Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/793 E. 2026/11781 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/793
Karar No
2026/11781
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Edirne 1. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/192 Esas, 2023/1618 Karar KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı... vekili, davalı ... vekili ve bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Edirne ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi 1955 ada 42 parselde kayıtlı taşınmazın D blok 2 nolu bağımsız bölümün hisseli maliki olduğunu, davalı ... İnşaat Taah. Tarım ve Orman Ürünleri Tic. Ltd. Şti.'nin dava konusu sitenin müteahhidi olup aynı zamanda kendisine ait 8 iş yeri bulunduğunu, diğer davalı şirketin ise kiracısı olduğunu, davalı müteahhit şirketin maliki olduğu bağımsız bölümleri davalıya kiralandıktan sonra projeye aykırı biçimde dış cephede birtakım değişiktikler yaptıklarını, bu değişikliklere kat maliklerinin onayı bulunmadığını, yapılan bu değişikliklerin 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (634 sayılı Kanun) ilgili hükümlerine aykırı olduğunu, sitenin geçerli mimari projesinin 25.12.2007 tarihli ... Belediyesi tarafından onaylandığını, ancak bu projede kat maliklerinin onayı ve bilgisi bulunmadan bir takım değişiklikler yapıldığını, bu kapsamda 1. Bodrum katında A, B ve C Blok altında ön cephede kalan pencerelerin projeye aykırı şekilde kolonların önüne alındığını, ilk projede 9 nolu işyeri olarak gözüken bağımsız bölümün ana çıkış kapısının projeye aykırı biçimde değiştirildiğini, A blok altında köşede (X-16 aksları arasında bulunan) cephede projeye aykırı olarak değişiklik yapıldığını, F blok altında kalan 11 nolu işyerinin onaylı resmi projede var olan kapılarının projeye aykırı şekilde tadilatta kapatıldığını, F Blok altında kalan 11 nolu işyerinin köşesinde proje dışında mekanik oda olarak yeni kapı açıldığını, F, E ve D blok altında ... Halı sahası cephesinde kalan kapı ve pencerelerin kaldırılarak projeye aykırı olarak duvar örüldüğünü, projede 8 adet iş yeri olarak kayıtlı olan, onaylı ve resmi projede cam olarak görünen yere, proje dışı olarak kapı açıldığını, onaylı ve resmi projede 4 ve 11 aksları arasına kalan ve pencere olan yerlere projeye aykırı şekilde duvar örüldüğünü, 3 ve 4 aksları arasında kalan pencere olan yerlerin projeye aykırı biçimde duvar olarak kapatılarak kapı açıldığını, mimari proje cephe görünüşü ile kat planı cephe görünüşü arasında farklılıklar bulunduğunu, ayrıca projenin yerinde uygulamalarında da farklılıklar bulunduğunu, kiracı şirketin ise kat maliklerinin izni ve bilgisi olmadan sitenin ortak alanlarını kullandığını, sitenin ortak alanlarının ... Spor Sahası tarafında kalan bölümdeki F ve E blokların alt bölümünlerine havalandırma sistemlerinin ünitelerini koyduğunu, ayrıca sitenin ortak alanlarına izinsiz olarak güvenlik kameralarını monte ettiğini, Ayrıca ... Üniversitesi ... Yerleşkesine konmuş olan jeneratöre ait aktarım kablolarının site ortak alanından izinsiz olarak geçirildiğini beyanla davalıların ortak alanlara müdahalesinin önlenmesini ve taşınmazın eski hale getirilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... İnşaat Taah. Tarım ve Orman Ürünleri Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; tüm site kat maliklerinden alınmış muvafakatnameler ile bir kısım değişiklikler yapıldığını, davacının dava konusu sitede bir bağımsız bölüm üzerinde 1/100 hisse sahibi olduğundan bu davayı açma ehliyetinin bulunmadığını, ortak alanlara bir tecavüzün söz konusu olmadığını, zaman aşımı itirazlarının olduğunu, belirterek davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ... A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazlarının olduğunu, el atmanın yanı sıra kal istemenin de söz konusu olduğu hallerde tüm müşterek maliklerin birlikte dava açmasının gerektiğini, klima konusunda şirketin kiracı olması nedeniyle 6 bağımsız bölümde ortak alandan makul ölçüde kullanım hakkının bulunduğunu, kamera konusunda talep edilen hususun kötü niyetli olduğunu, kamu hizmeti ve süreklilik söz konusu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.05.2017 tarihli ve 2015/834 Esas, 2017/417 Karar sayılı kararı ile dava konusu imalatların tadilat projesine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 16.05.2017 tarihli ve 2015/834 Esas, 2017/417 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 14.02.2020 tarihli ve 2018/311 Esas, 2020/401 Karar sayılı kararı ile İlk derece mahkemesinin kararında esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de hatalı bir sonuca varılmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 14.02.2020 tarihli ve 2018/311 Esas, 2020/401 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Mahkemece her ne kadar davalının yaptığı imalatların tadilat projesine uygun olduğundan davanın reddine karar verilmiş ise de dosya içerisinde bulunan ... Belediyesi'nin 08.10.2015 tarihli cevabi yazısında “2014 tarihinde yapılan proje tadilatı iç bölme duvarları ve dış cephe değişikliği için düzenlendiğinden diğer kat maliklerinin muvafakatları alınmamıştır” denildiği, kat irtifakı veya kat mülkiyeti tesisine esas mimari projede sonradan bir değişiklik yapılıp bu konuda bir tadilat projesi hazırlanabilmesi için tadilat projesinin belediyece onaylanması ve projenin onaylandığı tarihte bütün bağımsız bölüm maliklerinin yazılı izni gerektiği, dolayısı ile tadilat projesinin ilgili belediyesince onaylanmış olmasının, tadilat projesini geçerli yapmayacağı, bu durumda mahkemece tadilat projesi tarihindeki anataşınmaza ait tapu kayıtlarının getirtilerek tadilat projesinin yapıldığı tarihteki tüm kat maliklerinin muvafakatını taşıyıp taşımadığının araştırılarak ana taşınmaza ait yürürlükteki mimari projenin kat irtifakı/kat mülkiyeti kurulmasına esas ana mimari proje mi yoksa daha sonra yapılan tadilat projesi mi olduğunun belirlenmesinden sonra bu projeye göre taraf delilleri toplanarak varsa projeye aykırılıkların eski hale getirilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı... vekili, davalı ... vekili ve bir kısım davalılar tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davada taraf olmamalarına rağmen aleyhlerine hüküm kurulduğunu, davalı müteahhit şirketçe yapılan projeye aykırılıkların diğer kat malikleri ile illiyet bağı bulunmadığını, bu nedenle projeye uygun olarak eski hale getirilmesinden sorumlu tutulamayacaklarını, ana taşınmazda inşası sırasında ortaya çıkan projeye aykırılığın sonradan kat maliki olan kişilerin sorumluğuna yükletilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı kat malikinin kendi bağımsız bölümü dışında imara veya projeye aykırı durumun giderilmesini sağlamak gibi görevinin bulunmadığını, projeye uygunluk için gerekli masrafın daha fazla olması halinde arsa payları oranında kat maliklerinden alınmasına dair verilen kararın denetime elverişli olmadığını, hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının sadece inşaat projesine aykırı imalat yapan, ortak alanlara müdahalede bulunan kat malikleri aleyhine dava açması gerekirken tüm kat malikleri aleyhine dava açtığını, mahkemece yasaya aykırı olarak belirlediği avans, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden projeye aykırı imalat yapan, site ortak alanlarına müdahalede bulunan davalılar yerine tüm kat maliklerini hisseleri oranında sorumlu tuttuğunu, davalı müvekkilinin dairesinde projeye aykırı tadilat bulunmadığı gibi site ortak alanlarına da müdahalesinin bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

3. Bir kısım davalılar temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin her bir kat malikini tadilatlardan ve masraflardan sorumlu tutmasının hukuka aykırı olduğunu, davalının anataşınmaza ait tüm projeleri uygulayan, inşaatın tamamını yapan firma olduğunu, halen dava konusu taşınmazda mülkiyeti kendisine ait işyeri bulunmakta olup diğer davalı da projeye aykırı bölümlerde kiracı konumunda olduğunu, davalılar tarafından ana taşınmazda kendi kullanımları için usule aykırı değişiklikler yapılmış iken bu değişikliklerin giderilmesinin diğer kat maliklerine yükletilmesinin hakkaniyete olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 634 sayılı Kanun'a tabi taşınmazın ortak yerlerine yapılan müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Mahkemece bozmaya uyulmuşsa da gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; 634 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi gereğince kat malikleri ana gayrimenkulün mimari durumunu, güzellik ve sağlamlığını titizlikle korumaya mecbur olup Yargıtay uygulamalarında kat maliklerinden birinin açabileceği bir davada binanın ilk inşası sırasında yapılmış olan projeye aykırılıkların eski hale getirilmesinin istenmesi halinde bu projeye aykırılıklar ortak yerde bulunuyorsa eski hale getirilmeden kendisinin de sorumlu olacağı kabul edilmektedir.

3. Dosya kapsamında yapılan incelemede, ana taşınmazın aynı zamanda müteahhidi olan davalı şirketin cevap dilekçesi ile, dava konusu olup dava dilekçesinde belirtilen tadilatların kat maliklerinin bilgisi dahilinde onlardan alınan muvafakatnameler ile yapıldığını, tüm kat maliklerinden imza karşılığında alınmış olan muvafakatnamelerde açıkça belirtildiği üzere her türlü çevre düzenlemesi, otopark kullanımı ve düzenlemesi konusunda yapılacak değişikliklere muvafakat yetkisi olduğunu ve bu yetki ile bir takım değişikliklerin düzenlemelerin yapıldığını beyan ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece anılan davalı beyanı gözetilmeksizin yapılan projeye aykırılıkların kim tarafından yapıldığının tespit edilemediği ve ortak alanda olduğu gerekçesiyle tüm bağımsız bölüm maliklerin davaya dahil edilerek dava konusu taşınmazın eski hale getirilmesinden sorumlu tutulmaları doğru görülmemiştir.

4. Kabule göre de, bağımsız bölüm ve ortak alanlardaki projeye aykırılıkların, tespit edildiği şekilde projeye uygun olarak onarımının yapılması için yöneticiye yetki verilmesi, onarım bedelinin davacı da dahil olmak üzere tüm kat maliklerinden arsa payları oranında avans niteliğinde tahsili ile yöneticiye ödenmesi, onarım bedelinin daha fazla olması halinde bunun da davacıda dahil tüm kat maliklerinden arsa payları oranında yönetici tarafından tahsili, bunun için yöneticiye uygun bir süre verilmesi bu süre içinden yöneticinin onarımı gerçekleştirmemesi halinde davacıya yetki verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz araştırma ile dava konusu taşınmazda yönetici bulunup bulunmadığı araştırılmaksızın davacıya eski hale getirme ve masraflarının tahsili için yetki verir şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davalılardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,

22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/793, K. 2026/11781, T. 22.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-793-e-2026-11781-k-cb678d277538