Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/12657 E. 2026/8779 K.

Konu: Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/12657
Karar No
2026/8779
Karar Tarihi
Konu
Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/6286 Esas, 2025/1915 Karar KARAR : Esastan ret

Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalının bağımsız bölümünde konusu aykırı şekilde ortak alan olan banyo havalandırma boşluğuna yaptığı müdahalenin ve bahçe alanını kendi evine dahil ederek balkon kapatma suretiyle projeye aykırı olarak yaptığı aykırılığın önlenmesi ile eski hale getirilmelerine, bu işlemler için gerekli zaman ve bedelin belirlenmesine, muarazanın önlenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının bağımsız bölümünü davacılara satmayı kabul etmediği, davalının davacıların aleyhine açmış olduğu davaya misilleme yapmak ve açılan davadan feragat edilmesini temin maksadıyla iş bu davayı iyiniyet ve dürüstlük kuralına aykırı şekilde açmış olduklarını davacıların, bundan yaklaşık 15 yıl önce satın aldığı bağımsız bölümdeki tadilatların davacılar ile aralarındaki samimiyetten dolayı anahtarı vererek davalının da tüm masrafları göndererek davacıların gözetimi ve denetimim altında yapıldığını, bu hususun ayrıca tanık beyanlarıyla da ispatlanacağını belirterek davacıların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 'nun 2 nci maddesindeki iyi niyet ve dürüstlük kuralına açıkça aykırı ve kötü niyetli olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların davaya konu ana taşınmazda 1/2 arsa paylı birer bağımsız bölüm maliki olduklarını, davacı tarafın ortak bahçenin güney cephesinde iki bağımsız bölüm arasındaki onaylı projeye aykırı duvar nedeniyle ortak bahçenin büyük bir bölümünü kullanmakta olduğunu, davacıların ortak bahçeyi ve ana giriş kapısını kullanmasını önlemek suretiyle huzurunu kaçırdığını ve böylece evi satın almak istediklerini, evi davacılara satmayı kabul etmediğini, arka bahçedeki duvarın kaldırılmasını ve ortak bahçeyi birlikte kullanmak istediğini bildirmesi üzerine davacıların, komşuluk ve arkadaşlık ilişkisini sona erdirdiklerini, haklı talepleri kabul edilmediğinden davacılar aleyhine 04.06.2021 tarihinde ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/222 Esas, 2022/386 Karar sayılı davası açılmış olup 09.06.2022 tarihinde davanın kabulüne karar verildiğini, açtığı davayı 29.6.2021 tarihinde tebligatla öğrenen davacılar, adeta misilleme yapmak ve açılan davadan feragat edilmesini temin maksadıyla 13.7.2021 tarihinde işbu iyiniyet ve dürüstlük kuralına aykırı haksız davayı açtıklarını, davacılar, bundan yaklaşık 15 yıl önce (2) no'lu bağımsız bölümü satın alıp ile komşu olduktan sonra aralarında samimi bir dostluk oluştuğunu, genelde ...'da oturan ve yılda 1-2 ay ...'daki yazlığına gelen bundan 7-8 yıl önce kendi evinde mutfak ve banyo tadilatı yapmak istemesi üzerine, davacı ..., aralarındaki iyi komşuluk ilişkisine istinaden evin anahtarını bırakmaları halinde tüm tadilatla bizzat kendisinin ilgilenebileceğini teklif ettiğini, iyi niyetle bu teklifi kabul ettiğini ve evin anahtarını davacıya verdiğini, davacı, evin içinde mutfak ve banyo tadilatlarını bizzat kendisi yaptırdığını, tüm masrafları kendisine gönderdiğini, banyosundaki küvetin yerini dahi en ince ayrıntısına kadar bilmesi bile, davacının, bu tadilatı kendisinin yaptığının açıkça ispatı olduğunu, bu husus ayrıca keşifte dinlenen ... ve ... isimli tanık beyanlarıyla da ispatlandığını, davacının, işbu davada iddia ettiği banyodaki küvetin bir kısmının havalandırma alanına yapıldığı hususu doğru olsa dahi bunu, sorma gereği dahi duymadan bizzat kendisi yapan davacının şimdi bu konuda dava açması 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesindeki iyi niyet ve dürüstlük kuralına açıkça aykırı ve kötü niyetli olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kat malikleri kurulu toplantısı tutanağı ya da karar alındığına dair herhangi bir evrak ve delil sunulmadığı, zemin de yapılan ölçüm ve incelemelerde davalının bağımsız bölümünde zemin katta güneydoğu cephede zemin teras balkonunun ölçülerinin 4, 15... ,70 m olduğu bu haliyle teras balkonunu projeye aykırı olarak bahçe ortak alanına doğru 70 cm büyütüldüğü, projeye aykırı imal edildiği, bunun yanısıra taşınmazın birinci kat banyosunda yapılan tadilat ile duşa kabin imalatı monte edilebilmesi için mimari projede birinci normal kat banyoda bağımsız bölümleri ayıran banyo ortak duvarlarında ortak havalandırma bacasına doğru 20cm x40cm ölçülerinde büyütüldüğü, yapılan bu imalatın mimari projede bulunmadığı ve aykırı olduğu keşif ve raporlar ile sabit görüldüğü, davalı istinaf isteminde eldeki davanın misilleme olarak açıldığı, davacının da mimari projeye aykırı imalatlarının bulunduğu, söz konusu imalatların yapımı sırasında davacının onay ve rıza gösterdiği gibi itiraz ve istinaf isteminde bulunmuş ise de eldeki davanın niteliği, aldırılan bilirkişi raporu ve mimari projeye göre ortak alana doğru yapılan müdahalenin sabit olması karşısında davalının ileri sürdüğü itirazlarının dinlenilebilir yönü olmadığı, Mahkemece söz konusu aykırı imalatların projeye uygun hale getirilebilmesi için tayin edilen infaz süresinin yerinde görüldüğü gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur

B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/12657, K. 2026/8779, T. 11.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-12657-e-2026-8779-k-40e9ef0843d3