İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1037 E. 2026/952 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1037
- Karar No
- 2026/952
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1037 Esas KARAR NO : 2026/952
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/02/2026 KARAR TARİHİ : 20/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ardiye/depolama hizmetinden kaynaklanan ticari ilişki bulunduğunu, davalı şirkete ait ithal malların, davacı şirket tarafından kiralanan ardiye/depolarda muhafaza edildiğini ve bu hizmet karşılığında davalı adına faturalar düzenlendiğini, davacı şirketin malları muhafaza etmek suretiyle üzerine düşen edimi yerine getirdiğini, malların hâlen davacıya ait depolarda bulunduğunu, ancak düzenlenen faturaların bir kısmının davalı tarafından ödenmediğini, davalının önceki dönemlere ait ardiye faturalarını ödemiş olması nedeniyle taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve verilen hizmetin varlığının sabit olduğunu; uyuşmazlığın yalnızca ödenmeyen bakiye fatura alacağından kaynaklandığını, takibe konu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu ve fatura içeriklerine süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmadığını, tarafların ticari defter, kayıt ve belgeleri üzerinde yapılacak inceleme sonucunda davacının alacaklı olduğunun ortaya çıkacağını, ödenmeyen fatura alacağıınıntahsili amacıyla davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını; davalının borcun tamamına, işlemiş ve işleyecek faize, ferilerine ve icra dairesinin yetkisine itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, takip konusu alacağın sözleşme ve faturalardan kaynaklanan para alacağı niteliğinde olduğunu; para borçlarının, aksine bir düzenleme bulunmadıkça alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilmesi gerektiğinden takibin yetkili icra dairesinde başlatıldığını, dava öncesinde zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, takip konusu fatura ve cari hesap alacağının belirli ve hesaplanabilir, diğer bir ifadeyle likit nitelikte olduğunu açıklayarak; 133.000,00-TL dava değeri üzerinden, davalının ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yetki, borç, faiz ve ferilerine ilişkin itirazlarının iptaline, icra takibinin devamına, davalının asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf, usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa ödemeler ödemeler sonucunda davacının davalıdan alacağının kalıp kalmadığı hususlarındadır. ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı tarafça davalı şirket aleyhine 133.000,00-TL cari hesap alacağı üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı şirketin vekili aracılığıyla takibe itiraz ettiği ve takibin durmuş olduğu görülmüştür. Tarafların ticari defter ve kayıtlarını 15/06/2026 günü saat 10:00'da mahkememiz duruşma salonunda incelenmesine karar verilmiş olup, SMMM bilirkişi ... 03/09/2026 tarihli raporunda özetle; Taraflar arasında ardiye/depolama hizmetinden kaynaklanan ticari ilişkinin bulunduğunun, düzenlenen e-faturalar, cari hesap kayıtları, vergi dairesi analizleri ve davalı tarafından yapılan kısmi ödemelerle muhasebesel yönden desteklendiğini, davacının usulüne uygun olarak tutulduğu görülen ticari defter ve kayıtlarında, takip tarihine kadar davalı adına KDV dâhil toplam 228.000,00 TL tutarında fatura düzenlendiğini, davalı tarafından gerçekleştirilen toplam 95.000,00 TL ödemenin cari hesaptan mahsup edildiğini, Mahkememizce takip konusu faturaların dayanağı olan ardiye/depolama hizmetinin davalı yararına verildiğinin kabul edilmesi hâlinde, davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan 133.000,00 TL asıl alacaklı olduğunun hesaplandığını, Hesaplanan 133.000,00 TL asıl alacağın, .. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında talep edilen asıl alacak tutarıyla uyumlu olduğunu, davalı tarafın ticari defter ve belgelerini ibraz etmemesi nedeniyle tarafların yasal kayıtları arasında karşılaştırmalı inceleme yapılamadığını, davalının icra takibine yönelik itirazının iptali, takibin devamı, davacının icra inkâr tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, ticari defterlerin delil niteliği ve takip tarihinden itibaren uygulanacak faiz türü ile oranı hususlarının hukuki değerlendirme gerektirmesi nedeniyle Mahkememiz takdirinde olduğunu bildirmiştir. Ticari defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticari davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4). Öte yandan taraflardan birinin diğer deliller yanında karşı tarafın ticari defterlerine dayanmasıyla karşı taraftan ticari defterlerin ibrazının istenilmesi, ancak ticari defterlerin ibrazından kaçınılması durumunda, HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uygulama alanı bulacaktır. Bu çerçevede HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, HMK’nın 222/5. maddesindeki düzenlemeden farklı olarak hâkime takdir hakkı tanınmış olup hâkim, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilemeyeceğine karar verecektir (Pekcanıtez, Özekes, Akkan, Korkmaz, s. 1834).(Yargıtay HGK'nın 27.01.2022 tarihi ve ...E. - ...K. sayılı kararı ) Davacı tarafın delillerinde taraflarına ait olan ve davalı tarafa ait olan ticari defter ve belgelere delil olarak dayandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce usulüne uygun ihtara rağmen davalı taraf ticari defterlerini incelemeye sunmamış, delil olma niteliğine sahip olduğu belirlenen davacı ticari defterlerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde taraflar arasında ardiye/depolama hizmetinden kaynaklanan ticari ilişkinin bulunduğu, düzenlenen e-faturalar, cari hesap kayıtları, vergi dairesi analizleri ve davalı tarafından yapılan kısmi ödemelerle muhasebesel yönden desteklendiği, davacının usulüne uygun olarak tutulduğu görülen ticari defter ve kayıtlarında, takip tarihine kadar davalı adına KDV dâhil toplam 228.000,00 TL tutarında fatura düzenlendiği, davalı tarafından gerçekleştirilen toplam 95.000,00 TL ödemenin cari hesaptan mahsup edildiği, Mahkememizce takip konusu faturaların dayanağı olan ardiye/depolama hizmetinin davalı yararına verildiğinin kabul edilmesi hâlinde, davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan 133.000,00 TL asıl alacaklı olduğunun hesaplandığı, hesaplanan 133.000,00 TL asıl alacağın, ... İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı takip dosyasında talep edilen asıl alacak tutarıyla uyumlu olduğu, tespit edilmiştir. Davalı taraf ticari defterlerini incelemeye sunmadığındın ticari defterlerin TTK hükümlerince birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, kayıtların düzgün tutulup tutulmadığı denetlenemediği gibi uyuşmazlık konusu faturalara ilişkin bir kaydın bulunup bulunmadığı da belirlenememiştir. Davacı taraf ticari defterlere diğer deliller ile birlikte dayanmış olup mahkemece de davalının ticari defterlerini ibrazı HMK 222/3 ihtarı ile birlikte davalıya duruşma zabtıyla gönderilmiş olmasına rağmen ticari defterler incelemeye sunulmamıştır. Bu durumda HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uyarınca; davalının HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilerek ticari defterlerde kayıtlı fatura konusu malların teslim edildiği ve bedelinin ödenmediği hususunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Eldeki davada, satın alınan ve faturası belirli alacak likit (belirlenebilir) olup, hüküm altına alınan miktar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları oluşmuş bulunmaktadır. Açıklanan bu nedenlerle açılan davanın kabulü ile Davalı tarafın Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün 2025/86876 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 26.600 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE; 1-Davalı tarafın ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile TAKİBİN DEVAMINA, 2-İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 26.600-TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak DAVACI TARAFA VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken 9.085,23-TL harçtan peşin alınan 1.606,31-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.478,92-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 2.338,31-TL ile bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 8.145,00-TL olmak üzere toplam 10.483,31-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 45.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.20/10/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır