İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/474 E. 2026/670 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/474
Karar No
2026/670
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/474 Esas KARAR NO : 2026/670

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/07/2025 KARAR TARİHİ : 30/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin motorlu taşıtlar servis hizmeti verdiğini, davalı şirkete ait araç için yapılan onarım ve hizmet karşılığında 10.03.2025 tarihli ve ... numaralı temel faturanın düzenlendiğini, davalı şirketin faturaya itiraz etmeyerek kabul ettiğini, bedelin ödenmemesi üzerine .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas numaralı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, örnek 7 ödeme emrinin borçlu davalı şirket çalışanına tebliğ edildiğini, davalı şirketin itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalı şirketin faize ve faiz oranına ilişkin itirazlarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, itirazın iptali davası açılmadan önce dava şartı kapsamında İstanbul Arabuluculuk Bürosunun 2025/... bürosu 2025/... arabuluculuk dosya numarası ile başvurulduğunu ve 26.06.2025 tarihinde anlaşma sağlanamaması nedeniyle son tutanağın düzenlendiğini belirterek Davalıların .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... E. sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötüniyetli itirazların iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalı aleyhine asıl alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı tarafa çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davacıya ait gelir vergisi beyannamesi ve sicil kaydını içerir müzekkere cevabı, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden gelen davacıya ait gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunamadığına ilişkin müzekkere cevabı, fatura, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin motorlu taşıtlar servis hizmeti verdiğini, bu kapsamda davalıya ait araç için yapılan onarım ve hizmet karşılığında 10/03/2025 tarih ve ... numaralı fatura düzenlendiğini ancak davalı tarafından fatura bedelinin ödenmediğini, bunun üzerine ödenmeyen fatura bedeli için icra takibi başlatıldığını ancak davalı tarafından borca haksız itiraz edildiğini tüm bu sebeplerle borçlu davalının haksız itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 26/06/2025 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün 2025/... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine; 23.136,00- TL asıl alacak olmak üzere toplam borcun ödenmesi amacıyla 28/05/2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 04/06/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 11/06/2025 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından 25/03/2026 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Dava konusu; davacı tarafından davalıya ait aracın onarım ve servis hizmetine ilişkin olarak düzenlenen 10.03.2025 tarihli, ... numaralı faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamı, asıl alacağa ticari faiz işletilmesi ve İİK m.67/2 uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebine ilişkin olduğu, Davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2025 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, davacı 2025 yılında E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2025 yılına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının incelenen ticari defterlerine göre, davacı 120. Alıcılar hesap kodu altında davalı ile olan cari ilişkilerini takip etmekte olup, davacının ticari defterleri incelendiğinde, davalı tarafından davacı şirket adına düzenlenen ve .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... E. sayılı dosyasındaki takibe konu edilen; 10.03.2025 fatura tarihli, ... fatura numaralı, KDV dahil 23.136,00 TL tutarlı faturanın, davacı muhasebe kayıtlarında işlendiği ve tüm işlemlerin 120 hesap kodu altında kayda alındığı, takibe konu faturanın kayıtlı olduğu yevmiye kaydına bakıldığında fatura bedelinin 6.156,00 TL'lik kısmı kasadan nakit, kalan bakiye 16.980,00 TL'lik kısmı da kredi kartından tahsil edildiği kayıt altına alındığı, dolayısıyla davacının takibe konu faturadan kaynaklı takip tarihi (28.05.2025) itibariyle davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığı, diğer yandan fatura bedelinin nakit ve kredi kartından tahsil edildiğini gösteren tahsilat makbuzu, kredi kartı slipi gibi dayanak belgelerin dosya kapsamında bulunmadığı tespit edildiği, Davalı yan 19/01/2026 günü saat 14:00'da Mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmamış olup ticari defter ve belge ibraz etmediği, Davacı tarafından davalı adına düzenlenen 10.03.2025 tarihli ... numaralı “Dinamo Revizyonu, Gergi, İşçilik” açıklamalı ve 23.136,00 TL tutarlı takibe konu faturaların E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlendiği, dosya kapsamındaki yapılan incelemede, takibe konu faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturanın taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında verilen araç tamir ve onarım hizmeti karşılığında düzenlendiği, takibe konu davalıya teslimine ilişkin herhangi bir somut veriye dosya içerisinde rastlanmadığı, faturanın alt kısmında “irsaliye yerine geçer.” ibaresinin yer aldığı, buna karşın davalının da takipten önce söz konusu faturaya itirazına yönelik bir belgenin bulunmadığı, bu bağlamda, davacı tarafından düzenlenen takibe konu faturanın geçerliliği ile kabul edilip edilmeyeceği hususunda yapılacak hukuki değerlendirme ve sonucuna göre bir karar verilmesi, tamamen Sayın Mahkeme'nin takdirine bırakıldığı, Neticeten; Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacının ticari defter ve muhasebe kayıtları incelendiğinde; davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu 10.03.2025 tarihli ... numaralı “Dinamo Revizyonu, Gergi, İşçilik” açıklamalı ve 23.136,00 TL tutarlı faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ancak, fatura bedelinin 6.156,00 TL'lik kısmı kasadan nakit, kalan bakiye 16.980,00 TL'lik kısmı da kredi kartından tahsil edildiği kayıt altına alındığı, dolayısıyla davacının takibe konu faturadan kaynaklı takip tarihi (28.05.2025) itibariyle davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığı, diğer yandan fatura bedelinin nakit ve kredi kartından tahsil edildiğini gösteren tahsilat makbuzu, kredi kartı slipi gibi dayanak belgelerin dosya kapsamında bulunmadığı, durumun hukuki değerlendirmesi, hukuki nitelendirme, takdir ve nihai karar Sayın Mahkemenize ait olduğu," şeklinde rapor düzenlenmiştir. Mali Müşavir Bilirkişi ... ... tarafından 25/06/2026 tarihinde düzenlenen bilirkişi ek raporuna göre; "Dava konusu; davacı tarafından davalıya ait aracın onarım ve servis hizmetine ilişkin olarak düzenlenen 10.03.2025 tarihli, ... numaralı, 23.136,00 TL tutarlı faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamı, asıl alacağa ticari faiz işletilmesi ve İİK m.67/2 uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinden ibaret olduğu, Davacı tarafından bi raporuna karşı sunulan beyan dilekçesinde; davalı tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığının, davacı mali müşaviri tarafından vergi beyannameleri hazırlanırken davalı ile ilgisi bulunmayan üçüncü kişi tarafından yapılan ödemenin sehven davalı ödemesi gibi ticari defterlere kaydedildiğinin ve gerçekte söz konusu ödemenin davalı ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığının ileri sürüldüğü, Bu kapsamda, davacının incelenen ticari defter ve muhasebe kayıtlarında takibe konu faturanın — kayıtlı olduğu yevmiye kaydı incelendiğinde, 10.03.2025 — tarihli, BMR20250000014 numaralı, “Dinamo Revizyonu, Gergi, İşçilik” açıklamalı ve 23.136,00 TL tutarlı fatura bedelinin 6.156,00 TL'lik kısmının kasadan nakit, kalan 16.980,00 TL'lik kısmının ise kredi kartı yoluyla tahsil edilmiş gibi kayıt altına alındığının görüldüğü, Ancak davacı tarafından dosyaya sunulan banka hesap hareketleri üzerinde yapılan incelemede, davalı tarafından davacıya yapılmış herhangi bir ödeme kaydına rastlanılmadığı, bu nedenle ticari defterlerde yer alan tahsilat kaydının muhasebesel bir hata olduğunun düşünülebileceği, Şayet Sayın Mahkemece, davacı mali müşaviri tarafından vergi beyannameleri hazırlanırken davalı ile ilgisi bulunmayan üçüncü kişi tarafından yapılan ödemenin sehven davalı ödemesi gibi ticari defterlere kaydedildiği ve bu ödemenin davalı borcuna mahsubunun mümkün olmadığı kabul edilir ise, davacının takibe konu faturadan kaynaklı olarak takip tarihi (28.05.2025) itibariyle davalıdan 23.136,00 TL alacaklı olabileceği," şeklinde rapor düzenlenmiştir. "...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2016/2310 Esas 2017/2537 Karar sayılı ilamı). Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasında Hizmet Sözleşmesinden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından davalıya taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde hizmet bedelinin işlenmiş olduğu, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyasında genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, davalının ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde takibe itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğu, davanın ve takibin konusunun davacı tarafın davalı tarafa düzenlenen faturadan kaynaklı alacağı bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, alacağın davacının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, davalı tarafın ticari defter kayıtlarının mahkememiz dosyasına sunulmadığı, her ne kadar kök raporda davacı tarafın kayıtlarında davalı tarafından banka kanalıyla ödeme yapılmış ve davacının tahsilat yaptığı belirtilmiş ise de davacı tarafından rapora karşı itiraz dilekçesi ekinde sunulan banka kayıtlarında davalı tarafından yapılan herhangi bir ödemenin bulunmadığı, söz konusu beyannamelerin dava dışı 3. Şahıs tarafından yapılan başka bir ödemeye ait olduğu ancak sehven davalıya ait borcun ödenmiş gibi kayıt altına alındığı, bu haliyle davalının davacı şirkete borçlarının bulunmadığı yönünde icra takibinde itirazda bulunmuş ise davalı tarafça davacıya borcu bulunmadığı hususunda ispata yarar delil ibraz edemediği anlaşıldığından davacı tarafın takip konusu cari hesaptan dolayı 23.136,00-TL üzerinden davalı şirketten alacaklı olduğunu ispat ettiği anlaşılmakla davanın kabulü ile; davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasında 23.136,00-TL asıl alacağa borçlu davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı yüklenmesine dair oluşan vicdani kanıya göre aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; a) Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 23.136,00-TL asıl alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin belirtilen bedeller üzerinden takip tarihinden itibaren aynı şartlarla devamına, b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si (4.627,20-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 1.580,42-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 615,40-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 965,02-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 23.136,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 615,40-TL Peşin/nisbi Harcı, 6.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.016,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 8.246,80-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan gider avansının harcanmayan kısmının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan sonra karar kesinleştiğinde davacı tarafa resen iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda dava değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/09/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/474, K. 2026/670, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-474-e-2026-670-k-3dba54a08cf3