İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/213 E. 2026/596 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/213
Karar No
2026/596
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/213 Esas - 2026/596 T.C. ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2026/213 KARAR NO : 2026/596

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/03/2026 KARAR TARİHİ : 29/09/2026 K.YAZIM TARİHİ : 27/10/2026

Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili; müvekkili şirketin, davalı borçluya satmış olduğu ürünlere ilişkin olarak 17.04.2025 tarihli ve..... no'lu fatura düzenlediğini, davaya konu icra takibi kapsamında sunulan takip talebi ekinde yer alan cari hesap ekstresinden de görüleceği üzere davalının vadesi geldiği halde ödenmemiş toplam 2.279,90 Euro tutarında borcu bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından çeşitli tarihlerde borcun ödenmesi konusunda davalı borçlu ile görüşmeler yapmış ancak yapılan görüşmelerden olumlu bir sonuç alınamadığını, müvekkili şirket tarafından Kahramankazan İcra Dairesi ..... sayılı dosyası kapsamında fatura alacağına ilişkin ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun ilamsız icra takibine haksız şekilde "borca, yetkiye ve tüm fer'ilerine" itiraz ettiğini, davalı borçlunun Kahramankazan İcra Dairesi ...... sayılı dosyasına yapmış olduğu itiraz haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin ve davalı borçlunun ticari defter ve kayıtları incelendiğinde müvekkili şirket tarafından ürünlerin satılarak teslim edildiğini, buna karşılık müvekkili şirketin düzenlemiş olduğu fatura bedellerinin davalı borçlu tarafından ödenmediğini, söz konusu borcun varlığı sabit olup davalı borçlu tarafından tahsili geciktirmek maksadıyla ödeme emrine kötüniyetli olarak itiraz edildiği açıkça ortada olduğunu beyan ederek, davanın kabulüne, davalı borçlunun Kahramankazan İcra Dairesi ...... sayılı dosyaya yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına, itirazında haksız ve kötüniyetli olan davalı borçlu aleyhine, takip konusu alacağın likit olması da göz önünde bulundurularak alacak miktarının İİK madde 67 uyarınca %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili; davacının sunduğu fatura ile ödeme emrindeki tutarlar da birbirinden farklı olduğunu, davacının bu TL karşılığını faturada belirtmiş olmasına rağmen, icra takibini bu tutar üzerinden değil doğrudan döviz üzerinden başlattığını, oysa taraflar arasında döviz üzerinden ödeme yapılacağına dair herhangi bir sözleşme bulunmadığını, faturanın tek başına döviz cinsinden borç doğurmayacağını, 2008-32/34 sayılı tebliğ uyarınca yalnızca tarafların açık anlaşması halinde döviz cinsinden borç doğabileceğini, bu hususun davacı tarafından ispatlanmadığını, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, takibe konu edilen fatura, müvekkili şirket ile gerçek bir ticari ilişki ve ifa üzerine doğmuş olmadığını, dolayısıyla davanın, esastan reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafın yalnızca tek taraflı düzenlenmiş faturaya dayandığını, ancak faturanın borç doğuran belge olmadığını, faturanın yalnızca iddia niteliğinde olduğunu, mal tesliminin ayrıca ispat edilmesi gerektiğini, Yargıtay’ın yerleşik içtihadı: “Fatura tek başına mal teslimini ve borcun varlığını ispatlamaz.” şeklinde olup somut olayda herhangi bir irsaliye, teslim tutanağı veya kabul beyanı olmadığını, bu nedenle alacağın ispatlanamadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Kahramankazan İcra Dairesinin ..... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, tarafların 2025 yılına ait BA BS formları, davacının ticari defter ve kayıtları, 26/06/2026 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. Bilirkişi raporunda, davacı ...... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi incelemeye konu 2025 yılı envanter defterine, 6102 sayılı TTK'nın 64/3 maddesi uyarınca noter açılış tasdiklerini yaptırdığı, 2025 yılı yevmiye ve kebir defterlerinin E-Defter niteliğinde olduğu, e-defter berat onaylarını süresinde ve mevzuata uygun şekilde yaptırdığı, HMK'nın 222/4. Maddesi uyarınca ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının bulunduğu tespit edildiği, Davacı Roxtec şirketinin yevmiye defterinin incelenmesinde, Dava konusu 17.04.2025 tarihli ....... nolu e-faturanın ..... kodlu Alıcılar ...... Proses Mak. Ltd. Şti. hesabına .... yevmiye no ile 98.596,08 TL borç kaydedildiği, Davacının ticari defterlerinde davalı şirket adına tutulan ..... Alıcılar hesabının 110.912,35 TL bakiyesinin, 30.11.2025 tarihli 6613 nolu Yevmiye kaydı Şüpheli Ticari Hesaplar (128-01-01-00001) hesabına aktardığı tespit edildiği, Davacı şirketin incelemeye sunduğu muavin defteri dökümüne göre, 30.11.2025 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 2.279,90 EURO (110.912,35 TL) alacağının bulunduğu tespit edildiği, davacının ticari kayıtlarında dava konusu fatura tutarının TL olarak kayıtlı olduğu, bununla beraber, faturanın EURO cinsinden düzenlenmesi nedeniyle, cari hesabın EURO cinsinden de takip edildiği, kur değişimlerinin değerlenerek kur farkının hesaba yansıtıldığı görüldüğü, dava konusu faturanın davacı tarafından davalı ........Ltd. Şti. adına tanzim edildiği, Fatura Tarihi: 17.04.2025, Fatura No: ...... İrsaliye Tarihi: 17.04.2025, İrsaliye No: ....., Sipariş Tarihi: 16.04.2025, Sipariş No: ....., Fatura Tutarı: 2.279,90 EUR (9420 KDV Dahil), Fatura Tutarı: 98.595,87 TL (9420 KDV Dahil), 10 kalem malzemenin EURO cinsinden satışına ilişkin düzenlendiği, Fatura Döviz Kuru: 43.2457 olarak belirtilmiş olup, Fatura üzerinde;“FATURA BEDELİ İLGİLİ DÖVİZ CİNSİNDEN ÖDENECEKTİR. TL ÖDEMELERDE T.C.M.B. NİN ÖDEME GÜNÜNDEN | GÜN ÖNCE 15:30'DA AÇIKLADIĞI DÖVİZ ALIŞ KURU ESAS ALINIR.” Şeklinde ibare olduğu, yerinde inceleme yetkisi ile davacının kayıtlarının incelenmesi sırasında, e-irsaliyenin düzenlendiği, davalı tarafından e-irsaliyenin kabul edildiği ve sistem onayının alındığı anlaşıldığı, dosyada yer alan depo çıkış formuna göre, 17.04.2025 tarihinde davacı Roxtec tarafından depo çıkış formu düzenlendiği, adres olarak ..... elden teslim edileceği, depo çıkış formunun içerisinde faturada yer alan 10 kalem malzeme adlarının bire bir aynının yazılı olduğu, teslim alan kişi ....... tarafından imzalandığı, diğer yandan, dava konusu faturada davalıya satılan ürünler için 15.04.2025 tarihli ....... nolu TEKLİF belgesi hazırlandığı, teklif formunu EURO cinsinden fiyatlandırılığı, söz konusu teklifin onay sürecinin davacı ve davalı şirketlerin kurumsal e- posta adresleri üzerinden yazışmalar ile tamamlandığı tespit edildiği, tarafların bağlı olduğu Vergi Dairelerinin dosyaya sunduğu Alış-Satış Kayıtlarının incelenmesinde, davacının davalı adına düzenlemiş olduğu 82.163,37TL (Kdv hariç) e-faturanın Gelir İdaresi Başkanlığı kayıtlarına girdiği tespit edildiği, dosya kapsamında yapılan incelemelerde, 03/12/2025 takip tarihi itibariyle davacının davalı adına düzenlemiş olduğu 17.04.2025 tarihli ...... nolu faturadan kaynaklı 2.279,90 EURO alacağının bulunduğu, takip konusu alacağın takip tarihindeki TL karşılığının 112.121,61TL olduğu (TCMB 1 EURO=49.1783TL), belirtilmiştir.

GEREKÇE : Dava; taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi kapsamında faturaya dayalı cari hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 08.12.2025 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 05.12.2025 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır. Davacı yan takip talebinde 2.279,90 Euro alacak talebinde bulunmuş ve dayanağını cari hesaba konu fatura olarak belirtmiş, bu sebeple alacaklı olduğunu iddia etmiş, davalı yan ise, taraflar arasında borcun döviz cinsinden ödeneceğine dair anlaşma olmadığını, davacıya borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2023 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. İncelenmesinde; davacı tarafça davalı adına, 1 adet belge karşılığında KDV hariç 82.163,37TL tutarında mal/hizmet satışı bildiriminde bulunulduğu, davalı tarafça da davacı adına 1 adet belge karşılığında KDV hariç 82.163,37TL tutarında mal/hizmet alışı bildiriminde bulunulduğu, tarafların bildirimlerinin örtüştüğü tespit edilmiştir. Davalıya verilen kesin süreye rağmen ticari defter ve kayıtlar sunulmadığından ve bulunduğu yerin adresi de bildirilmediğinden davacı yanın defter ve kayıtları ile mahkememiz dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Düzenlenen bilirkişi raporunda, uyuşmazlık konusu faturanın davacı kayıtlarına işlendiği, davacı kayıtlarına göre davacının 2.279,90 EURO alacağının bulunduğu rapor edilmiştir. Düzenlenen raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmekle davalı itirazları yerinde görülmeyerek rapor hükme esas alınmıştır. Dava konusu alacak, fatura alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. Davalı yana verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlar sunulmadığından ve adresi de bildirilmediğinden yapılan ihtar uyarınca davacı defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olması ve davacı lehine delil olma vasfına haiz olması hususları gözetilerek davacı defter ve kayıtları HMK madde 222/3 (Değişik:22/07/2020 - 7251/23.m.) uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir. İddia ve savunma, sunulan ve mahkememizce toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı yan faturadan kaynaklı alacağının bulunduğunu iddia etmiş, tarafların dosyaya kazandırılan Ba - Bs formlarından ve incelenen davacı ticari defter ve kayıtlarından uyuşmazlık konusu faturanın vergi dairesine taraflarca bildirildiği ve davacı tarafça kayıtlara işlendiği görülmüştür. Davalı yanın Ba formuyla mal alım bildiriminde bulunması taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığını ve mal tesliminin gerçekleştiğini kanıtlamaktadır. Alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzerine davacı defterinde davacının alacaklı olduğu sabittir. Davalının tacir olduğu ve basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunduğu, bu sebeple teslim almadığı mala ilişkin vergi dairesine bildirimde bulunmaması gerektiği, ancak aksine davranışla bildirimde bulunarak taraflar arasında iddia olunan şekilde ticari ilişkinin varlığını sübuta erdirdiği, faturaya süresi içinde itiraz da edilmediği, ticari defter ve kayıtlarını da incelemeye esas olarak sunmadığından davacı defterlerinin davacı lehine delil olarak değerlendirildiği, davacı yanın tespit edilen alacağına göre davalı yanın ispatlanmış bir ödeme savunmasının bulunmadığı, bu kapsamda davalının takibe vaki itirazının haksız olduğu ve iptali gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu itibarla davacının davasının kabulüne, Kahramankazan İcra Dairesinin ..... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, alacak likit(bilinebilir/belirlenebilir) olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden 2.279,90 Euronun takip tarihindeki kuru üzerinden hesaplanan 112.490,26TL'nin %20'si olan 22.498,05TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KABULÜNE, Kahramankazan İcra Dairesinin ....... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, 2-Alacak likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden 2.279,90 Euronun takip tarihindeki kuru üzerinden hesaplanan 112.490,26TL'nin %20'si olan 22.498,05TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 8.692,07TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.421,94TL harcın mahsubu ile bakiye 7.270,13TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 5.000,00TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 1.421,94TL peşin harç, 732,00TL başvuru harcı, 104,00TL vekalet harcı olmak üzere toplam 2.257,94TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 116,00TL tebligat ve posta gideri ile 7.500,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.616,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 29/09/2026

Katip ... e-imzalı Hakim ...... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/213, K. 2026/596, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-213-e-2026-596-k-d5b8da2ddc9c