İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/618 E. 2026/775 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/618
- Karar No
- 2026/775
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/618 Esas KARAR NO : 2026/775
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/08/2025 KARAR TARİHİ : 30/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında ülke sınırlarında sınırlı üretimi bulunan ürünleri dış ülkelerden temin ederek bu ürünlerin ticaretini yapması hasebi ile ürün satışı gerçekleştiğini, bu ürün satışlarına karşılık olarak müvekkilinin davalıya toplam 328.513,52 TL bedelli 3 adet fatura düzenlendiğini, davalının bu fatura bedellerini ödememesi üzerine davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü 2025/... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, ilgili faturalardan müvekkilinin alacaklı olduğunun sabit olduğunu bu yüzden davalı adına ihtiyati haciz kararı verilmesi talebinde bulunduklarını, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek, davanın kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından dosyaya cevap dilekçesinin sunulmadığı görüldü. Mahkememiz dosyasının 22/08/2025 tarihli tensip zaptının 8/D ara kararı uyarınca ihtiyati haciz talebinin tensip zaptındaki ara kararların yerine getirildikten sonra değerlendirilmesine karar verildiği, mahkememiz dosyasının 12/09/2025 tarihli ara karar ile davacı vekilinin dava dilekçesinde talep ettiği ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği görüldü. Mahkememiz dosyasının 10/12/2025 tarihli celsesinin 4 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 05/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Tarafların ticari defterleri, BA-BS formları, celp edilmiş olan belgeler ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle, davacının .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra takip dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın tutarı, davalının itirazının yerinde olup olmadığı, davacının takip tarihi itibari ile davalıdan alacaklı olup olmadığı hususlarında, verilen görevlendirme çerçevesine göre; Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan cari hesap ekstresine göre; davacının takibe konu ettiği alacağının 2024 yılında doğduğu, davacı şirketin davalı şirketten alacağını doğuran 2024 yılında düzenlediği toplam 268.393,52.-TL bedelli 2 adet faturanın irdelenmesi gerektiği, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen KDV dahil toplam 268.393,52.-TL bedelindeki 2 faturanın da e- ticari fatura olduğu ve Gelir İdaresi Başkanlığı üzerinden elektronik ortamda davalı şirkete tebliğ edildiği; Bilindiği üzere e- ticari faturaların fatura düzenlenen kişi/kurum tarafından TTK 21/2 hükmü kapsamında e-fatura portalı üzerinden 8 gün içerisinde iptal/kabul etmeme hakkının bulunduğu, iptal etme hakkı kullanıldığında bu faturaların; fatura düzenlenen kurum/kişinin ba formuna yansımayacağı gibi faturayı düzenleyen kurum/kişinin de bs formuna yansımayacağı, Takibe konu edilen 3. Faturanın 10.02.2025 tarih ... numaralı 01.10.2024 Vadeli Cari hesap Ödemenize istinaden vade farkı içerikli 60.120,00.-TL bedelli e- temel fatura olduğu ve Gelir İdaresi Başkanlığı üzerinden elektronik ortamda davalı şirkete tebliğ edildiği, ...Vergi Dairesi ve...Vergi dairelerinden celp edilen taraflara ait karşılaştırmalı ba-bs formlarına göre; davalı şirketin davacı şirketten 2024 yılında 3 belge karşılığı KDV hariç 309.310,35 TL, 2025 yılında | belge karşılığı KDV hariç 50.100,00.- TL, mal/hizmet faturası aldığı davacı şirketin bs formunun davalının bildirimleri ile uyumlu olduğu, ilgili formlara göre; davacı tarafından düzenlenen faturalara karşılık davalı şirket tarafından herhangi bir iade faturası düzenlenmediği, Yüce Mahkemeniz tarafından vergi dairelerinden celp edilen taraflara ait ba-bs formlarında; 1 şirket tarafından düzenlenei ğı doğuran 3 faturanın da itiraza uğramadan davalı şirkete ait ba formunda davacıya ait bs formunda yer alması sebebiyle, davacının cari hesaba konu ettiği 3 faturanın da davalı şirkete usulüne uygun bir şekilde tebliğ edildiğinin kabulünün gerektiği, Davacı şirkete ait 2024 ve 2025 Yılında ticari defterlerini TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e- defter uygulaması ile elektronik ortamda tuttuğu, defter“ yüklemelerinin zamanında yapıldığı, dönem beratlarının alındığı, envanter defteri noter açılış tasdiklerinin zamanında yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı bu nedenlerle davacı şirkete ait 2024 ve 2025 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre: davacı şirketin davalı şirkete 2024 yılında 2 adet KDV dahil toplam 268.393,52.-TL tutarında fatura düzenlendiği, 2025 yılında ise bu faturaların ödenmemesi üzerine davacının davalıya 60.120,00.-TL vade farkı faturası düzenleyerek ödeme emri tarihinden itibaren 328.513,52.-TL alacaklı olduğu, 10.12.2025 Tarihli Ön inceleme Zaptının 3. Bendinde TTK'nın 64-88-83/son maddeleri ve HMK'nın 216-222-220/son maddeleri gereğince uyuşmazlığa konu döneme ait ticari defter ve belgelerinin eksiksiz bir şekilde mahkemeye ibraz edilmesi veya bulunduğu yerlerin açıklanması, aksi halde bunları ibrazdan kaçınmış sayılacağının ve mazeretsiz ibraz edilmemesi halinde bir daha ibraz edemeyeceğiniz ve davadaki hasmının ticari defter ve belgelerinin incelenmesi sonucu bunların usul ve yasaya uygun tutulmuş olması halinde hasmının ticari defter ve belgelerinin sonucuna göre işlem yapılacağı hususu ile ayrıca davadaki hasmının ticari defter ve belgelerinin usulsüz olması, incelenmemesi, incelettirilmemesi, incelenememesi, ibraz edilmemesi, usulüne uygun olmasına rağmen kendisi lehine delil teşkil etmemesi hallerinde mahkemenin duruma göre ibraz etmekten kaçındığı ticari defter ve belgelerinin içerikleri konusundaki hasmının beyanlarını doğru olarak kabul edebileceği ve belirtilen sürenin kesin süre olduğunun hazır bulunmayan tarafa tebliğden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesine karar verildiği, duruşma zaptının davalı vekiline 31.012026 tarihinde TK 35 maddesine göre tebliğ edildiği ancak verilen 2 haftalık kesin süre içerisinde davalı şirket tarafından ticari defter ve belgelerin dosyaya sunulmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunulmadığı, Tüm bu veriler üzerinden, Yüce Mahkemenizin davacının davalı adına düzenlediği davalı şirket tarafından itiraz edilmeyen 60.120,00.-TL vade farkı faturasının kabulü halinde; Davalı şirket vekili tarafından, ... İcra Müdürlüğü 2025/... Esas Sayılı dosyasına edilen itirazın 02.04.2025 takip tarihi itibariyle, 268.393,52.-TL Mal/hizmet fatura alacağı, 60.120,00.-TL vade farkı alacağı olmak üzere toplam 328.513,52.-TL fatura alacağı üzerinden iptal edilmesi, takip tarihinden tahsil tarihine kadar (268.393,52.-TL mal/hizmet faturasına) asıl alacağa uygulanacak avans faiz ile birlikte tahsil talebi ve icra inkar tazminatı hükmünün Yüce Mahkemenize ait olduğu, sonucuna ulaşılmıştır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava; fatura alacağının tahsili için davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2025/... E. Sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde huzurdaki davanın süresinde açılmış olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, vergi dairesi formları celbedilmiş, taraflara defter ve belgelerini sunmak için süre ve imkan tanınmış akabinde dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından tanzim edilen 05/03/2026 tarihli raporda " Tarafların ticari defterleri, BA-BS formları, celp edilmiş olan belgeler ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle, davacının .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra takip dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın tutarı, davalının itirazının yerinde olup olmadığı, davacının takip tarihi itibari ile davalıdan alacaklı olup olmadığı hususlarında, verilen görevlendirme çerçevesine göre; Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan cari hesap ekstresine göre; davacının takibe konu ettiği alacağının 2024 yılında doğduğu, davacı şirketin davalı şirketten alacağını doğuran 2024 yılında düzenlediği toplam 268.393,52.-TL bedelli 2 adet faturanın irdelenmesi gerektiği, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen KDV dahil toplam 268.393,52.-TL bedelindeki 2 faturanın da e- ticari fatura olduğu ve Gelir İdaresi Başkanlığı üzerinden elektronik ortamda davalı şirkete tebliğ edildiği, Bilindiği üzere e- ticari faturaların fatura düzenlenen kişi/kurum tarafından TTK 21/2 hükmü kapsamında e-fatura portalı üzerinden 8 gün içerisinde iptal/kabul etmeme hakkının bulunduğu, iptal etme hakkı kullanıldığında bu faturaların; fatura düzenlenen kurum/kişinin ba formuna yansımayacağı gibi faturayı düzenleyen kurum/kişinin de bs formuna yansımayacağı, Takibe konu edilen 3. Faturanın 10.02.2025 tarih ... numaralı 01.10.2024 Vadeli Cari hesap Ödemenize istinaden vade farkı içerikli 60.120,00.-TL bedelli e- temel fatura olduğu ve Gelir İdaresi Başkanlığı üzerinden elektronik ortamda davalı şirkete tebliğ edildiği, ... Vergi Dairesi ve ... Vergi dairelerinden celp edilen taraflara ait karşılaştırmalı ba-bs formlarına göre; davalı şirketin davacı şirketten 2024 yılında 3 belge karşılığı KDV hariç 309.310,35 TL, 2025 yılında 1 belge karşılığı KDV hariç 50.100,00.-TL, mal/hizmet faturası aldığı davacı şirketin bs formunun davalının bildirimleri ile uyumlu olduğu, ilgili formlara göre; davacı tarafından düzenlenen faturalara karşılık davalı şirket tarafından herhangi bir iade faturası düzenlenmediği, Yüce Mahkemeniz tarafından vergi dairelerinden celp edilen taraflara ait ba-bs formlarında; davacı şirket tarafından düzenlenen alacağı doğuran 3 faturanın da itiraza uğramadan davalı şirkete ait ba formunda davacıya ait bs formunda yer alması sebebiyle, davacının cari hesaba konu ettiği 3 faturanın da davalı şirkete usulüne uygun bir şekilde tebliğ edildiğinin kabulünün gerektiği, Davacı şirkete ait 2024 ve 2025 Yılında ticari defterlerini TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e- defter uygulaması ile elektronik ortamda tuttuğu, defter yüklemelerinin zamanında yapıldığı, dönem beratlarının alındığı, envanter defteri noter açılış tasdiklerinin zamanında yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı bu nedenlerle davacı şirkete ait 2024 ve 2025 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre: davacı şirketin davalı şirkete 2024 yılında 2 adet KDV dahil toplam 268.393,52.-TL tutarında fatura düzenlediği, 2025 yılında ise bu faturaların ödenmemesi üzerine davacının davalıya 60.120,00.-TL vade farkı faturası düzenleyerek ödeme emri tarihinden itibaren 328.513,52.-TL alacaklı olduğu, 10.12.2025 Tarihli Ön inceleme Zaptının 3. Bendinde TTK'nın 64-88-83/son maddeleri ve HMK'nın 216-222-220/son maddeleri gereğince uyuşmazlığa konu döneme ait ticari defter ve belgelerinin eksiksiz bir şekilde mahkemeye ibraz edilmesi veya bulunduğu yerlerin açıklanması, aksi halde bunları ibrazdan kaçınmış sayılacağının ve mazeretsiz ibraz edilmemesi halinde bir daha ibraz edemeyeceğiniz ve davadaki hasmının ticari defter ve belgelerinin incelenmesi sonucu bunların usul ve yasaya uygun tutulmuş olması halinde hasmının ticari defter ve belgelerinin sonucuna göre işlem yapılacağı hususu ile ayrıca davadaki hasmının ticari defter ve belgelerinin usulsüz olması, incelenmemesi, incelettirilmemesi, incelenememesi, ibraz edilmemesi, usulüne uygun olmasına rağmen kendisi lehine delil teşkil etmemesi hallerinde mahkemenin duruma göre ibraz etmekten kaçındığı ticari defter ve belgelerinin içerikleri konusundaki hasmının beyanlarını doğru olarak kabul edebileceği ve belirtilen sürenin kesin süre olduğunun hazır bulunmayan tarafa tebliğden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesine karar verildiği, duruşma zaptının davalı vekiline 31.012026 tarihinde TK 35 maddesine göre tebliğ edildiği ancak verilen 2 haftalık kesin süre içerisinde davalı şirket tarafından ticari defter ve belgelerin dosyaya sunulmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunulmadığı, Tüm bu veriler üzerinden, Yüce Mahkemenizin davacının davalı adına düzenlediği davalı şirket tarafından itiraz edilmeyen 60.120,00.-TL vade farkı faturasının kabulü halinde; Davalı şirket vekili tarafından, ... İcra Müdürlüğü 2025/... Esas Sayılı dosyasına edilen itirazın 02.04.2025 takip tarihi itibariyle, 268.393,52.-TL Mal/hizmet fatura alacağı, 60.120,00.-TL vade farkı alacağı olmak üzere toplam 328.513,52.-TL fatura alacağı üzerinden iptal edilmesi, takip tarihinden tahsil tarihine kadar (268.393,52.-TL mal/hizmet faturasına) asıl alacağa uygulanacak avans faiz ile birlikte tahsil talebi ve icra inkar tazminatı hükmünün Yüce Mahkemenize ait olduğu, sonucuna ulaşılmıştır. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre davacının defterlerine göre davacının davalıdan 328.513,52-TL alacaklı göründüğü, bu alacak tutarının 268.393,52-TL sinin faturadan , 60.120,00-TL sinin ise vade farkı faturasından kaynaklandığı, 268.393,52-TL lik fatura alacağına ilişkin olarak mahkememizce yapılan değerlendirmede; davalının kendisine verilen kesin ve ihtaratlı süreye rağmen defter ve belgelerini sunmadığı ancak dosya arasına celbedilen vergi dairesi kayıtları ve bilirkişi raporundan; davacı tarafından düzenlenen bu alacağa ilişkin faturaların davalıya tebliğ edildiği ve davalı tarafça faturaların iade edildiğine dair bir bilgi belge de bulunmadığı, tarafların vergi dairesi formlarının da birbiri ile uyumlu olduğu, bu hali ile bu miktardaki fatura alacağı için davacının davalıya mal veya hizmet sağladığı ve alacağa hak kazandığının kabulü gerektiği kanaatine varılarak bu miktarda alacak için davanın kabulüne karar vermek gerektiği anlaşılmıştır. Bu miktarın dışında davacının takip konusu yaptığı alacak miktarının 60.120,00-TL sinin ise vade farkı faturasından kaynaklandığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 117. maddesine göre, muaccel bir borcun borçlusunun, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşeceği, borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olacağı, davacı tarafça, davalının taraflar arasındaki yazışmalarla temerrüde düştüğü ileri sürülmüş ise de davacı vekilinin 22/04/2026 tarihli beyan dilekçesi ekinde yer alan yazışmaların davalıya iletildiğine dair bir bilgi belge bulunmadığı, bu hali ile davalının takip öncesi temerrüde düştüğünün ispatlanamadığı kanaatine varıldığı, taraflar arasında vade farkı konusunda akdedilmiş bir sözleşme bulunmadığı gibi vade farkı ödeneceğine dair bir teamülün varlığının da dosya kapsamı itibari ile kanıtlanamadığı kanaatine varıldığından; icra takibinde talep edilen asıl alacak tutarının 60.120,00-TL sinin vade farkına ilişkin olduğu da anlaşıldığından davacının bu miktardaki alacağına ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş, mahkememizce kabul edilen alacak faturaya dayanıp likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen kısım üzerinden davacının icra inkar tazminatı isteminin de kabulü gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının .... İcra dairesi 2025/... Esas sayılı takip dosyasına, davalının yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİ ile, takibin 268.393,52 TL asıl alacak üzerinden takip talebinde gösterilen koşullarla kaldığı yerden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemine REDDİNE, 2-) Asıl alacak olan 268.393,52-TL nin %20 si oranında hesaplanan 53.678,70-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3- Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 18.333,96 TL harçtan peşin alınan 3.967,62 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.366,34 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına. 4- Davacı tarafından yatırılan 3.967,62 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 7- Davacı tarafça yapılan 1.170,80 TL müzekkere ve tebligat gideri, 7.500,00 TL bilirkişi ücreti ile 702,90 TL ilk masraf (615,40 TL başvurma harcı + 87,50 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 9.373,70 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 7.658,26 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8- Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 9- Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 841,83 TL'sinin davacıdan, 3.758,17 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/09/2026
Katip ... ¸
Hakim ... ¸