Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/4300 E. 2026/7608 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/4300
- Karar No
- 2026/7608
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/1294 E., 2020/583 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Katılanın yetkilisi olduğu .... San ve Tic. Ltd. Şirketinde 09.03.2011 tarihinden 02.11.2013 tarihine kadar satış temsilcisi olarak çalışan sanığın, işten ayrıldığı 02.11.2013 tarihinde çalıştığı bölgedeki bayilerden alacaklarını tahsil edip, çalıştığı şirkete aktarması gerektiği halde, makbuz karşılığında şirket adına tahsil ettiği toplam 4.671.77 TL miktarı şirkete teslim etmeyerek zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia edilen olayda; sanığın, işten ayrıldıktan sonra prim alacağına karşılık şirket alacaklarını tahsil etmek üzere görevlendirildiğine dair katılan kabulü ve belge bulunmaması karşısında, sanığın eyleminin para tahsil ettiği şahıslara yönelik TCK’nın 157/1. maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu belirlenerek ve ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten, uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı tarihe kadar 5271 sayılı CMK'nın 253/21. maddesi ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 34. maddesi gereğince dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun, Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının duran süre de eklendiğinde, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafi ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan; sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle; 5271 sayılı CMK'nın 222/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 08.09.2026 tarihinde karar verildi.