İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/858 E. 2026/1001 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/858
Karar No
2026/1001
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/858 Esas KARAR NO : 2026/1001 Karar

DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/08/2025 KARAR TARİHİ : 27/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı/borçlu ticari işletme ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklanan faturalara dayanan alacağı faiz ve masraf hariç 948.937,74 TL alacağını tahsil edemeyince, 31.01.2025 tarihinde davalı /borçlu aleyhinde ... 16.İcra Müdürlüğünün... E. sayılı dosyası ile örnek no:7 İlamsız (cari hesabı için) icra takibi başlattığını, ödeme emrini tebellüğ eden davalı/borçlunun borcunu ödemediğini, 07.02.2025 tarihinde ... 16.İcra Müdürlüğünün adı geçen dosyasına vekili marifeti ile verdiği dilekçe ile icra takibine haksız olarak süre kazanma amaçlı olarak itiraz ettiğini, müvekkilinin davacı/alacaklıya hiçbir borcu olmadığına dair gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu, davalı tarafın İcra müdürlüğüne verdiği itiraz dilekçesinde müvekkiline karşı hiçbir borcu olmadığını iddia ettiğini, kesilen hiçbir faturaya davalı tarafın itiraz etmediğini, müvekkili şirket ile davalı arasındaki süregelen ilişki neticesinde 02/01/2024-29/01/2025 tarihleri arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklı olan 948.937,74 TL alacak miktarı ile alacaklı olduğunun sabit olduğunu, müvekkilinin ve davalı tarafın BA-BS form belgeleri celp edilip incelendiğinde haklılığın ortaya çıkacağını, müvekkili şirket tarafından keşide edilen bütün e-arşiv faturalarının davalının ticari defterlerine kaydetmiş olmasına rağmen kötü niyetli olarak müvekkili firmaya hiçbir borcu olmadığı iddiası ile 07/02/2025 tarihinde icra takibinden sonra icra dosyasına itiraz ettiğini, 29.01.2025 tarihine kadar davalının müvekkilinden satın aldığı ürünlerin eksik ve hatalı olduğuna dair bildirim sürelerini kanun koyucunun kendisine tanımış olduğu yasal 2 günlük ve 8 günlük süreler içinde ne bir şifahi bildirim ne de ihtar keşide ederek satıcı müvekkiline bildirmediğini, davalının icra takibine yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile takibin devamını, takip konusu alacağın % 20’ sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ve takip tarihi itibarı ile ticari faiz ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddialarının aksine, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkili şirketin, davaya konu alacağa ve faizine yönelik itirazının süresinde ve haklı gerekçelerle yapıldığını, davacı ve müvekkili şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında, davaya konu iddia edilen borç dışında, davacı tarafından müvekkili aleyhine ... İcra Dairesinde kambiyo senetlerine (çeke) dayalı başka bir icra takibini de başlattığını, bu çekin takibine konu borç için müvekkili şirket tarafından kısmi ödemelerin yapıldığını, bu durumun, müvekkilinin borçlarından kaçınan kötü niyetli bir borçlu olmadığını gösterdiğini, davacının, bu icra takibini başlattığı halde, aynı borç için mükerrer bir takibe girişerek müvekkilini zor durumda bıraktığını, davaya konu alacağın, davacı tarafından faturaya dayalı bir cari hesap alacağı olarak gösterildiğini, davacının, müvekkilinin ticari defterlerine kaydettiği faturalara itiraz etmediğini iddia ettiğini ancak, davacının bu iddiasının, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmadığı gerçeğini değiştirmediğini, davacının, iddia ettiği alacağın ispatı için BA-BS formlarının celbedilerek bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiğini, müvekkilinin ticari defterleri incelendiğinde, davacıya herhangi bir borcunun olmadığının ortaya çıkacağını, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. ... 16. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya Mahkememize uyap sistemi üzerinden gönderilmiş olup, davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 948.937,74-TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı takip borçlusu tarafından takibe itiraz edildiği anlaşıldı. ... 16. İcra Dairesi cevabi yazısı, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü cevabi yazısı, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü cevabi yazısı ve delil niteliğindeki tüm bilgi ve belgeler dosyamız içerisine aldırılmıştır. Mahkememiz dosyası dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilmek üzere cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, davalının itirazın da haklı olup olmadığı hususlarının tespiti amacıyla SMM bilirkişi...'ye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 25.12.2025 tarihli raporda özetle; Davacıya ait yasal defterlerin Elektronik ortamda tutulduğu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 64üncü maddesinde 3 fikrası hükmümce belirtilen ticari defterlerin açılış ve kapanış beratlarının Vergi Usul Kanunda belirtilen süreler içerisinde yaptırıldığına, davacının ibraz edilen ticari defterlerinin delil olarak değerlendirilmesinin Mahkemenin takdirinde olduğuna, davalıya ait yasal defterlerin Elektronik ortamda tutulduğu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 64üncü maddesinde 3 fikrası hükmümce belirtilen ticari defterlerin açılış ve kapanış beratlarının Vergi Usul Kanunda belirtilen süreler içerisinde yaptırıldığına, davalının ibraz edilen ticari defterlerinin delil olarak değerlendirilmesi Mahkemenin takdirinde olduğuna, Mahkemece davacının ... 16.İcra Müdürlüğü’nün...Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu icra takibinin yerinde olduğuna hükmedilmesi halinde; davacı ...Şti davalı ... Ltd.Şti ’den 948.937,74 TL Asıl Alacak, 223.260,35 TL Temerrüt Faizi ve Mahkemece İcra İnkar Tazminatına hükmolunması halinde ise 189.787,55 TL İcra İnkar Tazminatı Alacağı olduğuna dair görüş ve kanaatini bildirmiştir. Mahkememiz dosyası tarafların beyan ve itirazlarının hep birlikte değerlendirilmesi amacıyla ek rapor aldırılmak üzere SMM bilirkişi ...'ye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 13.07.2026 tarihli raporda özetle; Dosyaya sonradan celbedilen ...Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün 17.02.2026 tarihli cevabi yazısı ve ekindeki 2024 yılı Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizi incelendiğinde, davacı ...Ştd. Şti. tarafından davalı ...Tic. Ltd. Şti. adına 2024 yılında 27 adet belge karşılığında KDV hariç 3.546.723,25 TL tutarında satış bildirimi yapıldığına, bu kayıtların davalı şirketin BA-BS bildirimleri ile tamamen uyumlu olduğu anlaşılmış olup, davalı vekilinin BA-BS kayıtlarının eksik olduğu yönündeki itirazının mali yönden yerinde olmadığına, dosyaya celbedilen ... 16. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı kambiyo takip dosyası incelendiğinde, ... keşide tarihli ... seri numaralı 300.000,00 TL bedelli çek nedeniyle kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığına, davacı şirkete ait cari hesap kayıtları incelendiğinde, 300.000,00 TL bedelli çekin önce ödeme kaydı olarak muhasebeleştirildiğini, çekin karşılıksız kalması üzerine 27.02.2025 tarihinde iade çek kaydı ile yeniden davalı cari hesabına borç kaydedildiğini, bu nedenle çek bedelinin nihai olarak cari hesap bakiyesinden düşülmediğinin tespit edildiğini, işbu davaya konu ... 16. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı ılamısz icra takibinin 31.01.2025 tarihinde başlatıldığı, söz konusu iade çek kaydının ise takip tarihinden sonra muhasebeleştirildiği dikkate alındığında, bu muhasebe kaydının takip tarihi itibarıyla oluşan cari hesap bakiyesini ve takip konusu alacak miktarını değiştirmediğine, kök raporda değerlendirmeye konu edilen 650.000,00 TL bedelli çeke ilişkin olarak ise dosya kapsamına herhangi bir kambiyo takip dosyası, banka kaydı veya bu çekin hukuki ve mali akıbetini ortaya koyan belge sunulmadığından, bu çek yönünden kök rapordaki değerlendirmeyi değiştirmeyi gerektirir yeni bir mali tespit yapılamadığına, bu itibarla, dosyaya sonradan kazandırılan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda kök bilirkişi raporunda takip tarihi itibarıyla yapılan mali tespitleri değiştirecek nitelikte yeni bir muhasebesel veya mali veri elde edilemediği, davacı tarafından ... 16. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında talep edilen 948.937,74 TL asıl alacak tutarına ilişkin kök raporda ulaşılan mali kanaatin devam ettiğine, kök rapordaki diğer hesaplama ve değerlendirmelerin de geçerliliğini koruduğuna dair görüş ve kanaatini bildirmiştir. Dava, davacı tarafından davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takip dosyası ile cari hesaptan kaynaklı alacağına dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafın iddiası davalı tarafa satmış olduğu malar nedeni ile düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediği hususlarına dayanmaktadır. Davalı tarafın savunması ise davacının taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında aleyhine ayrıca çeke dayalı başka bir icra takibi başlatıldığını, çeke dayalı takipte davalı tarafından bir kısım ödemeler yapıldığını, defter kayıtları incelendiğinde davacı tarafa borçlu olmadığının tespit edileceğinin belirterek davanın reddini savunmuştur. 6100 sayılı HMK'nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir. Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterler ve kayıtlara delil olarak dayandığı görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi "Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması" başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih ...E....K. sayılı ilamı). Somut olayın değerlendirilmesinde tarafların lehlerine delil niteliği bulunan ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile davacıya ait defter kayıtlarında davalıya ait cari Hesabın 31.01.2025 tarihi itibari ile 948.937,74 TL borç bakiye verdiği, davalıya ait defter kayıtlarında davacıya ait cari hesabın 31.01.2025 tarihi itibari 1.753.580,86 TL alacak bakiye verdiği, aradaki farkın 804.643,12 TL olduğu, davalı defter kayıtlarında iade çeklerin davacının cari hesabına alacak olarak işlendiği, davacı taraf ise iade çekleri davalının cari hesabına borç olarak yansıtmadığı, davacının davalıdan takip tarihi itibari ile cari hesap yönünden 948.937,74 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Tarafların BA-BS kayıtlarının uyumlu olduğu hususu da dosya kapsamı ile sabittir. Buna göre davalı taraf defterlerinde davacı alacağının miktar olarak yüksek olması, defter kayıtları ve BA-BS kayıtlarının davacı talebi yönünden uyumlu olması hususları nazara alındığında davacının alacak iddiasının ispatlanmış olduğu, ne var ki davalı tarafın hakkında başlatılan çeke dayaşı takip nedeni ile borçlu olmadığı iddiasını ve belirtilen çeklerin taraflar arasındaki işbu takibe konu çeklere dayalı olarak verilmiş olduğu iddiasının ispata muhtaç olduğu, bu mahiyette delinin veya borcun ödendiğinin davalı tarafça ispatlanamadığı anlaşılmakla açılan davanın kabulü ile Davalı tarafın ... 16.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takipte belirtilen oranda faiz işletilmesine, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 189.787,54-TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE; 1-Davalı tarafın ... 16.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile TAKİBİN DEVAMINA, ASIL ALACAĞA TAKİP TARİHİNDEN İTİBAREN TAKİPTE BELİRTİLEN ORANDA FAİZ İŞLETİLMESİNE, 2-İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 189.787,54-TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak DAVACI TARAFA VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken karar ve ilam harcı 64.821,93-TL olup, peşin alınan 11.460,80-TL harcın mahsubu ile bakiye 53.361,13-TL harcın DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 425,00-TL, bilirkişi ücreti 6.000,00-TL'den oluşan 6.425,00-TL yargılama gideri ile 615,40-TL başvuru harcı, 11.460,80-TL peşin harç toplamı 18.501,20-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACI TARAFA VERİLMESİNE, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 148.340,66-TL vekalet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde YATIRAN TARAFA İADESİNE, 7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/10/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/858, K. 2026/1001, T. 27.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-858-e-2026-1001-k-1ca46f8ef794