İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/975 E. 2026/507 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/975
Karar No
2026/507
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/975 Esas KARAR NO : 2026/507

DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/02/2018 KARAR TARİHİ : 10/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirkete ait işyeri, (1) Nolu Davalı ... Sigorta A.Ş. acentesi olan ...Bankası A.Ş. ...Şubesi aracılığı ile düzenlenen...Sayılı Poliçe ile sigortalandığı, söz konusu poliçe incelendiğinde, poliçede ana teminat olarak makine, tesisat ve demirbaşın yer aldığı ancak işyerinde yer alan emtianın, ana teminatta belirtilmediği görüldüğü, poliçede hırsızlık ek teminat olarak verildiği, 17.09.2016 tarihinde plakası belli olmayan ...model araç ile kimliği henüz tespit edilemeyen kişiler sigortalı işyerine gelerek, ana giriş kapısının kilidini kırarak içeriye girdiği, muhtelif malzemeleri araca yüklemek suretiyle hırsızlık hadisesi gerçekleştirildiği, oysa, davacının imzalamış olduğu son sigorta poliçesi bir yenileme poliçesi olup, ilk tanzim edilen poliçede emtia teminatı mevcut olduğu, davacı şirkete poliçenin kapsamının daraltıldığına dair hiçbir yazılı bildirim yapılmadığı gibi, herhangi bir bilgilendirmede de bulunulmadığı nazara alındığında, davacının emtia kaybına dayalı zararının karşılanması gerekeceği, davalı sigorta şirketinin zararı karşılamamasına gerekçe olarak göstermiş olduğu eksper raporu sigorta şirketinin aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi hususunun dikkate alınmamış olması ve gerekse TTK. 1436 maddesi kapsamında sigorta ettiren davacıdan yazılı beyan alınmadan yenileme poliçesi düzenlenmiş olması nedeni ile hatalı olduğu, diğer davalı...A.Ş. ile davacı şirket arasında davacı şirkete ait işyerinin güvenliğinin sağlanması amacı ile Güvenlik Sistemi Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında davacının ''Kumtepe Mevkii, ... Caddesi Yolu,... Sokak, No:.., Balçık Köyü, Gebze / Kocaeli'' adresindeki işyerinde güvenlik sistemi kurulduğunu, ancak dosyada mübrez tutanak ve tespitlerden de anlaşılacağı üzere davacının işyerinde, 17.09.2016 tarihinde meydana gelen hırsızlık hadisesinde güvenlik sistemi çalışmamış herhangi bir sinyal ya da uyarı gönderilmediği davalı güvenlik şirketinin yetkililerine gecikmeksizin haber verildiği; sistem incelendiği ve sistemin olay esnasında çalışmadığı beyan ve teyit edildiği, davacının şirketin uğramış olduğu maddi hasarlar sebebi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi zarar yönünden 50.000.00 TL'nin (2) nolu davalı...A.Ş'den tahsiline, yargılama masrafı ve ücret-i vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA/Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından işbu davada davalı yanca, sigortalı işyerinde meydana gelen hasarın haksız ve hukuka aykırı olarak ödenmediği yönünde haksız ve dayanaksız iddialarda bulunulduğu, anılan hasar ihbarı sonrasında davalı sigorta şirketi tarafından hasara konu tüm belge ve bilgiler toplandığı, Sigortacılık Kanunu 22. Maddesi çerçevesinde bağımsız eksper tayin edildiği, anılan ekspertiz raporunda; Hasar hesabı başlıklı kısımda; çalındığı iddia edilen emtianın 52.305,80 TL'lik kısmın teminat harici olduğu, toplam hasarın ise 4.837,16 TL olduğu, ifade tutanağından belirtilemeyen emtia bedelinin istenmesi ile eksik sigorta gerekçeleri ile sigortalı ile mutabık kalınamadı sonuç ve kanat notu başlıklı kısımda: Hırsızlık hadisesinin 17.09.2016 tarihinde meydana gelmiş olduğu, olayın meydana gelmiş olduğu tarihte Bölge Jandarma tarafından saat: 14:45'de bir tutanak düzenlenmiş olduğu, tutanakta çalınmış olduğu beyan edilen muhtelif malzemenin tek tek belirtilmiş olduğunun görüldüğü, hasar tarihinden 6 gün sonra 23.09.2016 tarihinde sigortalının Jandarma karakoluna giderek ifade vermiş olduğu, ifade tutanağında çalınmış olduğu beyan edilen malzemelerin detaylı olarak belirtilmemiş olduğu, sadece 90.000,00 TI malzemenin çalınmış olduğunun belirtildiği, sigortalının kendisine göndermiş olduğu ve çalınmış olduğunun ifade ettiği malzemeler ile ilgili talebinin incelendiği 17.09.2016 tarihinde Jandarma tarafından tutulmuş olan tutanakta çoğu malzemenin bulunmadığının tespit edildiği, sigortalıya ifade tutanağı ve/veya Jandarma tutanağında belirtilmemiş olan malzemelerin tazminat hesabında dikkate alınmayacağı bilgisinin hem sigortalıya hem de sigortalının vekili Av. ...ya iletildiği, yanı sıra söz konusu poliçede emtia teminatının bulunmadığının tespit edildiği, çalınmış olduğu ifade edilenemtia (paslanmaz sac) hasarının teminat dışı olduğu bilgisinin sigortalıya iletildiği, eksik/aşkın sigorta bilgileri başlıklı kısımda: Riziko mahallinde yapılan incelemeler sonucu demirbaş ve makine sigorta bedellerinin sigorta değerlerine uygun olmadığı eksik sigorta bulunduğunun tespit edildiği, sigortalının düzenlemiş olduğu beyanda işyerinde demirbaş ve makine olarak toplam 500.000,00 TL civarında malzeme olduğunun belirtildiği, eksper tarafından yapılan incelemeler ve araştırmalar sonucu riziko mahallinde 300.000,00 TL civarında makine tesisatı bulunduğunun tespit edilmiş olduğu tazminat hesabında eksik sigorta dikkate alındığı, eksper notu başlıklı kısımda: ...sigortalının çalınmış olduğunu beyan ettiği toplam 4.260 kg. paslanmaz sac ile birlikte çalınmış olduğu beyan edilen muhtelif malzemeler ve aracın içine binen 6 kişi ile birlikte aracın içinde 5000 kg (5 ton) yük bulunduğunun anlaşıldığı, ancak yapılan araştırmalar sonucu ...Transporter marka aracın taşıma kapasitesinin 1.371 kg (1.370 ton) olduğunun tespit edildiği. dolayısıyla taşıma kapasitesi 1.371 kg olan bir araca toplam 5000 kg yük konarak aracın hareket etmesinin mümkün olmadığı, açıkça tespit ve rapor edildiği, davacının gerçeğe aykırı beyanı dikkate alındığında müvekkili şirketin tazminat ödeme yükümlülüğünün ortadan kalktığı aşikar olduğu, arz ve izah olunan nedenlerle; davacı tarafından ikame olunan haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesinini talep etmiştir. Davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle;davalı şirket...AŞ, (...), elektronik güvenlik sistemlerinin kurulması ve alarm haber alma merkezi aracılığıyla bu sistemlerin izlenmesi alanında hizmet veren kurumsal bir şirket olduğunu, davalı şirket gerçek veya tüzel kişilere hizmet sunarken öncelikle müşteri ile alarm güvenlik sözleşmesini akdeder, müşterinin belirttiği adreste ücretsiz keşif yaparak sistemin nereye kurulması gerektiği ve hangi sistemlerin kurulması gerektiğini tespit edip akabinde müşteriyi bilgilendirerek belirtilen adreste sistemi kurup, çalışır vaziyette eksiksiz olarak teslim ettiği; davalı şirketin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmiş olduğu, meydana gelen zararda hiçbir kusuru bulunmadığı, davacı ile davalı şirket arasında 22.05.2013 tarihinde ... numaralı Güvenlik Sistemleri Hizmet Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin imzalanmasına müteakip davalı şirket davacıya güvenlik sistemini ve tüm teçhizatı çalışır vaziyette eksiksiz ve her türlü fiili ve hukuki ayıptan ari olarak teslim etmiş olduğu, ...alarm ve haber alma sistemi, telefon hattı üzerinden yapılmakta olduğu, telefon hattı üzerinden haberleşme yapılan sistemlerde panelin merkezle olan iletişimini periyodik olarak kontrol etmek için kullanılan test sinyali de günlük olarak ayarlanmakta olduğu, yani panelden her gün belirli saatte panelin çalıştığını gösteren bir sinyal ...Merkezine gönderildiği, ...tarafından düzenli olarak gerçekleştirilen sinyal izleme işlemi ile 24 saat sonunda sinyal alınmaması durumunda abonelere sms ile sistemde sorun olduğu yönünde uyarı mahiyetinde bildirim yapıldığı, ...bu tür kontrolleri yapmakta ve abonelere bildirimde bulunmakta olduğu, ekte sunulan sinyal kayıtlarını içeren raporda da açıkça görüleceği üzere sinyaller eksiksiz olarak gönderildiği ve davalı şirket sözleşmeye ilişkin yükümlülüğünü eksiksiz olarak yerine getirdiği, ayrıca hırsızlık olayının meydana geldiği güne ilişkin kayıtlar ekli sinyal kayıtları raporunda incelendiğinde açıkça görüleceği üzere davacıya ait işyerinde kurulum ve montajı gerçekleştirilmiş olan alarm devreye girdiği, davalı şirketin sözleşmeden kaynaklı yükümlülüğü güvenlik sistemi ve dahilindeki ürün ve ekipmanların teslimi, kurutumu ve montajı ile alarım haber alma merkezi üzerinden sinyallerin 24 saat aralıksız olarak takibi ve herhangi bir güvenlik tehdidinde alarmın devreye girmesinden ibaret olup bu yükümlülüklerin tamamı eksiksiz olarak yerine getirildiği, haksız ve hukuki mesnetten yoksun işbu davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, işyeri sigorta poliçesi ve güvenlik sistemleri hizmet sözleşmesi kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. Dava konusu uyuşmazlığın, davacı tarafın işyerinde meydana gelen hırsızlık olayından dolayı zararının ne kadar olduğu, davalı taraflardan maddi ve manevi tazminat talebinin yerinde olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır. Mahkememizin 23/10/2024 tarih 2018/196 Esas 2024/755 Karar sayılı ilamında özetle "... davacı vekilinin 22/05/2024 tarihli celsede dosyada gider avansı kalmadığı için bilirkişi raporunun taraflara tebliğe çıkarılamaması nedeniyle davacı vekiline gider avansı tarifesi gereğince taraf sayısının 5 katı davetiye gideri olmak 1.200,00 TL masraf tutarını mahkeme veznesine yatırması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, gider avansı yatırılmadığı takdirde HMK.m.114 -120 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verileceğinin ihtarına karar verildiği ve duruşmada hazır bulunan davacı vekiline ihtar edildiği halde kesin süre içerisinde davacı yan tarafından gider avansının yatırılmadığı anlaşılmakla mahkememiz ara kararında tayin ettiği kesin süreye konu olan işlemi hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklayıp süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarını açıkça tutanağa geçirerek ihtar ettiği, 22/05/2024 tarihli celsede süresi içerisinde gider avansının yatırılması durumunda raporun taraflara tebliği ve itiraz olması halinde ara karar ile itirazların değerlendirileceği ancak 23/10/2024 tarihli celsede celseden 2 gün önce gider avansının yatırılması 22/05/2024 tarihli celse sonrası tamamlanacak sürecin yeniden başlamasına neden olacağı anlaşılmıştır. Kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak olmadığı; kesin sürenin kaçırılması; o delile veya hakka dayanamamak gibi ağır sonuçları birlikte getirmekte, bazen davanın kaybedilmesine dahi neden olmaktadır. Bu itibarla geciken adaletin de bir adaletsizlik olduğu düşüncesinden hareketle, davaların yok yere uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere konan kesin süre kuralı dikkate alındığında davacı vekilinin 22/05/2024 tarihli celsede verilen 2 haftalık kesin süre içerisinde bilirkişi raporunun taraflara tebliği için gerekli 1.200,00 TL masraf tutarı olan gider avansını yatırmaması nedeniyle HMK.114/1-g ve 120 maddeleri kapsamında gider avansı - dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine'' şeklinde karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması sonrası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin 03/12/2025 tarih 2025/310 Esas 2025/1393 Karar sayılı ilamında özetle "... HMK'nın 120/1 maddesi uyarınca dava açılırken yatırılması gereken gider avansı davacı tarafça dava açıldığı sırada 265,00 TL olarak yatırılmış olup, Mahkeme ara kararında yer alan 1.200,00 TL davetiye ücretinin bilirkişi raporunun tebliğine ilişkin olduğu, yani taraf teşkiline yönelik davetiye tebliğat ücreti olmadığı, delillerin ikamesine yönelik bu işlem kapsamında istenilen avansın gider avansı olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Delil ikamesi için gerekli avansın yatırılmaması durumunda esas yönünden değerlendirme yapılması gerekirken dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine yönelik karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Mahkemece oluşturulan ara kararın, kesin sürenin sonuçlarını doğurup doğurmayacağı hususunun da ayrıca incelenmesi gerekmiştir. Zira HMK'nın 94. maddesi uyarınca mahkemece kesin süreye ilişkin ara kararda yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her bir iş için ne miktar ücret yatırılacağının hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanması, özellikle tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, kesin süreye uymamanın doğuracağı hukuki sonucun açık olarak anlatılması ve anlatılanların tutanağa geçirilmesi, bunlara uyulmaması durumunda mevcut delillere göre karar verilip, gerektiğinde ret kararı verilebileceğinin açıkça bildirilmesi suretiyle ilgili tarafın uyarılması gerekmektedir. Ancak ara kararın bu hususları içermediği açıktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22/06/2021 tarihli 2017/3-3179 E. 2021/806 K. sayılı ilamı) Açıklanan sebeplerle; mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin değerlendirilmemiş olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (6) numaralı alt bendi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine'' şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. Kaldırma kararı sonrası mahkememizin işbu esasında yapılan yargılamada 18/02/2026 tarihli duruşma ara kararı ile İstanbul BAM 45. HD 2020/757 Esas 2022/598 Karar sayılı ilamı da dikkate alınarak davaya konu hasar dosyasında eksper raporunda hırsızlık olayının gerçekleştiği ...Transporter marka araca davacı şirket yetkilisinin beyanlarında yer alan malzemelerin ve jandarma olay yeri tutanağında belirtilen malzemeler yönünden seçenekli olarak öncelikle hırsızlık olayında kullanıldığı belirtilen ...Transporter marka aracın boyut ve iç hacimleri, aracın kamyonet ya da minibüs tarzda ticari araç olup olmadığı belirlenerek aracın iç hacmi tespit edilerek azami ebatları uyarınca yaklaşık alabileceği malzeme sayısı tespit edilmesinin istenilmesi için dosyanın 3 kişilik otomotiv konusunda uzman bilirkişi ve 1 metalurji mühendisine tevdiine karar verilmiştir. Bu kapsamda Makine mühendisleri ..., ..., ...ve Metalurji Mühendisi ...'den alınan 19/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davaya konu ... aracına Panelvan olduğu, dava konusu ...Transporter marka araç paslanmaz çelik saclardan 4 kalınlığında 1000 mm x 2000 mm ebadında olan saclardan 8 adet 500 kg alabileceği, dosya kapsamında belirtilen diğer paslanmaz çelik saclar ebatları araç içinden büyük olduğundan araç içine giremeyeceği, görselleri belirtilen el aletleri ve kaynak makineleri dava konusu ...Transporter marka araç içine sığabilecek ölçeklerde olduğu kanısında oldukları tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, davacı şirketin bulunduğu ...Köyü Gebze Kocaeli'nde 17.09.2016 tarihinde meydana gelen hırsızlık nedeniyle davacı şirketten çalınan malzeme ve emtialar nedeniyle davalı güvenlik şirketi ve davalı Kobi İşimin Sigorta Poliçesi kapsamında sigortacından maddi zarar ve davalı güvenlik şirketinden manevi zararın tazmini için iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davaya konu hırsızlık eyleminin davacının işçisi Musa'nın olay günü 17.09.2016 tarihinde sabah saat 09:00'da işyerine geldiğinde kilitin kırık kapıların açık olduğunu görünce anlaması üzerine anlaşıldığı; davacı şirket yetkilisi ... tarafından 23.09.2016 tarihinde ...Jandarma Komutanlığı'na başvuru yaparak davaya konu hırsızlık nedeniyle şikayetçi olduğu; şikayetçi beyanında "Balçık köyünde bulunan...Lmtd.Şti. bana aittir İşletmeciliğini ben yapmaktayım 17.09.2016 günü saat 09.20sıralarında işyerime hırsız girdiğini öğrendim ve hemen işyerime aracımla geldim İşyerimde yapmış olduğum kontrolde dış kapı kilitlerinin kırılmış olduğunu ve bazı malzemelerimin olmadığını fark ettim. Daha sonra kamera kayıtlarını izledim. Kamera kayıtlarında kımliği belirsiz 5-6 kişinin işyerime siyah transportur marka araç ile geldiklerini ve kapı kilidini kırarak içeri girdiklerini gördüm. Bu şahısların işyerimin içerisinde bazı malzemeleri aldıklarını ve araca yükleyerek olay yerinden uzaklaştıklarını gördüm. Daha sonra yaklaşık 3-5 gün işyerimde detaylı yaptığım kontrolde yaklaşık 90.000 TL lik (doksan bin türk lirası) malzememin çalındığını tespit ettim. Bu malzemelerim sigortaladır Ben bu olaydan dolayı malzemelerimi çalıp beni zarara uğratan kimliği belirsiz kişi veya kişilerden şikayetçi ve davacıyım. Ayrıca ben olay günü herhangi bir işlem yapılmasını istemediğimden ve nekadarlık malzememin çalındığını bilmediğimden dolayı şikayetçi olmak istemedim ve herhangi bir yere müracaat etmedim. Ancak olaydan sonra işyerimde yapmış olduğum kontrolde yaklaşık 90.000 TL'lik malzememin çalındığı tespit ettim ve sigorta tarafından benden ifade vermem ve şıkayetçi olmam istendi. Bunun üzerine 23.09.2016 günü saat 14.20 sıralarında ... Karakoluna gelerek olayı bildirdim ve şikayetçi oldum. Bu olay ile ilgili işyerimde bulunan kamera kayıtlarının alınıp incelenmesini kendi rızam ile istiyorum. Olay bundan ibarettir." dediği anlaşılmıştır. 20.10.2016 tarihli jandarma görüntü inceleme tutanağında her açıdan kamera kayıtlarının incelendiği; tutanakta özetle, 17.09.2016 günü saat 06.01.26 da siyah renkli ...marka aracın kameraya girdiği, toplamda 5 şahıs ve aracın geldiği, beyaz kazaklı şahsın telden içeri atladığı diğer 4 şahsın içeri girmesi için kapıyı zorladığı ancak açamadığı; kapının kilidini kırarak açarak dışarıdaki şahısların içeri girmesini sağladığı; hırssızlık konusunda kullanılan aracın işyerine 06:15'te giriş yaptığı aracın 06:37'de çıkış yaptığı kamera görüntüsünün tam olarak net olmaması, havanın tam olarak aydınlık olmaması, bazı kameraların hırsızlık olayını gerçekleştiren şahıslara uzak mesafesinde aracın plakasının olmaması sebebiyle şüpheli şahısların ve aracın tespit edilemediği tespit edilmiştir. İş bu şikayet üzerine yürütülen soruşturma kapsamında ... CBS ... soruşturma numaralı dosyası kapsamında daimi arama kararı verildiği anlaşılmıştır. 17.09.2016 saat 14:45 tarihli Tutanaktır başlıklı el yazılı belgede "1 adet 450 kW ...Kaynak Makinesi; 1 adet...Marka Kaynak Makinesi; 3 adet 200 Amperlik Çanta Kaynak Makinesi; 1 Adet ...20 mm...Makinesi ve Makineye ait Hava Hortumları; yaklaşık 4130 kg ... Paslanmaz Sac" çalındığı tespit edilmiştir. Davacı ile davalı ...Güvenlik şirketi arasında ... nolu ...Güvenlik Sistemi Hizmet Sözleşmesi imzalandığı; davalı tarafından iş bu davacıya ait Kumtepe mevkii ...caddesi No: ... Gebze Kocaeli adresinde bulunan işyerine Alarm Sistemi montajı kurulması ile ilgili 22.05.2013 tarihinde keşif yapılarak Güvenlik ve Risk Analizi Formu düzenlenmiş olduğu, Güvenlik Alarm Sistemi Hizmet Keşif Taslak Formu'na göre, ofis giriş kapısı (Manyetik Kontaklar); ofis bölümü giriş odası (Hareket Detektörü); ofis bölümü karidor (hareket Detektörü); Yemekhane Bölümü (Hareket Detektörü); Üretim Giriş Bölümü (Şifre Paneli) 5 adet uzaktan kumanda ile birlikte, Kablosuz Temel Paket montajı uygulanmak üzere alarm sistemi montajı kurulmuş olduğu, Montajın tamamen müşterinin isteği doğrultusunda yapıldığı, Montaj sonrası eğitimin verildiği, sinyallerin gönderildiği, montaj sonrası işyeri sahibinin imzalı onayının alındığı anlaşılmıştır. Sözleşmenin konusu ve kapsamının mülkiyeti davalıya ait olan elektronik güvenlik sistemlerinin temini, tesisi ve bu sistemlerin telefon hatları ile ...alarm Merkezi'ne bağlantısının yapılması ...alarm Merkezi'ne gelen sinyallerin 24 saat gözetilmesi, gerektiği taktirde ilgili mercilere ayrıca müşteri ile müşterinin belirleyeceği kişi ve kuruluşlara haber verilmesi ile bu hizmetler karşılığı doğan hizmet bedeli ile ilgili usul ve esasları müşteri ve Pronet'in yükümlülükleri ve sorumluluklarını içerdiği tespit edilmiştir. Davaya konu hırsızlık yönünden davalı şirketin sorumluluğu açısından yapılan değerlendirmede, davacının işyerinin oldukça geniş bir alan üzerine kurulu imalata yönelik üretim yapılan fabrika olduğu, fabrikada mesai haricinde güvenlik görevlisi, bekçi veya caydırıcı unsur olarak da değerlendirilebilen bekçi köpeği olmadığı; hırsızların fabrikanın depo veya imalat bölümü olarak değerlendirilen yerdeki 1 adet kapı kilidini (Asma kilit) sert metal cisimle kolaylıkla kanırtarak açarak içeri girdikleri, kapıyı açıp içeri girdiklerinde herhangi bir telaşlı, olağan dışı durumun yaşanmadığı, fabrikanın ofisi olduğu değerlendirilen bölüme girdiklerinde de oldukça rahat hareket ettikleri, hırsızların fabrika binası çevresinde telefon hattının kesilmesi, devre dışı bırakılması, sesli alarm kutusunun devre dışı bırakılması gibi eylemlerinin olmadığı bilirkişi raporlarında tespit edilmekle depo kapısının da açılmasıyla işyerinde kurulu olduğu bildirilen alarm sistemine bağlı harici sesli alarmının çalmadığı anlaşılmıştır. ...marka minibüsü de sokarak bir kısım emtiaları minibüse yükledikleri, hırsızlık olayının kamera saatine göre saat:06:01:28 de başladığı, saat:06:37:30 da sona erdiği, hırsızlık süresinin yaklaşık 36 dakika olduğu, hırsızlık olaylarında bu sürenin olağanüstü sayılabilecek bir süre olduğu, işyerinde bulunan alarm sisteminin devreye girmesiyle alarm merkezi görevlileri tarafından ilgili kişilere bilgi verilebileceği, dolayısıyla kolluk kuvvetinin de bu kadar uzun bir süre içerisinde devam eden hırsızlık olayına müdahale edebileceği bu durumda zararın daha az olabileceği veya hiç oluşmayacağı anlaşılmıştır. Kaldırma ilamı öncesi tarafların kusur durumuna ilişkin tek kişilik güvenlik uzmanı bilirkişi tarafından görüş bildirilen raporlar arasında oransal olarak çelişki bulunduğu veya oran belirlenemeyeceği yönündeki itirazların giderilmesi için mahkememizin 01.11.2023 tarihli ara kararı uyarınca 1-Dosya kapsamında alınan 06/10/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda davacı şirketin %60; davalı...A.Ş ise %40 kusurlu olduğunun tespit edildiği; 31/05/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda davacı şirketin %30; davalı...A.Ş ise %70 kusurlu olduğunun tespit edildiği; 10/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda ise oransal kusur oranı hesaplanamadığı; davalı...A.Ş asli kusurlu olduğunun tespit edildiği alınan kusur raporlarının tek güvenlik uzmanı bilirkişiden alındığı; raporlar arasında var olan çelişkilerin giderilmediği ve son düzenlenen raporda kusur oranı belirlenemeyeceği hususu dikkate alındığında, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 2013/5119 Esas 2014/2 Karar sayılı ilamında “...Bu yapılırken, davacının çalışma saati sonunda işyerini terkederken muhafaza tedbirlerini yeterince alıp almadığı, dışarıdan görülebilecek veya daha kolay ulaşılabilecek şekilde açıkta mal bırakıp bırakmadığı, bitişik işyerinden davacının işyerine giriş imkanı veren bir kapının bulunmasının zorunlu olup olmadığı, bunun davacı yönünden müterafik kusur teşkil edip etmeyeceği; başka gerekli tedbirler alınmış olsaydı hırsızlık olayının önlenip önlenemeyeceği hususları üzerinde durulmalıdır.” dikkate alındığında davacının müterafik kusuru bulunup bulunmadığı hususunun da irdelenmesi gerektiğinden tek kişiiden alınan kusur bilirkişi raporları hükme esas alınmamıştır. Güvenlik konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden davacı ve davalı şirketlerin kusur oranlarında çelişkiler giderilerek, denetime elverişli ve gerekçeli olacak şekilde kusur oranlarının belirlenmesi ve davacının müterafik kusuru bulunup bulunmadığı hususunun da irdelenmesi suretiyle alınan 18.03.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle "...Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davacının; 1- Çalışma saati sonunda işyerini terk ederken kapılarını kapatarak kilitlediği, 2- Davalı ...tarafından işyerine kurulmuş olan alarm sistemini kurarak aktif hale getirdiği, 3- İşyerinde dışarıdan görünür vaziyette kolay ulaşılabilecek malzemeleri açıkta bırakmadığı, 4- İşyerinin bulunduğu yerin yerleşim içinde olmadığı, stabilize yolun sonunda ıssız, etrafı ormanlık ve bayır bir alanda olduğu anlaşılmaktadır. davacının güvenliği tam olarak sağlayabilmesi için a)-Davacının işyerinin kapılarını demir parmaklık yerine daha muntazam şekilde dışarıdan içeri görünmeyecek şekilde komple demir kapı ile kapatılabileceği, b)- 5188 Sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliği çerçevesinde özel güvenlik personeli veya bekçi çalıştırabileceği, gibi güvenlik tedbirlerinin davacı tarafından alınması halinde 17.09.2016 tarihinde meydana gelen dava konusu hırsızlık olayının önlenebileceği değerlendirilmekte olup, bu itibarla davacının da meydana gelen hırsızlık olayında sorumluluğunun bulunduğu kanaati hasıl olmuştur.17.09.2016 tarihinde sabah saat 06:02:14’dedavacı işyeri önüne ...Marka araçla gelen kimliği meçhul (6) şahısın işyerinden davacının karakolda beyan ettiği miktarda malzemeleri çaldıkları, kimliği meçhul şahısların yaklaşık 36 dakika işyeri içerisinde hırsızlık faaliyetlerinde bulundukları, dava konusu olay esnasında ...tarafından davacıya ait işyerine kurulan alarm unsurlarının hiçbirinin(sistemin) çalışmadığı, Ayrıca davalı ...şirketinin; bölgenin tamamen ıssız ve ormanlık bir alanda olmasından dolayı davacı firmaya risk analizini rutin olarak gelişen teknoloji ve güncel coğrafi koşullarıgöz önüne alarak mevcut veya muhtemel tehlikeler konusundaki öneriler ile alması gereken ek önlemlere ilişkin davacı tarafa güncel risk analizi sunduğuna dair bir belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, sinyal kayıtlarının daha açıklayıcı olabilmesi ve biz uzman tarafından raporlanması gerektiği, ayrıca olay sonrası bu sistem üzerinde herhangi bir çalışma yapılıp, yapılmadığı, sadece alarm sistemi değil, iş yerinin genel elektrik, elektronik yapısı kontrol edilip, edilmediğine dair,gerek firmanın gerekse kolluk biriminin belgeli bir tespitine rastlanıldığına dair bir bilginin de dosya kapsamında bulunmadığı, dava konusu hırsızlık olayı meydana gelmesinin akabinde ...tarafından davacının adresine servis ekipleri yönlendirildiği, ancak davacı tarafından ...’in servis ekibinin olay mahalline alınmadığı, bu nedenle hırsızlık olayına ilişkin teknik inceleme yapılamadığının ...tarafından belirtildiği, davalı ...ile davacı şirket arasında, davacı şirkete ait iş yeri güvenliğinin sağlanması amacı ile imzalanan hizmet sözleşmesi uyarınca, iş yerine davacı şirket yetkilileri dışında bir girme teşebbüsünde bulunulması halinde kurulan güvenlik alarm sisteminin bunu algılayarak davacı şirket yetkililerine ve işyerinin bağlı olduğu güvenlik güçlerine haber vereceğinin belirtildiği, ancak dosyada mübrez tutanak ve tespitlerden de anlaşıldığı üzere davacı şirkete ait işyerinde 17.09.2016 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı sırasında güvenlik sisteminin çalışmadığı ve alarm merkezine herhangi bir sinyal ya da uyarı gönderilmediğinin anlaşıldığı, ...tarafından kurulan sistemlerden en azından 1 veya birkaç tanesinin devreye girmesi halinde, olay mahalline 1 km mesafede (yerinde inceleme yapan bilirkişi tespitine göre) bulunan Jandarma Kuvvetlerine düşecek ihbar ile şüphelilerin eylemlerini gerçekleştirmeden suçüstü yakalanabilecekleri, bu sayede zararın önlenebileceği veya erken müdahalede bulunabileceği değerlendirilmekle birlikte; sözleşme hükümlerindeki sorumluluklarına bakıldığında, ...tarafından davacı işyerine kurulan alarm sisteminin 17.09.2016 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı sırasında devreye girmediğinden dolayı, dava konusu hırsızlık olayının meydana gelmesinde davalı şirketin önemli şekilde sorumluluğunun olduğu kanaatine varılmıştır. neticeten davacının %40, davalı güvenlik şirketinin hırsızlık olayının meydana gelmesinde %60 kusurlu olduğu yukarıda izah olunan gerekçede dikkate alındığında iş bu heyet bilirkişi raporunda yer alan görüş hükme esas alınmıştır.

Davacı şirket yetkilisinin beyanı üzerine 17.09.2016 tarihinde tespit edilen tutanakta yer alan 1 adet 450 kW ... Kaynak Makinası 7.250.00 TL; 1adet ... Marka Kaynak Makinası 5.350.00 TL; 3 adet 200 Amperlik Çanta Kaynak Makinası - 775,50 TLX3Ad. 2.326,50TL; 1 Adet ...Marka 20 mmlik Plazma Kesim Makinası ve Makineye ait Hava Hortumları 6.660,00 TL; 4.130 kg AİSI 304 Paslanmaz Sac 33.899,37 TL olduğu kaldırma ilamı öncesi alınan 26.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda davacı taraf ticari defterlerinin incelendiği ve HMK m.222 uyarınca davacı taraf ticari defterlerinin lehe delil teşkil ettiği; hırsızlık olayı sonucu çalınan 4.260 kg ... kalitesindeki Paslanmaz Sac, davacının iştigal konusu itibariyle hammadde mahiyetinde olduğu, davacının ticari defterlerinde imalat mazemeleri hesabı dışındaki tüm hesapların bakiyeleri imalata gönderilen malzeme açıklaması ile sıfırlandığı; imalat mazemeleri hesabının bakiyesi 31.12.2016 tarihi itibariyle 29.281,83TL olduğu anlaşılmıştır.Davacının çalınan makine ve teçhizatına ilişkin olarak davacının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda davacının çalınan ekipmanlarının bir kısmının 253 - Tesis Makina Cihazlar Hesabında kayıtlı olmadıkları; bazı ekipmanların Vergi Usul Kanunu 313. Maddesi ve 460 nolu Vergi Usul Kanunu Genel tebliği gereği demirbaş ayırma sınırının altında kaldığından kayıtlanmadığı; kayıtlanan makine ve teçhizatın kaydi değerinin 56.230,54 TL olduğu tespit edilmiştir. 10.05.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda da davacının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede "Bu kaydi değer toplamının; KDV hariç 29.466,77 TL, KDV dahil 34.770,79 TL kısmını 4.260 kg Paslanmaz Çelik Sac emtiası, kalan KDV hariç 39.684,42 TL, KDV dahil 46.827,62 TL kısmını malzeme, makine ve teçhizat oluşturmaktadır. Dosyaya sunulan 26.12.2019 tarihli Bilirkişi Raporunda; makine ve teçhizatların kaydi değer toplamı KDV hariç 56.230,54 TL olarak tespit edilmiş olduğu görülmektedir. Ancak bu tutar içerisinde davacı tarafından çalındığı beyan edilmeyen makine ve teçhizatların da dikkate alınmış olduğu anlaşılmaktadır. Dosyaya sunulan 06.06.2022 tarihli Bilirkişi Raporunda ise; toplam zarar miktarının, 17.09.2016 tarihli ifade tutanağına göre 55.485,87 TL olduğu, 26.11.2016 tarihli tutanağa göre 68.175,29 TL olduğu belirtildiği tespit edilmekle iş bu raporda açıklanan kalemler yönünden makine mühendisi bilirkişi tarafından yapılan hesaplama olup davacının ticari defterleri dikkate alınmamış olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle 10.05.2023 tarihli bilirkişi raporundaki davacı ticari defterlerinde davaya konu hırsızlık nedeniyle çalınan mallara ilişkin tespitler dikkate alınmıştır.

Davaya konu hırsızlık nedeniyle olay tarihi olan 17.09.2016 tarihli tutanakta yer alan çalındığı beyan edilen malzemeler ile olaydan sonra sigortaya sunulan ekli listede yer alan ve ilk aşamada belirtilmeyen mallar yönünden hırsızlık esnasında çalınıp çalınmadığının tespit edilebilmesi için İstanbul BAM 45. HD 2020/757 Esas 2022/598 Karar sayılı ilamı da dikkate alınarak davaya konu hasar dosyasında eksper raporunda hırsızlık olayının gerçekleştiği ...Transporter marka araca davacı şirket yetkilisinin beyanlarında yer alan malzemelerin ve jandarma olay yeri tutanağında belirtilen malzemeler yönünden seçenekli olarak öncelikle hırsızlık olayında kullanıldığı belirtilen ...Transporter marka aracın boyut ve iç hacimleri, aracın kamyonet ya da minibüs tarzda ticari araç olup olmadığı belirlenerek aracın iç hacmi tespit edilerek azami ebatları uyarınca yaklaşık alabileceği malzeme sayısı tespit edilmesi için alınan 19.04.2026 tarihli bilirkişi raporunda davaya konu hırsızlık aracının ... Transporter aracına Panelvan olduğu; dava konusu ...Transporter marka araç paslanmaz çelik saclardan 4 mm kalınlığında 1000 mm x 2000 mm ebadında olan saclardan 8 adet 500 kg alabileceği, dosya kapsamında belirtilen diğer paslanmaz çelik saclar ebatları araç içinden büyük olduğundan araç içine giremeyeceği; ... Ldt.Şti. tarafından 05.09.2016 tarihli ... Sıra No’lu ...Sis.Kimya Ldt.Şti. firmasına aşağıda özellikleri belirtilmiş olan malzeme faturası kesilmiş olduğu, ancak yukarıda belirtilen araç iç ölçülerine göre aşağıdaki tabloda belirtilen fatura detayına göre ölçüleri belirtilmiş paslanmaz çelik saclardan sadece 500,00 kg miktarında olan 304 pas. Çelik sac 4,00 mm kalınlığında 1000x2000 ebadında 402,39 USD tutarında olan sac araç içine sığmaktadır. 1 adet 1000x2000 ebadında paslanmaz çelik sac 62,5 kg ağırlık, 500 kg paslanmaz çelik sac 8 adet gelmektedir. İş bu tespit yönünden hırsızlığa konu araca sadece 500,00 kg miktarında olan 304 pas. Çelik sac 4,00 mm kalınlığında 1000x2000 ebadında 402,39 USD tutarında olan sac sığdığı; 402,39 USD(+ %18 kdv dahil 72,43 USD= 474,82 Usd) (KUR 2,9596 TL olduğu anlaşılmakla 474,82 USD* 2,9596 TL= 1.405,27 TL sac bedelinin hırsızlık konusunu oluşturduğu, davacının %40 kusuru nedeniyle 1.405,27 TL* %60= 843,16 TL sac bedelinin davalı...A.Ş'den talep edebileceği anlaşılmıştır.

Davacının davalı sigorta şirketi ile ... Kobi İşimin Sigorta Poliçesi kapsamında davaya konu hırsızlık olayının meydana geldiği yer olan ...Mollafenari Cad. ... Köyü No:..Merkez- Gebze- Kocaeli adresinde 04.09.2016- 04.09.2017 tarihleri arasında ana teminat makine- tesisat 87.450,31 TL; demirbaş 34.980,13 TL olduğu, hırsızlık teminatının ek teminat olduğu 122.430,44 TL olduğu anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketi nezdinde mevcut poliçede emtia teminatının mevcut olmadığı, sadece makine – demirbaş yönünden teminat bulunduğu, bu nedenle davalı sigorta şirketinin emtia hasarından sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla sac bedelinin davalı sigorta şirketinden talep edemeyeceği anlaşılmıştır.

19.04.2026 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu...-115 900 W Avuç taşlama makinesi fiyatı 3 adet; ... İnverter Kaynak makine; ... adet; ...V5-22 230H taşlama motoru ; ...GVS-18V-Lİ 115 avuç taşlama motoru;... kaynak makinesi; ...GKM 6000-2W gazaltı kaynak makinesi ; ...KG Pnömatik matkap ;...set plastik boru kaynak makinesi; ...plazma kesme makinesi ; 600 ANP kaynak pensesi; 600 ANP şase pensesi ; ...GBH 2-26 dre profesyonel kırıcı delici el aleti; - ... aktarma sayaclı makinesi ; TTR ara kablo - ...151 ULTRA PFC ÇANTA kaynak ; ...4000 -160A çanta kaynak makinesi ;- ...GSR 140-LI 14.4 VOLT 2 Lİ vidalama el aletleri ve kaynak makinelerinin ...Transporter marka araç içine sığabilecek ölçeklerde olduğu tespit edilmekle iş bu makinelerin ve aletlerin 10.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda davacı taraf ticari defterlerindeki fatura bedelleri de değerlendirilmek suretiyle bedelleri tespit edildiğinden iş bu raporda yer alan KDV dahil 46.827,62 TL kısmını malzeme, makine ve teçhizat oluşturduğundan davacının %40 kusuru nedeniyle 46.827,62 TL* %60= 28.096,57 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin 22.02.2020 tarihli ıslah dilekçesinde talep edilen fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacının 50.000,00 TL manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede, YHGK 2014/4-213 esas sayılı dosyasında "...Tüzel kişilerde hak ehliyetine ilişkin TMK m. 48 gereğince “Tüzel kişiler, cins, yaş, hısımlık gibi yaradılış gereği insana özgü niteliklere bağlı olanlar dışındaki bütün haklara ve borçlara ehildirler”. Görüldüğü üzere, kişinin hak sahibi olabilme ve borç altına girebilme ehliyeti olarak tanımlanabilecek hak ehliyetine, tüzel kişiler de kuruldukları andan itibaren bünyesine uygun düştüğü oranda sahiptir. Bu durum, tüzel kişilerin kendisini kuran ya da kendisinden yararlanan kişilerden bağımsız birer hak süjesi olarak hukuk hayatına katılabilmesinin bir gereğidir. Madde metninden anlaşıldığı üzere, kanun koyucu ana kuralı tüzel kişilerin tam hak ehliyetine sahip olması şeklinde koymuş, ancak bazı haklara fiziki ve sosyal yapısı nedeniyle sahip olamayacağını vurgulamıştır. Dolayısıyla gerçek kişinin ve tüzel kişinin hak ehliyeti arasında bir nitelik değil, içerik farkı olduğunu kabul etmiştir. Buna göre, gerçek kişilere açık olan kamu hukuku ve özel hukuk kaynaklı bütün haklara ve borçlara kural olarak sahip olabilecek durumdaki tüzel kişiler, kişilik hakkına da sahip olabilecek ve bu hakka tanınan korumadan yararlanabilecektir. Bununla birlikte kişilik hakkının sınırları malvarlığı haklarının aksine belli değildir, somut müdahalelere göre değişir. Bu bakımdan nelerin kişilik hakkından sayılıp sayılmayacağını halin ve zamanın icabına bırakmak gerekir. Bu tespiti ise hakimler somut olayın özelliklerini nazara alarak yapacaklardır (DURAL Mustafa / ÖĞÜZ Tufan, Türk Özel Hukuku, Kişiler Hukuku, İstanbul 2006, s. 95). Bu kapsamda, tüzel kişinin ekonomik faaliyetini yürütürken kazandığı saygınlık, onun kişisel değerleri içinde yer alır. Ticari şeref ve haysiyetin çiğnenmesi, onun ekonomik yaşam içindeki yerini ve durumunu sarsabilir. Tüzel kişinin kişilik haklarından olan onur ve saygınlığı onun korunan değerlerinin başında gelir. Bu nedenle tüzel kişi onur ve saygınlığından vazgeçemeyeceği gibi, bu değerlerini hukuka ve ahlaka aykırı olarak da sınırlayamaz. Ekonomik itibar da tüzel kişinin şeref ve haysiyetinin bir görüntüsüdür. Tüzel kişinin ekonomik faaliyetleri de toplum tarafından değerlendirilmektedir. Tüzel kişiliğe sahip bir şirketin ödeme gücüne ilişkin değerlendirmeler, o tüzel kişinin toplumsal şeref ve haysiyeti ile yakından ilgilidir. Kredi, toplum tarafından ödeme gücü ile ilgili olarak izafe edilen bir değer olması nedeniyle, bu değeri azaltan veya ortadan kaldıran kişiliği ihlale yönelik açıklamalar şeref ve haysiyete tecavüz niteliği taşır. Kişilik haklarına saldırı halinde kişilik hakkı ister gerçek kişi isterse tüzel kişi olsun Devlete karşı Anayasa hükümleri ile idareye karşı idare hukuku hükümleri ile suç teşkil eden tecavüzlere karşı ise ceza hukuku hükümleri ile korunmuştur. Kişilik hakkının korunmasına ilişkin Medeni Kanun’daki ana düzenleme TMK m. 23 ve m. 24’te hüküm altına alınmıştır. TMK m. 23 hak sahibi tarafından vazgeçilmesine ya da aşırı sınırlanmasına karşı kişilik hakkını korurken, TMK m. 24 kişilik hakkına yönelebilecek saldırılara karşı koruma sağlar. Konuya ilişkin diğer bir temel düzenleme olan 818 sayılı BK m. 49’da (6098 sayılı TBK m. 58) ise, kişilik hakkı tecavüze uğrayan kişinin manevi tazminat talebi düzenleme altına alınmıştır. " davacının ekonomik faaliyetini yürütürken kazandığı saygınlık, davalı taraf ile güvenlik sözleşmesi kapsamında işyerinde gerekli güvenlik önlemlerinin alınması hususunda davalı tarafın kusurlu eylemi nedeniyle davacıya ait malların hırsızlık sonucu çalınmasına sebebiyet vererek davacının ticari itibarını zedelemesi nedeniyle 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutularak 25.000,00 TL manevi tazminatın davalı...A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının kısmen kabulüne, 843,16 TL sac bedelinin davalı...A.Ş'den; 28.096,57 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

25.000,00 TL manevi tazminatın davalı...A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 1.976,87 TL karar harcının, peşin yatırılan 870,96 TL harç ve 1.547,26 TL harçtan mahsubu ile bakiye 441,35 TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

3-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 28.939,73 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davalı...Anonim Şirketi lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

5-Davalı ... Sigorta A.ş. lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

6-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 25.000,00 TL vekalet ücretinin...A.Ş'den tahsili ile davacıya verilmesine, 7- Davacı tarafından yapılan toplam 41.695,00 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 15.901,68 TL yargılama giderinin ve 870,96 TL peşin harç, 1.547,26 TL tamamlama harcı ve 35,90 TL başvurma harcı toplamı 18.355,80 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,

Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 10/06/2026

Katip Hakim ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/975, K. 2026/507, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-975-e-2026-507-k-4f8d2000691c