edilmesi uygun olduğu, davacının vadesi gelmeyen kar payına hak kazandığını, 16.10.2020 tarihinde davacı ... Bankası A.Ş. tarafından dava dışı asıl borçlu ... Proje İnş. Tic. A.Ş. ve davalı kefiller ... ve ... İnş. Gayrimenkul A.Ş.’den alacaklarına istinaden .... İcra Dairesi 2020/... Esas sayılı dosya ile ilgili davalı davalı kefil ... İnşaat Gayrimenkul A.Ş. açısından 17.234.462,25 TL hesaplanmış alacaklı banka 16.674.846,43 TL talebi olduğu aradaki farkın kar payı ve gecikme cezası vergi hesaplamasından ve davalının çek depo sorumluluğunun olmamasından kaynaklandığı davacı ... Bankası A.Ş.’nin davalı kefil ... İnşaat Gayrimenkul A.Ş. den 16.380.004,15 TL asıl alacak 283.536,42 TL gecikme cezası ve 1.985,86 TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 16.665.526,43 TL talepte bulunabileceği icra tarihi sonrası % 31,71 gecikme cezası talepte bulunabileceği tespit edildiğini; ¸ 16.10.2020 tarihinde davacı ... Bankası A.Ş. tarafından dava dışı asıl borçlu ... Proje İnş. Tic. A.Ş. ve davalı kefiller ... ve ... İnş. Gayrimenkul A.Ş.’den alacaklarına istinaden .... İcra Dairesi 2020/... Esas sayılı dosya ile ilgili davalı davalı kefil ... açısından 17.165.809,89 TL hesaplanmış alacaklı banka 16.674.846,43 TL talebi olduğu aradaki farkın kar payı ve gecikme cezası vergi hesaplamasından ve davalının çek depo sorumluluğunun olmamasından kaynaklandığı davacı ... Bankası A.Ş.’nin davalı kefil ...’dan 16.380.004,15 TL asıl alacak 283.536,42 TL gecikme cezası ve 1.985,86 TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 16.665.526,43 TL talepte bulunabileceği icra tarihi sonrası % 31,71 gecikme cezası talepte bulunabileceği tespit edildiğini; ¸ İcra sonrası nakdi krediler için % 31,71 gecikme cezası oranı sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, katılım Bankaların taksitli kredilerde uygulanan sistem tespitler ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2022/239 Esas 2025/1624 nolu kararı dikkate alınarak yapıldığı beyan edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, incelenen takip dosyası, istinaf ilamı doğrultusunda düzenlenen bilirkişi ek raporu ile toplanıp değerlendirilen delillere göre; dava ve icra takibi konusu genel kredi sözleşmesi kapsamında, davacı temlik eden banka tarafından dava dışı ... (Eski Ünvan: ... İnşaat Sanayi Anonim Şirketi)'ne kredi kullandırıldığı, dava dışı asıl borçlu şirketin vadesinde borçlarını ödememesi üzerine hesabın kat edildiği ve alacağın tahsili için müteselsil kefil olan davalı şirket ile davalı şahıs hakkında icra takibi yapıldığı, dava dışı asıl borçlu şirket tarafından kredi borcunun ödenmediği, kefalet sözleşmesinin yasal şartları taşıması ve geçerli olması üzerine davalılar olan müteselsil kefiller tarafından da borcun ödenmemesi nedeniyle nakdi kredi borcundan ve dosya kapsamındaki belgeler ile masraf alacağından sorumlu oldukları, davalı şirkete 23/10/2019 tarihinde yapılan kat ihtarı tebligatı ve ödeme için verilen bir günlük süre sonunda temerrüt tarihinin 25/10/2019 olduğu, davalı ...'ın takip tarihi olan 06/01/2020 tarihinde temerrüte düştüğü, gayri nakdi kredi borcu yönünden sözleşmede kefillerin sorumlu olduğuna ilişkin açık ve net düzenleme bulunmadığından sadece dava dışı asıl borçlu şirketin sorumlu olduğu sabit olduğundan düzenlenen dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunan katılım bankacılığı alanında uzman bilirkişi Taner Yıldırım tarafından düzenlenen bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamına göre yapılan değerlendirme sonucunda; katılım bankalarının genel kredi sözleşmeleri bakımından uygulamada, sözleşmede kalan borcun hesaplanmasıyla ilgili özel bir hüküm yoksa, genelde sadece vadesi gelmiş borç ve yasal masraflar talep edilebileceği, ancak, sözleşmede kalan tüm taksitlerin (kâr payı dahil) muaccel kılınabileceği belirtilmişse, bu durumda banka kalan tüm borcu talep edebilecektir, bu kapsamda dava konusu genel kredi sözleşmesinin 6.3.1 maddesi uyarınca temlik eden davacı bankanın temerrüt sonrası taksitler yönünden ana para ile birlikte kar payı ve diğer fer'ileri (vergi, masraf vs) talep hakkının bulunduğu açık olup, bu kapsamda bilirkişi tarafından dava konusu genel kredi sözleşmesindeki düzenleme ve istinaf ilamında belirtilen hususlar göz önüne alınarak yapılan hesaplama sonucunda davalı kefil ... İnşaat Gayrimenkul A.Ş.'nin takip tarihi itibariyle 16.380.004,15-TL asıl alacak, 867.486,73-TL gecikme cezası, 43.374,34-TL BSMV olmak üzere 17.290.865,22-TL borçlu olduğu, davalı kefil ...’ın 16.380.004,15-TL asıl alacak, 797.726,68-TL gecikme cezası, 39.886,33-TL BSMV olmak üzere toplam 17.217.617,16-TL borçlu olduğu, alacaklı tarafın icra takip tarihi sonrası % 31,71 gecikme cezası talepte bulunabileceği tespit edilmiş olup, düzenlenen bilirkişi ek raporunun dosya kapsamına uygun olduğu, alacaklının talep ettiği ihtarname masrafının belgelendirilmiş olması nedeniyle 1.985,86-TL ihtarname masrafından da davalıların sorumlu olduğu, bilirkişi tarafından tespit edilen alacak miktarının talep edilenden fazla olması nedeniyle taleple bağlılık ilkesi uyarınca takip talebinde talep edilen miktarlardan fazlaya hükmedilmesi usul ve yasa gereği mümkün olmadığından, yapılan hesaplamalar kapsamında Borçlu davalılar ... yönünden; takip konusu işletme kredisinden kaynaklanan 16.380.004,15-TL asıl alacak, taleple bağlı kalınarak 283.536,42-TL gecikme kar payı ve BSMV'si, 1.985,86-TL masraf alacağı olmak üzere toplam 16.665.526,43-TL alacağa yönelik borçlular tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin borçlu davalılar ... yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla belirtilen miktarlar yönünden takip tarihinden itibaren 16.380.004,15-TL asıl alacak için uygulanacak yıllık %31,71 oranında gecikme cezası ve bu gecikme cezasına %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, gayri nakdi kredi alacağı yönünden davalı kefillerin sorumlu olduğuna dair kredi sözleşmesinde açık düzenleme bulunmadığından gayri nakdi kredi alacağı yönünden borçlu davalı kefillerin sorumluluğu bulunmadığından buna yönelik itirazın iptali talebinin reddine, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan asıl alacağın asıl alacağın (16.380.004,15-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Mahkememiz kısa kararının 1-a kısmında borçlu şirket tarafından itirazın iptaline şeklinde belirtilmiş ise de maddi hata sonucu şirket kelimesinin yazıldığı anlaşıldığından ve kısa kararda belirtilen miktarlar yönünden her iki davalı borçlu yönünden yapılan itirazın iptaline karar verilmesi nedeniyle ve infazda tereddüt oluşmaması için gerekçeli kararda bu hususta HMK 304 uyarınca maddi hata niteliğindeki hatanın resen tashihi ile ilgili kısım borçlular tarafından yapılan itirazın iptaline şeklinde tashihen düzeltilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı icra dosyasındaki; a) Borçlu davalılar ... yönünden; takip konusu işletme kredisinden kaynaklanan 16.380.004,15-TL asıl alacak, taleple bağlı kalınarak 283.536,42-TL gecikme kar payı ve BSMV'si, 1.985,86-TL masraf alacağı olmak üzere toplam 16.665.526,43-TL alacağa yönelik borçlular tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin borçlu davalılar ... yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla belirtilen miktarlar yönünden takip tarihinden itibaren 16.380.004,15-TL asıl alacak için uygulanacak yıllık %31,71 oranında gecikme cezası ve bu gecikme cezasına %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, b) Gayri nakdi kredi alacağı yönünden borçlu kefil davalıların sorumluluğu bulunmadığından buna yönelik itirazın iptali talebinin reddine, c) Asıl alacağın (16.380.004,15-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 2- Davacı tarafça dava açılırken yatırılan peşin harcın alınması gereken 1.138.422,11-TL harçtan mahsubu ile bakiye 937.031,65-TL karar harcının borçlu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.360,00-TL'nin davadaki haklılık durumuna göre 1.359,24-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, geri kalan 0,76-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 54,40-TL başvurma harcı, 201.390,46-TL peşin harç olmak üzere toplam 201.444,86-TL harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 5- Davacı tarafça yargılamanın yürütülmesi nedeniyle yapılan 42 adet tebligat-posta gideri 365,00-TL, bilirkişi ücreti 10.500,00-TL olmak üzere toplam 10.865,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red durumuna göre 10.858,93-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 6- Davalı ... tarafından yargılamanın yürütülmesi nedeniyle yapılan 4 adet tebligat-posta giderinden oluşan 94,00-TLyargılama giderinin davanın kabul ve red durumuna göre 0,06-TL'sinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, bakiye kısmın davalı taraf üzerinde bırakılmasına, 7- Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen nispi 1.203.310,53-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 8- Davalı taraflar yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen nispi 9.320,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı taraflara eşit şekilde verilmesine, 9- Taraflarca yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının yatıran ilgili tarafa resen iadesine, Dair; davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/10/2026
Başkan ... e-imza* Üye ... e-imza* Üye ... e-imza* Katip ... e-imza*