Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1525 E. 2026/11782 K.
Konu: Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1525
- Karar No
- 2026/11782
- Karar Tarihi
- Konu
- Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/3924 Esas, 2024/1957 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/505 Esas, 2020/426 Karar
Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili ... ... Mahallesi 72 85... parselde tapuya kayıtlı ana taşınmaz üzerinde bulunan A blok 4 nolu mesken nitelikli bağımsız bölümün maliki olan davalının 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu (634 sayılı Kanun), yönetim planı ve genel kurul kararlarına aykırı olarak ana gayrimenkulün dış cephesinde bulunan balkon bölümüne panjur taktırıldığını, ana taşınmazın ortak yerlerinden olan apartmanın koridor bölümünde duvara sabitlenmek suretiyle ayakkabılık yaptırdığını bu nedenle davalının müdahalesinin menine, dava konusu taşınmazın eski hale getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ayakkabılığın kaldırılmasıyla ilgili eski hale getirilme talebinde bulunulmuşsa da bu hususta davalıya çekilmiş bir ihtarname olmadığını, münferit hırsızlık hadiselerinin sitede çok defa meydana geldiğini, balkon penceresini güvenlik amacıyla kapatma zaruretinin hasıl olduğunu, site yönetimiyle güvenlik zafiyetinin görüşüldüğü ve güvenlik elemanı alınmayacağının bildirildiği, davalının site yönetiminden yazılı izin almak ve whatsaptan da onay almak suretiyle dava konusu balkonu sitenin dış duvarıyla uyumlu, estetik görünümlü, açılıp kapanan panjur yaptırdığını belirterek davanın reddini yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ana taşınmazın ortak yerlerinden olan apartmanın koridor bölümünde duvara sabitlenmek suretiyle yapılan ayakkabılığın kaldırılması talebi yönünden dava konusuz kaldığından bu konuda esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının taşınmaz dış cephesinde bulunan balkon kısmına panjur taktırmak suretiyle yapılan değişikliğin eski hale getirilmesi talebi yönünden davanın kabulüne, taşınmazın eski hale getirilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı müvekkilinin panjur tesisine ilişkin yazılı izni olmasına ve site içerindeki diğer kat maliklerinin de panjur taktırmış olmasına rağmen sadece davalı müvekkil aleyhine halihazırdaki davanın ikame edilmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, müvekkilinin anılan panjuru sitenin güvenlik elemanı almaması sebebiyle hem evinin güvenliğini hem de balkondaki eşyaların korunması amacıyla yaptığını, yapılan yargılamada site içerindeki güvenlik zafiyeti dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunda diğer kat maliklerinin panjur taktırmış olduğu hususuna yer verilmediğini, bilirkişi raporuna sunulan itirazları doğrultusunda ek rapor alınmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 634 sayılı Kanun'a tabi taşınmazın ortak yerlerine yapılan müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi ile tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Ana taşınmazın ortak yerlerine yapılan müdahalenin önlenmesi ve onaylı mimari projeye aykırılıkların eski hale getirilmesine ilişkin davalar mülkiyet hakkına dayanılarak açılır. 634 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi, yöneticinin görev ve yetkilerini belirlemiş olup, bunların arasında mülkiyet hakkı ile sıkı sıkıya bağlantısı olan müdahalenin önlenmesi ve projeye aykırılıkların eski hale getirilmesi davası açma yetki ve görevi bulunmamaktadır. Ancak, kat mülkiyeti hukukunun özelliği itibarıyla uygulamada kat maliki olmayan yönetici, kat malikleri kurulu tarafından yetkilendirilmesi halinde böyle bir davayı açabilir.
3. Dosya kapsamında yapılan incelemede, Hayalpark Evleri Site Yönetimi adına yetkilisi sıfatıyla Volkan Diker'in huzurdaki davayı açması için Avukat ...'ya vekâletname verdiği, ancak dava konusu taşınmaza ait tapu kayıtlarının incelenmesi neticesinde ana taşınmazda kat maliki olmadığı, yine dava konusu taşınmaza ait karar defterlerinin incelenmesinden, kat malikleri kurulu kararı ile huzurdaki müdahalenin önlenmesi ve projeye aykırılıkların eski hale getirilmesi davasını açmak için yönetim kuruluna yetki verilmediği, huzurdaki davanın açılması için yönetim kurulunca karar alındığı anlaşılmaktadır.
4. Mahkemece mülkiyet hakkı ile sıkı sıkıya bağlantısı olan müdahalenin önlenmesi ve projeye aykırılıkların eski hale getirilmesi davası açma yetki ve görevi bulunmayan ve ana taşınmazda kat maliki olmayıp, kat malikleri kurulu tarafından yetkilendirmemiş yönetici tarafından davanın açıldığı gözetilerek davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesinin kararının BOZULMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.