Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/958 E. 2026/1008 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/958
- Karar No
- 2026/1008
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/958 Esas
KARAR NO : 2026/1008 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2026/135 Esas (Derdest Dava Dosyası)
TARİH: 09/04/2026 (Ek Karar Tarihi)
: 17/03/2026 (Ara Karar Tarihi)
DAVA: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 14/05/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TALEP: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın Silivri/İstanbul Şubesi ile dava dışı asıl borçlu ... Limited Şirketi arasında genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmeleri ile diğer sözleşmelerin imzalandığını, davalının ise sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını ve bu doğrultuda borçlulara krediler tahsis edildiğini, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine müvekkili banka tarafından Silivri 2. Noterliğinin 04/09/2025 tarihli ve ... yevmiye sayılı hesap kat ihtarnamesi gönderilerek borçların ödenmesinin talep edildiğini ve fakat borcun ödenmediğini, bunun üzerine alacağın tahsili amacıyla İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını ancak davalı tarafından takibe haksız olarak itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, taraflarınca arabuluculuğa başvurulduğunu ve fakat anlaşamama ile sonuçlandığını, ayrıca dava süresince borçlunun ödemelerini tatil ederek malvarlığını kaçırma, gizleme ve devretme eğiliminde olduğunun haber alınmış olduğunu beyanla davalının taşınır ve taşınmazı malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarına ilişkin ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 17/03/2026 tarihli kararı ile; ihtiyati haciz talebinin 11.132.819,39 TL alacak miktarı ile sınırlı olmak üzere ve alacağın %15'i oranında teminat yatırılması suretiyle kabulüne karar verilmiş ve verilen karara karşı davalı borçlu vekili tarafından itiraz kanun yoluna başvurulmuştur.
Davalı borçlu vekili ihtiyati haciz kararına itiraz dilekçesinde; davanın yetkili yerde açılmadığını, müvekkilinin mal kaçırma yönünde hiçbir davranışının bulunmamakta olduğunu ve alacaklı tarafından da bu yönde bir somut delil sunulmadığını, müvekkilinin sabit ve yerleşik bir adresinin bulunmakta olduğunu, ihtiyati haciz şartlarının somut olayda oluşmadığını, somut olayda hafif tedbirlerin değerlendirilmeyerek doğrudan en ağır tedbirin uygulandığını, bu durumun hukuki güvenlik ve ölçülülük ilkelerine açıkça aykırı olduğunu, ispat külfetinin alacaklı tarafta olduğunu, müvekkilinin, asıl borçlu şirketin eski ortaklarından olduğunu, bu ortaklığın 11/04/2025 tarihinde noterde yapılan ortaklık pay devri sözleşmesi ve 12/04/2025 tarihli sözleşme ile sona erdiğini, müvekkilinin paylarını...'e devrettiğini ancak... tarafından payların karşılığının ödenmediğini ve anlaşmaya uyulmadığını, müvekkilinin kendisine ulaşamamakta olduğunu, bu kişinin şirket adı ile yaptığı işlemlerden müvekkilinin Türkiye'de ikamet etmesi sebebiyle muhatap kabul edilip tahsil edilmeye çalışılmakta olduğunu ancak müvekkilinin ayrılışından uzun bir süre sonra açılan icra takiplerinden sorumluluğunun bulunmadığını, zira müvekkilinin kredi borçlusu şirketle hiçbir ilişkisinin ve bu anlamda müvekkilinin borçtan sorumluluğunun da bulunmadığını beyanla itirazlarının kabulü ile 17/03/2026 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; talebin, itirazın iptali davasında verilen ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkin olduğu, ihtiyati haciz talep eden tarafından sunulan belgeler ve mahkeme dosyasına kazandırılan icra dosyası incelendiğinde, alacağın varlığı, miktarı ve muaccel olduğu hususunda kanaat uyandırıcı nitelikte olduğu ve bu haliyle de 2004 sayılı İİK'nın 257/1. maddesindeki şartların mevcut olduğu, taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesi, davacı banka tarafından hesabın kat edilerek durumun davalı borçluya bildirilmiş olması dikkate alındığında talep edilen ihtiyati haciz bakımından İİK 258. maddesindeki yaklaşık ispat şartının oluştuğu, itiraz sebeplerinin İİK'nın 265. maddesinde öngörülen sebeplerden olmadığı dikkate alınarak, davalı borçludan talep edilen 11.132.819,39-TL üzerinden %15 oranında teminat alınması suretiyle ihtiyati haciz talebinin kabul edilerek, davalıya ait menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerde bulunanlar dahil her türlü hak ve alacaklarının üzerine ihtiyati haciz konulmasına dair mahkeme kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiş ve karara karşı davalı borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DAVALI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; Huzurdaki davanın yetkili mahkemede açılmadığı, yetkili yer icra dairesine başvurulmadan dava açıldığı ve ihtiyati haciz talep edildiği, somut olayda ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığının ve borçlunun mal kaçırma ihtimalinin somut olgularla ortaya konulması gerektiği ancak davacının bu yönde bir delil sunmadığı, müvekkilinin yerleşik ve sabit bir adresinin bulunduğu, verilen kararın ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, müvekkilinin dava dışı şirketteki hisselerini 11/04/2025 tarihinde devrettiği, devralanın devir bedelini ödemediği ve anlaşmaya uymadığı, devralanın yaptığı işlemlerden ve müvekkilinin ortaklıktan ayrılmasından çok sonra açılan icra takibinden sorumlu olmadığı ve bu sebeplerle kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Talep, genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebi ile açılan davada alacağı teminen ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olup, Mahkemece, ihtiyati haciz talebinin kabulüne, bu karar üzerine davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın ise yukarıda açıklanan gerekçe ile reddine karar verilmiş, verilen ek karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İİK'nın 257/1. maddesi uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
İİK'nın 258. maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüsüdür.
İİK'nın 265. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder.
Somut olayda; ihtiyati haciz talep eden davacı banka ile dava dışı ... Limited Şirketi arasında 21/02/2023 tarihli ve 20.000.000 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalının da bu sözleşmede aynı limit ile müteselsil kefil olduğu, alacağın ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek kat ihtarnamesinin asıl borçlu ve kefillere tebliğe çıkarıldığı, kat ihtarının dava dışı şirkete ve davalıya tebliğ edildiği, davacı bankanın alacağının miktarı ve muaccel olduğunun sunulan genel kredi sözleşmesi, kredi kullandırım belgeleri, kat ihtarı ve kat ihtarının tebliğ edildiğine ilişkin tebligat şerhi dikkate alındığında yaklaşık olarak ispat edildiği ve ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu, alacağın genel kredi sözleşmesine dayalı olması, bu kapsamda İİK'nın 50. maddesinin atfı ile TBK'nın 89. ve HMK'nın 10. maddesi uyarınca talep hakkında davacının yerleşim yeri mahkemesi olan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu, bu itibarla Mahkemece, ihtiyati haciz talebinin kabulü ile bu karara karşı yapılan itirazın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.
Sonuç itibariyle, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 14/05/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar veri