İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/805 E. 2026/376 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/805
- Karar No
- 2026/376
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/805 Esas KARAR NO : 2026/376
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/11/2025 KARAR TARİHİ : 03/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...(“Otoyol”)'nun işletmesinin davacı Şirket olduğu, Davalı-Borçluya ait ... plakalı araçlarla 20.06.2024 ve 02.09.2024 tarihleri arasında birden fazla kez ücret ödenmeksizin ihlalli geçiş gerçekleştirmiş olduğunu, Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerine, 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Hizmetleri Hakkında Kanun'un 30. maddesinin 7. Fıkrası gereğince, ihlalli geçiş tarihinden itibaren on beş günlük süre içerisinde geçiş bedellerini cezasız olarak ödeyebilme imkânı verilmekte ise de işbu davaya konu ihlalli geçiş ücretlerinin anılan süre içerisinde ödenmediği tespit edildiği, Geçiş ücretlerinin süresi içerisinde ödenmemesi üzerine Davacı Şirketçe; Davalı-Borçlu aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. sayılı dosyası ile ödenmeyen geçiş ücretleri ve geçiş ücretlerine 6001 Sayılı Kanunun 30/5 “Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. ” hükmü uyarınca tahakkuk ettirilen geçiş ücretinin 4 katı tutarındaki gecikme cezası alacağının tahsili amacıyla 24.12.2024 tarihinde icra takibi başlatılmış olup, Davalı-Borçluya ödeme emri 30.12.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak davalı-borçlu-şirket tarafından “yetkiye, borcun tamamına, faize, faiz oranına, KDV'ye ve tüm ferilerine” itiraz etmiş olduğu; İlgili İcra Müdürlüğünce de söz konusu itirazın süresinde olması nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiğini, Davalı-Borçlu Şirketin itirazları zaman kazanma amacı ile haksız ve kötü niyetle yapılmış olduğundan, tarafımızca süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığını, davalı-borçlunun borcun tamamına yönelik itirazları asılsız olduğu, davalı-borçlu şirketin kendi ihmal ve kusurunun sonuçlarından davacı-alacaklı şirketi sorumlu tutmaya çalışmasının kabul edilemeyeceğini, davalı-borçluya ait ... plakalı araçlarla 20.06.2024 ve 02.09.2024 tarihleri arasında birden fazla kez ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler yapıldığını, davalı-Borçluya ait araçların Otoyolu kullandığı anlarda HGS hesapları müsait olmadığı, HGS hesabını müsait tutmak ve geçiş ücretini ödemeye yetecek bakiye bulundurmak davalı-borçlu şirketin sorumluluğunda olduğunu, ücretli otoyolları kullanan davalı-borçlu şirketin HGS hesabını müsait tutmayarak davacı-alacaklı şirket'in sağladığı hizmetin karşılığında ücret ödeme yükümlülüğünü kendi kusuruyla ihlal ettiği, davalı-borçlu Şirketin kendi ihmal ve kusurunun neticesini davacı-alacaklı şirket'e yüklemeye çalışması kabul edilemez nitelikte olduğunu, Ayrıca davacı-alacaklı şirketçe, davalı-borçluya ait plakalara ilişkin provizyon sorgusu kontrolü yapılmış ve geçişlere ilişkin provizyon sorgusunun “Ürün Kara Listede" ve "İptal Ürün” açıklamasıyla olumsuz döndüğü anlaşıldığını, ücret ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen araç sahiplerine ilişkin tesis edilen işlemlerin, 6001 sayılı karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun'a uygun şekilde yürütüldüğünü, bu kapsamda başvuranın yaptığı ihlalli geçişlerle ilgili ceza uygulanması hukuka uygun olduğunu, İhlalli geçiş yapan araç sahibi birçok kanaldan ihlalli geçiş sorgulaması yaparak yasal takip aşamasına gelmeden borcunu ödeyebildiğini, davacı-alacaklı şirketin gerek 6001 sayılı Kanun uyarınca gerekse de başkaca ilgili mevzuat kapsamında ihlalli geçiş yapan araç sahiplerine, ihlalli geçiş yapıldığına ilişkin herhangi bir bildirim yapma yükümlülüğü bulunmadığını, dolayısıyla basiretli tacir olarak davalı firmanın HGS hesaplarını müsait tutmakla yükümlü olacağını, nezdindeki araçların ihlalli geçişlerine dair her türlü sorgulamayı yapmasının mümkün olduğunun açık olduğunu, bu bağlamda, davalı şirketin uyguladığı tüm işlemlerin mevzuata ve hakkaniyete uygun olduğu açıkça görüldüğünü, İİK MD.67/2 uyarınca icra inkar tazminatı şartları oluşmuş olduğunu, davalı- borçlu aleyhine alacak ile en az %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini bildirip, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davalarının kabulü ile; davalı-borçlunun .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... esas sayılı dosyası kapsamında yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalı-borçlu şirketin İİK.m.67/2.maddesi uyarınca takip konusu alacağın %20' sinden az olmamak üzere İcra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı-borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalıya usulüne uygun tebligat çıkartılmış, ancak davaya süresi içerisinde herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER: .... İcra Dairesine müzekkere yazılarak, 2024/... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Karayolları Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, ... 20/06/2024-02/09/2024 tarihlerinde ve devamındaki 15 günlük tarih aralığında tüm gün boyu herhangi bir sistem arızasının bulunup bulunmadığı hususunun araştırılarak Mahkememizin 2025/805 esas sayılı dosyasına bildirilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. ...A.Ş'ne ve ...Bankası A.Ş'ne müzekkere yazılarak, Davalı ... ait ... plakalı araçların HGS kartının 20.06.2024 - 02.09.2024 tarihleri ve devamındaki 15 günlük tarih aralığında hesap bakiye hareketlerini gösterir evraklar ile HGS geçiş ücreti tahsilatlarına ilişkin herhangi bir bankaya verilmiş otomatik ödeme talimatı verilip verilmediği verildi ise ilgili banka bilgilerinin Mahkememizin 2025/805 esas sayılı dosyasına gönderilmesi, istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce 20/04/2026 tarihinde aktüer bilirkişi vasıtasıyla bilirkişi raporu aldırılmış ve rapor dosyamız arasına alınmıştır. GEREKÇE: Dava, davacının işlettiği otoyoldan ücret ödemeksizin geçiş yapılmasına dair başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir. İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır. Davacı alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir. Somut olayda takip sebebi ihlalli geçişe dayanmaktadır. Ücretli otoyollardan geçiş sözleşme sorumluluğu doğurmaktadır. Davalı borçlu, ücretli otoyoldan geçerek geçiş ücretini ödeme borcunu yüklenmiş olur. 6001 sayılı Kanun’un 30/5. maddesi “4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. Bununla birlikte, bu maddenin yedinci fıkrasına tabi olmak üzere ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlerden, ödemekle yükümlü oldukları geçiş ücreti ile birlikte bu ücretin bir katı ceza tahsil edilir. Ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beşinci günden sonra ise geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte dört katı tutarında ceza, araç sahibine ücret toplama sistemlerinde tanımlı olan bilgiler doğrultusunda, en az on beş gün önceden kısa mesaj, e-posta, ihbarname, e-devlet bildirimi vb. yöntemlerinden en az biriyle bilgi verilir. Bu tutar genel hükümlere göre tahsil edilir.” şeklindedir. Aynı maddenin 7. fıkrasına göre geçiş tarihinden itibaren 15 gün içinde geçiş ücretini ödeyen kişiler hakkında ceza uygulanmaz. İhlalli geçişlere ilişkin açılan davalar hizmet sözleşmesine dayalı bir para alacağına ilişkin olması sebebiyle TBK md. 89 ve HMK md. 10 hükümleri uyarınca yetkili mahkeme belirlenir. Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler uyarınca ücretli otoyollardan geçiş yapan kişiler, geçiş ücretini ödemekle yükümlü olup, ödemenin yapılıp yapılmadığını takip etmek zorundadır. İstanbul BAM 17. HD 2019/105 Esas ve 2022/389 Karar sayılı ilamında “Geçiş esnasında ödeme olmadığında veya HGS veya OGS sisteminden provizyon alınamadığı takdirde gişe çıkışlarındaki bariyerler açılmadığından, davalı ücret ödemeden geçiş yaptığını bilmektedir. OGS ve HGS kartlarından para çekilmemesi halinde davalı geçiş ücretini ödemek zorundadır.” şeklinde karar vererek geçiş yapanların ödeme yapmadığını bildiğini kabul etmiştir.
İcra inkâr tazminatına ilişkin olarak ise Yargıtay 3. HD 2022/3213 Esas ve 2022/5927 Karar sayılı ilamında “…bu nedenle davacı şirketin 6001 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca geçiş ücreti ile kesinleşmiş olan dört katı tutarındaki cezadan ibaret olan alacağını takibe konu ettiği, alacak miktarının belirlenebilir (likit) nitelikte olduğu gözetilerek, alacak miktarının tamamı üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken…” şeklinde karar vererek, geçiş ücreti ile cezai bedelin likit olduğunu içtihat etmiştir. Somut olayda dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, açılan işbu davanın ve takipteki itirazın süresinde olduğu görülmüştür. Davalı borçlu icra müdürlüğünün yetkisine itiraz etmişse de para alacaklarında TBK md. 89 gereği alacaklının yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olması sebebiyle itirazın yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Takip alacağı davalı adına kayıtlı 8 adet aracın 20/06/2024-02/09/2024 tarihleri arasında yaptığı ihlalli geçişlere dayanmaktadır. Davalı borçlu usulüne uygun yapılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamış, aşamalarda yargılamaya katılmamıştır. Rapora karşı beyanda bulunamamış ve tahkikata ilişkin son değerlendirmelerini de sunmamıştır. Dosya kapsamında bulunan geçiş kayıtlarına göre, davalı adına kayıtlı dava konusu 8 adet aracın 132 kez ücret ödemeden geçiş yaptığı tespit edilmiştir. Bu geçişler sebebiyle yapılan hesaplamada davacının 24.825 TL geçiş ücreti ve ceza ücreti, 4.525,52 TL işlemiş faiz ve 905,10 TL KDV alacağı talip edebileceği anlaşılmıştır. Usul ve yasaya uygun, denetime elverişli bilirkişi raporunun hükme esas alınabileceği kanaatine varılmıştır. Bu sebeple davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve alacak likit olduğundan %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmiştir. Yargılamanın basit yargılama usulüne tabi olduğu gözetilerek, Yargıtay 3. HD’nin 2022/7984 Esas ve 2023/1968 Karar sayılı “Şu durumda, taraflarca bildirilen delillerin toplandığı, bu deliller ile dava ve cevap dilekçeleri birlikte değerlendirilerek 6100 sayılı Kanun'un 320 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dosya üzerinden karar verilmesinin mümkün olduğu, diğer bir anlatımla duruşma açılmadan karar verilmiş olmakla hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğinden söz edilemeyeceğinden” şeklindeki ilamı uyarınca duruşma açılmadan dosya üzerinden karar verilmiştir. Tarafların belirttiği deliller toplanmış, dava dilekçesi, tensip zaptı, ara kararlar ve bilirkişi raporları usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edilmiş ve beyanda bulunmaları için yasaya uygun olarak süre verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine, .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın 30.255,62 TL’lik kısmının iptaline, takibin 24.825 TL asıl alacak 4.525,52 TL işlemiş faiz ve 905,10 TL KDV alacağı olmak üzere toplam 30.255,62 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-6.051,13 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 2.066,76 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.451,36 TL harcın Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin/nisbi harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 187,90 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 9.418,70 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak; 9.367,67 TLnin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne (13/2) göre vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden 30.255,62-TL vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine, 6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.140,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul ve red oranları dikkate alınarak, 17,01 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3.122,99 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/06/2026
Katip ... ¸
Hakim ... ¸