İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/819 E. 2026/504 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/819
- Karar No
- 2026/504
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/819 Esas KARAR NO : 2026/504 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/09/2025 KARAR TARİHİ : 29/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17/03/2025 tarihinde davalı --------- sevk ve idaresindeki ---------- plakalı aracın müvekkiline ait --------- plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, davalı sürücünün kazanın oluşumunda tam kusurlu bulunduğunu, müvekkiline ait aracın ağır hasar alması nedeniyle ------- Ş. tarafından pert total işlemine tabi tutulduğunu, aracın ticari taksi olması sebebiyle müvekkilinin araçtan mahrum kaldığı her gün ticari kazanç kaybına uğradığını, müvekkilinin günlük kazancının ortalama 6.000 TL olduğunu, kaza tarihinden 27/05/2025 tarihine kadar geçen 70 günlük sürede aracın rayiç bedelinin sigorta şirketinden tahsil edilebildiğini, bu süreye yeni araç alımı için gereken makul sürenin de eklenmesi gerektiğini, davalı ----------- haksız fiilin faili olarak tam kusurlu olduğunu, diğer davalı ----------- Şirketi'nin ise kazaya karışan aracın işleteni sıfatıyla sürücü ile müteselsilen sorumlu olduğunu, dava öncesinde yapılan arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını, araç mahrumiyet bedelinin bilirkişi marifetiyle tespit edilmesini talep ettiklerini, 6100 sayılı HMK 107. maddesi uyarınca alacak miktarını artırma haklarını saklı tuttuklarını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL tutarındaki araç mahrumiyet bedelinin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; 01.10.2025 tarihinde ------------ iş emri numarası ile süre uzatım dilekçesi sunulduğunu, ek cevap hakkının saklı tutulduğunu, davacı vekilinin müvekkili --------- ---------- plakalı araçla 17/03/2025 tarihinde davacıya ait ------------ plakalı araca çarparak hasara sebebiyet verdiği iddiasını kabul etmediklerini, davacı aracının pert total işlemine tabi tutulduğunu ve araç mahrumiyeti talep edildiğini, davanın sigorta şirketlerine karşı ikame edilmesi gerektiğini, 17/03/2025 tarihinde gerçekleşen kazada müvekkil şirketin kasko sigortacısı ----------- Şirketi ve zorunlu mali sigortacısı ----------Ş. tarafından hasar bedelinin ödendiğini, 21.07.2025 tarihinde yapılan arabuluculuk görüşmelerinde tarafların anlaşamadığını, sigorta şirketlerinin davada taraf olarak gösterilmediğini, poliçe hükümleri gereği artan mali sorumluluk sigortası kapsamında hukuki sorumluluğun sigorta şirketlerine ait olduğunu, davacının taleplerinin sigorta şirketleri tarafından karşılanması gerektiğini, bu nedenle davanın ---------- Şirketi ve ---------Ş. 'ye ihbar edilmesini talep ettiklerini, davacı tarafından talep edilen günlük 6.000,00 TL tutarındaki 70 günlük araç mahrumiyet bedelinin fahiş ve afaki olduğunu, yeni araç alımı için talep edilen makul sürenin belirsiz olduğunu, davacının yeni aracı aldığı tarihin resmi evrakla bildirilmesi gerektiğini, davacı vekilinin dilekçesinde ismi geçen ----------- isimli şahsın davalılar arasında bulunmadığını, bu hususta açıklama beklediklerini, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını, sigorta şirketlerinin arabuluculuk sürecinde yer almaması nedeniyle davanın usulden reddini, davanın esasına girilmesi halinde taleplerin sigorta şirketlerince karşılanması gerektiğinden bahisle davanın ilgili sigorta şirketlerine ihbarını, müvekkilleri yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibari ile haksız fiilden kaynaklı oluşan zararın tazmini talebine ilişkindir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup, TTK'nın 4/1. maddesinde sayılmışlardır. Ayrıca, Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalar olup, iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi ve iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı TTK, 6762 sayılı TTK'dan farklı olarak mutlak ticari davalar (kanundan dolayı ticari dava sayılanlar) haricindeki ticari davaları "ticari iş" kriterine göre değil de "ticari işletme" kriterine göre belirlemiştir Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır. Davaya konu somut olayda, uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı, her ne kadar davacıya ait ---------- plakalı araç ticari nitelikte ise de davaya konu aracın ticari kullanım amacına tahsisli olması davanın niteliğini ticari dava niteliğine sokmak için yeterli olmayıp, tarafın da tacir olması gerektiği, mahkememizce davacının tacir olup olmadığı araştırıldığı ve davacının basit usulde mükellef olduğu ve tacir olmadığının anlaşıldığı bu sebeple davanın nisbi ticari dava da olmadığı, işbu davada görevli mahkeme genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesi olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK'nin 114-115 maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davanın, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca mahkememizin görevli olmaması nedeniyle; 6100 sayılı HMK'nın 115/1-2 maddesi uyarınca DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-)6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 1, 2. maddeleri uyarınca görevli mahkemenin ----------- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE, 3-)6100 Sayılı HMK'nın 20/1 maddesi uyarınca taraflardan birininin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak talepte bulunması halinde dava dosyasının GÖREVLİ--------- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4-)Yargılama giderlerinin 6100 Sayılı HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine, görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmezse talep halinde mahkememizce bu durumun tespiti ile dosya üzerinden davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine, 5-)6100 Sayılı HMK'nın 20/1 maddesi uyarınca taraflardan birinin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde mahkememiz tarafından resen davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek 6100 Sayılı HMK'nın 331/3 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, diğer tarafların yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 sayılı HMK'nın 341/1,342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince iki hafta içinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle --------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/06/2026