İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1851 E. 2026/758 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1851
Karar No
2026/758
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1851 Esas KARAR NO : 2026/758

DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/09/2026 KARAR TARİHİ : 13/10/2026

Mahkememizde görülen Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı taraf ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ, yangın ve ek teminatlarla sigortaladığı dava dışı üçüncü kişi ...'e ait bağımsız bölümde meydana gelen "Su Hasarları – Tesisat Kaynaklı – Boru Sızıntısı/Kırılması" nitelikli hasar sebebiyle sigortalısına 04/06/2025 tarihinde 45.000,00-TL hasar tazminatı ödediğini ileri sürerek, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 1472'nci maddesindeki halefiyet hükmüne dayanmak suretiyle, aynı ana taşınmazda kat maliki olan müvekkil ve başkaca kat malikleri aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra takip dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, müvekkilinin takip konusu alacaktan hiçbir surette sorumlu ve borçlu olmadığını, usulsüz tebligat sebebiyle takipten haberdar olamadığından ödeme emrine itiraz edemediğini ve takibin kesinleştirildiğini akabinde müvekkilinin banka hesapları ile taşınmazlarına haciz konulduğunu belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti için 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununun 72'nci maddesi uyarınca işbu menfi tespit davasının açılması zorunluluğu karşısında borçlu olmadığının tespiti ile %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Dava: Menfi Tespit İstemine İlişkindir. Somut uyuşmazlık; ... Sigorta Anonim Şirketi, yangın ve ek teminatlarla sigortaladığı dava dışı üçüncü kişi ...'e ait bağımsız bölümde meydana gelen "Su Hasarları – Tesisat Kaynaklı – Boru Sızıntısı/Kırılması" nitelikli hasar sebebiyle sigortalısına 04/06/2025 tarihinde 45.000,00-TL hasar tazminatı ödediğini ileri sürerek, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 1472'nci maddesindeki halefiyet hükmüne dayanmak suretiyle, aynı ana taşınmazda kat maliki olan davacı ve başkaca kat malikleri aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra takip dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, takibin kesinleştiği ve bunun üzerine davacı tarafça menfi tespit davası ikame ederek borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nin "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açabilecek ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır. 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 27. maddesinde; "Her kat maliki anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumludur", aynı Kanun'un Ek 1. maddesinde, "Bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık sulh mahkemelerinde çözümlenir." düzenlemesine yer verilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 17/06/2019 tarihli 2016/10266 E. 2019/7618 K. sayılı ilamı ile; "... Dava, konut sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu ileri sürülen davalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır... 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 19. maddesinde, her kat malikinin anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumlu olduğu hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanun'un Ek 1. maddesinde ise, kat mülkiyetinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesi'nde çözümleneceği öngörülmüştür. Somut olaya bakıldığında; davalının kullanımında olan konut ile davacı sigortalısının kullanımındaki konutun da bulunduğu anataşınmazın kat mülkiyeti kurulmuş bir taşınmaz olduğu; davacıya sigortalı konutun üst katında bulunan ve davalının kullanımındaki dairenin su tesisatından sigortalı yere su sızdığı gerekçesiyle davalıya husumet yöneltildiği görülmektedir. Bu durumda, anataşınmazda kat mülkiyeti kurulmuş olması nedeniyle, davada Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu açıktır..." şeklinde karar verilmiştir. Dosya kapsamında yer alan bilgiler ve uyuşmazlıkla ilgili olarak açılan dava dosyaları nazara alındığında taşınmaz üzerinde kat mülkiyetinin kurulu olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda somut dosya yönünden görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi'dir. Belirtilen açıklamalar ışığında mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulen reddine, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Dosyanın görevli İSTANBUL SULH HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince kesin olarak verilen iş bu kararın re'sen taraflara tebliğine taraflardan birinin görevsizlik kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli İSTANBUL SULH HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 4-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, 5-İhtiyati tedbir talebi davacının dava değeri baz alınarak tüm takip üzerinden verilmişse de, davacıya karşı başlatılan takip tutarı toplam 4.837,32-TL olmakla, tedbirin bu miktar üzerinden sadece davacı yönünden sınırlı olarak uygulanmasına, bu nedenle alınması gereken teminat tutarının 967,46-TL olarak belirlenmesine ve davacı tarafça yatırılan 9.000,00-TL teminat tutarından ilgili alınması gereken teminat tutarının mahsubu ile bakiye 8.032,53-TL teminat bedelinin davacıya beklenmeksizin iadesine, 05.10.2026 tarihli tedbir kararının bu haliyle revize edilmesine, Mahkememizin bu kararının miktar itibariyle kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla tarafların yokluğunda KESİN olmak üzere karar verildi. 13/10/2026

Katip ... E-imzalıdır

Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1851, K. 2026/758, T. 13.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1851-e-2026-758-k-54d06e59b20e