İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/261 E. 2026/873 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/261
Karar No
2026/873
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/261 Esas - 2026/873

ESAS NO:2026/261 Esas KARAR NO :2026/873

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ:20/01/2026 KARAR TARİHİ:19/10/2026

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... tarafından ... Esas sayılı dosyası üzerinden 07.07.2025 tarihinde genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı şirket yetkilisi ...'in 16.07.2025 tarihinde süresi içerisinde icra takibine itiraz ettiği, davalının itirazında böyle bir borçlarının bulunmadığını, hatta şirketlerinin böyle bir alacaklı ile dahi çalışmadığını beyan ettiği, davalının söz konusu itirazı maddi ve hukuki açıdan mesnetsiz ve haksız olduğu, müvekkili ...'ın tekstil ürünleri imalatı ve satışı alanında faaliyet gösterdiği, işletmenin vergi levhası müvekkili adına kayıtlı olduğu, işletmeye ilişkin üretim, satış ve tedarik süreçlerinin idaresi ise büyük ölçüde müvekkilinin eşi ... tarafından yürütüldüğü, müvekkiline ait tekstil ürünleri imalatı ve satışı alanında faaliyet gösteren işletme ... tarafından fiilen yönetildiğinden, piyasada diğer işletmelerle veya ticari kişi ve kurumlarla kurulan temaslarda ticari muhatap ... olduğu, davalı şirket yetkilisi ...’in tanıdığı ve muhatap aldığı kişi müvekkilinin ticari temsilcisi konumundaki ... olduğu, davalı tarafın “tanımıyoruz” savunması dayanaktan yoksun olduğu, açıklanan nedenlerle Gaziosmanpaşa ... Dairesi’nin 2025/... Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptaliyle icra takibinin devamına, davalı borçlunun haksız itirazı nedeniyle İİK m.67 uyarınca %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, borcun işlemiş ve işleyecek yasal faizleriyle birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.

SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının takibe dayanak olarak whatsapp yazışmalarını göstermişse de ekran görüntülerinin tek başına delil teşkil etmeyeceğini, davacının iddia edilen hizmete ilişkin herhangi bir açıklamasının veya beyanının dosyada bulunmadığını, davacı tarafın aralarındaki ticari ilişkiyi ispat etmek zorunda olduğunu, sosyal medya yazışmalarının tek başına alacağın varlığını ispatlamadığını, müvekkiline yapılan herhangi bir satış, teslim yada sevk irsaliyesinin bulunmadığını, davacı ile müvekkili arasında yapılan herhangi bir cari sözleşmenin olmadığını belirterek davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER : Deliller; Dosya mevcudu, cevap dilekçesi, müzekkere cevapları, .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası, bilirkişi raporu. Davacı tarafından davalı aleyhine .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından açılan davada, görevsizlik kararı verilerek .... Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edildiği ve ... Esas sırasına kaydının yapıldığı, .... Asliye Ticaret Mahkemesince dosyanın .... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sırasına kaydı yapılan dosyadan görevsizlik kararı verilerek Mahkememizin 2026/261 Esas sırasına kaydının yapıldığı ve yargılamasına devam edildiği görüldü. Davacı vekilinin 13/04/2026 tarihli dilekçesi ile adli yardım talebinde bulunduğu, mahkememiz dosyasının 14/04/2026 tarihli ara kararı ile adli yardım talebinin reddine karar verildiği görüldü. Mahkememiz dosyasının 13/04/2026 tarihli tensip zaptının 9/E maddesi uyarınca dosyanın Mali Müşavir bilirkişiye tevdiine, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığını varsa tutarı konusunda rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup, 11/08/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Sonuç olarak tüm dosya münderecatı üzerinde yapılan incelemeler neticesinde ve yukarıda paylaşılan bilgiler ışığında hukuki değerlendirme ve nihai karar Sayın Mahkeme’ nize ait olmak üzere; 1. Hem davacı hem de davalı tarafça resmi ticari defter kayıtları dosyaya sunulmadığından, tarafların ticari kayıtları üzerinden karşılıklı hesap mutabakatı ve yasal mali denetim yapılması imkanı bulunamadığı, 2. Davacı tarafça dosyaya sunulan el yazılı "Kasa " başlıklı belge, VUK ve TTK kapsamında geçerli resmi bir ticari defter veya tevsik edici belge niteliği taşımadığı, belgenin hukuki ve delil niteliği Sayın Mahkemenize ait olmak üzere davacı tarafından kasa icmali niteliğinde bu listede yer alan yüksek tutarlı tahsilatların VUK’un banka ve finans kurumları aracılığıyla belgelendirme zorunluluğu kapsamında dosyaya herhangi bir banka dekontu, havale/EFT makbuzu vb. belge dosyaya sunulmadığından mali yönden denetlenemediği, 3. Davacı tarafa dosyaya ibraz edilen sevk irsaliyelerinin tamamında malı teslim eden ve teslim alana ait imza/kaşe bulunmadığı, VUK hükümleri gereğince en geç 7 gün içinde faturaya dönüştürülmesi gereken bu irsaliyeler karşılığında düzenlenmiş herhangi bir faturaya dosyada rastlanmadığı , KDV'si hesaplanarak resmi kayıtlara intikal ettirilmiş tamamlanmış bir ticari satış işlemine dair dosyaya resmi ticari defter kaydı sunulmadığı Ayrıca dosyaya sunulan imzasız kaşesiz irsaliyeler genel toplamı (2.117.096,00 TL) ile kasa icmalinde yer alan tutarlarda davacıya yazılan borç tutarı (1.975.836,00 TL) arasında uyumsuzluk bulunduğu, Delil niteliğinin takdiri tümüyle Sayın Mahkemenize ait olmak üzere dosyaya sunulan Kasa icmaline göre ; Davalıdan tahsilat toplam 827.810,00 TL. 14.10.2024 tarihi itibariyle davalının borç bakiye olarak 1.148.026,00 TL. yer aldığı, 4. Dosyaya sunulan WhatsApp yazışmalarının çözümlenmesi, mali müşavirlik olarak uzmanlık alanım sınırları dışında kaldığından mali yönden değerlendirmeye yapılamadığı, NETİCETEN ; Dosyada yer alan beyan ve taleplerin resmi ticari defterler, kanuna uygun düzenlenmiş faturalar ve banka ödeme belgeleri gibi yasal tevsik edici evraklarla desteklenmemesi; sunulan belgelerin mali nitelikte olmayan (imzasız ırsaliyeler ve el yazısı notlar) olduğundan, dosyada mevcut belgeler kapsamında taraflar arasındaki ticari ilişkinin mahiyeti ve bakiye borç/alacak durumu hakkında mali yönden şüpheden uzak, tereddütsüz ve denetime elverişli mali bir tespit yapma imkanı oluşmadığına dair,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.

GEREKÇE : Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; "Gerçekleştirilen ticaret karşılığında ödenmemiş olan bakiye ana para alacağı 1.376.437,00 TL , Gerçekleştirilen ticaret karşılığında ödenmemiş olan bakiye ana para alacağına işlemiş faiz 543.852,89 TL" açıklamalı olarak 1.376.437,00 TL asıl alacak, 543.852,89 TL işlemiş faiz olmak üzere 1.920.289,89 TL toplam bedel üzerinden davacının başlattığı takibe davalının itirazı üzerine ikame olunan itirazın iptali davasıdır. Dava dosyasındaki bilgi belgeler, dosyaya ibraz edilen raporlar ve icra dosyası birlikte değerlendirildiğinde; mahkememiz dosyasında alınan 11/08/2026 tarihli bilirkişi raporunda, davacı tarafından resmi ticari defter kayıtların sunulmadığı, bu yüzden kayıtların inceleme imkanının olmadığı, dosyada kağıda yazılmış borç/alacak dökümlerinin tutulduğu, ancak denetime elverişsiz, resmi ticari nitelikte olmadığı, banka dekontu, EFT/Havale makbuzu veya yasal bir ödeme kaydedici cihaz fişinin sunulmadığının, el yazısı ile bir deftere ÖDEME şeklinde düşülen notların finansal denetim açısından imkansız olduğu, dosyaya sunulan ödemeye dair whatsapp yazışmalarının çözümleme konusunun mali müşavir olarak uzmanlık alanı dışından kaldığını, bu yüzden değerlendirme yapılamadığı, VUK hükümlerine göre sevk irsaliyesi ile teslim edilen mallar için 7 gün içerisinde irsaliyelerin faturaya dönüştürülmemiş olduğunu, KDV'si hesaplanmış yasal olarak tanımlanmış ve resmi kayıtlara intikal etmiş bir ticari satışa dair, kesinleşmiş bir fatura ve faturanın ticari defter kaydına dosyada rastlanılmadığı, denetine elverişli değerlendirmenin mümkün olmadığını, dosyada yer alan beyan ve taleplerin resmi ticari defterler, kanuna uygun düzenlenmiş faturalar ve banka ödeme belgeleri gibi yasal tevsik edici evraklarla desteklenmemesi; sunulan belgelerin mali nitelikte olmayan (imzasız ırsaliyeler ve el yazısı notlar) olduğundan, dosyada mevcut belgeler kapsamında taraflar arasındaki ticari ilişkinin mahiyeti ve bakiye borç/alacak durumu hakkında mali yönden şüpheden uzak, tereddütsüz ve denetime elverişli mali bir tespit yapma imkanı oluşmadığının bildirildiği, alınan bilirkişi raporunun denetime uygun hüküm kurmaya elverişli olduğu, celp edilen vergi daireleri müzekkere cevaplarında, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğuna dair BA/BS formlarında kayıt bulunmadığı, göz önüne alınarak, ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harç dava açılırken peşin yatırıldığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 1,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 6-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/10/2026

Katip ... (e-imzalıdır)

Hakim ... (e-imzalıdır)

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/261, K. 2026/873, T. 19.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-261-e-2026-873-k-df92563b06d8