İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/728 E. 2026/570 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/728
- Karar No
- 2026/570
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/728 Esas KARAR NO : 2026/570 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/08/2025 KARAR TARİHİ : 13/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19.12.2023 tarihinde işleteni ---------- Ş. , sürücüsü ---------- olan ve --------- Ş. tarafından sigortalanan ------- plakalı aracın dur tabelasına uymayarak --------- Sokağa giriş yaptığı ve müvekkili --------- adına kayıtlı ---------- plakalı araca çarparak maddi hasarlı kazaya sebebiyet verdiği, kazada -------- plakalı aracın %100 kusurlu bulunduğu, kaza neticesinde müvekkilinin aracında ağır hasar oluştuğu, aracın 19.12.2023 tarihinden 27 Nisan 2024 tarihine kadar yaklaşık 4,5 ay boyunca -------- isimli serviste tamir edilemediği, klima teknikeri olan müvekkilinin iş hayatında aktif olarak kullandığı aracın onarım süresince çalıştırılamaması sebebiyle kazanç kaybı oluştuğu, araçta meydana gelen maddi hasar nedeniyle değer kaybı oluştuğu, dava öncesinde ---------- Adliyesi Arabuluculuk Bürosu ---------- numaralı dosya ile arabuluculuk sürecine başvurulduğu ancak anlaşma sağlanamadığı, davalı sigorta şirketinin bilgi ve belge taleplerini karşılamadığı, bu nedenle ---------- Ş. nezdindeki ilgili dosyaların ve kaza tespit tutanağının celbinin gerektiği, araçtaki değer kaybı için şimdilik 100,00TL tutarının sigorta poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin istendiği, ayrıca onarım süresince oluşan kazanç kaybı bedeli olarak şimdilik 100,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle işleten ve sürücüden müştereken ve müteselsilen tahsilinin talep edildiği, sürücünün kusuru göz önüne alınarak davalıların mal varlığı üzerine teminatsız ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesinin istendiği, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesinin gerektiği belirtilerek talep ve dava etmiştir.Davalı ---------Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin araç kiralama sektöründe faaliyet gösterdiğini, davaya konu-------- plakalı aracın kaza tarihinde ----------kiralandığını, bu nedenle müvekkil şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, davanın görevsiz mahkemede açıldığını ve asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, alacakların belirlenebilir olması nedeniyle belirsiz alacak davası açılamayacağını, davanın zamanaşımı yönünden reddedilmesi gerektiğini, trafik kazası tespit tutanağındaki kusur oranlarını kabul etmediklerini, tarafların kusur durumlarının tespiti için uzman bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, müterafik kusur araştırması yapılması gerektiğini, kaza mahallindeki yol şartları ve işaretlemeler nedeniyle idarenin sorumluluğu bulunabileceğini, davacıya ait -------- plakalı aracın geçmiş hasar kayıtlarının ve TRAMER bilgilerinin temin edilmesi gerektiğini, değer kaybı hesaplamasının Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları'na uygun yapılması gerektiğini, kazaya karışan araç için ----------Ş. nezdinde mevcut poliçelerin bulunduğunu, davacının öncelikle sigorta şirketine başvurması gerektiğini, mahrumiyet bedeli talebinin mesnetsiz olduğunu, mahkeme aksi kanaatte ise makul onarım süresinin belirlenerek zorunlu giderlerin indirilmesi gerektiğini belirterek davanın görevsizlik nedeniyle usulden, esastan ise reddini, sigorta şirketine müzekkere yazılmasını, davanın ---------- ihbarını ve yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.Davalı -------- vekili cevap dilekçesinde özetle; --------- Esas esas numaralı dosyada davalı sıfatıyla yer aldığını, 19.12.2023 tarihinde -----------Ş. firmasından kiralanan ---------- plakalı araçla maddi hasarlı bir trafik kazasına karıştığını, söz konusu kazada kusurlu bulunduğunu, kiralama esnasında --------- Ş. firmasından ek ücret ödenerek Kapsamlı Tam Güvence Paketi yaptırdığını, bu poliçenin kusurlu olunan kazalarda dahi maddi yükümlülük altına girmemek amacıyla özel olarak düzenlendiğini, poliçe örneğinin dilekçe ekinde sunulduğunu, mevcut sigorta poliçesi uyarınca kazadan doğan her türlü maddi zararın sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğini, şahsına yönelik herhangi bir maddi sorumluluk yüklenemeyeceğini, geçerli bir Tam Güvence Paketi sahibi olduğunu, tüm maddi sorumluluğun sigorta şirketi uhdesinde bulunduğunu, bu nedenle tarafına yönelik açılan haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERDosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, trafik kazası sonucu davacı tarafa ait araçta meydana gelen değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin kazaya karışan aracın ZMMS sigortacısı, araç maliki ve sürücüsünden tahsili talebine ilişkindirHusumet itirazının değerlendirilmesinde;İşleten tanımı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde; “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup, önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi ise; “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hâkimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şartı aranmakta ise de sözleşmenin noter aracılığıyla yapılması şartı aranmamaktadır.Davalı ---------Ş her ne kadar dava konusu aracın kiralandığından bahisle husumet itirazında bulunmuş ise de kiralama belgelerine bakıldığında aracın 15.12.2023 tarihinde kiralayana 3 günlük süre ile kiralandığı, kiralama süresine bakıldığında kira sözleşmesinin uzun süreli olmadığı anlaşılmakla davalı tarafın husumete ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir. Esasa ilişkin yapılan değerlendirmede;Somut olayda; 19.12.2023 tarihinde davalı sürücü ---------- sevk ve idaresinde olan davalı sigorta şirketine sigortalı ve diğer davalı --------Ş adına kayıtlı --------- plaka sayılı araç ile davacı tarafa ait ---------- plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davalı sürücünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, araçta meydana gelen değer kaybının (geçmiş tarihli kazalar da dikkate alınarak) 25.000,00 TL olduğu, araç mahrumiyet bedelinin ise 9.000,00 TL olduğunun tespit edildiği, davalı sigorta şirketi tarafından dava tarihinden evvel 25.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, buna göre davacının bakiye değer kaybı alacağının bulunmadığı anlaşılmakla hükme esas alınmaya elverişli bilirkişi raporu ve davacı tarafın talep arttırım dilekçesi göz önünde bulundurularak 9.000,00 TL araç mahrumiyet bedeli talebi üzerinden davanın kısmen kabulüne, hükmedilen alacağa yasal faiz işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede;Tarafların talepleri dikkate alınarak 6100 sayılı HMK'nin 331/1, 332/1 maddeleri gereğince aynı yasanın 323.maddesinde sayılan yargılama giderlerinin, davanın kısmen kabul edilmiş olması nedeniyle kabul red oranına göre davalılardan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi ---------- bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yalnızca davalı --------- şirketi bakımından arabuluculuğa başvuru zorunlu olduğundan ve işbu davalı bakımından davanın reddedilmiş olması nedeniyle hazineye gelir kaydedilmek üzere davacı taraftan tahsiline karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 9.000,00 TL araç mahrumiyet bedelinin 19.12.2023 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı -------- ve ---------Ş den müştereken ve müteselsilen tahsiline, 100,00 TL değer kaybı tazminat talebinin reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 615,40 TL peşin harcın ve 428,00 TL ıslah harcının mahsubuyla fazla yatırılan 311,40 TL nin davalı -------- ve --------Ş den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç ve 428,00 TL ıslah harcının davalı -------- ve ----------Ş den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 4-Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 17.371,00 TL nin kabul red oranına göre 17.180,10 TL lik kısmının davalı --------- ve --------Ş den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 9.000,00 TL nispi vekalet ücretinın davalı -------- ve --------Ş den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 100,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine, 7-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca --------- bütçesinden ödenen 4.700,00 TL nin davacı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına, 8-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, diğer tarafların yokluğunda ; 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/07/2026