Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/5834 E. 2026/9736 K. – Kamulaştırmasız

Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/5834
Karar No
2026/9736
Karar Tarihi
Konu
Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/82 Esas, 2026/128 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ..., ... Mahallesi 426 42... parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ortaokul alanı olarak ayrıldığından tazminat alacağının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığından 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 4 ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları gereği davacı taraf lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, taşınmazın mülkiyeti Hazine adına tescil edileceğinden husumetin Hazineye yöneltilerek müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kamulaştırmasız el atmanın şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesini, imar planında eğitim alanı olarak ayrılan yerlerin kamulaştırma işlemlerinden imar planını yapmaya ve uygulamaya yetkili olan Belediye veya Valiliğin (İl Özel İdaresinin) sorumlu olduğu yönündeki 3194 sayılı İmar Kanunu'ndaki değişikliğin dikkate alınması gerektiğini, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "Orta Dereceli Okul Alanı" olarak ayrıldığı, taşınmazın boş arsa görünümünde olup, üzerinde herhangi bir yapı ve tesis bulunmadığı, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği, bu haliyle idarenin mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının doğal sonucu, idarenin hukuka aykırı eylemi nedeniyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş deyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceği, bu itibarla; arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmediği, ancak hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmaza 2024 yılı Haziran ayı itibarıyla 22.400,00 TL/m² birim bedeli üzerinden bedel tespit edilmişse de taşınmazın paydaşlarınca açılan dava dosyalarında, ... 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/248 Esas, 2024/679 Karar sayılı dava dosyasında 2024 yılı Mart ayı itibarıyla 11.420,00 TL/m² birim bedelinin Dairelerinin 2024/4707 Esas sayılı ilamı ile uygun bulunduğu, ... 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/154 Esas, 2023/94 Karar sayılı dava dosyasında 2022 yılı Nisan ayı itibarıyla 5.890,00 TL/m² birim bedelinin Dairelerinin 2024/4644 Esas sayılı ilamı ile uygun bulunduğu dikkate alındığında, güçlü delil niteliğindeki paydaş dosya bedelleri ile eldeki dava dosyası değerlendirme tarihi olan 26.06.2024 tarihine endekslenerek bulunan bedel de gözetildiğinde, aynı taşınmazın paydaşlarınca açılan davalarda belirlenen miktarlar arasında çelişki oluştuğundan taşınmaz bedelinin paydaş dosyaları da göz önüne alınarak yeniden belirlenmesi konusunda istinaf incelemesi sırasında bilirkişiden ek rapor alındığı, düzenlenen ek bilirkişi raporunda yeniden yapılan emsal incelemesi sonucunda dava konusu taşınmazın metrekare birim bedelinin 14.500,00 TL/m² üzerinden, dava konusu taşınmazdaki davacıların hisseleri bedelinin toplamının 3.625.000,00 TL olduğuna dair rapor sunulduğunun görüldüğü, bilirkişi ek raporundaki tespitler ve belirlenen bedelin Dairelerince de doğru görüldüğü gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle 3.625.000,00 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne ve Anayasa Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli ve 2023/101 Esas, 2023/207 Karar sayılı kararı dikkate alınarak yargılama giderlerinin tamamının davalıdan tahsiline ve davalı idare lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Dava konusu taşınmaza fiilen el atılmamış olduğu gözetildiğinde, 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası uyarınca ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Davalı idare vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının vekâlet ücretine ilişkin (7) numaralı bendinde yer alan "512.750,00" sayısının hükümden çıkartılması, yerine "45.000,00" sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/5834, K. 2026/9736, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-5834-e-2026-9736-k-1b218bb2e6c5