İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/718 E. 2026/620 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/718
- Karar No
- 2026/620
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/718 Esas KARAR NO : 2026/620
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/10/2025 KARAR TARİHİ : 22/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1241. Sokak 2 nolu adreste bulunan davacı şirkete ait otelde müşterilerine konaklama yaptırdığını, davalı şirketin bu müşterilerden konaklama ücretlerini tahsil ettiğini, davacı şirket tarafından düzenlenen 20 adet muhtelif konaklama ücreti faturasının davalı şirkete elektronik ortamda gönderildiğini, davalı şirketin söz konusu faturalara herhangi bir itirazda bulunmadığını veya iade işlemi gerçekleştirmediğini, davalı şirketin tahsil ettiği konaklama ücretlerini davacıya ödemediğini, bu nedenle.... İcra Dairesinin 2025/... Esas takip sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın süresinde itiraz etmesi üzerine icra takibinin İcra Dairesi tarafından durdurulduğunu, davalı şirketin müşterilerden tahsil ettiği ücretleri ödememesi sebebiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, bu nedenle.... İcra Dairesinin 2025/... Esas takip sayılı dosyasına yönelik itirazın iptaline karar verilmesi gerektiğini, icra takibinin devamının sağlanmasını talep ettiğini, ayrıca alacağın tahsili amacıyla %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davacının açmış olduğu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın tüm iddialarıyla birlikte reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin www. .... com alan adlı web sitesinin sahibi olduğunu, davacı şirketin işletmekte olduğu ... ... isimli otelin odalarının bu site üzerinden satışı için müvekkili şirketle sözleşme akdettiğini, taraflar arasında komisyon ve komisyon şartlarının belirlendiğini, faturanın tebliğ edilmiş olmasının hizmetin tam ve eksiksiz verildiğini kanıtlamadığını, hizmetin yapıldığının ispat yükünün davacı tarafta olduğunu ve davacının bu yönde hiçbir kanıt sunmadığını, müvekkili şirketin davacıdan doğan komisyon ve fatura alacaklarının bulunduğunu, bu alacaklar yönünden takas ve mahsup taleplerinin mevcut olduğunu, müvekkili şirketin alacaklarının ticari defterlerin incelenmesiyle sabit olacağını, mahkemece tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasını, haksız davanın esastan reddini, davacının kötü niyetli olması sebebiyle %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, davacının haksız olarak başlattığı icra takibi nedeniyle %20'den az olmamak üzere haksız icra tazminatına karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, faturalar, konaklayan müşteri bilgileri, BA-BS formları, cari hesap ekstresi, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine faturadan kaynaklanan alacak nedeniyle İİK 67 maddesi kapsamında açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin davacı şirkete ait otelde rezervasyon yaptırmak suretiyle müşterilerine konaklama yaptırdığını, konaklama ücretlerini tahsil ettiğini, ancak davalının müşterilerden almış olduğu ücretler karşılığında davacı tarafa herhangi bir ödeme yapmadığını, icra takibine konu faturaların gönderildiğini ancak ödenmediğini, bu nedenle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin işletmekte olduğu konaklama tesisi olan '' ... ...'' isimli otelin odalarının davacının sahibi olduğu internet sitesi üzerinden satışının yapılması için taraflar arasında anlaşma sağlandığını, hizmetin verildiği hususunda ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davalının davacıdan komisyon ve fatura alacaklarının bulunduğunu, takas-mahsup definde bulunduklarını belirterek davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 03/10/2025 tarihli arabuluculuk son oturum tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 33.727,34 TL borcun ödenmesi amacıyla 04/09/2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 10/09/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 15/09/2025 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizin 28/04/2026 tarihli duruşmasının 1 numaralı ara kararı uyarınca; davalı tarafın ticari defter ve belgelerinin incelenerek, davacının fatura alacağının bulunup bulunmadığının, varsa alacak ve ferilerinin miktarının tespiti ile davacı defterleriyle karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, mahkememiz ara kararının davalı vekiline 03/05/2026 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, inceleme günü ve saati olarak belirlenen 18/05/2026 günü saat 14:00 itibariyle davalı tarafın incelemeye katılmadığı ve usulüne uygun ihtarata rağmen ticari defterlerini ibraz etmediği anlaşılmıştır. ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/31 Talimat Sayılı dosyasından davacı ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için alınan mali müşavir bilirkişinin 05/03/2026 tarihli 10 sayfadan ibaret raporunda özetle; "Raporumuzun 5.1.bölümünde açıklandığı üzere, davacı tarafından ibraz edilen 2024-2025 yılları yevmiye defteri ve kebir defterinin açılış ve kapanış tasdiklerinin T.T.K’nun 64/3. ile 213 Sayılı V.U.K.’nun 220. ve 222 inci maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak yaptırıldığı, 2024-2025 yılları defterlerinin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu, raporumuzun 5.2. bölümünde tespit edildiği üzere, davacı tarafından davalıya düzenlenen ve dava konusu edilen birer fotokopisi dava dilekçesi ekinde yer alan, 2024 yılında KDV dahil 33.307,51 TL tutarındaki 18 adet mal/hizmet satış faturasının, 2025 yılında KDV dahil 3.402,57 TL tutarındaki 2 adet mal/hizmet satış faturasının, davacı tarafından tutulan “120.Z03 ... Ticaret ve Tur.A.Ş.” kodu ile açılan muavin defter kayıtlarına ve yevmiye defterine kayıt edildiği, ticari defter kayıtlarına intikal ettirilen bu satış belgeleri üzerinde yer alan katma değer vergilerinin davacı tarafından Kurumlar Vergisi ve KDV beyanlarına intikal ettirilmek suretiyle vergisel işlemlerde kullanıldığı, raporumuzun 5.5. bölümünde tespit edildiği üzere, davalı tarafından davacıya düzenlenen ve birer fotokopisi rapor ekinde sunulan, KDV dahil 3.081,82 TL tutarındaki 6 adet faturanın davalı adına açılan “320.Z01 ... Ticaret ve Turizm A.Ş.” muavin defter kayıtlarına ve yevmiye defterine kayıt edilerek davalının borcuna mahsup edildiği, raporumuzun 5.7. bölümünde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davacı tarafından incelemeye sunulan yasal defter ve belgelerinin incelenip değerlendirilmesi sonucunda, davacının davalıdan 01.07.2015 tarihi itibariyle toplam 33.727,34 TL alacaklı gözüktüğü" şeklinde rapor düzenlenmiştir. "...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2016/2310 Esas 2017/2537 Karar sayılı ilamı). Taraflar arasında konaklama hizmet sözleşmesinden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından davalıya taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde davacı tarafça davalı taraf lehine dava konusu e-faturaların ve icra takibine konu edildiği, davacının alacağına dayanak olan faturaların e-fatura niteliğinde olduğu, ve faturaların davalıya tebliğ edildiği, faturalara itiraz olmadığı, faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, faturanın içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun davacı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturanın içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez davalıya geçtiği, davalı taraf defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nun 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekmektedir. Davalı taraf icra takibinde borcu bulunmadığı yönünde itirazda bulunmuşsa da davalı tarafça borcu bulunmadığı hususunda ispata yarar delil ibraz edememiştir. Davalı taraf davacıdan komisyon ve fatura alacağının bulunduğunu, bu nedenle takas-mahsup definde bulunduğunu belirtmişse de ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediğinden davalının davacıdan alacaklı olup olmadığı tespit edilemediği, davacı ticari defterlerine davalı tarafından düzenlenen komisyon faturaları mahsup edildiğinden davalının takas-mahsup definin reddine karar verilmiştir. Bu haliyle davacı taraf takip konusu fatura ve cari hesap alacağından dolayı ticari defter ve kayıtlarına göre 33.727,34 TL davalı şirketten alacaklı olduğunu ispat etmiştir. Düzenlenen bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmış ve davacı tarafça açılan davanın kabulü ile, davacı tarafın başlattığı.... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, asıl alacak likit olduğundan hükmolunan asıl alacağın %20'si(6.745,47-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, dair oluşan vicdani kanıya göre aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile; a) Davacı tarafın başlattığı.... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si (6.745,47 TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 2.303,91-TL nisbi karar harcından peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.688,51-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 33.727,34-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL başvuru harcı ve 615,40-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230.80-TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan 8.000,00-TL Bilirkişi ücreti ve 580,00-TL posta giderinden ibaret toplam 8.580,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davacı yatırılan ve bakiye kalan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan sonra davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kabul edilen miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/09/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır