İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/848 E. 2026/953 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/848
Karar No
2026/953
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/848 Esas KARAR NO : 2026/953

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/07/2025 KARAR TARİHİ : 20/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin Tekstil ve Bijuteri sektöründe önemli bir konumda yer aldığını, Sektörde birçok şirket ile aralarında düzenli olarak ticari ilişkilerinin mevcut olduğunu, Müvekkili şirket davalı şirkete 03/06/2024 tarihinde 25 kg plastik boncuk sattığını, İşbu ticari satım sonucunda "..." numaralı aynı zamanda irsaliye faturası olarakta kullanılabilen "Ticari Fatura" düzenlendiğini, davalı tarafa ne faturaya ne de ürünlere hiçbir şekilde itiraz edilmediğini, fatura bedelinin ödenmemesi üzerine davalı/borçlu hakkında ... 12. İcra Dairesi'nin ...Esas numarasıyla fatura alacaklarına ilişkin takip başlatıldığını, Ancak davalı borçlu takibe itiraz ettiğini ve takip durduğunu açıklayarak; Davalı-borçlunun yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf yapılan usulüne tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa ödemeler ödemeler sonucunda davacının davalıdan alacağının kalıp kalmadığı hususlarındadır. ... 12. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı tarafça davalı şirket aleyhine 25.575,00-TL fatura alacağı üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı şirketin vekili aracılığıyla takibe itiraz ettiği ve takibin durmuş olduğu görülmüştür. Tarafların ticari defter ve kayıtlarını 01/12/2025 günü saat 10:05'de mahkememiz duruşma salonunda incelenmesine karar verilmiş olup, SMMM bilirkişi Mehtap Yurteri 08/01/2026 tarihli raporunda özetle; Davacıya ait yasal defterlerin elektronik ortamında tutulduğunu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 64üncü maddesinde 3 fikrası hükmümce belirtilen ticari defter beratlarının kanunda belirtilen süreler içerisinde yaptırıldığını, davacının ibraz edilen ticari defterlerinin delil olarak değerlendirilmesinin Mahkememiz takdirinde olduğunu, davalı tarafın defter ve belge ibraz etmediğini, davacı ve davalının bağlı bulunduğu vergi dairelerinden alınan 2024 yılı alış satış analizlerinde 1 adet KDV hariç 23.250,00-TL faturanın davalı tarafından alış davacı tarafından satış olarak birbirini doğruladığını, taraflar arasında mal satışından kaynaklı 1 faturaya dayalı ticari ilişki olduğunu, davacının satıcı davalının alıcı konumunda olduğu, fatura bedelinin satış esnasında peşin banka yolu ile tahsil edildiği, cari hesap ilişkisinin olmadığını, davacı defter kayıtlarında; davacının davalıdan alacağı olmadığı, raporun tüm takdir ve değerlendirmesinin Mahkememiz takdirinde olduğunu bildirmiştir. Dosyanın tarafların beyan ve itirazlarının hep birlikte değerlendirilmesi için dosyanın bilirkişiye tevdi ile ek rapor düzenlenilmesine karar verilmiş olup, yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde SMMM bilirkişi ... 10/07/2026 tarihli ek raporunda özetle; Davacıya ait elektronik ticari defter beratlarının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun şekilde oluşturulduğunu, ibraz edilen ticari defterlerin delil niteliğinin değerlendirilmesinin Mahkememize ait olduğunu, davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğini, tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden temin edilen 2024 yılı BA/BS analizlerinde, dava konusu 03.06.2024 tarih ve ... numaralı faturanın KDV hariç 23.250,00-TL bedelle davacı tarafından satış, davalı tarafından alış olarak beyan edildiği ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin vergi kayıtları ile karşılıklı olarak doğrulandığını, dosya kapsamında davalı tarafından dava konusu fatura bedelinin ödendiğini gösterir banka dekontu, hesap ekstresi veya sair ödeme belgesi bulunmadığı gibi, davalı tarafa ödeme olgusunu doğrulayan ticari defter ve kayıtların da ibraz edilmediğini, bu nedenle kök raporda yer alan "fatura bedelinin satış esnasında banka yolu ile tahsil edildiği" yönündeki değerlendirmenin dosya kapsamındaki mevcut delillerle doğrulanamadığını ve bu değerlendirmenin düzeltilmesi gerektiğini, dosya kapsamındaki mevcut bilgi ve belgeler ile mali kayıtlar birlikte değerlendirildiğinde, dava ve takip tarihi itibarıyla davalı ...'nin, davacı ...'ne dava konusu faturadan kaynaklı KDV dâhil 25.575,00-TL borçlu olduğunu, buna karşılık davacının aynı tutarda alacaklı bulunduğu kanaatine varıldığını, Nihai takdirin Mahkememize ait olduğunu bildirmiştir. Ticari defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticari davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4). Öte yandan taraflardan birinin diğer deliller yanında karşı tarafın ticari defterlerine dayanmasıyla karşı taraftan ticari defterlerin ibrazının istenilmesi, ancak ticari defterlerin ibrazından kaçınılması durumunda, HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uygulama alanı bulacaktır. Bu çerçevede HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, HMK’nın 222/5. maddesindeki düzenlemeden farklı olarak hâkime takdir hakkı tanınmış olup hâkim, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilemeyeceğine karar verecektir (Pekcanıtez, Özekes, Akkan, Korkmaz, s. 1834).(Yargıtay HGK'nın 27.01.2022 tarihi ve... E. - ...K. sayılı kararı ) Davacı tarafın delillerinde ticari defter kayıtlarına delil olarak dayandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce usulüne uygun ihtara rağmen davalı taraf ticari defterlerini incelemeye sunmamış, delil olma niteliğine sahip olduğu belirlenen davacı ticari defterlerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacıya ait elektronik ticari defter beratlarının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun şekilde oluşturulduğu, tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden temin edilen 2024 yılı BA/BS analizlerinde, dava konusu 03.06.2024 tarih ve ... numaralı faturanın KDV hariç 23.250,00-TL bedelle davacı tarafından satış, davalı tarafından alış olarak beyan edildiği ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin vergi kayıtları ile karşılıklı olarak doğrulandığı, dosya kapsamında davalı tarafından dava konusu fatura bedelinin ödendiğini gösterir banka dekontu, hesap ekstresi veya sair ödeme belgesi bulunmadığı gibi, davalı tarafa ödeme olgusunu doğrulayan ticari defter ve kayıtların da ibraz edilmediği, dosya kapsamındaki mevcut bilgi ve belgeler ile mali kayıtlar birlikte değerlendirildiğinde, dava ve takip tarihi itibarıyla davalı ...'nin, davacı ...'ne dava konusu faturadan kaynaklı KDV dâhil 25.575,00-TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Davalı taraf ticari defterlerini incelemeye sunmadığındın ticari defterlerin TTK hükümlerince birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, kayıtların düzgün tutulup tutulmadığı denetlenemediği gibi uyuşmazlık konusu faturalara ilişkin bir kaydın bulunup bulunmadığı da belirlenememiştir. Davacı taraf ticari defterlere diğer deliller ile birlikte dayanmış olup mahkemece de davalının ticari defterlerini ibrazı HMK 222/3 ihtarı ile birlikte davalıya duruşma zabtıyla gönderilmiş olmasına rağmen ticari defterler incelemeye sunulmamıştır. Bu durumda HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uyarınca; davalının HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilerek ticari defterlerde kayıtlı fatura konusu malların teslim edildiği ve bedelinin ödenmediği hususunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Her ne kadar takip talebinde takip öncesi işlemiş faiz talebinini de yer aldığı görülmüş ise de dava değerinin işlemiş faiz hariç bedel üzerinden harçlandırıldığı anlaşılmakla ayrıca bu hususta değerlendirme yapılmamıştır. İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Eldeki davada, satın alınan ve faturası belirli alacak likit (belirlenebilir) olup, hüküm altına alınan miktar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları oluşmuş bulunmaktadır. Açıklanan bu nedenlerle açılan davanın kabulü ile davalı tarafın ... 12. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takipte belirtilen oranda faiz işletilmesine, icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 5.115-TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE; 1-Davalı tarafın ... 12. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin asıl alacak üzerinden DEVAMINA, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takipte belirtilen oranda FAİZ İŞLETİLMESİNE, 2-İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 5.115-TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak DAVACI TARAFA VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken 1.747,03-TL harçtan peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.131,63-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 1.230,80-TL ile bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 9.231,00-TL olmak üzere toplam 10.461,80-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 25.575,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma), davalı tarafın yokluğunda, İstinaf yasa yolu yargısal miktar sınırının altında kalmakla kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/10/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/848, K. 2026/953, T. 20.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-848-e-2026-953-k-a887c9d1bfd2