İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/746 E. 2026/626 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/746
- Karar No
- 2026/626
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/746 Esas KARAR NO : 2026/626
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:23/10/2025 KARAR TARİHİ:23/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 20.07.2025 günü saat 14: 50 sıralarında davalı sürücü ... ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... Mahallesi 1153 sokaktan ilerlerken önünde giden davalı ... A.Ş.'ye ait ... plakalı aracın 1150 Sokak kesişimine kavşak içine park etmiş durumda olması nedeniyle, ... plakalı aracın park eden aracın sağından hareket ederek 1150. sokağa sola katılmak için ilerlediği esnada, 1150. Sokak üzerinde yokuş aşağı ... ... istikametine seyir halinde olan müvekkili ... ... idaresindeki ... plakalı aracı ile yola çıkan aracı fark ettiğinde ani hareketle sağa manevra yapmak zorunda kalıp aracın ön kısımları ile yolun sağında park halinde bulunan ... plakalı aracın arka kısımlarına çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza tespit tutanağı uyarınca ... plakalı araç sürücüsü ... ...'ın dikkatsiz araç kullanmak kuralını ihlal ettiği, davalı ... A.Ş.'ye ait park halinde bulunan ... plakalı aracın yasak yere park etmek kuralını ihlal ettiği ve müvekkili ... ... idaresindeki ... plakalı aracın kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmamak kuralını ihlal ettiği gerekçesiyle kusurlu bulunduğunu, davalı ... Sigorta A.Ş. 'ye yapılan hasar başvuru sonrası atanan bilirkişi tarafından hazırlanan ekspertiz raporu kapsamında müvekkili ... ... %25 kusurlu, ... plakalı araç ile ... plakalı aracın ise %75 kusurlu kabul edildiğini, kazanın neticesinde müvekkiline ait ... plakalı aracın ağır hasar aldığını ve araç onarımının ekonomik olarak mümkün olmayacak derecede zarar gördüğünü, eksper incelemesi sonucunda hasar tespitinin pert total yöntemine göre yapılmasının uygun olacağı ve aracın çekme belgeli ruhsatla işlem görmesi gerektiği yönünde tespit yapıldığını, maliki olduğu aracın olay tarihindeki piyasa rayiç değeri ile sovtaj değeri arasındaki fark oranında zarara uğradığını, davalıların kusurlu eylemleri nedeniyle müvekkilinin pert süreci tamamlanıncaya kadar geçen süre boyunca aracından yararlanamadığını ve araç mahrumiyeti zararı doğduğunu, davalı ... ...'ın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası olan ... Sigorta A.Ş.'ye başvuruda bulunulduğunu ve ... numaralı hasar dosyasının açıldığını, hazırlanan eksper raporunda aracın tam ziya olarak işlem görmesi noktasında kanaat bildirildiğini, kaza tarihi itibariyle müvekkiline ait aracın 1.150.000 TL rayiç değerinde olduğu, sovtaj değerinin 750.000 TL olarak belirlendiği, kalan 400.000 TL tutar üzerinden müvekkiline atfedilen %25 kusur oranına tekabül eden 100.000 TL'nin düşülmesi sonucu kalan 300.000 TL pert bedelinin sigorta şirketi tarafından karşılanacağı hususunda taraflar arasında mutabakat sağlandığını, müvekkilinin evrakları imzalayarak sigorta şirketine gönderdiğini, sovtaj değeri karşılığı olan 750.000 TL bedelin 17/09/2025 tarihinde müvekkili hesabına yatırıldığını, ancak davalı sigorta şirketi tarafından ödenmesi kararlaştırılan 300.000 TL pert bedelinin kusur oranının değiştiği iddiası gerekçesiyle ödenmediğini, sigorta şirketinin kusur oranını %50 olarak değiştirmek isteyerek uzlaşma sürecine aykırı davrandığını ve temerrüde düştüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL pert bedelinin haksız fiil tarihi olan 20/07/2025 tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, şimdilik 100,00 TL araç mahrumiyet bedelinin haksız fiil tarihi olan 20/07/2025 tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalı ... ... ve davalı ... A.Ş. 'den müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazada davacı yanın en az sigortalı araç sürücüsü kadar kusurlu olduğunu, KZMSS sigortası kapsamında müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında bulunduğunu, davacı tarafın sigortalı araç sürücüsünün kusurunu yüzde 75 olarak belirtmesinin gerçeği yansıtmadığını, kaza tespit tutanağına göre davacı sürücünün Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/1-a maddesini ihlal ettiğini ve bu yükümlülüğe riayet etmeyerek kazanın meydana gelmesine zemin hazırladığını, sigortalı araç sürücüsünün ise kaza tespit tutanağına göre KTK'nın 47/1-d maddesini ihlal ettiğini ve kusur durumunun tenzili gerekeceğini, taraflar arasında mutabakatın müvekkili şirket yönünden sağlanmadığını, aksine kazadaki kusur oranlarının eşit olması gerektiğinin davacı yana bildirilmiş olduğunu, sayın mahkemenin aksi kanaatte olması halinde müvekkili şirketin sorumluluğuna isabet eden tazminat miktarına ilişkin hesaplama yapılması için kusura ve zarara ilişkin bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte hurda sovtaj bedelinin düşülmesi gerektiğini, pert-total işlemlerinde aracın onarımının ekonomik olmaması durumunun söz konusu olduğunu, somut olayda davacı yan tarafından 750.000,00-TL sovtaj bedeli alındığının bildirildiğini ve bu bedelin her halükarda tenzili gerekeceğini, müvekkili sigorta şirketine ihale süreci yürütme imkanı tanınmadığını, müvekkili sigorta şirketinin araç mahrumiyet bedelinden sorumlu olmadığını, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A. 6 maddesinin k bendine göre gelir kaybı, kar kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi yansıma veya dolaylı zararların ZMMS kapsamında teminat dahilinde bulunmadığını, davacının faize ilişkin taleplerinin reddi gerektiğini, yasal düzenlemelere göre uzlaşılamadığından müvekkili sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini, kazaya karışan aracın hususi nitelikte olup ticari kullanımı söz konusu olmadığından sigorta kuruluşunun faiz ile ilgili yükümlülüğünün yasal faiz olacağını belirterek davanın usulden veya esastan reddini, hasara ve kusura ilişkin bilirkişi raporu alınmasını, fazlaya ve faize ilişkin taleplerin reddini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediği dikkate alınarak yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... Anonim Şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirttiğini, müvekkili şirketin 23.08.2001 tarihinde gerçekleşen kaza tarihinde ... plaka sayılı aracın maliki olduğunu ancak ... Belediye Başkanlığı ile yapılan 2024/... ihale kayıt numaralı kiralama sözleşmesi kapsamında aracın işleten sıfatının belediyeye ait olduğunu, Yargıtay kararları uyarınca uzun süreli kiralamalarda malikin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın husumetten reddini talep ettiğini, ayrıca kazanın meydana gelmesinde park halindeki müvekkili aracının ve sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, davacının araç mahrumiyet bedeli ile pert farkı taleplerinin fahiş ve ispattan yoksun olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla taleplerin zorunlu trafik veya kasko sigortasından karşılanması gerektiğini belirterek davanın ... Sigorta A.Ş.'ye, ... Sigorta A.Ş.'ye ve ... Belediye Başkanlığı'na ihbar edilmesini istediğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: İhbar olunan ... Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde ... nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı kaza nedeniyle açılan davada ihbar olunan sıfatıyla yer aldıklarını belirttiğini, ihbar sonrasında şirketçe .../1 nolu hasar dosyası açıldığını, ancak ekteki ekspertiz raporunda görüleceği üzere tazminat talep eden araç sahibine ulaşılamadığından ve hasar tespitine ilişkin evrak temin edilemediğinden herhangi bir değerlendirme yapma imkânı olmadığını ifade ettiğini, öncelikle mahkemeniz nezdinde görülmekte olan işbu davada ihbar olunan sıfatıyla davaya dahil olmaları sebebiyle haklarında hüküm kurulmamasını talep ettiğini, davacı tarafın mahkemeniz dosyasına sunduğu delil ve belgeleri taraflarına tebliğe çıkartmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 121. maddesi gereğince anılan tüm belgelere karşı cevap ve itiraz hakları saklı kalmak üzere dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin taraflarına tebliğe çıkartılmasını istediğini, kazadan müvekkili şirketin haberdar olmadığını ve Karayolları Trafik Kanunu gereğince şirkete başvuru yapılması esas olup davacı yanın kaza sonucu araçta meydana gelen hasara ilişkin olarak hiçbir şekilde müvekkili şirkete başvuru yapmadığını, herhangi bir evrak sunmadığını ve tazminat talebinde bulunmadığını, dava dilekçesinde açıkça belirtildiği üzere davacının aracında meydana gelen hasarın tazmini için kazada kusurlu olan ... plakalı aracın zorunlu trafik sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş.'ye başvuru yaptığını, ilgili sigorta şirketi tarafından inceleme neticesinde pert süreci başlatıldığını, yapılan görüşmeler neticesinde kaza tarihi olan 20.07.2025 tarihi itibarıyla davacıya ait aracın 1.150.000 TL rayiç değerinde olduğu, aracın sovtaj değerinin 750.000 TL olarak belirlendiği, kalan 400.000 TL tutar üzerinden davacıya atfedilen yüzde 25 kusur oranına tekabül eden 100.000 TL'nin düşülmesi sonucu kalan 300.000 TL pert bedelinin sigorta şirketi tarafından karşılanacağı hususunda taraflar arasında mutabakat sağlandığını, bu anlamda müvekkil şirketin zarara ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığının davacı yanın açıklamaları ile de ortada olduğunu aktardığını, esasa ilişkin olarak kazada ve özellikle davacı yanın aracında meydana gelen hasara ilişkin müvekkili şirkete sigortalı ... plakalı aracın kusuru bulunmadığını, Trafik Sigortası Genel Şartları'nın A. 6.b maddesi gereğince hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminatların teminat dışında kalan hallerden olduğunu, kusur oranlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumu'na sevk edilmesi gerektiğini, davacının gerçek zararının tespiti için dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi gerektiğini, gerçek zarar ilkesi gereğince zarar verici olayın malvarlığı üzerindeki olumsuz etkileri yanında olumlu etkilerinin de değerlendirilerek yararla zarar denkleştirilmesi suretiyle belirlenmesi icap ettiğini, aracın kaza tarihindeki rayiç bedelinin piyasa ortalamalarına göre 80.000,00 TL olup davacının bu tutarı aşan iddialarının fahiş olduğunu, ihbar akabinde kaza tarihinden bir yıl sonra yapılan rayiç değer araştırmasına bakıldığında aracın ortalama rayiç değerinin bilirkişi tespitinin çok altında kaldığını ileri sürdüğünü, davacının araç mahrumiyeti için talep ettiği tazminatın Trafik Poliçesi Genel Şartları'nın A. 6 teminat dışında kalan haller k bendi hükmüne göre gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar kapsamında bulunması sebebiyle teminat dışında kaldığını, tamir süresince çalışamaması sebebiyle oluşan kazanç kaybının teminat dışında olduğunu belirttiğini, kabul manasında olmamak üzere müvekkili şirketin söz konusu zarardan kaza tarihi itibarıyla araç başı teminat limiti olan 300.000 TL dahilinde sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin işbu davada taraf olmadığından aleyhine hüküm tesis edilemeyeceğini savunarak kararın ittihazında açıklamalarının dikkate alınmasını ve ihbar olunan konumunda olan müvekkili sigorta şirketi aleyhine hüküm tesis edilmemesini talep etmiştir. CEVAP: İhbar olunan ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; ... Belediye Başkanlığı İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü'nün 25/11/2025 tarihli ve ... sayılı müdürlük yazısında, İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 1150 Sokak'ta ... plakalı aracın kavşak içine park edilmesi sonucu meydana gelen trafik kazasına ilişkin olarak ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/... E. sayılı dosyasında talep edilen bilgi ve belgelerin incelendiğini, yapılan inceleme neticesinde konuya dair kurum kayıtlarında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını tespit ettiğini, dolayısıyla ilçe belediyesi olarak idareye kusur atfedilemeyeceğini ve sorumluluğuna gidilemeyeceğini belirttiğini, davanın husumet yönünden reddini talep ettiğini, iş bu davada tarafa husumet yöneltilmesinin hukuka ve usule aykırı olduğunu, idarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için ortada bir zararın bulunmasının yanında bunun idareye yüklenebilecek bir işlem veya eylemden doğması, başka bir deyişle zararla idari faaliyet arasında nedensellik bağının kurulabilmesi gerektiğini, zararla idari faaliyet arasında nedensellik bağının kurulamamasının zararın idari faaliyetten doğmadığını gösterdiğini, dava konusu olayda da davacının idareye yüklemeye çalıştığı zararla idarenin eylemi arasında illiyet bağı bulunmadığını, idareye atfedilecek bir kusurun da söz konusu olmadığını, bu nedenle söz konusu zararın idareye yükletilmesinin mümkün olmadığını, yerleşik yargı içtihatlarına göre kusurun dağılımının ancak uzman bilirkişi heyeti tarafından saptanabileceğini, bu nedenle öncelikle yapılması gerekenin olayın gerçek anlamda nerede ve nasıl olduğunun tespiti, akabinde ise kazanın meydana gelmesinde kimin veya kimlerin kusurlu veyahut ne oranda kusurlu olduğunun tespiti olduğunu, bu sebeple kazanın oluşumu ve kusur dağılımının hukuken netleştirilmesi gerektiğini, bu hususta bilirkişilerden alınacak heyet raporu sonucunda beyanda bulunma haklarının saklı olduğunu, davanın ilerleyen aşamasında ilgili müdürlüklerden gelebilecek cevapları ve delilleri sunma haklarının saklı kalmak kaydıyla cevaplarını sunduğunu, tazminatın talep edilebilmesi için kusur, haksız fiil, illiyet bağı ve zararın mevcut olması gerektiğini, dava konusu olay incelendiğinde net olarak görüleceği üzere idarenin söz konusu yerde meydana gelen zarardan sorumlu olmadığını, tarafça herhangi bir çalışma olmadığından tarafa kusur yükletilemeyeceğini, tarafın kusuru olmadığından haksız fiilinin de mevcut olmadığını, buna bağlı olarak illiyet bağının bulunmadığını, sonuç olarak taraftan maddi ve manevi tazminat talep edilemeyeceğini ifade ettiğini, öncelikle husumet itirazlarının incelenerek davanın usulden reddini, kabul görmez ise bilirkişi incelemesi ile zarar görenin kusurunun da göz önüne alınarak kusur dağılımının olaya uygun olarak tespitini talep ettiğini belirterek, gerek yukarıda arz ve izah edilen ve gerekse mahkemece re'sen görülecek sebeplere dayanarak davacının davasının usul ve esastan reddine ve masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: İhbar olunan ... Anonim Şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Uyuşmazlık konusu 20.07.2025 tarihli trafik kazası nedeniyle davacı tarafça pert ve araç mahrumiyet bedeli talep edildiğini, ilgili kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili .... Sigorta A.Ş. tarafından 06.03.2025 - 26.02.2027 tarihlerini kapsayan ... poliçe numaralı muafiyetli genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalandığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı aracın kusuru oranında poliçe limitleri ve dönemi ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin işbu davada ihbar olunan sıfatı nedeniyle taraf sıfatı bulunmadığını ve aleyhine hüküm tesis edilemeyeceğini, kazada sigortalı aracın kusurunun bulunmadığını, KTK m. 86/1 uyarınca işletenin sorumluluktan kurtulabileceğini, kazada davacı aracın yüzde yüz kusurlu olduğunu, aksi kanaatte ise kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, uzun dönemli kiralama sözleşmesi kapsamında işleten sıfatının kiracıya geçtiğini ve müvekkili şirketin sorumluluğunun kalmadığını, İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereği anılan poliçenin ancak Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası teminatları tüktendikten sonra devreye girebileceğini, araç mahrumiyet bedeli ve değer kaybının kasko poliçesi teminat kapsamında yer almadığını, davacının dava ikame etmeden önce müvekkili şirkete başvuru şartını yerine getirmediğini, davacı aracın ağır hasarlı/pert araç niteliğinde olduğunu ve gerçek zararın ikinci el değerinden sovtaj değeri düşülerek belirlenmesi gerektiğini, davacının belirsiz veya kısmi alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, faiz talebinin reddi gerektiğini veya haksız fiil hükümleri kapsamında yasal faiz uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. ISLAH: Davacı vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesinde özetle; Dosyada mübrez bilirkişi raporu doğrultusunda HMK m. 109 uyarınca kısmi dava konusu yapılan pert bedeli alacağına ilişkin dava değerinin ıslah edildiğini, HMK m. 107 uyarınca belirsiz alacak davası konusu edilen araç mahrumiyet bedeli alacağına ilişkin taleplerin artırılmasının zaruri olduğunu, pert bedeli için başlangıçta talep edilen 10.000-TL tutarın 290.000-TL ıslah edilerek toplam 300.000-TL'ye çıkarıldığını, bu tutarın haksız fiil tarihi olan 20.07.2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin istendiğini, araç mahrumiyet bedeli için başlangıçta talep edilen 100-TL tutarın 27.312,50-TL artırılarak toplam 27.412,50-TL'ye yükseltildiğini, bu bedelin haksız fiil tarihi olan 20/07/2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalı ... ... ve davalı ... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsilinin talep edildiğini, ıslah ve talep artırımına ilişkin dilekçenin davalılara tebliğ edilmesinin gerektiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasının talep edildiğini belirterek ıslah ve talep artırım taleplerinin kabulünü talep ve dava etmiştir. DELİLLER: Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden gelen tramer kayıtları müzekkere cevabı, ... Belediye Başkanlığı'ndan gelen davalı ... A.Ş. ile ... Belediyesi arasında yapılan 2024/... İKN'li ihalesine ait sözleşme, teknik şartname ve araç kabul tutanağı müzekkere cevabı, ... Vergi Dairesi'nden gelen kira sözleşmesinin vergi dairesine bildirilip bildirilmediği, damga vergisinin ödenip ödenmediği hususunda gelen müzekkere cevabı, kaza tespit tutanağı, kazaya ilişkin fotoğraflar, WhatsApp yazışmaları, sovtaj bedeline ilişkin ödeme dekontu, sigorta şirketine yapılan başvuru evrakları, ... Sigorta ... poliçe nolu hasar dosyası, ... Sigorta .../0 nolu genişletilmiş kasko sigorta poliçesi, ... Sigorta ... poliçe nolu trafik sigorta poliçesi, ekspertiz raporu, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, 20/07/2025 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle davacıya ait ... plakalı aracın hasara uğraması sebebiyle perte uğrayıp uğramadığı, pert bedeli zararın ne kadar olduğu, aracın zarar görmesinden dolayı davacı yanın araçtan mahrum kalması sebebiyle zarara uğrayıp uğramadığı, pert bedeli ve araç mahrumiyet bedelinden davalıların sorumlu olup olmadığından ibaret tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kusurlu davranışı ve diğer davalı ... A.Ş'ye ait ... plakalı aracın kusurlu park etmesi sebebiyle meydana gelen kazada müvekkiline ait ... plakalı aracının zarar gördüğünü, pert olduğunu, kaza neticesinde meydana gelen hasar sebebi ile araçtan mahrum kaldığı için zarara uğradığını, davalıların kusurlu olduğunu belirterek mahrumiyet bedelinin ve pert bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile ödenmesini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın kusurlu olduğunu, poliçe limitleri kapsamında sorumluluğunun bulunmadığını, mahrumiyet bedelinden sorumlu olmadıklarını, faiz taleplerinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; talebin zamanaşımına uğradığını, işleten sıfatlarının bulunmadığını, aracın ... Belediyesine kiralandığını, müvekkilin kusurunun bulunmadığını, mahrumiyet zararının ve pert bedeli taleplerinin ispata muhtaç olduğunu, asıl sorumlunun sigorta şirketi olduğunu, davanın öncelikle pasif husumetten mahkeme aksi kanaatteyse esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 14/10/2025 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. Adli Trafik Uzmanı Bilirkişi ...n, Makine Mühendisi Bilirkişi ... ve Sigorta Konusunda Uzman Bilirkişi ... tarafından 15/04/2026 tarihinde düzenlenen bilirkişi heyet raporuna göre; "Olan trafik kazasında; ... plakalı araç sürücüsü ... ...'ın %50 oranında asli derecede etkili olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ... ... %25 oranda tali derecede etkili olduğu, ... plakalı araç ilgilisinin %25 oranda tali derecede etkili olduğu, Park halinde bulunan ... plakalı araç ilgilisinin kusur ve etkisinin olmadığı değerlendirilmiştir. Dosya muhteviyatı, hasar fotoğrafları, kazanın oluş şekli ve maddi hasarlı trafik kazası tutanağı incelendiğinde, hasar ekspertiz raporunda belirtilen, aracın onarımı için zorunlu olarak değişmesi gereken parçaların ve işçiliklerin kaza ile uyumlu olduğu, Dava konusu ... plakalı aracın markası, modeli ve dava konusu kazada hasarlanan parçaları dikkate alınarak yapılan inceleme ve piyasa araştırmasına göre; hasar ekspertiz raporunda tespit edilen KDV dahil 656.873,37 (KDV dahil) hasar miktarının uygun olduğu, Aracın onarımının yapılması durumundaki hasar miktarı (656.873,37 TL) ve onarım yapılmadan aracın hurdaya ayrılması durumundaki sovtaj değerinin (750.000,00 TL) toplamının (1.406.873,37 TL) hasarsız aracın rayiç değerinden (1.050.000,00 TL) yüksek olmasından dolayı aracın onarımının yapılmasının ekonomik olmayacağı, aracın TAM HASARLI (PERT) olduğu, Aracın pert bedelinin (1.050.000,00 TL - 750.000,00 TL =) 400.000,00 TL olduğu, Dava konusu ... plakalı aracın, olan kazada tam hasarlanmış olmasından dolayı, davacının emsal özelliklere sahip yeni bir araç alıncaya kadar geçecek 30 günlük makul mahrumiyet süresi için oluşan mahrumiyet bedelinin, kaza tarihi itibarıyla KDV dahil 36.550,00 TL olduğu, Davalı ... şirketinin sürücünün kusuru oranında araç hasarı olarak 100.000,00.- TL. ve araç mahrumiyet zararı olarak 9.137,50.- TL. Zarardan kaza tarihi olan 20.07.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olacağı, Davalı ... Sigorta A.Ş. Araç mahrumiyet zararından sorumluluğu bulunmayacağı, Davalı ... Sigorta A.Ş. Nin davacının araç zararına ilişkin sorumluluğunun ... plaka sayılı araç sürücüsünün kusuru oranında 200.000,00.- TL. Olacağı, Davalı ... ... ın kusuru oranında 200.000,00.- TL. Araç zararı ile 18.275,00.- TL. Araç mahrumiyet zararından sorumlu olacağı" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Kanunun 85. maddesinde: - (Değişik fıkra: 17/10/1996 - 4199/28 md.) Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. Şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Karayolları Trafik Kanun'un 3. maddesi gereğince işleten; araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır. 2918 sayılı KTK hükümlerine göre, trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir. Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Dosya kapsamında davacının davasını işleten sıfatıyla ... A.Ş'ye yöneltmiş olduğu görülmüştür. ... Belediye Başkanlığına ve ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevaplarında davaya konu ... plakalı aracın davalı ... ve ihbar olunan ... Belediye Başkanlığı arasında düzenlenen 2024/... İhale Kayıt Numaralı Muhtelif Araç ve İş Makinesi Kiralama Hizmet Alımı İşi Hizmeti Alımına Ait Sözleşme kapsamında 01/10/2024- 30/09/2025 tarihleri arasında ... Belediye Başkanlığına kiralandığı, bu kiralama sözleşmesi kapsamında damga vergisinin ödendiği bu haliyle aracın işletenin dava dışı ... Belediye Başkanlığı olduğu anlaşılmıştır. Davalı ... A.Ş'nin pasif husumetinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; 20/07/2025 günü saat 14:50 sıralarında sürücü ... ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 1153. Sokak üzerinde seyir halinde iken kazanın meydana geldiği 1203. Sokak kesişimine geldiğinde gidiş istikametine göre sola doğru 1203. Sokağa dönüş yapmak için manevra yaptığı esnada 1203. Sokak üzerinde doğru istikamette seyir halinde olan sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç çarpışmayı önlemek için soluna doğru manevra yaparak aracının ön kısımları ile gidiş istikametine göre sol tarafında park halinde bulunan ... plakalı aracın arka kısımlarının çarpıştığı, kaza esnasında dört yönlü kavşak içerisinde park halinde olan ... plakalı aracın görüşü engelleyerek kazanın meydana gelmesinde illiyet bağının olması sonucu dört araçlı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, davaya konu maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ... ...'ın sevk ve idaresindeki aracı ile 1153. Sokak üzerinde seyir halinde iken 1203. Sokak kesişimine (dört yönlü kavşağa) gelip sola doğru dönüş yaparak seyir halindeyken 1203. Sokak üzerinde doğru istikamette seyir halinde olan ... plakalı aracın kavşak içerisinde park halinde olan ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada ... ...'ın aracının hızını, cinsine, teknik özelliğine, hava ve yol durumuna uygun ve süratini görüş alanı içerisindeki bir tehlike anında emniyetle durabileceği seviyeye göre ayarlaması, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek şekilde seyretmemesi, yolun icap ve şartlarına uygun seyretmesi, aracı ile 1153. Sokak üzerinde seyir halinde iken 1203. Sokak kesişimine (dört yönlü kavşağa) geldiğinde 1203. Sokak üzerinde doğru istikamette seyir halinde olan araca ilk geçiş hakkını vermesi, dikkatli ve tedbirli olması, kazayı önlemek için zamanında tedbir alması gerekirken, bu kurallara riayet etmediği, meydana gelen kazada Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 109/b-8 maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen ihlallerden 67/a-6, 84/h kurallarını ihlal ettiğinden %50 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'un sevk ve idaresindeki aracı ile 1203. Sokak üzerinde seyir halinde iken kazanın meydana geldiği 1153. Sokak kesişimine (dört yönlü kavşağa) yaklaşırken aracının hızını azaltarak, yolun icap ve şartlarına uygun süratle seyretmesi, görüş alanı içerisindeki bir tehlike anında emniyetle durabileceği seviyeye göre ayarlaması, çarpmayı önlemek için zamanında tedbir alması gerekirken bu kurallara riayet etmeyerek, meydana gelen kazada 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/a maddesini ihlal ettiği anlaşılmakla %25 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç ilgilisinin aracı ile kavşak giriş/çıkışına 5 (beş) metre mesafe olacak şekilde duraklama yapması gerekirken, 1153. Sokak ile 1203. Sokak kesişiminde (4 yönlü kavşak içerisinde) duraklama yapması suretiyle 1153. Sokak ile 1203. Sokak üzerinde seyir halinde olan araçların görüş açılarının kısıtlanmasına yol açtığından kazanın oluşumunda illiyet bağının olduğu, bu nedenle meydana gelen kazada 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda belirtilen 60/d, 61/a maddesini ihlal ederek %25 oranında kusurlu olduğu, kusur oranlarının kaza tespit tutanağına ve kazanın oluş şekline uygun olduğu, kaza sonrası düzenlenen eksper raporunda tespit edilen hasar miktarının ve aracın rayiç bedelinin dosya kapsamına uygun olduğu, aracın onarımının yapılması durumundaki hasar miktarı ve onarım yapılmadan aracın hurdaya ayrılması durumundaki sovtaj değerinin toplamının hasarsız aracın rayiç değerinden yüksek olmasından dolayı aracın onarımının yapılmasının ekonomik olmayacağı, aracın tam hasarlı yani pert olarak değerlendirilmesi gerektiği, aracın onarımı yapılmadan, hurdaya ayrılması durumunda zarar miktarının / PERT bedelinin 400.000,00 TL olarak tespit edildiği, yine davacıya ait aracın, davaya konu trafik kazası akabinde Yargıtay içtihatları doğrultusunda mahrumiyet süresinin hesaplanmasında aracın hurdaya ayrılması durumunda yeni araç alıncaya kadar geçen sürenin de hesaplamaya dahil edilmesi gerektiğinin ifade edilmiş olmasından dolayı, davacının aracının hurdaya ayrılması ve yeni araç alıncaya kadar geçecek makul sürenin 30 gün olacağı olacağı, dava konusu ... plakalı aracın, olan kazada tam hasarlanmış olmasından dolayı, davacının emsal özelliklere sahip yeni bir araç alıncaya kadar geçecek 30 günlük makul mahrumiyet süresi için oluşan mahrumiyet bedelinin, kaza tarihi itibarıyla KDV dahil 36.550,00 TL olduğu tespit edilmiş ve düzenlenen raporun dosyadaki delillerle uyumlu, bilimsel ve denetime açık olduğu kabul edilerek haksız fiilden doğan tazminat davalarında temerrüt olay tarihinden itibaren gerçekleşeceğinden ve kazaya karışan, pasif husumetleri bulunan tarafların mülkiyetinde bulunan araçların hususi amaçla kullanılması nedeniyle yasal faize hükmedilerek talep arttırım dilekçesi doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilerek davacının meydana gelen trafik kazası nedeniyle kusur oranları dikkate alınarak 200.000,00 TL pert bedeli alacağının (Davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla 23/10/2025 temerrüt tarihinden itibaren) 20/07/2025 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ... ve ... Sigorta A.Ş'den tahsili ile davacı tarafa verilmesine, davacının meydana gelen trafik kazası nedeniyle kusur oranları gözetilerek 18.275,00 TL mahrumiyet bedeli alacağının 20/07/2025 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... ...'dan tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davalı ... A.Ş vekilince dosyaya sunulan araç kiralama ihale sözleşmesi ve ek belgelere ve yine dosya kapsamında talep edilen dosya arasına alınan tüm bilgi ve belgelere göre ... A.Ş'nin kiralayan, ihbar olunan ... Belediye Başkanlığının ise kiracı durumunda olduğu, sözleşme kapsamında davaya konu aracın dava dışı ihbar olunana ihale yoluyla verildiği, aracın teslim edildiğinin sözleşme ekinde bulunan imzalı araç teslimat tutanağından anlaşıldığı bu haliyle davalı ... A.Ş'nin sözleşme içeriğine göre işletenlik sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla davacı tarafça davalı ... A.Ş'ne yönelik açılan davanın davalının işleten sıfatı bulunmadığından pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından davalı ... Anonim Şirketine yönelik olarak açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-Davacı tarafça davalı ... ... ve ... Sigorta A.Ş'ye yönelik açmış olduğu DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; a-) Davacının meydana gelen trafik kazası nedeniyle 200.000,00 TL pert bedeli alacağının (Davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla 23/10/2025 temerrüt tarihinden itibaren) 20/07/2025 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ... ve ... Sigorta A.Ş'den tahsili ile davacı tarafa verilmesine, b-)Davacının meydana gelen trafik kazası nedeniyle 18.275,00 TL mahrumiyet bedeli alacağının 20/07/2025 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... ...'dan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 14.910,37-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 6.215,40-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 8.694,97-TL harcın davalı ... ... ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.700,00-TL'nin davadaki haklılık durumuna göre 3.133,33-TL'sinin davalı ... ... ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken müteselsilen, geri kalan 1.566,67-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ... ... ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı ... Sigorta A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine, 7-Davalı ... A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş.'ye verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 615,40-TL Peşin/nisbi Harcı, 5.600,00-TL Islah Harcı, olmak üzere toplam 6.830,80-TL harcın davalı ... ... ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan; 21.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.830,80-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 22.830,80-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 15.220,53-TL'lik kısmının davalı ... ... ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı asil ... ...'ın yüzüne karşı, diğer davalının ve ihbar edilenin yokluğunda HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 23/09/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır