İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1057 E. 2026/863 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1057
- Karar No
- 2026/863
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1057 Esas KARAR NO : 2026/863
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/10/2022 KARAR TARİHİ : 02/10/2026
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın ... 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile müvekkili hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlattığını, takibe dayanak olarak eski site yöneticisi "..." tarafından tanzim edilip imzalanan 10/02/2021 tanzim 10/02/2021 vade tarihli 50.000,00 TL , 10/02/2021 tanzim 10/03/2021 vade tarihli 50.000,00 TL ,10/02/2021 tanzim 10/04/2021 vade tarihli 50.000,00 TL , 10/02/2021 tanzim 10/05/2021 vade tarihli 50.000,00 TL , 10/02/2021 tanzim 10/06/2021 vade tarihli 50.000,00 TL , 10/02/2021 tanzim 10/08/2021 vade tarihli 50.000,00 TL, 10/02/2021 tanzim 10/09/2021 vade tarihli 50.000,00 TL bedelli toplam 7 adet bononun gösterildiğini, bu bonolar dayanak yapılarak müvekkili site yönetimi aleyhine başlatılmış olan takibin haksız olup borçlu sıfatının yüklenmesinin hukuka aykırı olduğunu, Kat Mülkiyeti Kanununun 35. Maddesi uyarınca yöneticinin kambiyo taahhüdünde bulunabilmesi için kat malikleri kurulunca özel yetki verilmiş olması gerektiğini, somut olayda "Karar Metinleri", "Genel Kurul Tutanakları", "Karar Defterleri", "İmza Beyannameleri", doğrultusunda site adına kambiyo senedi düzenleme ve imzalama yetkisinin hiç kimseye verilmediğini, haliyle de site yöneticisi tarafından imzalanan kambiyo senedi nedeniyle site yöneticiliği ve kat maliklerinin sorumlu tutulamayacağını, bu borçtan kişisel olarak imzalayanın sorumlu tutulması gerektiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile dava konusu bonolardan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve icra takibinin iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, davalı aleyhine borç miktarının %10'u oranında adli para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı gözüken site yönetiminin işbu davayı ikame yetkisi ve aktif dava ehliyeti bulunmadığını, zira site kat malikleri adına sitedeki bir kısım yetkiler için verilmiş temsil yetkisinin site kat malikleri adına hukuki yetkiyi verdikleri anlamını taşımadığını, kanun koyucu temsil hususunda katı şekil şartları ile sınırlı sayıda kişi ile temsili öngördüğünü, mahkemeler nezdinde sadece avukat ile temsil de bu sıkı şekil şartlarından sadece birisi olduğunu, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, site yönetimi adına halihazırda yetkili gözüken ...'ın kanunda belirtilen şekliyle yönetici seçilmediğini ve site yönetimi adına kanunen hareket etme yetkisi bulunmadığını, her ne kadar davacı tarafın sitenin yasal yöneticisi olan ...'ye borçlandırıcı bir yetki verilmediğini iddia etmiş ise de buna ilişkin Genel Kurul Toplantı Tutanağı ve Karar Defteri'ni sunamadığını, müvekkilinin haklı alacağına karşılık işbu kambiyo senetlerini alırken borçlu site yöneticisi tarafından sitenin Genel Kurul Kararları ve Karar Defterinin müvekkiline gösterilerek işbu yetkinin olduğunun açıkça belirtildiğini, bu nedenlerle öncelikle davacının davasının dava açma ehliyeti bulunmaması ve aktif husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine, davacının haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli tüm dava ve taleplerinin reddine, davacı söz konusu davayı kötü niyetle açtığından alacağın %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, istinaf ilamında belirtildiği üzere İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir. -Kapatılan ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas ... Karar sayılı ilamı ile; "... dosyaya fotokopileri sunulan eski karar defteri görüntülerinde...tarihinde ... 6. Noterliğinin ... yevmiye madde numarası ile açılış tasdikinin yapıldığı davaya konu senetlerin düzenleme ve ödeme tarihlerinde dava dışı ...’nin davacı tarafın yöneticisi sıfatında olduğu, dosyaya sureti sunulan ,... 6. Noterliği ...tarih ... yevmiye numaralı Apartman Site Yönetimi İmza Beyannamesi , ... 6. Noterliği... tarih ... yevmiye numaralı Apartman Site Yönetimi İmza Beyannamesinde dava dışı ...’nin tüm site yönetimi adına yetkilendirildiği, herhangi bir yetki sınırının bulunmadığı, bu nedenle yöneticinin apartman yönetimi adına yaptığı işlemlerden davacı yönetimin sorumluluğunun bulunacağı, bu kapsamda ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ''(HMK) 190.maddesine göre “ (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. '' hükmü dikkate alındığında davacı tarafça iddiasının ispat edilemediği anlaşılmakla davanın sübut bulmadığından reddine..." karar verilmiştir. -İşbu kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 12/02/2026 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; "somut uyuşmazlıkta; dosyada mevcut senet suretleri incelendiğinde lehtar hanesinde dava dışı...'ın yer aldığı, senetlerin arka yüzlerinin suretlerinin dosyada olmadığı, yine UYAP'ta ekli icra dosyası evrakları içinde takibe dayanak belge kısmında yer alan senetlerin de sadece önyüzlerinin yer aldığı, arka suretlerinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Dairemize UYAP'tan icra dosyasının tamamı incelenmek istenmiş ise de, icra dairesinin kapalı olduğu, dosya kaydının bulunmadığı uyarısının yer aldığı görülmekle inceleme yapılamamıştır. Neticeten; davaya esas 7 adet senedin hiçbirinin arka yüzü dosyada mevcut olmadığından ciro silsilesi, davalının yetkili hamillik durumu Dairemizce tetkik edilememiş, ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesinde de bu hususta bir değerlendirme yapılmamış olmakla kararın öncelikle bu yönden kaldırılması gerekmiştir. Bununla birlikte kabule göre de; davacının aşamalarda KMK 35.maddesi gereğince site yöneticisinin kambiyo senedi tanzimi için özel yetkisi olmasının gerektiğini ileri sürdüğü, davalının da site yöneticisi tarafından kambiyo senedi verilirken kendilerine bu hususta karar defteri gösterildiğini savunulduğu görülmekle tarafların iddia ve savunması üzerinde durularak site yöneticisinin kambiyo senedi tanzim için özel yetkisi olup olmadığının net olarak tespiti gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir. " gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. -Kaldırma kararı akabinde Mahkememizce eksikler giderilerek dosya yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 26/08/2026 tarihli raporda özetle; Dosya kapsamında davacı ... ile davalı ... arasında doğrudan bir ticari ilişkiyi ortaya koyan sözleşme, fatura, sipariş, teslim veya ödeme belgesi bulunmadığı, senetlerin asansör ve elektronik tamir-bakım hizmetleri karşılığında verildiği taraf anlatımlarında ileri sürülmüş olmakla birlikte; hizmetin kapsamı, ifası ve bedelini gösteren sözleşme, fatura, servis formu, hakediş, teslim-kabul, banka veya muhasebe kaydı sunulmadığından, temel hizmet ilişkisinin varlığı ile 350.000,00 TL tutarındaki bedelin teknik ve mali belgelerle doğrulanamadığı, dava ve takibe konu yedi bononun her birinin 50.000,00 TL bedelli ve 10.02.2021 düzenleme tarihli olduğu, nominal toplamlarının 350.000,00 TL olduğu; ... 3. İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasında 350.000,00 TL asıl alacak, 69.456,53 TL işlemiş faiz ve 1.050,00 TL komisyon olmak üzere toplam 420.506,53 TL talep edildiği, bonoların ön yüzlerinde lehtar olarak Kemal Şafak'ın yer aldığı, davacı ... Site Yönetimi kaşesi altında ... adına iki imza bulunduğu ve senetlerin arka yüzlerinde ... adına ciro şerhi görüldüğü, 20.10.2019 tarihli genel kurul kararı ve imza beyannamesine göre ...'nin senetlerin düzenlendiği 10.02.2021 tarihinde davacı site yönetimini münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğu; yetki metninde borçlandırıcı ve taahhütlü işlemlere ilişkin geniş ifadeler bulunmakla birlikte bono, çek, poliçe veya kambiyo taahhüdünün açıkça sayılmadığı, bono/senet tanzim etmek suretiyle yönetimi borç altına sokma yetkisinin olmadığı, Kat Malikleri kurulu tarafından bonoların düzenlendiği tarih itibariyle yönetici borçluya kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisi verilmediğinden bonoların site yönetimini bağlayıp bağlamadığı ve senetleri imzalayan kişinin şahsi sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarında nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, tarafların ticari defter ve kayıtlarını incelemeye ibraz etmemeleri nedeniyle bonoların defterlerde kayıtlı olup olmadığı, temel borcun doğumu, hizmetin ifası, yapılan ödemeler, mahsuplar ve takip tarihi itibarıyla gerçek bakiye tutarının karşılaştırmalı ve denetlenebilir biçimde belirlenemediği; davacının defterlerin ... tarafından teslim edilmediğine ilişkin beyanının ve sunduğu mahkeme kararının ispat hukuku bakımından doğuracağı sonuçların takdirinin Mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -TTK'nın 678. maddesinde; '' (1) Temsile yetkili olmadığı hâlde bir kişinin temsilcisi sıfatıyla bir poliçeye imzasını koyan kişi, o poliçeden dolayı bizzat sorumludur; bu poliçeyi ödediği takdirde, temsil olunduğu kabul edilen kişinin haiz olabileceği haklara sahip olur. Yetkisini aşan temsilci için de hüküm böyledir.'' şeklindeki düzenlemesi gereğince yetkisiz temsil nedeni ile davacı şirketin bonodan dolayı sorumlu tutulamayacağı gibi Türk Borçlar Kanunu'nun 46. maddesinin ''Bir kimse yetkisi olmadığı halde temsilci olarak bir hukuki işlem yaparsa bu işlem ancak onandığı takdirde temsil olunanı bağlayacaktır.'' düzenlemesine yer verilmiştir. -Dosyaya celp edilen davaya konu senetlerin incelenmesinde bonoların ön yüzlerinde lehtar olarak Kemal Şafak'ın yer aldığı, davacı ... Site Yönetimi kaşesi altında ... adına iki imza bulunduğu ve senetlerin arka yüzlerinde ... adına cironun bulunduğu görülmektedir. -Yine dosyaya sunulan 20/10/2019 tarihli genel kurul kararı ve imza beyannamesine göre ...'nin senetlerin düzenlendiği 10/02/2021 tarihinde davacı site yönetimini münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğu; yetki metninde borçlandırıcı ve taahhütlü işlemlere ilişkin geniş ifadeler bulunmakla birlikte bono, çek, poliçe veya kambiyo taahhüdünün açıkça sayılmadığı görülmektedir. -Bu kapsamda her ne kadar davalı tarafça davacı site aleyhine ... 3. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takip dosyası aleyhine senet keşidecesi sıfatıyla icra takibi başlatılmış ise de takibe dayanak senetlerin altında site yönetimini temsile imzası bulunan ...'nin kambiyo düzenleme yetkisinin bulunmadığı, yine bu işlem davacı tarafından onandığını gösterir herhangi bir delil bulunmadığı da anlaşılmakla, menfi tespit isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir. -Davacı tarafın kötü niyet tazminatına ilişkin talebi yönünden yapılan değerlendirmede; İİK'nın 72/5. maddesi kapsamında takip alacaklısının tazminata mahkum edilebilmesi için borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetle yapılmış olması şart olup alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak başlattığı hususunun, davacı/ borçlu tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Bununla birlikte mevcut delil durumunun takibin açıkça kötüniyetle yapıldığını ispata yeterli olmadığı anlaşılmıştır. Bu hâli ile kötüniyet tazminatı koşullarının mevcut olduğu ispatlanamadığından reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; -... 3. İcra Müdürlüğü'nün... takip sayılı dosyasına konu 10/02/2021 düzenleme 10/02/2021 vade tarihli 50.000,00 TL bedelli, 10/02/2021 düzenleme 10/03/2021 vade tarihli 50.000,00 TL bedelli, 10/02/2021 düzenleme 10/04/2021 vade tarihli 50.000,00 TL bedelli, 10/02/2021 düzenleme 10/05/2021 vade tarihli 50.000,00 TL bedelli, 10/02/2021 düzenleme 10/06/2021 vade tarihli 50.000,00 TL bedelli,10/02/2021 düzenleme 10/08/2021 vade tarihli 50.000,00 TL bedelli 10/02/2021 düzenleme 10/09/2021 vade tarihli 50.000,00 TL bedelli bonolar nedeniyle davacı tarafın davalı yana borçlu olmadığının tespitine, -Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 23.908,50-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 5.977,13-TL harcın mahsubu ile bakiye 17.931,37- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 5.977,13-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 80,70-TL başvurma harcı, 12.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 874,00-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 12.954,70-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 56.000,00- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca ... Arabuluculuk Bürosunun ... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/10/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır