Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2228 E. 2026/11783 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2228
- Karar No
- 2026/11783
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 63. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/3068 Esas, 2025/12 Karar KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen mesken nitelikli bağımsız bölümün iş yeri olarak kullanılmasının önlenmesi ve tahliye davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların tapuda mesken olarak kayıtlı bağımsız bölümü iş yeri olarak kullandıklarını belirterek, dava konusu 5 numaralı bağımsız bölümün tapuda kayıtlı mesken nitelikli eski haline getirilmesine ve kiracının tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... Gıda. Ltd.Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacının, davalının tahliyesini haksız olarak talep ettiğini, davada 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi ve hakkın kötüye kullanılması yasağının dikkate alınması gerektiğini, davalının 1997 yılından bu yana "alkollü cafe" olarak işletilmekte olan işyerini devir alarak, ruhsatlı ve kurallara uygun şekilde işlettiğini,1997 yılından beri alkollü işletme olan bu yerin 2019 yılında tahliye edilmesine dair müdahale istenmesinin haksız olduğunu, ezelden beri cafe olan ve yasal izinleri alınarak işletilen bu cafenin 1997 den bu yana 22 yıldan sonra "dernek lokali olmadığını" iddia etmelerinin ilginç olduğunu, en son işletmesi davalıda olsa da aralıksız olarak ve hiç kimseye rahatsızlık vermeden 22 yıldır "... Bar" olarak hizmet verdiğini, dernek lokallerinin de alkollü işletilebildiğini, demek ki bu noktada da davacının bir rahatsızlığı olmadığını, yönetim planında yer alan madde ile buna muvafakat verilmiş olduğunu, 1997 yılında dahi işyeri ruhsat dosyasında muvafakat verildiğinin yer aldığı, yönetim planında açıkça işyerine ve hatta dernek lokaline izin verildiğini, dernek lokallerinin de yasal izinleri yerine getirerek alkol ruhsatı alma hakkına sahip olduğunu, yönetim planı tüm kat maliklerinin ve ardıllanı bağlayan akit niteliğinde olduğunu, bu durumda "işyeri” olmasına izin verilmiş bir yerin "içkili cafe" olarak kullanılmasına itiraz etmek ve bu itirazı onlarca yıl sonra yapmanın iyi niyetli olmadığını belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; bağımsız bölümün maliki olduğunu, taşınmazın 01.01.2012 tarihinde diğer davalı ... Gıda Ve Turizm Ltd.Şti.ne kiralandığını, davacı tarafından, davalıya haber vermeden yapılan kat malikleri toplantısı sonucunda alınan "diğer davalı ... Restoranın tahliyesi için dava açılması" şeklindeki karara istinaden dava açıldığını, yönetim planının 32 nci maddesinin "ilgili dairenin dernek lokali veya işyeri olarak kiraya verilebileceği" şeklinde belirtilmiş olduğunu, bu bağımsız bölümün 1997 yılından beri el değiştirerek aynı konseptte işletildiğini, bununla ilgili kat maliklerinin rahatsızlık veya şikayetleri olmadığını, buna ilişkin araştırma yapılırken düzenlenen raporda "... bar" olarak kullanılmasına izin verildiğini, Taksim'in bilinen noktalarından olan ... Sokak'ta bir çok bar, ... bar, meyhane, restoran, konser mekanı vb. türde yer bulunduğunu, bu bağlamda maliklerin sesten rahatsız olmaları apartmanın bulunduğu yer gereği hali hazırda mümkün olmayacağını, 23.03.2018 tarihinde yapılan kat malikleri toplantısında "daire 3'de bulunan ... restoranın tahliyesi için dava açılmasına" şeklinde karar verildiğini, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (634 sayılı Kanun) 29 uncu maddesi gereğince kat maliklerine bu toplantının bildirilmesinin şart olduğunu, davalı müvekkilinin alınan karar üzerine itirazını zamanında bildiremediğini, dolayısıyla bu kararın usule uygun olmadığını, kararın iptali yönünde ayrıca dava açılacağını belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.02.2020 tarihli ve 2018/430 Esas, 2020/194 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 05.06.2023 tarihli ve 2021/546 Esas, 2023/1674 Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesis etmek sureti ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 05.06.2023 tarihli ve 2021/546 Esas, 2023/1674 Karar sayılı belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davacının davalıya ait bağımsız bölümün mesken nitelikli eski haline getirilmesi talebinin yerinde olmadığı ancak davacının aynı zamanda dava konusu 5 numaralı bağımsız bölümün müzikli bar olarak kullanılması nedeniyle oluşan gürültü nedeniyle diğer kat maliklerinin rahatsız olduğunu belirttiği, yine bağımsız bölümün işyerine dönüştürülmesinin usulsüz olduğunu belirttiği görülmekle, çoğun içinde az da vardır- kuralı gereği, mahkemece rahatsızlık verici durumların olup olmadığının tespiti, olması halinde alınacak tedbirlere hükmedilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme neticesinde davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... Gıda ve Turizm Limited Şirketi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davada inşai olarak eski hale iade talebinin olmadığını, mevcut olmayan bir talep hakkında taleple bağlılık ilkesi aşılarak karar verildiğini, kanuna ve usule aykırı bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilerek ve alınan raporlar kararın eki sayılarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kararın gerekçesiz olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... Gıda ve Turizm Limited Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının talepleri arasında yer almayan gürültü şikayeti iddiasının çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince incelenmesinin mümkün olmadığını, iddianın genişletilmesi anlamına gelecek bu talebin incelendiğini ve haksız bir kararın oluştuğunu, yönetim planının bağlayıcılığının ve geçerliliğinin değerlendirilmediğini, kararın gerekçe taşımadığı gibi dosyada yer alan delillerin de yok sayıldığını, eski hale getirilmesi için verilen sürenin az olduğunu, anıtlar kurulundan izin alarak kararda yer verilen işlemlerin yapılmasının 2 aydan uzun süre alacağını, anıtlar kurulu ve tarihi yapı uzmanı olmadan heyet kurularak icrası imkansız bir karar verildiğini, bu eksikliklere rağmen herhangi dayanak olmadan eski hale getirilme için 2 ay süre belirlenmesinin fiilen tahliye edilmesi hükmünde olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mesken nitelikli bağımsız bölümün işyeri olarak kullanılmasının önlenemisine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalılardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.