İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/901 E. 2026/765 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/901
Karar No
2026/765
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/901 KARAR NO : 2026/765

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 25/03/2024 KARAR TARİHİ : 13/10/2026

Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Tarih .../... Esas .../... Karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilmesi üzerine Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; DAVA:Davacı vekili Antalya ... Asliye Hukuk mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Sigorta Şirketine ...-...-... nolu ZMSS Trafik Sigortası ile sigortalı bulunan, dava dışı ...'a ait olup yine dava dışı ...'ın kullandığı ... plakalı aracın, ... tarihinde ... ... Mahallesi ... ... üzerinde, davalı ... ...'in kullandığı ... plakalı motosiklet ile çarpışması sonucunda motosiklet sürücüsü ...'in yaralandığını, kazada yaralanan ...'in %7,2 olarak tespit edilen maluliyetine ve sigortalı araç sürücüsü ...'ın %75 olarak tespit edilen kusur oranına göre hesaplanan ...-TL maluliyet tazminatı, ... tarihinde müvekkili şirket tarafından ...'e ödendiğini, davalının, soruşturma aşamasında dava dışı şüpheli ... ile CMK.253.maddesi kapsamında uzlaşmış olmasına rağmen müvekkili şirkete başvurarak aldığı maluliyet tazminatının TBK hükümleri kapsamında istirdatı için Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapılmış ise de davalı tarafça takibe itiraz edildiğinden işbu davayı açtıklarını, bu sebeplerle davalının Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas nolu dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamını, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle müvekkilinin yaralandığını, sigorta şirketince yapılan ödemenin gerçek zararını karşılamaması üzerine Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu ve lehine sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedildiğini, davacı sigorta şirketince ceza dosyasında yapılan uzlaşma nedeniyle tazminat talep edilemeyeceği iddiasının yerinde olmadığını, zira uzlaşmanın yalnızca motosikletin onarım bedeline ilişkin olduğunu ve uzlaşma tarihinde sürekli iş göremezlik durumunun henüz belirlendiğini, ayrıca Anaya Mahkemesinin 26.07.2023 tarihli kararıyla CMK'nın 253/19. Maddesinde yer alan uzlaşma nedeniyle tazminat davası açılamayacağına ilişkin düzenlemenin iptal edildiğini, müvekkilinin tazminat hakkından feragat etmediğini ve sigorta şirketince yapılan ödemenin hukuka uygun olduğunu ileri sürek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereği itirazın iptali istemine ilişkindir. CMK'nın 253/19. maddesi uyarınca uzlaşmanın sağlanması hâlinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağına dair kural, Anayasa Mahkemesinin 26.07.2023 tarihli ve 2023/43-141 E-K. sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Kararın gerekçesinde Mahkeme, şu tespitlere yer vermiştir: "Suç teşkil eden fiil nedeniyle uğranılan zararın uzlaşma süreci içinde bilinmesinin her durumda mümkün olmayacağı, özellikle maluliyet oranı gibi teknik bazı verilere ihtiyaç duyulan hâllerde uzlaşma süreci içinde zararın sağlıklı şekilde belirlenebilmesinin güçleşeceği açıktır. Başka bir ifadeyle taraflara uzlaşmanın sağlanmasının sonuçları hakkında bilgi verilmesi öngörülmüş ise de teknik birtakım verilerle ve ayrıntılı hesaplamalarla ortaya konulabilecek zararın uzlaşma görüşmeleri esnasında belirlenmesi mümkün olmayabilir. Buna göre ilgililerin uzlaşmanın sağlanması durumunda edimi aşan ve tazminat davasına konu edilemeyecek zarara ilişkin her durumda eksiksiz ve doğru bilgiye sahip olabilecekleri söylenemez." Anayasa Mahkemesinin iptal kararı üzerine 14.11.2024 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle CMK'nın 253. maddesinin 19. fıkrasının beşinci cümlesinin başına “Uzlaşmanın sağlanması halinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;" ibaresi eklenmiştir. Yargıtay 4. HD'nin 21.04.2025 tarihli ve E: 2023/13480, K:2025/6303 sayılı kararında; Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile anılan yasal düzenleme birlikte değerlendirildiğinde bahse konu hukuki süreç sonrasında uzlaşma hâlinde tazminat davası açılamayacağına ilişkin Yargıtay 4. Hukuk Dairesi yerleşik uygulamasından dönülmesi zorunluluğu doğmuştur. Gerek Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçesi, gerekse yeni yasal düzenleme ile getirilen istisna hükmü uyarınca somut olaydaki gibi bedensel zararlar söz konusu olduğunda maluliyet raporu ve aktüer hesabı incelemesi gibi teknik bazı verilere ihtiyaç duyulacağından, dava konusu eylemle ilgili olayın hemen akabinde ve soruşturmanın başında işletilen uzlaşma süreci içinde zararın sağlıklı şekilde belirlenebilmesi her zaman mümkün olamayacaktır. Bu aşamada, teknik birtakım verilerle ve ayrıntılı hesaplamalarla ortaya konulabilecek zararın uzlaşma anında tespit edilmesi mümkün olmadığından bu konuda araştırma yapılarak bir sonuca varılması gerekmektedir. a)Uzlaşma sürecinde zararın kesin olarak belirlenip belirlenmediği veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan bir zarar olup olmadığı belirlenmeli, b) Zararın kesin olarak belirlenmesinden sonra uzlaşma yapılmış veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan bir zarar yoksa CMK'nın 253/19. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmeli, c) Zararın kesin olarak belirlenmesi mümkün değil veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan bir zarar söz konusu ise davanın esası incelenmeli, d) Davanın esasının incelenmesi durumunda uzlaşmanın edimli olup olmadığının belirlenerek uzlaşma sürecinde ödenen edimin hangi zarar kalemine ilişkin olduğu da belirlenerek o zarar kalemine ilişkin hesaplanacak tazminattan güncellenerek mahsup edilerek bir karar verilmelidir. ... tarihli trafik kazası nedeniyle Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca ceza soruşturması başlatıldığı, kaza yapan tarafların Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... tarihli .../... soruşturma numaralı dosyasında uzlaşmış oldukları bu nedenle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen Yargıtay içtihadındaki kriterler ışığında tarafların kaza tarihinden 2 ay 10 gün sonra uzlaştığı nazara alındığında; zarar görenin maluliyet oranının bu kadar kısa bir zaman diliminde belirlenemeyeceği, bu durumun yapılması gereken birtakım tetkiklerden sonra açıklığa kavuşacağı, bunun yanı sıra uzlaşma raporu uyarınca dava dışı ...'ın davalı ...'in motosikletinin maddi zararını karşıladığını akabinde tarafların zarar kalemi olarak yalnızca motosikletin hasarının ödenmesi konusunda uzlaştığı açıktır. Dolayısıyla uzlaşma sürecinde ödenen edimin motosikletin maddi hasarına ilişkin olduğu öte yandan davalı sürücünün kaza nedeniyle maluliyet oranının hangi seviyede olduğunun kaza tarihi ile uzlaşma tarihi arasındaki süre esas alındığında, söz konusu kısa sürede net olarak belirlenemeyeceği bu nedenle davalının uzlaşmadan sonra bu zarar kalemini davacı sigorta şirketinden isteyebileceği anlaşılmakla, tüm bu sebeplerle davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile eksik alınan ... TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya ÖDENMESİNE, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davacının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya davacıya iadesine, Dair, davacı vekili ... ile e- duruşma talep eden davalı vekili ... yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/10/2026

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/901, K. 2026/765, T. 13.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-901-e-2026-765-k-6c651f302df8