İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/737 E. 2026/511 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/737
- Karar No
- 2026/511
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/737 Esas KARAR NO : 2026/511 DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/08/2025 KARAR TARİHİ : 29/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından --------- İcra Dairesi’nin ---------- E. sayılı dosyası üzerinden müvekkil aleyhine 7.000.000,00 TL bedelli kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak yapılan senedin müvekkil tarafından imzalanmadığını ve müvekkilin bilgisi dışında düzenlendiğini, müvekkilin davalıya karşı herhangi bir borcunun bulunmadığını, taraflar arasında 7.000.000,00 TL tutarında bir ticaret veya borç ilişkisinin mevcut olmadığını, müvekkilin işçi olarak çalıştığını ve ekonomik durumunun bu tutarda bir borcun altına girmesine elverişli olmadığını, söz konusu meblağın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu durumun senedin sahte olduğuna dair kuvvetli bir emare teşkil ettiğini, senetteki imzanın müvekkile ait olmadığının bilirkişi incelemesiyle sabit olacağını, dava süreci uzun süreceğinden müvekkilin telafisi imkânsız zararlara uğramaması adına icra takibinin ivedilikle ve teminatsız olarak tedbiren durdurulması gerektiğini, davalının alacağını ispat edemediğini, kambiyo senetlerine dayalı menfi tespit davalarında arabuluculuk dava şartının aranmadığını, ---------- İcra Dairesi --------- E. sayılı dosyasındaki takibin durdurulmasını, takibe konu senedin sahte olduğunun ve müvekkilin borçlu olmadığının tespitini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davada dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, ayrıca zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, davacının 31.05.2025 tanzim ve 01.06.2025 vade tarihli 7.000.000,00 TL bedelli senetten kaynaklanan borcu olmadığını ve senetteki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ettiğini, ancak müvekkil şirketin faktoring faaliyeti kapsamında söz konusu senedi ---------- devraldığını, --------- İcra Müdürlüğü -------- E. sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davacının imza itirazının kötü niyetli olduğunu, müvekkil şirket nezdinde davacının imza beyannamesi bulunduğunu, bu imza ile senetteki imzanın birebir aynı olduğunu, faktoring sözleşmesi ve ödeme dekontlarının dosyaya sunulduğunu, müvekkil şirketin iyi niyetli hamil olduğunu, davacının iddialarının mesnetsiz kaldığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, Faktoring Şirketlerinin Kuruluş ve Çalışma Esasları Hakkındaki Yönetmelik uyarınca alacağın fatura ve sözleşmeye dayandığını, davacının basiretli bir tacir gibi hareket etmediğini, --------- E. ve -------- K. sayılı kararlarının emsal teşkil ettiğini, davacının kötü niyetli iktisap iddiasını kanıtlayamadığını, bu nedenle davanın öncelikle usulden, aksi kanaatte esastan reddini, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına ve %10 oranında para cezasına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER-------- İcra Dairesi ---------- İcra Dosyası, ----------- Vergi Dairesi ve ---------- Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabı ve dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, senette sahtelik iddiasına dayalı menfi tespit talebine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/(2)-maddesine göre 'diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır. Hükmü bulunmaktadır. Aynı yasanın 115. maddesine göre ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." hükümleri mevcuttur. Dava şartlarına ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu yasal çerçevede mahkemelerce dava şartları her aşamada resen gözetilmesi gerekmektedir.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinde aynen; "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi bulunmaktadır. 6102 Sayılı TTK'nin MADDE 5/A - (YÜR. TAR.: 01.01.2019) (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Buna göre işbu menfi tespit davası açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş olması 7445 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle TTK'nin 5/A-1 ve HMK'nin 114/2. maddeleri uyarınca dava şartıdır. Yukarıdan beri gösterilen yasal düzenlemeler ve yapılan hukuki açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; dava senette sahtelik iddiasına dayalı menfi tespit talebine olup zorunlu arabuluculuğa tabidir. Dava konusu olayda dosyaya davacı vekili tarafından arabuluculuk son tutanağının sunulmadığı sabit olmakla davanın 6102 sayılı TTK'nin 5/A, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. Bendinin son cümlesi ve HMK'nin 114/(2) ve 115. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. Her ne kadar davacı tarafça davadan feragat dilekçesi dosyaya sunulmuş ise de dava şartlarının yargılamanın her aşamasında resen ve öncelikle incelenip değerlendirilmesi gerektiğinden öncelikli olarak dava şartına yönelik inceleme yapılmak suretiyle dosya karara bağlanmıştır. 6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, anılan kanunun 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden ise aynı yasanın 326/1 maddesi gereğince davacı taraf sorumlu tutulmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın, TTK'nin 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. bendinin son cümlesi uyarınca 'arabulucuya başvurulmadan dava açılması nedeniyle' 6100 sayılı HMK'nin 114/(2) ve 115. maddelerine göre DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-)Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının, başlangıçta peşin olarak alınan 1.972,78 TL harçtan mahsubuyla bakiye 1.240,78 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-)Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 7/2 ve 13/1 maddesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ----------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/06/2026