İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/190 E. 2026/833 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/190
Karar No
2026/833
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/190 Esas KARAR NO : 2026/833

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/03/2026 KARAR TARİHİ : 14/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki 11/07/2025 tarihli sözleşme uyarınca müvekkili şirket tarafından "... Akıllı Tahta + ... İ7 g11 ..." nitelikli (akıllı tahta) ve "...Tahta Mobil Ayak" nitelikli ürününün toplam 2.412,00 USD karşılığında davalıya teslim edileceğini, ürünlere ilişkin kararlaştırılan bedelin sipariş anında banka havalesiyle müvekkili şirkete ödeneceğini, müvekkili şirket tarafından ürünlerin 28/08/2025 tarihinde teslim edildiğini ancak ürün bedellerinin ödenmediğini ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasıyla başlattıkları icra takibine itiraz edildiğini beyanla davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve davalının %20'den aşağı olmamak kaydıyla inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; ödenmemiş fatura ve açık hesap alacağı sebebine dayalı başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 89. (6762 sayılı TTK’nın 87) maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddelerde cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır. Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz. Taraflar arasındaki ilişkinin ve takibin açık hesap ilişkisine dayalı olduğu anlaşılmış ve mahkememizce bu yönde yargılama sevk ve idare edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf bedeli ödenmeyen faturalardan kaynaklanan açık hesap ilişkisine dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2. (6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Her iki ticari defterlerde yer alan kayıtlar birbiri ile uyuşması halinde ticari defterler, içeriğine göre delil vasfına sahip olabilecektir. Eldeki dosya incelendiğinde: 24/06/2026 tarihli duruşma ara kararı ile taraf ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla bilirkişi ara kararı kurulmuş, inceleme günü verilmiş ve sunulmaması halinde karşı tarafın kayıtlarına delil olarak dayanabileceği ihtarı ara kararda bulunmuştur. Davacı tarafın defterlerini ibraz ettiği ancak davalı tarafın ibrazdan kaçındığı anlaşılmıştır. 17/07/2026 tarihli bilirkişi raporu ile davacı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ve davacı kayıtlarına göre davacının 2.412,00 tutarınca alacaklı olduğu, davacı kayıtlarında faturanın kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Ticari defter incelenmesi neticesinde alınan bilirkişi raporu kapsamında asıl alacak yönünden itirazın iptaline karar verilmiştir. 6098 sayılı TBK 117. maddesine uygun temerrüt ihtarı bulunmadığından takip öncesi işlemiş faiz talebi reddedilmiştir. Vekalet ücreti ile harç hesaplaması yerleşik Yargıtay kararları uyarınca (Örn: Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/3473E.-2020/2039K.) dava tarihindeki Merkez Bankası USD/TRY efektif satış oranı olan (44.0382) esas alınarak yapılmıştır. İcra-inkar harç hesaplaması yerleşik Yargıtay kararları uyarınca (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2015/3179E.-2015/15237K.-23/11/2015 Tarihli kararı) takip tarihindeki Merkez Bankası USD/TRY efektif satış oranı olan (42.04) esas alınarak yapılmıştır. HÜKÜM: Gerekçede açıklandığı üzere; 1-Davanın Kısmen Kabulü ile; İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 2.412,00 USD asıl alacak üzerinden iptaline, takibin kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun 4/a maddesi uyarınca faiz işletilerek (%4 oranını geçmemek şartıyla) devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Kabul edilen asıl alacak likit ve belirlenebilir olduğundan takip tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanan (42,04*2.412) 101.400,48 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 7.255,90 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.311,44 TL harcın mahsubu ile 5.944,46 TL eksik harcın davalıdan alınıp Maliyeye gelir kaydına, 4-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabulucu ücretinin 4.585,42 TL'sinin davalıdan, 14,58 TL'sinin ise davacıdan alınarak Maliyeye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 1.311,44 TL peşin harcın davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 14.946,00 TL (732,00 TL başvuru harcı, 104,00 TL vekalet harcı, 14.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 110,00 TL posta masrafı) yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 14.898,62 TL'sinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı vekille temsil olunduğundan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 337,77 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 9-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalan kısmın karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/10/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Bu belge 5070 sayılı Yasa uyarınca güvenli E-İMZA ile imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/190, K. 2026/833, T. 14.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-190-e-2026-833-k-a6c509844542