İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/760 E. 2026/705 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/760
Karar No
2026/705
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/760 Esas KARAR NO:2026/705

DAVA : Alacak (Hasılat Kirası Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/12/2024 KARAR TARİHİ : 21/09/2026

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında, 21.09.2022 tarihinde bir "İş Ortaklığı Sözleşmesi" imzalandığını, iş bu sözleşme ile ... Sokak No:34 İç Kapı No:B .../İstanbul adresindeki restoranın işletmesinin ve yönetiminin müvekkili tarafından yürütüleceği kararlaştırıldığı, davacının TPE nezdinde ... Numaralarıı ile müvekkili şirket ortaklarından ... adına tescilli olduğunu, taraflar arasında kurulan sözleşme ile davacının müşteri portföyünden faydalanılması ve kahvaltı ve restoran işletmeciliğindeki bilgi ve tecrübesinden ve ayrıca ürün gamından istifade edilmesinin amaçlandığını, sözleşmede, ... Sokak No:34 İç Kapı No:B .../İstanbul adresindeki restoranın "..." markası altında ... tarafından kullanılacağı ve işletileceği, elde edilen karın %25'nin ...'a ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ...'un ise aynı işyerinde sadece paket servis faaliyetinde bulunacağını kabul ettiğini, ...'un sözleşmeye aykırı davrandığını, ...'ın işini yapmasına engel olması, iş yerinin kullandırılmasında zarara uğratması halinde sözleşme süresinin her bir ayı için 100.000-TL cezai şart ödeyeceğinin de kararlaştırıldığını, sözleşmede, işletmenin ... tarafından işletileceği kararlaştırılmış olmasına rağmen, ... işletmede daha önceden kendi namına kullandığı ve kendi banka hesabına bağlı pos cihazlarının değiştirilmesine, ...'a ait pos cihazlarının yerleştirilerek kullanılmasına müsaade etmediğini, ..., ... tarafından bulunan, getirilen ustaların ve çalışanların sigortalarını da kendisi üzerine yaptığını, açıklanan tüm sebeplerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilin ortaklık kapsamında yaptığı masrafların karşılığı olarak şimdilik 1.000-TL maddi tazminatın fesih tarihinden işleyecek ticari temerrüt faizi ile, sözleşme süresince ortaklık gelirinden alamadığı ortaklık payı karşılığı şimdilik 1.000-TL alacağın ihtar tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle şimdilik 1.000-TL mahrum kalınan kar tazminatının fesih tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile, şimdilik 1.000-TL cezai şart bedelinin fesih tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle 200.000-TL manevi tazminatın fesih tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile, sözleşme nedeniyle müvekkilin uğradığı menfi zararın karşılığı şimdilik 1.000-TL maddi tazminatın fesih tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin 09.06.2026 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla;

Ortaklık sözleşmesi kapsamında yapılan masraflardan doğan 319.650-TL maddi tazminatın fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile, sözleşme süresince ortaklık gelirinden alamadığı ortaklık payına ilişkin 96.252-TL alacağın ihtar tarihinden itibaren işlemiş ticari temerrüt faizi ile, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle 291.758-TL mahrum kalınan kar tazminatının fesih tarihinden itibaren işlemiş ticari temerrüt faizi ile, 300.000-TL cezai şart bedeli alacağının fesih tarihinden itibaren işlemiş ticari temerrüt faizi ile, 200.000-TL manevi tazminat alacağının fesih tarihinden itibaren işlemiş ticari temerrüt faizi ile, sözleşme nedeniyle uğranılan menfi zarar nedeniyle 1.000-TL menfi zarar tazminatının fesih tarihinden itibaren işlemiş ticari temerrüt faizi ile tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karara verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'ın ... Cihangir’de 15 yıl boyunca aynı adreste ... ... adı altında bölgenin en ünlü ve en sevilen restoranlarından biri olarak hizmet verdiğini, sonrasında birtakım sebeplerden ötürü bazı değişikliklere giderek işletme adını ... ... olarak değiştirdiğini ve halihazırda cafe – restoran olarak hizmet vermeye devam ettiğini, müvekkilinin, pandemi sürecinde işlerin bozulması nedeniyle bazı arayışlara girdiğini ve bu nedenle 2022 yılının Ekim ayında davacı şirket ile anlaşarak bazı şartlar karşılığında restoranın işletmesini davacı şirkete verdiğini, bu işletmenin verilmesi karşılığında hiçbir devir ücreti veya ortaklık payı alınmadığını, iki tarafın yeni bir tüzel kişilik kurmasına davacı şirket yetkililerinin yanaşmadığını, yalnızca tabelaların ve bazı dekorların değiştiğini, onun dışındaki her şeyin ortaklıktan önceki düzeninde devam etmesinin kararlaştırıldığını, bunun bir sonucu olarak müvekkiline ait pos cihazlarının kullanıldığını ve davacı şirketin anlaştığı çalışanların sigorta girişi müvekkili şahıs şirketi üzerinden yapıldığını, davacı şirketin hiçbir sorumluluğun altına girmeden faal bir restorana ortak olduğunu, açıklanacak sebeplerden ötürü işbu ortaklık ilişkisine son erdiğini, bu durumun öncelikle davacı şirket yetkililerine şifahen 23.12.2022 tarihinde bildirildiğini, arz ve izah edilen nedenlerle müvekkili ile davacı şirket arasında yazılı bir sözleşme bulunmaması ve davacı taraf, delillerini ispata elverişli bir şekilde sunmadığından, dava dilekçesinde açıkça hangi delilin hangi vakıaya ilişkin olduğunu, neyi ispatlamaya yönelik olduğunu açıkça belirtmediğinden işbu davanın, davacı tarafın tüm talepleriyle birlikte usul ve esas yönünden reddine; Ayrıca davacı şirketin talep ettiği, maddi tazminata ilişkin, ortaklık gelirinden alamadığı ortaklık payına ilişkin, mahrum kalınan kar tazminatına ilişkin, cezai şarta ilişkin, manevi tazminata ilişkin, menfi zarara ilişkin, belirsiz alacak davası açma koşullarını taşımayan taleplere ilişkin davanın usul yönünden reddine, diğer taleplerin ise hukuki dayanaktan yoksun olması nedeniyle esastan reddine, davacı tarafın dava açmaktaki kötü niyetinin değerlendirilerek, HMK 329. maddesi gereğince kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı şirket üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER : Deliller; Dosya mevcudu, cevap dilekçesi, müzekkere cevapları ve bilirkişi raporudur. Mahkememizin 17/02/2025 tarihli ön inceleme duruşma ara kararı ile her iki taraf tanık deliline dayandığından, davacı vekiline her bir tanığını hangi konuda dinletme istediği hususunda beyanda bulunması için, davalı vekiline tanıklarının kimli ve adres bilgileriyle hangi hususlarda dinletmek istediklerini yazılı olarak bildirmesi için taraf vekillerine 2 haftalık kesin süre verilmesine, bildirdiklerinde öncelikle gelecek celse davacı tanıklarının ve davalının mahkememiz yetki alanı dışındaki tanıklarının dinlenilmesi için adreslerine göre işlem yapılmasına karar verilmiştir. Mahkememizin 05/05/2025 tarihli duruşmasında davacı tanıkları ... ve ... huzuza alındı. Davacı tanığı ... (TC:...)'ye usulüne uygun bir şekilde yemini yaptırıldı. Tanığa uyuşmazlık konuları özetlenerek bildikleri soruldu; Ben 2022 Eylül ayında ... firması beni işe çağırdı, beni davalı ... işyerinde çalıştırdılar, işçilik haklarım ... firması tarafından ödeniyordu, ancak fiilen ... de çalıştığım için sigortam bu firmada görünüyordu, çalışırken talimatları ... firması yetkilisi ... ... dan alıyordum, ben pide ustasıydım, hesaplar ile bir ilgim yoktu, ben yaklaşık 4 ay bu şekilde çalıştım, ilk önce sorun yoktu, 2 ay sonra taraflar arasında tartışma çıkmaya başladı, normalde ... ün bodrum katında ürün hazırlığı yapıyorduk, ..., ... firmasının getirdiği ürünlerden kendisine paket servisi açmış, o ürünleri kullanarak, satış yapıyordu, satışı internet üzerinden (trendyol vb. üzerinden) bu satışlardan ilkin davacının haberi yoktu, haberi olunca da davacı bunu kabul etmedi, tartışmalar bundan kaynaklandı, çünkü davacının malzemeleri kullanılıyordu, ... davalının oğludur, genelde dükkana o bakıyordu, ... firması ... kahvaltı konsepti üzerinde faaliyet gösteriyordu, biz ... a gittikten sonra ... da kahvaltı üzerinde faaliyette bulunmaya başladı, iş yerinde sadece ... ın menüleri kullanılıyordu, ben pideci olduğum için hesaplar ile ilgili bilgim yoktur, bilgi ve görgüm bundan ibarettir dedi. Davacı vekilinin talebi üzerine tanığa soruldu: İş yerindeki tüm kahvaltı ve sair malzemeler davacı tarafından sağlanıyordu, davalı iş yerinde çalışmaya başladıktan yaklaşık 2 - 2,5 ay sonra ben rutin olarak pideleri çıkarırken ..., ... ... ve ... ...'ın tartıştığını gördüm, ..., kendi tedarik ettikleri ürünleri almalarına izin vermeden davacı şirket yetkilileri ... ve ...'i gidin buradan diyerek kovdu, fiziki bir temas görmedim, sonrasında davacı yetkilileri davalı firmanın iş yerinden ayrıldılar, biz personeller olarak bir süre daha kaldık, ben 10 -15 gün daha kaldım sonrasında memleketim ...'a döndüm dedi. Beyanı okundu. İmzası alındı.

Davacı tanığı ... (TC: ...)'ya usulüne uygun bir şekilde yemini yaptırıldı. Tanığa uyuşmazlık konuları özetlenerek bildikleri soruldu: Ben 2022 yılı Eylül ayında ... da ikamet ediyordum, davacı tarafından pide şefi olarak çağrıldım, beni davalının iş yerinde pide şefi olarak işe aldılar, davalı tarafından sigortalıydım, ancak maaşımı davacıdan alıyordum, mutfakta çalışan herkes ... firması tarafından getirilip çalıştırıyordu, hepsinin maaşını davacı ödüyordu, ancak bazılarının sigortası davalı, bazılarının ise davacı üzerineydi, servis alanında çalışanlarının durumu hakkında bilgim yoktur, taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ve bu ilişkiden kaynaklı ticari sorunları bilmiyorum, bir ara bizim kullanımımızda olmayan davalıya ait alt katta davalının oğlu ..., paket servis yapıyordu, ürünlerin malzemelerinin büyük kısmını dışarıdan alıyordu, bende bir defa ona lavaş verdim, davacı bu durumu kabul etmediği için bir daha malzeme vermedim, ben tarafların tartışmasına şahit olmadım, bilgi ve görgüm bundan ibarettir dedi.

Davacı vekilinin talebi üzerine soruldu: Kullandığımız tüm malzemeler davacı tarafından satın alınıp getiriliyordu dedi. Beyanı okundu. İmzası alındı. Mahkememizin 30/06/2025 tarihli duruşmasında davacı tanıklarının duruşma salonu dışında kapıda hazır oldukları görüldü. Davacı tanığı ... (TC: ...)'e usulüne uygun bir şekilde yemini yaptırıldı. Tanığa uyuşmazlık konuları özetlenerek bildikleri soruldu: Ben boya tadilat işleri yaparım, ... firması ile daha önceden iş yapmıştım, yetkililerinin evlerini boyuyordum, bir gün beni aradılar, tadilat işlerimiz var dediler, bende gittim, davalıya ait ... Lokantasına gittik, davalı olarak bildiğim kişi ... tır, burada tadilat işlerini gösterdiler, anlaştık, davacı ile herhangi bir yazılı sözleşme yapmadım, boya, fırın yapımı, duvar sıvası, tuğla örülmesi, reklam tabelaları takılması, tesisat işleri, elektrik işleri ve benzeri işleri o tarih itibariyle 450.000 - 500.000 TL bedel karşılığı yaptım, ben her iş ile ilgili işçi ve usta bulup malzeme temin edip yapıyordum, ancak herhangi bir fatura kesmedim, paranın tamamını ... firmasından parça parça elden aldım, herhangi bir tadilat projesi çizmedik, doğaçlama gittik, taraflar arasındaki sözleşme ve edimlerin yerine getirilip getirilmemesi hususunda herhangi bir bilgim yoktur, ancak ... yetkilileri biz burayı ortağımız ile beraber çalıştıracağız diyorlardı, tüm tadilat işlemlerimiz 15 gün sürdü, bu sürede lokanta çalışmıyordu, baştan sona bir yenileme tadilatıydı, bilgi ve görgüm bundan ibarettir dedi. Davacı vekili tanığa "yapılan işler ile ilgili yazılı bir iş listesi ve ödemeye ilişkin makbuz var mıydı?" sorusunu sordu.

Önceki yemini hatırlatılarak, tanıktan yanıtlaması istendi.

Tanık cevaben; aramızda yazılı sözleşme yoktu ancak yazılı bir iş listesi vardı, bu iş listesinde herhangi bir imza yoktu, davacı şirket yetkilisi bize yaptığı ödeme karşılığı bizden makbuz alıyordu, makbuzda tarih, tutar ve imza vardı dedi. Davalı vekili tanığa"bu işler ile ilgili kimle anlaşıldı, kimden onay alındı, davalıdan onay alındı mı, davalıyı tanır mı?" sorusunu sordu. Önceki yemini hatırlatılarak, tanıktan yanıtlaması istendi. Tanık cevaben; yaptığım işler ile ilgili davacı şirket adına ... bey ve ... bey ile anlaştım, ödemeleri de onlardan alıyordum, davalıyı da bu işleri yaparken iş yerinde gördüğüm için tanıdım, davalı olarak bildiğim kişi ... tir, davacı firmanın ortağı olarak davalıyı tanıtmışlardı, davalı da gelip gidiyordu, yaptığımız işler ile ilgili davalının da " şu iş böyle olsun, bunu şu şekilde yapın "şeklinde müdahaleleri oluyordu, o süreçte taraflar arasında bir anlaşmazlık gözlemlemedim, iş bittikten 15 gün sonra bu iş yerine yemeğe gittim, davacı şirket yetkilileri ile davalıyı uyumlu bir şekilde çalışırken gördüm dedi. Davacı tanığı ... (TC:...)'a; usulüne uygun bir şekilde yemini yaptırıldı. Tanığa uyuşmazlık konuları özetlenerek bildikleri soruldu: Ben doğalgaz tesisat işleri yaparım, bu vesile ile davacı beni çağırdı, ... lokantasındaki doğalgaz tesisat işlerini, davacının talebi doğrultusunda yaptık, yazılı bir sözleşme yapmadık, fırına ve çay ocağına doğalgaz hattı çektim, mekanik işlerini yaptım, toplam 15.000 TL bedel aldım, bu bedel için benden makbuz istemediler, bende vermedim, bana işi yaptıran ve bedelini ödeyen davacı şirket yetkilisi ... beydir, aynı bölgede esnaf olduğum için her iki tarafı da tanırım, ortak olduklarını biliyordum, ancak detayını bilmiyordum, ben tanık ...'e bağlı çalışmam, doğalgaz tesisatçısıyım, bağımsız çalışırım, bilgi ve görgüm yoktur, dedi. Beyanı okundu. İmzası alındı. Davacı tanığı ... (TC:...)'a usulüne uygun bir şekilde yemini yaptırıldı. Tanığa uyuşmazlık konuları özetlenerek bildikleri soruldu: Ben Tophane de lokantaların yaş sebze tedarik işlerini yaparım, davacı yada davalının çalışanı değilim, ben davacıyı yıllardır tanırım ancak davalıyı tanımam, davacıyı tedarikçisi olduğum için tanırım, 2022 yılında net hatırlamadığım bir tarihte davacı kendisine getirdiğim yaş meyve sebzenin bir kısmını ... lokantasına bırakmamı istemişti, bu bir kaç kez bu şekilde bu adrese bıraktığım oldu, ödemeleri de davacı şirket yetkilisi yapıyordu, ben buraya bıraktığım ürünlerin hesabı ile davacının esas iş yerine bıraktığım ürünlerin bedelini birlikte alıyordum, ... lokantasına bıraktığım ürünlerin bedelini bilmem mümkün değildir, ... ile bir ortaklığa girdiğini davacı şirket yetkilisi ... ... bana söylüyordu, ürünleri oraya bırakmamı isteyende oydu, bilgi ve görgüm bundan ibarettir dedi. Beyanı okundu. İmzası alındı. Davacı tanığı ... (TC:...);'a usulüne uygun bir şekilde yemini yaptırıldı. Tanığa uyuşmazlık konuları özetlenerek bildikleri soruldu: Ben Cihangir semtinde emlak işi yaparım, bu vesile ile her iki tarafı da tanırım, her iki tarafı tanıdığım için onlara birlikte iş yapmalarının daha doğrusu davalının adresinde davacının iş yapmasının her iki tarafın yararına olacağını söylemiştim, ben bunu söylemeden önce tarafların bu yönde benden herhangi bir talebi yoktu, davacı yıllardan beri kahvaltı işi yapıyordu ve işleri normaldi, davalı ise bu işe yeni başlamıştı, onun işleri de fena değildi, ana davacının işleri daha oturmuştu, birlikte iş yaparlarsa her ikisinin de yararına olacağını düşünerek bu öneriyi kendilerine sundum, sonra görüştüler, biz anlaştık dediler, biz anlaştık diyenler davacı şirket yetkilisi ... bey ile davalı ...'ın oğlu ... di, zaten son 3 sene orası ... adına oğlu ... tarafından işletiliyordu, ben ...'ı da tanırım, ancak bu konuyu kendisi ile konuşmadık, davacı şirket adına muhatap olduğum kişi az önce dediğim gibi ... beydi, ... beyin kardeşi ... de sürekli ... bey ile beraberdir, ancak hangisi şirketin resmi yetkilisidir bilmiyorum, bende emlak hizmet bedelimi davacıdan daha doğrusu davacı adına ... beyden 90.000 TL olarak aldım, fatura kesmeyi teklif ettim, davacı kabul etmeyince fatura kesmedim, bedeli banka üzerinden aldım, sonrasında davalı iş yerinde birlikte çalışmaya başladılar, ancak sonrasında birlikte işi yürütemediler, aralarındaki sözleşme detayı ile ilgili bir bilgim yoktur, tarafların sözleşme edimlerini yerine getirip getirmedikleriyle ilgili de bir bilgim yoktur, dedi. Beyanı okundu. İmzası alındı. Mahkememizin 10/11/2025 tarihli duruşmasında davalı tanıklarının duruşma salonu önünde hazır oldukları görüldü. Davalı tanığı ... (TC:...)'a usulüne uygun bir şekilde yemini yaptırıldı. Tanığa uyuşmazlık konuları özetlenerek bilgi ve görgüsü soruldu: Ben davalının iş yerinde 2,5 yıldan beri çalışıyorum, ben aşçı olarak davalının yanında çalışıyorum, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinden bilgim yoktur, 2022 yılı Ekim ayında davalının yanında çalışmaya başlamıştım, o sırada davalının iş yerinde badana boya çalışması vardı, içeride ustalar vardı, bu işin kimin yaptırdığını bilmiyorum, adreste iş veren temsilcisi ... bey ile muhatap olmuştum, ortaklığın olup olmadığını bilmiyorum, bilgi ve görgüm bundan ibarettir dedi. Davalı vekilinin talebi üzerine " iş yerinde dikkatini çeken tartışma, olağan dışı bir duruma şahit oldu mu ve kendisine yönelik kötü uygulamaya muhatap oldu mu?" Tanık; Benim işten ayrılma sebebim bana ve tüm personele uygulanan mobbinkti, malzemeler siparişe göre eksikti, bundan dolayı aksama oluyordu, o süreçte sürekli mutfakta bulunan ... bey, bize hakaret ediyordu, sizi bulaşıkçı olarak bile almam diyordu, diğer 2 personele de küfürler ediyordu, bu nedenle münakaşa yaşanıyordu, bir kez de ... bey ile ... beyin parasal mevzular nedeniyle tartıştığına şahit olmuştum, tanıklık ücreti talebim yoktur dedi. Beyanı okundu. İmzası alındı. Davalı tanığı ... (TC: ... )'a usulüne uygun bir şekilde yemini yaptırıldı. Tanığa uyuşmazlık konuları özetlenerek bilgi ve görgüsü soruldu: Ben davalı ...'ın yanında 2022 yılının sonlarına doğru çalışmaya başladım, ben komi olarak çalışıyordum, taraflar arasındaki sözleşmeden haberim yoktur, davacının çalışanları, davalının iş yerindeydiler, kasalar onlar tutuyordu, kasayı tutan ... ... adında davacı yetkilisiydi, bu şahıs ile davalı yetkilisi ... arasında tartışma yaşanıyordu, bir keresinde ..., para olmadığı için bankadan getirdiği miktarını bilmediğim Euro cinsi parayı getirip ... ...'a verirken gördüm, ne için parayı verdiğini bilmiyorum, bizim iş yerinden, davacının iş yerine o dükkanın müşteri için yemekler gidiyordu, ancak davalıya bu yemeklerin bedeli ödenmiyordu, bilgi ve görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücreti talebim yoktur dedi. Beyanı okundu. İmzası alındı. Davalı tanığı ... (TC: ...)'a ... Cad. ... Mah. 54/17 ... / İSTANBUL adresinde oturur, davalının oğlu olduğunu beyan eder, HMK 248/1-c maddesi gereği tanıklıktan çekinme hakkı hatırlatıldı. Tanıklık yapmak istediğini beyan etmek istemesi üzerine usulüne uygun bir şekilde yemini yaptırıldı. Tanığa uyuşmazlık konuları özetlenerek bilgi ve görgüsü soruldu: davalı babam olur, SGK lı olarak yanında çalışıyorum, şeflik ve işe alımlarla daha çok ilgileniyordum, babam yokken iş yerini ben idare ediyordum, taraflar arasındaki sözleşmeye vakıf değilim, davacı taraf işletmeci olarak iş yerimize sözleşme kapsamında geldi, tabelalarını astılar, dizayn, boya ve badana davacı tarafından yapıldı, davacı tarafın kar kazanılacağı vaadi ile bu anlaşma yapılmıştı, sonrasında gün içerisinde nakit akışının davacı tarafa geçmesi, geriye kalan kredi kartı ile elde edilen cironun dükkanın faaliyetine yetmemesi nedeniyle anlaşmazlık oluştu, davacının vaadinin aksine dükkanda kar artışı olmadı, kasa nakit olarak davacı da, kredi kartı olarak da bizdeydi, nakitin davacı tarafından alınmasının kararlaştırılmasının sebebi, günlük malzeme bedelleri davacı tarafından karşılandığındandı, ancak gelen nakitler malzeme bedelinin çok üzerindeydi, davacının alt sokakta iki dükkanı daha var, bir tanesi kapatılmıştı, işçileri bizim dükkana kaydırıldı, aynı zamanda bu dükkana ilişkin işlerde bize kaldı, bizim dükkandan davacının faal dükkanındaki müşterilerine sürekli yemekler gönderilmeye başlandı, bunların bedelleri bizim dükkana ödenmedi, bu sebeplerle taraflar arasındaki sözleşme yürümedi, bilgi ve görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücreti talebim yoktur dedi. Davalı vekilinin talebi üzerine " boya badana işleri için davacı kendilerinden onay aldı mı, davacının nakiti alması anlaşma dahilinde miydi ?" tanıktan soruldu. Tanık; Boya, badana ve dizayn işleri için davacı babamdan ve benden onay almadı. Anlaşmaya göre hesaplar ay sonu görülecekti, ancak davacı ay sonu nakitleri getirmiyordu dedi. Beyanı okundu. İmzası alındı. Davalı tanığı ... (TC: ... )'a usulüne uygun bir şekilde yemini yaptırıldı. Tanığa uyuşmazlık konuları özetlenerek bilgi ve görgüsü soruldu: Ben 2018 yılından beri davalının yanında servis elemanı olarak çalışıyorum, Eylül - Aralık 2022 döneminde de davalı yanında çalışıyordum, taraflar arasındaki yazılı sözleşmeden bilgim yoktur, ben dava konusu dönemde davalının iş yerinin bar ve kasa bölümünde çalışıyordum, gün içerisinde nakitlerin tamamını ... ... alıp hesapları kendisi görüyordu, eksik çıktığında personelin bahşiş kutusundan alıp tamamlıyordu, gelen nakiti ... ve oğlu ... almıyorlardı, iş yerini o süreçte ... ... ile kardeşi ... ... yönetiyordu, ...'ın oğlu ... ise sorumlu gibi çalışıyordu, o da yetkiliydi, taraflar arasındaki anlaşmanın içeriğini bilmiyorum ancak çalıştığım iş yerinde üretilen yemekler davacının işlettiği lokantaya gönderiliyordu, buna ...'ın rızası yoktu, bu sebepten ve davacının kasadan nakit almasından dolayı taraflar anlaşamıyorlardı, taraflar arasındaki sözleşmeden sonra iş yoğunluğu artmıştı, malzemeler ...'ın kartından karşılanıyordu, taraflar arasındaki masraf ve kar paylaşımı konusunda bilgim yoktur, bilgi ve görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücreti talebim yoktur dedi. Beyanı okundu. İmzası alındı. Mahkememizin 10/11/2025 tarihli duruşmasında taraflara uyuşmazlık konusu ticari defter kayıt ve belgeleri taratıp, flash bellek formatında dosyaya sunmaları, mali müşavir bilirkişinin lüzum görmesi halinde irtibat kuracağı taraf muhasebe yetkilisinin isim ve iletişim bilgilerini bildirmek üzere verilen süre dolduğunda, tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerine yazılan müzekkerelerin ikmalini müteakip dosyanın, Mali Müşavir, Restorant İşletmeciliği Sektör Temsilcisi, Mimar ve Borçlar Hukuku Nitelikli Hesaplama uzmanından oluşan 4 kişilik bilirkişi heyetine tevdii ile, ayrıca mimar bilirkişiye "... Sok. NO: 34/B ... / İSTANBUL" adresinde bulunan dava konusu iş yerinde HMK 278/4 maddesi gereği yerinde inceleme yetkisi de verilerek; Diğer bilirkişilere de lüzum görmeleri halinde tarafların iş yerlerinde HMK 278/4 maddesi gereği kayıt ve belgeleri üzerinde, yerinde inceleme yetkisi verilerek; Taraflar arasındaki 21/09/2021 tarihli sözleşmenin, davalı tarafça sözleşme hükümlerine aykırı şekilde fes edilip edilmediği, sözleşme yürürlükte iken davalının sözleşmeye aykırı hareket edip etmediği, sözleşmenin haksız feshi ve davalının sözleşmeye aykırı davranışları söz konusu ise davacının sözleşme kapsamında talep edebileceği A)Masraf bedeli B)Ortaklık gelir payı C)Mahrum kalınan kar bedeli D)Cezai şart Alacaklarının bulunup bulunmadığı, varsa ayrı ayrı tutarları ile cezai şart koşulları oluşmuş ise davacının talep edebileceği cezai şart tutarının tahsilinin, davalının ticari olarak mahfına sebebiyet verip vermeyeceği hususlarında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Mahkememiz dosyasına 01/04/2026 tarihli bilirkişi raporu ibraz edilmiştir. Raporda özetle; Tüm dosya kapsamı bilirkişi görevlendirmesi uyarınca incelendiğinde, takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; A. Borclar Mevzuatına Yönelik Değerlendirme Yapıldığındı: Taraflar arasında 21.09.2022 tarihinde "İş Ortaklığı Sözleşmesi"nin kurulduğu; sözleşme restoranın işletmesinin ve yönetiminin davacı tarafından yürütüleceğinin kararlaştırıldığı; ...’un aynı adreste önceden kendi adına ve namına restoran işletmeciliği yapan bir şahıs firması olduğu; sözleşme ile davacının bu müşteri portföyünden faydalanılması ve kahvaltı ve restoran işletmeciliğindeki bilgi ve tecrübesinden ve ayrıca ürün gamından istifade edilmesinin amaçlandığı; restoranın "Doğacıyüz" markası altında davacı tarafından kullanılacağına ve işletileceğinin, elde edilen karın %25'inin de ...'a ödeneceğinin kararlaştırıldığı; ...'un ise aynı işyerinde sadece paket servis faaliyetinde bulunacağının kabul edildiği; sözleşmenin en az 1 yıl yürürlükte kalacağına, 1 yılın sonunda taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça ortaklığa devam edileceğinin ve hatta tüzel kişilik çatısı altında bir ortaklık kurulacağına kararlaştırıldığı; ...'un sözleşmeye aykırı davranması, davacının işi yapmasına engel olması, işyerinin kullanılırilmasında zarara uğratması halinde sözleşme süresinin her bir ayı için 100.000TL cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığı; sözleşme, işletmenin davacı tarafından işletileceği kararlaştırılmış olmasına rağmen ...’un işletmede daha önceden kendi namına kullandığı ve kendi banka hesabına bağlı pos cihazlarının değiştirilmesine, davacıya ait pos cihazlarının yerleştirilerek kullanılmasına müsaade etmediği; sözleşmeye aykırı bu durum neticesinde, işletmeden elde edilen gelirin olduğu gibi ...'un banka hesabına geçtiği; ...’un, davacı tarafından bulunan, getirilen ustaların ve çalışanların sigortalarını da kendisi üzerine yaptığı; sözleşmeyle işyerinin yönetiminin davacıya bırakılacağı kararlaştırılmış olmasına karşın, ...’un tüm nakit girişini kendi uhdesinde tuttuğu; muhasebe kayıtlarını sunmadığı; davacının işletmenin yönetimini almasına müsaade etmediği; 23.12.2022 tarihinde davacı şirketin ortakları işyerine gittiklerinde, işyerine girmelerinin davalının çalışanlarınca cebren engellendiği; davalı tarafca ... 33. Noterliği'nden 29.12.2022 tarihinde ... yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiği ve ihtarnamede "tarafımızca yükümlülüklerin yerine getirilmemesi ve ortaklıkla bağdaşmayacak birtakım eylemler içinde olmanız nedeniyle 23.12.2022 tarihinde sözleşmenin feshedildiği"nin bildirildiği; ihtarname tarihi 29.12.2022 tarihli olup, davalı tarafca 23.12.2022 tarihine yönelik, yani geriye doğru sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği; davacı tarafından ... 10. Noterliği'den davalıya 06.01.2023 tarihinde gönderilen ... yevmiye numaralı ihtarnamede sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğranılan maddi manevi zarar ile cezai şart bedeli ve sözleşme alacağını talep edildiği ve davalının temerrüde düşürüldüğü; davalının sözleşmeye aykırı hareket ederek sözleşmeyi haksız bir şekilde fesheden taraf olduğu; davacı tarafından sözleşme gereğince işyerine yapılan masraflar nedeniyle doğan zararın ödenmesi gerektiği; davacının sözleşme süresince işletmenin gelirinden hiçbir şekilde pay alamadığı ve bu nedenle de sözleşme uyarınca payına düşen alacağın tahsilinin gerektiği; sözleşmenin haksız feshi nedeniyle mahrum kalınan karın tahsilinin gerektiği; cezai şartın ödenmesi gerektiği; manevi zararının oluştuğu; davalının kendi müşteri çevresini dava konusu işletmeye yönlendirmesi ile aynı mahallede Akarsu Yokuşu üzerinde bulunan davacıya ait kafe/restoran işletmesinde de hissedilir şekilde ciro kaybı olduğu; davacının kar kaybının hesaplanması için sözleşmenin yürürlüğe girmeden önceki bilançosu ile sözleşmenin yürürlükte olduğu tarihlerdeki bilançonun karşılaştırılması gerektiği, beyan edilmiş olan DAVA DİLEKÇESİNDEKİ TALEPLER DEĞERLENDİRİL DİĞİNDE: A. Davacının ortaklık kapsamında yaptığı masrafların karşılığı olarak şimdilik 1.000TL. maddi tazminatın** fesih tarihinden işleyecek ticari temerrüt faizi ile ödenmesinin talep edildiği; sözleşmenin 4.6. maddesinde, davacı tarafından sözleşme­ye­ye­konu işyerinin, gerekli tüm tadilat işlemleri ve dekorasyon yenilemelerinin yaptırılacağını kararlaştırıldığı; bu kapsamda davacı tarafından sözleşme gereğince, işyerinin mutfak tadilatı, iç ve dış dekorasyonu, kurumsal dizayn, marka ve amblem taşıyan tabela, ve diğer görseller için toplamda 475.000TL. masraf yapıldığının ve ayrıca sözleşmenin kurulmasına aracılık eden emlakçıya 100.000TL. komisyon ücretinin ödendiğinin iddia edildiği; sözleşmenin 4.6. maddesinde, ...'un sözleşmeyi aykırı bir şekilde sona erdirmesi halinde davacı tarafından yapılan tüm masrafların davalı tarafından karşılanacağının kabul edildiği; buna ilişkin olarak belirtmek gerekir ki, (uzmanlık alanının dışında kalmakla birlikte, diğer birlikşilerce yapılacak değerlendirme neticesinde) eğer davalı tarafından sözleşmenin haklı nedene dayanmaksızın sona erdirildiği ve TBK m. 114/II hükmünün açık atfi dolayısıyla TBK m. 49/1 hükmünce davalının kusurlu ve hukuka aykırı fiili ile davacının zararına sebebiyet verdiği kabul edilir ise bu halde masrafin ödenmesinin talep edilebileceği kanaatine varıldığı ; takdirin elbette TMK m. 4 ve HMK hükümleri gereğince münhasarı Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, (iddia edilen masrafların yapılıp yapılmadığına yönelik hesaplamanın uzmanlık alanının dışında kaldığı; uzman birlikçi tarafından değerlendirilebileceği; bu hususun aşağıda mali ve mimari inceleme kısmında değerlendirildiği); B. Sözleşme süresince ortaklık gelirinden alamadığı ortaklık pavı karşılığı olarak simdilik 1.000TL.lik alacağın ihtar tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile ödenmesinin talep edildiği; ortaklık süresince elde edilen gelirin tamamının ...'ın şahsi banka hesabına yatırılması nedeniyle işletmenin elde ettiği kar üzerinden davacıya sözleşme gereğince payına düşen kısmın ödenmesi gerektiğinin iddia edildiği; sözleşmeye göre davacının malvarlığının aktif kısmında ne kadarlık alacak hakkının bulunduğu hususunun mali inceleme neticesinde tespit edilebileceği kanaatine varildiği; takdirin elbette TMK m. 4 ve HMK hükümleri gereğince münhasanır Sayın Mahkeme'ye ait olduğu; (hesaplamanın uzmanlık alanının dışında kaldığı; uzman bilirkişi tarafından değerlendirilebileceği; bu hususun aşağıda mali inceleme kısmında değerlendirildiği); C. Sözleşmenin haksız feshi nedeniyle mahrum kalınan kar tazminatı olarak simdik 1.000TL.nin fesih tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile ödenmesinin talep edildiği; sözleşmenin haksız feshi ve kazançtan mahrum kalma dolayısıyla davacının tazminat talep ettiği; eğer ilgili uzman bilirkişi tarafından davalının haksız feshinin ve bu nedenle davacının kar mahrumiyetinin oluştuğunun tespit edilir ise bu halde, iddia edilen mahrum kalınan kar bakımından davacının malvarlığının aktif kısmında ne kadarlık alacak hakkının bulunduğu hususunun mali inceleme neticesinde tespit edilebileceği; (hesaplamanın uzmanlık alanının dışında kaldığı; uzman bilirkişi tarafından değerlendirilebileceği); D. Cezai şart bedeli olarak şimdilik 1.000TL.nin fesih tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile ödenmesinin talep edildiği; sözleşmenin 8. maddesinde ...'un, sözleşme hükümlerine aykırı davranması, yükümlülüklerini yerine getirmemesi, davacının işi yapmasını engellemesi, işyerinin kullandırılmasında davacıyı zarara uğratması halinde sözleşme süresinin her ayı için 100.000TL.lik ceza koşulunun (cezai şartın) ödeneceğinin kararlaştırıldığı; işbu sözleşme hükmünde TBK m. 179/II hükmü gereğince ifaya eklenen ceza koşulunun (cezai şartın) kabul edildiği; eğer ilgili uzman bilirkişi tarafından davalının sözleşmeyi ihlal ettiği tespit edilir ise bu halde, davacının ceza koşulunu talep edebileceği kanaatine varildiği; takdirin elbette TMK m. 4 ve HMK hükümleri gereğince münhasıran Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, (hesaplamanın uzmanlık alanının dışında kaldığı; uzman bilirkişi tarafından değerlendirilebileceği); her ne kadar davacı, dava dilekçesinde sözleşmenin 8. maddesi uyarınca sözleşmenin yürürlük süresinin 1 yıl olduğundan bahisle 12 ay x 100.000TL. = 1.200.000TL. ceza koşulunun ödenmesini talep etmiş ise de taraflar arasındaki sözleşmenin 21.09.2022 tarihinde kurulduğu, davalı tarafından ise fesih ihtarnamesinin 29.12.2022 tarihinde gönderildiği; dolayısıyla işbu ihtarnameye göre (eğer davalının haklı nedene dayanarak sözleşmeyi sona erdirdiği kabul edilir ise bu halde bozucu yenilik doğuran hakkın muhatabına / davacıya vardığı anının tespit edilmesi gerektiği; zira yenilik doğuran hakların karşı tarafa varması ile hüküm ve sonuç doğuracağı; ancak dosya kapsamı incelendiğinde 29.12.2022 tarihinde davalı tarafından gönderilen ihtarnamenin muhatabına/davacıya vardığı anın tespit edilemediği); E. Sözleşmenin haksız feshi nedeniyle manevi tazminat olarak 200.000TL'nin fesih tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile ödenmesinin talep edildiği; davalının haksız feshi neticesinde davacının o mahaldeki müşterileri nezdinde repütasyon kaybettiğinin ve marka değerinin zarara uğradığının iddia edildiği; davalının fiillerinin davacının ticari itibarını sarsıp sarsmadığı hususu münhasırın Sayın Mahkeme’nin takdirinde olmakla birlikte belirtmek gerekir ki; manevi tazminatın talep edilebilmesi için TBK m. 49 hükmü uyarınca kişilik hakkına hukuka aykırı tecavüzle, yani borca aykırı bir davranışla manevi zarar (kişilik hakkına vaki tecavüzden duyulan acı, elem ve zdirap vs.) arasında uygun illiyet (nedensellik) bağıının olması gerektiği¹; manevi zarara uğradığını iddia eden davacının, HMK m. 194(1) ve TMK m. 6 hükümlerince manevi zarara uğrayıp uğramadığını somutlaştırıp somutlaştırmadığı; dosya kapsamına sunulan deliller uyarınca davacının manevi zarara uğrayıp uğramadığı, TBK m. 114/II, TBK m. 58/I hükümleri uyarınca aranan şartların uyuşmazlıkta oluşup oluşmadığı yönündeki değerlendirmenin, TMK m. 4 hükmü gereğince MÜNHASIRAN Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, F. Sözleşme nedeniyle davacının uğradığı menfi zarar olarak şimdilik 1.000TLlik maddi tazminatın fesih tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte ödenmesinin talep edildiği; davalının kendi müşteri çevresini dava konusu işletmeye yönlendirmesi ile aynı mahallede Akarsu Yokuşu üzerinde bulunan davacıya ait kafe/restoran işletmesinde de hissedilir şekilde ciro kaybı olduğunun; davacının kar kaybının hesaplanması için sözleşmenin yürürlüğe girmeden önceki bilançosu ile sözleşmenin yürürlükte olduğu tarihlerdeki bilançonun karşılaştırılması gerektiğinin iddia edildiği; eğer ilgili uzman bilirkişi tarafından davalının anılan şekilde davacıya zarar verdiği tespit edilir ise bu halde, TBK m. 114/II hükmünün açık atfı dolayısıyla TBK m. 49 hükmü gereğince, davacının zararının hesaplanabileceği kanaatine varildiği; takdirin elbette TMK m. 4 ve HMK hükümleri gereğince münhasıran Sayın Mahkeme’ye ait olduğu; (hesaplamanın uzmanlık alanının dışında kaldığı; uzman bilirkişi tarafından değerlendirilebileceği); - 29.12.2022 tarihinde davalı tarafından gönderilen ihtarnamenin muhatabına/davacıya vardığı anın tespit edilemediği; B. Sözleşmenin davalı tarafından haklı nedene dayanarak sona erdirilip erdirilmediği hususunda turizm ve restoran işletmeciliği yönünden değerlendirme yapıldığında: Fesih gerekçesi olarak ileri sürülen “*beklenen kârun elde edilememesi*” olgusunun, haklı fesih nedeni olarak değerlendirilemeyeceği; beklenen kâra ulaşılamamasının, restoran işletmeciliğinde haklı fesih gerekçesi oluşturmayacağı; davacı şirket iddialarının sektörel gerçeklerle uyumlu olduğu, fesih sürecinin ise işletme teamüllerine aykırı şekilde gerçekleştiği kanaatine varıldığı; C. Turizm ve Restoran İşletmeciliği Yönünden İnceleme Neticesinde: 1. Dosya kapsamı, taraf beyanları ve mevcut bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasında kurulan ilişkinin, yeme-içme sektöründe sıklıkla karşılaşılan şekilde, bir işletmenin marka, müşteri portföyü ve işletmecilik tecrübesinin diğer tarafa sağlanması dayalı bir işbirliği niteliği taşıdığı anlaşılmaktadır. 2. Turizm ve restoran işletmeciliği uygulamalarında; bir işletmenin yalnızca fiziki unsurları değil aynı zamanda müşteri çevresi, ürün konsepti, hizmet standardı ve işletme organizasyonu da ekonomik değer oluşturan unsurlar arasında yer almaktadır. Bu kapsamda tarafların karşılıklı olarak bu unsurlardan fayda sağlamayı amaçladıkları değerlendirilmektedir. 3. İşletmenin fiili yönetimi, gelir akışının kontrolü ve operasyonel işleyişine ilişkin uygulamaların, sözleşme hükümleri ve taraf iradeleri çerçevesinde nasıl gerçekleştiğinin tespiti hukuki değerlendirme konusu olmakla birlikte; bu unsurların işletmenin sürdürülebilirliği ve performansı üzerinde doğrudan etkili olduğu sektör pratiğinde kabul edilmektedir. 4. Yeme-içme sektöründe yeni kurulan veya konsept değişikliğine giden işletmelerde, belirli bir süre boyunca müşteri alışkanlığı oluşturma ve marka yerleşimi süreci yaşanması olağan olup, kısa dönemli performans verilerinin tek başına işletmenin başarısını değerlendirmek açısından yeterli olmayabileceği bilinmektedir. 5. Taraflar arasındaki ilişkinin sona ermesi halinde; müşteri portföyü, marka algısı ve işletme organizasyonuna ilişkin unsurların etkilenebileceği, bu durumun işletmenin ticari faaliyetleri üzerinde olumlu veya olumsuz sonuçlar doğurabileceği sektör gerçekleri kapsamında mümkündür. 6. Sonuç olarak; turizm ve restoran işletmeciliği yönünden yapılan değerlendirmede, taraflar arsındaki iş ilişkisinin niteliği gereği işletmeye aktarılan bilgi, tecrübe ve müşteri çevresinin ticari değer oluşturabilecek unsurlar olduğu, ilişkinin devamı veya sona ermesi durumunda bu unsurların işletme performansı üzerinde etkili olmasının sektörel olarak olağan kabul edildiği kanaatine varılmıştır. D. Mali müşavir bilirkişi tetkikinde tespillerine göre: 1- Davacı ... RESTORAN …A.Ş. nin ticari defterleri usul yönüyle tetkik edildiğinde; davaya konu 2022 yılında dönem ticari defterlerini KAĞIT ortamında tutuğu, yevmiye defteri, defter-i kebir ve envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin TTK. Md. 64 ve devam eden maddeleri ile VUK 220-226 maddeleri hükmü uyarınca yasal sürede usule uygun şekilde yaptırıldığı, yevmiye defterinin kapanış tasdik sayfasını incelemeye ibraz etmediği, bu kapsamda raporun dosyaya sunulan ticari defter kayıtları ile tanzim edildiği bu eksiklikler kapsamında, davacı yönüyle incelemeye sunulan diğer defterler, mizan ve muavin kayıtlarına göre tespitlerin yapıldığı, davacının ticari defterlerinin delil niteliğinin nihai takdirin Sayın Mahkemenizin emrinde olduğu, 2- Davalı ...’ın ticari defterleri usul yönüyle tetkik edildiğinde; davaya konu 2022 yılında dönem ticari defterlerini KAĞIT ortamında tutuğu, yevmiye defteri, defter-i kebir ve envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin TTK. Md. 64 ve devam eden maddeleri ile VUK 220-226 maddeleri hükmi uyarınca yasal sürede usule uygun şekilde yaptırıldığı, yevmiye defterinin kapanış tasdikini yasal sürede yaptığı görülmüş olup, 6102 sayılı TTK 64. maddesinde sayılan ve tutulması zorunlu olan ticari defterlerinin HMK 222/2. mad. sahibi lehinde delil niteliği hususunda nihai takdirin Sayın Mahkemenizin emrinde olduğu, 3- Sayın Mahkemenizin verdiği görev kapsamında tarafların ticari değerleri tetkik edildiğinde; “Masraf Bedeli” tetkik edildiğinde; Davacının dosyaya sunduğu ancak ticari defterlerinde kayıtlı olmayan, bu ödemelerin banka, finans kuruluşlarından yapılmayan ve fatura düzenlenmediği görülen; Tadilat kurulum masrafları olarak; _Davacının_ davaya konu yer için ... Restoran Hizmet Tuz.Tic.Ltd.Sti. adına yetkilisi ... tarafından ...’e ödendiği hususunda 03.10.2022 tarihli 200.000 TL. ve 21.10.2022 tarihli 275.000 TL toplamı 475.000 TL. olan MAKBUZ başlıklı tutanaklarını dosyaya sunduğu, Komisyon Bedeli olarak ; Davacının tarafların sözleşmeye konu iş için bir araya getirilmesi hizmeti için 21.09.2022 tarihli Makbuz başlıklı belgede ....Ltd.Şti. yetkilisi ...’in ... isimli şahsa 90.000 TL ödedi belirtilmekte olduğu görülmüş olup, Tüm bu “Makbuz” açıklamalı belgelerde belirtilen ödeme banka finans kurumlarından yapılmadığından denetime elverişli olmadığı, Ayrıca ; böyle bir masrafa dair fatura kavdına davacının ticari defterlerinde rastlanmadığından belgelerin davacı bövle bir ödemenin masraf olarak kabul edilip edilmeceği hususunda takdir Savın Mahkemenizin emrinde olduğu, Tarafların Ticari defter kayıtları karşılıklı tetkik edildiğinde “Masraf bedeli” olarak talep edebileceği tutarın; Davacının davalıya düzenlediği ve kayıtlarında yer alan (sadece iş bu 2 adet fatura kayıtlıdır) “Muhtelif Kahvaltlik Ürünler Toptan Malzemesi ve Muhtelif Gıda Malzemesi “ açıklamalı (toplamı 379.592,05 -TL) e-arşiv faturalardan , davalının ticari defterlerinde vede müzekkere ile dosyaya bankadan gelen hesap hareketlerinde yer alan ödemeler ( ödeme toplamı 170.000 TL) düşüldüğünde kalan 209.592,05 -TL tutarında davacının faturalardan kalan “masraf” kaleminde “alacağı” olduğu. “Ortaklık Gelir Payı” tetkik edildiğinde : Davaya konu dönem (davacının ticari defter, kayıt ve beyanname verilerine göre); Taraflar arasında sözleşme tarihi olan 21.09.2022 ila sözleşmenin sonlandığı tarihi itibariyle (3 aylık sürede), Toplam cironun 753.899,01 -TL olduğu, bir işletmenin sağıtı ürün veya hizmetten doğrudan ne kadar kazandığını ifade eden Brüt Satış Karının 129.670,63 -TL olduğu, Sözleşmenin 6.2.mad. göre ...’ a ödenecek kar payının (%25) 32.417,66 -TL. ... kar payı'nın (%75) 97.252,97 -TL. olacağı hesaplanmıştır. E. Mimar Bilirkişi tetkikindeki tespitlerine göre_: Davacının “masraf” kalemlerine yönelik alacak iddiasına yönelik değerlendirme yapıldığında, yapılan işlerin bedeli yapım yılı(2022) ve ayı gözetilerek tarafımca bedel 319.650 TL olarak hesaplanmıştır. Keşif günü tarafımızca fotoğraflar çekilerek yapılan işler fotoğraflandırılmıştır. F. Ayrıca davacı tarafından dava dilekçesinde: - Sözleşmenin haksız feshi nedenivle “mahrum kalınan kar tazminatı” olarak şimdilik 1.000TL.nin fesih tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile ödenmesinin talep edildiği; sözleşmenin haksız feshi ve kazançtan mahrum kalması dolayısıyla davacının mahrum kalınan kar tazminatını talebi hususunda değerlendirme yapıldığında; Sözleşmenin 8. maddesi uyarınca sözleşmenin vürürlük süresinin 1 yıl olduğundan bahisle 12 aylık süreye göre sözleşmenin başlangıç tarihinden itibaren 3 ay sonra sözleşmenin feshedildiği dikkate alındığında kalan 9 avlık süre için Savın Mahkemenizce “mahrun kalınan kar tazminat”na hükmedilmesi ihtimali ile hesap yapıldığında; (97.252,97 TL/3 ay) x 9 ay = 291.758,91 -TL mahrum kalınan kar taşminati hesaplanacağı. b. Sözleşme nedeniyle davacının uğradığı “menfi zarar” olarak şimdilik 1.000TL.lik maddi tazminatın fesih tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte ödenmesinin talep edildiği; davalının kendi müşteri çevresini dava konusu işletmeye yönlendirmesi ile aynı mahallede Akarsu Yokuşu üzerinde bulunan davacıya ait kafe/restoran işletmesinde de hissedilir şekilde ciro kaybı olduğunun; davacının kar kaybının hesaplanması için sözleşmenin yürürlüğe girmeden önceki bilançosu ile sözleşmenin yürürlükte olduğu tarihlerdeki bilançonun karşılaştırılması gerektiğinin iddia edildiği ancak buna ilişkin davacının cirosdaki değişimin bir başka işletmenin cirosundaki değişime neden olacağı anlamına gelmeyeceği gibi böyle bir nedensellik ilişkisinin kurulduğunun tespitinin de mümkün olmayacağı " değerlendirme ve tespitleri yapılmıştır.

GEREKÇE : Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; Taraflar arasında 21/09/2022 tarihli İş Ortaklığı Sözleşmesi bulunduğu davalının sözleşme hükümlerine aykırı hareketlerde bulunduğu, davalı tarafından 29/12/2022 tarihinde noter ihtarnamesi ile sözleşmenin haksız olarak feshedildiği iddia edilerek ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak sözleşme kapsamında; davacı tarafından yapılan masrafların karşılığı olarak 1.000 TL, davacının alamadığı ortaklık geliri pay bedeli olarak 1.000 TL, mahrum kalının kar bedeli olarak 1.000 TL, cezai şart bedeli olarak 1.000 TL ve manevi tazminat bedeli olarak 200.000 TL'nin faizleriyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi talebi olduğu, davalı vekilinin cevap dilekçesinde dava konusu sözleşmede müvekkilinin imzasının bulunmadığını beyanla davacının iddialarını kabul etmediği, davacının sözleşmeye aykırı hareketleri nedeniyle sözleşmenin haklı olarak feshedildiğinin beyan edildiği ve davanın reddinin talep edildiği görülmüştür. Dava dosyasındaki bilgi belgeler, taraf beyanları, tanık anlatımları, ihtarname suretleri ve 01/04/2026 tarihli bilirkişi raporu birlikte tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; taraflar arasında 21.09.2022 tarihinde bir "İş Ortaklığı Sözleşmesi" imzalandığı, iş bu sözleşme ile ... Sokak No:34 İç Kapı No:B .../İstanbul adresindeki restoranın işletmesinin ve yönetiminin davacı tarafından yürütüleceği kararlaştırıldığı, davacının TPE nezdinde ... Numaralarıı ile müvekkili şirket ortaklarından ... adına tescilli olduğu, taraflar arasında kurulan sözleşme ile davacının müşteri portföyünden faydalanılması ve kahvaltı ve restoran işletmeciliğindeki bilgi ve tecrübesinden ve ayrıca ürün gamından istifade edilmesinin amaçlandığını, sözleşmede, ... Sokak No:34 İç Kapı No:B .../İstanbul adresindeki davalıya ait ... adlı restoranın "..." markası altında ... tarafından kullanılacağı ve işletileceği, elde edilen karın %75 nin davacıya %25'nin davalıya ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalı iş yerinin sözleşmeye uygun hale getirilemesi için gerekli tadilatların davacı tarafından karşılanmasının karalaştırıldığı ve yapıldığı, davacı tarafından sözleşme gereği yapılan tadilatların toplam bedelinin bilirkişi tarafından 319.650,00 TL olarak tespit edildiği, ... 33. Noterliği'nden 29.12.2022 tarihinde ... yevmiye numaralı ihtarname ile davalı tarafça davacının yükümlülerini yerine getirmediği iddiasıyla, 23.12.2022 tarihi itibariyle sözleşmenin feshedildiği"nin bildirilmiş ise de dosya kapsamından davacının edimlerini yerine getirmediğine, sözleşmenin feshini gerektirecek aykırılıkta bulunduğuna somut bir delil bulunmadığından, davalının sözleşmeyi feshinin haksız olduğu, sözleşme tarihi olan 21.09.2022 ila sözleşmenin sonlandığı tarihi 29.12.2022 tarihi itibariyle (3 aylık sürede), işletmenin toplam cirosunun 753.899,01 -TL olduğu, Brüt Satış Karının 129.670,63 -TL olduğu, sözleşmenin 6.2.mad. göre davalıy a ödenecek kar payının (%25) 32.417,66 -TL davacı ...'ın kar payı'nın (%75) 97.252,97 -TL. Olacağının bilirkişilerce hesaplandığı bu bedelin davalı tarafından davacıya ödendiğinin davalı tarafça belgelendirilemediğinden davalının bu bedelden ve haksız fesih nedeniyle davacının yapmış olduğu 319.650,00 TL tadilat masraf bedelinden sorumlu olduğu, sözleşmenin 8. maddesi uyarınca sözleşmenin yürürlük süresinin 1 yıl olduğundan bahisle 12 aylık süreye göre sözleşmenin başlangıç tarihinden itibaren 3 ay sonra sözleşmenin feshedildiği dikkate alındığında kalan 9 avlık süre için Savın Mahkemenizce “mahrun kalınan kar tazminat”na hükmedilmesi ihtimali ile hesap yapıldığında, (97.252,97 TL/3 ay) x 9 ay = 291.758,91 -TL mahrum kalınan kardan da davalının sorumlu olduğu, davalının kalan sözleşme süresine ilişkin mahrum kalınan kar talebi kabul edilmekle, davacının tüm diğer maddi taleplerinin, menfi zarar, maddi zarar ve cezai şart taleplerinin konusuz kaldığı ve sebepsiz zenginleşme sonucunu doğuracağından bu taleplerin yerinde olmadığı yerinde olmadığı, davacının manevi zarar talebinin ise davacının şirket olması uyuşmazlığın sözleşmeden kaynaklı alacak taleplerine ilişkin olması, davacının imajına yönelik ağır bir saldırıdan bahsedilemeyecek olması nedeniyle manevi tazminat talebinin yerinde olmadığı kanaatine varıldığından, bilirkişi raporunun denetime uygun hüküm kurmaya elverişli olduğu göz önüne alınarak, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 97.752,97 TL ortaklıktan kaynaklanan sözleşme süresince oluşan ciro bedeli payı, 319.650,00 TL tadilat masraf bedeli, 290.758,91 TL mahrum kalınan kar payı bedeli olmak üzere toplam 708.661,00 TL nin davacının keşide edip tebliği olunun ihtarname gereği temerrüt tarihi olan 17/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının sabit görülmeyen fazlaya ilişkin taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 97.752,97 TL ortaklıktan kaynaklanan sözleşme süresince oluşan ciro bedeli payı, 319.650,00 TL tadilat masraf bedeli, 290.758,91 TL mahrum kalınan kar payı bedeli olmak üzere toplam 708.661,00 TL nin temerrüt tarihi olan 17/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, 3-Alınması gerekli 48.408,63 TL karar ve ilam harcından (3500,89 TL peşin harç + 17.158,00 TL ıslah harcı olmak üzere) toplam alınan 20.658,89 TL'nin düşümü ile eksik kalan 27.749,74 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 112.299,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre red edilen kısım üzerinden hesaplanan 80.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan (488,40 TL ilk masrafı+ 2.122,50 TL posta masrafı+ 40.00,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere) toplam 42.610,90 TL yargılama giderinin red ve kabul oranına ( % 58,63 kabul ) nazaran 24.982,77 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı tarafça yatırılan (3500,89 TL peşin harç + 17.158,00 TL ıslah harcı olmak üzere) toplam 20.658,89 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, 9-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00 TL nin red ve kabul oranına ( % 58,63 kabul ) nazaran 1.829,25 TL'sinin davalıdan, 1.290,75 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/09/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/760, K. 2026/705, T. 21.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-760-e-2026-705-k-845b3caeaf05