İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/869 E. 2026/955 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/869
- Karar No
- 2026/955
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/869 Esas KARAR NO : 2026/955
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/11/2025 KARAR TARİHİ : 20/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, davalı taraf ile muhtelif araçları için Kara Taşıtları Kasko Poliçesi Sözleşmesi akdedildiğini, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından ... sayılı karara istinaden, davalı sermaye artırımı durumu netleşinceye kadar sigorta poliçesi üretiminin durdurduğunu, davalı sigorta şirketinin SEDDK tarafından uygulanan tedbirden dolayı hasar ödemelerini yapamadığını, bu nedenden dolayı müvekkil şirketin ekte sunulan araçlarının kara taşıtları kasko poliçesi iptal zorunda kaldığını, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun MADDE 1401'de; "Sigorta sözleşmesi, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi hâlinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlüydüğü sözleşmedir." Belirtildiğini, ancak SEDDK, davalya bir takım idari tedbirler uygulamış olması ve poliçe düzenleme yetkisini durdurmuş olması nedeni ile durumu öğrenir öğrenmez poliçelerin iptali için Sigorta acentesine başvuru yapıldığını, davalı poliçelerin iptal edilmemesi için kötü niyetli bir şekilde ekranlarını kapatarak iptallere onay vermediğini, bu nedenle mağdur olunduğunu, Müvekkil şirket 15 adet aracı için poliçeleri iptal etmiş olduğu halde davalı taraf sözleşmeye aykırı davranarak poliçe primlerinin idadelerini yapmadığını, TTK 1419. Maddesinde belirtildiği şekilde; “Sigorta sözleşmesi sona erdiği takdirde, Kanunda aksi öngörülemişme, işlemeyen günlere ait ödenmiş primler sigorta ettirene geri verilir.” Denildiğini, Müvekkil şirket, davalı tarafı 01.10.2025 tarihinde prim idadelerinin yapılması konusunda ihtar etmiş olmasına rağmen davalı tarafın talebe cevap vermediğini belirterek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla (HMK 109 gereği), Müvekkil şirketin iptal edilen ve davalı tarafından ödemeyen Şimdilik 89.880.09-TL prim iadesinin davalı sigorta şirketinin temerînde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans fazli ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalı tarafa tahmine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun 09.04.2025 tarihli ve 1038 sayılı kararıyla; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 20. maddesi kapsamında, gerekli sermayenin nakden Şirket hesaplarına intikal ettiğinin tevsikine kadar müvekkili ... A.Ş.'nin tüm branslıda yeni sigorta sözleşmesi akdetme ve temdit yetkisi kaldırıldığını, bu anlamda SEDDK kararı kapsamında ödemeler kamu otoritesi tarafından SEDDK’nın izin verdiği ölçüde yürüttüldüğünü, müvekkil şirketin ödemeler konusunda karar alma yetkisi bulunmadığını, bu sebeple talep edilen tutarın SEDDK’ya sorulması gerektiğini, müvekkil şirketin herhangi bir temerrüdü söz konusu olmadığından müvekkil şirketin faiz sorumluluğunun bulunmadığını, bu sebeple mahkemenizce aksi durumun kabulüyle aleyhe tazminata hükmedildikini halinde dahi ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, SEDDK.nın davalının sermaye arttırımı durumu belirleninceye kadar sigorta poliçe üretimini durdurması ve SEDDK tedbirleri sebebiyle hasar ödemeleri yapılmadığından davacının iptal ettiği kasko poliçeleri uyarınca davalıdan prim iadesi talebinde bulunmasının mümkün olup olmadığı, varsa davacının prim iadesi olarak alması gereken alacak miktarının (dava dilekçesinde tablo halinde bildirilen her bir araç ve plakası yönünden ayrı ayrı inceleme yapılarak) toplam tutarı hususlarındadır. Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamında bulunan tüm bilgi, belge, beyan ve deliller ile tespit edilen uyuşmazlık konuları çerçevesinde ve özellikle; SEDDK.nın davalının sermaye arttırımı durumu belirleninceye kadar sigorta poliçe üretimini durdurması ve SEDDK tedbirleri sebebiyle hasar ödemeleri yapılmadığından davacının iptal ettiği kasko poliçeleri uyarınca davalıdan prim iadesi talebinde bulunmasının mümkün olup olmadığı, varsa davacının prim iadesi olarak alması gereken alacak miktarının (dava dilekçesinde tablo halinde bildirilen her bir araç ve plakası yönünden ayrı ayrı inceleme yapılarak) toplam tutarı hususunda rapor tanzim edilmesine karar verilmiş olup, Sigortacı bilirkişi ... 05/06/2026 tarihli raporunda özetle; Tüm delillerin hukuki münakaşası, her türlü hukuki tavşif, tarafların, masraf, vekalet ücreti ve benzeri diğer istemleri ile İLK Md. 67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri ve nihai kararı tamamıyla Yargı Makamlarına ait olmak üzere; dosya incelemesi kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesi sonucunda raporun tazminat talebinin hukuken oluşup oluşmadığına dair bir değerlendirme içermediğini, 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı) tespitinin Hakim yetkisinde olduğunu, poliçeler ve iptal zeyillerinin tek tek incelendiğini, ... numaralı poliçe 07/04/2025 tarihinde “Satıştan Dolayı İptal” edildiğini, ancak işbu iptal tutarının da davacı sigortalıya ödemesinin yapılmadığını, toplam 89.879,49 TL olan iade prim tutarlarını; davacının davalı sigorta şirketinden yukarıda iptal zeyili başlama tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte iptal prim tutarlarını talep edebileceği değerlendirilmiş olduğunu, Mahkememizin savunmalarının tümüne hasren tamamen davalı müdafaaıları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, nihai takdirin Mahkememize ait olduğunu bildirmiştir. Dosyanın bilirkişiye tevdi ile tarafların bilirkişi raporuna yapmış oldukları itirazlar irdelenerek ek rapor tanzim edilmesine karar verilmiş olup, Sigortacı bilirkişi ... 07/09/2026 tarihli ek raporunda özetle; Kök raporda sadık kalınarak tüm delillerin hukuki münakaşası, her türlü hukuki tavşif, tarafların, masraf, vekalet ücreti ve benzeri diğer istemleri ile İİK Md. 67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri ve nihai kararı tamamıyla Yargı Makamlarına ait olmak üzere; dosya incelemesi kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesi sonucunda raporun tazminat talebinin hukuken oluşup oluşmadığına dair bir değerlendirme içermediğini, 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı) tespiti Hakim yetkisinde olduğunu, poliçeler ve iptal zeyillerinin tek tek incelendiğini, ... numaralı poliçe 07/04/2025 tarihinde “Satıştan Dolayı İptal” edildiğini, ancak işbu iptal tutarının da davacı sigortalıya ödemesinin yapılmadığını, toplam 89.879,49 TL olan iade prim tutarlarını; davacının davalı sigorta şirketinden İptal Zeyili Başlama Tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte iptal prim tutarlarını talep edebileceği değerlendirildiğini, Mahkememizin savunmalarının tümüne hasren tamamen davalı müdafaaıları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, nihai takdirin Mahkememize ait olduğunu bildirmiştir. Davacının talebi, davalı ile aktedilen Kara Taşıtları Sigorta poliçelerinden kaynaklı davalı hakkında uygulanan tedbirler nedeni ile ödeme yapılmamasında kaynaklı ödenmeyen poliçe pirimlerinin tahsili talebinde bulunmaktadır. TTK.nun 1413. Maddesi gereğince sigortacının, konkordato ilan etmesi, ilgili sigorta dalına ilişkin ruhsatının iptâl edilmesi veya sözleşme yapma yetkisinin kaldırılması gibi hâllerde; sigorta ettiren, bu olguları öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde sigorta sözleşmesini feshedebilir. SDDK tarafından 09.04.2025 tarihinde davalı sigorta şirketinin poliçe tanzim yetkisinin kaldırılmıştır. Yine TTk.nun 1419. Maddesi gereğince sigorta sözleşmesi sona erdiği takdirde, kanunda aksi öngörülmemişse, işlemeyen günlere ait ödenmiş primlerin sigorta ettirene geri verilmesi gerekir. Dava dilekçesi ekinde davacının davalı şirket nezdinde yaptırmış olduğu farklı araçlara ait poliçe örneklerinin yer aldığı, davalı sigorta şirketinden poliçe örnekleri ve zeyilnamelerin celp edildiği, alınan bilirkişi raporu ile poliçeler ve iptal zeyillerinin tek tek incelendiği, ... numaralı poliçe 07/04/2025 tarihinde “Satıştan Dolayı İptal” edildiği, ancak işbu iptal tutarının da davacı sigortalıya ödemesinin yapılmadığını, toplam 89.879,49 TL olan iade prim tutarları; davacının davalı sigorta şirketinden iptal zeyili başlama tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte iptal prim tutarlarını talep edebileceği, uygulamada tereddüte yer vermemek adına iptal zeyillerinin çoğunluğunun 06/05/2025 tarihli olması nazara alınarak belirtilen tarihten itibaren faiz talep edilebileceği, tarafların tacir olması nedeni ile ticari avans faizi talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla açılan davanın kabulü ile 9.879,49 TL'nin 06/05/2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar verilmiş ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE, - 89.879,49 TL'nin 06/05/2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa VERİLMESİNE, 1-Alınması gereken 6.139,67-TL harçtan peşin alınan 1.534,93-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.604,74-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 2-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 3-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 2.150,33-TL ile bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 21.023,70-TL olmak üzere toplam 23.174,03-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 45.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma), davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.20/10/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır