Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/12589 E. 2026/8778 K.
Konu: Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/12589
- Karar No
- 2026/8778
- Karar Tarihi
- Konu
- Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2350 Esas, 2025/1010 Karar KARAR : Esastan ret
Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taşınmazda işletilmekte olan ... isimli süper marketin, tapuda ve yönetim planında ... adına kayıtlı olmayan bölümleri haksız ve hukuka aykırı olarak işgal ettiğini, davalı tarafın taşınmazdaki haksız işgallerine son verilerek haksız el atmanın önlenmesini ve davalının taşınmazdan tahliyesini talep etmiştir. II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan (634 sayılı Kanun) kat mülkiyeti kanunundan kaynaklandığını, müvekkilleri olan şirketin kendisine ait olmayan bir alanı kullanmasının söz konusu olmadığını, davayı ve iddialeri kabul etmediklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak verildiğini, mahkemece istenilen hususların bu raporda yer almadığını, projeye aykırılıkların net şekilde belirtilmediğini, A ve B blokların yerlerinin onaysız şekilde değiştirilmiş olup bu durum projeye aykırılık iddiasını geçersiz kılacağını, B blokta zemin yüksekliğinin projede 3.50 m iken fiilen 4.50 m uygulandığını bu durumun taşıyıcı unsurların güvenliğini tehlikeye attığını, zemin katta davacı bina yönetimi tarafından kullanılan alanların da sanki davalı şirket tarafından kullanılıyormuş gibi değerlendirildiğini, 173.80 m²lik ortak kullanım alanı bina yönetimi tarafından kullanıldığını bu alan düşünüldüğünde davalının kullandığı alanın 742 m² değil 616.20 m² olduğunu, kapıcı dairesi ve diğer ortak alanlarda projeye aykırılıklar varsa bunların bina yönetimi tarafından yapıldığını, pergole gibi bazı yapıların sabit değil taşınabilir olduğundan projeye aykırılık olarak değerlendirilemeyeceğini, davalı şirketin sığınağı bölerek kullandığı iddiasının doğru olmadığını, mevcut haliyle eski malikten devralındığını, hiçbir duvar örme veya bölme işleminin yapılmadığını, mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, bilirkişi raporunun olduğu gibi alındığını esasa dair değerlendirme yapılmadığını, asıl projeye aykırılıkların bina yönetimi ve kat maliklerinden kaynaklandığının araştırılmadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarında davalının, mimari projesinde; zemin katta bina ortak alanı olan kapıcı dairesine, müştemilata, bina girişi ve asansör şaftına, bina ortak alanı olan sığınak hacmine ait brüt 212,00 metre karelik kısma, parselin kuzeybatısında yan bahçe çekme mesafesine ve ön bahçe çekme mesafesine ait kısma ve davacı tarafından iş bu davaya konu edilmediği anlaşılan diğer bazı ortak alanlara müdahalelerde bulunmuş olduğu, söz konusu müdahalelere ilişkin davalıya kat malikleri tarafından verilmiş herhangi bir rızanın bulunmadığı, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olduğu, mahkemece dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1977 ada, 1 parselde kayıtlı ... Sitesi B Blok sayılı taşınmazın ortak yerlerinden olan alanlara, projeye aykırı olarak müdahalede bulunmuş olduğu kanaatine varılmış olmakla müdahalenin, taleple bağlılık ilkesi göz önünde bulundurularak men'ine, projeye aykırı inşa edilmiş olan yapıların bilirkişi raporunda belirtildiği ve infaza elverişli olacak şekilde kaldırılması ile eski hale getirilmesine, davalıya aykırılığın giderilmesi için 4 aylık süre verilmesine karar verilmesinin doğru olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 634 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi uyarınca her kat maliki ana gayrimenkulün mimari durum ve güzelliğini korumaya mecbur olup, dosya kapsamı ile aksinin ispatlanamadığı ve yapılan müdahalelerin ortak alanlardaki kat maliklerinin mülkiyet hakkı aleyhine olduğu gözetildiğinde davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 30 uncu maddesinde bir işin yapılmasına ilişkin mahkeme kararlarının ne şekilde yerine getirileceği açıkça belirtilmiş olup, mahkemece buna göre davalı tarafça eski hale getirilmesine ve uygun bir süreye hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken," bu süre içerisinde karar yerine getirilmediği takdirde davacıya masrafların davalıdan tahsil edilmek üzere yetki verilerek kararın icraen infazına," karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinde ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. Dairemizce resen yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan "bu süre içerisinde karar yerine getirilmediği takdirde davacıya masrafların davalıdan tahsil edilmek üzere yetki verilerek kararın icraen infazına", cümlesinin hükümden çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.