İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/495 E. 2026/304 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/495
- Karar No
- 2026/304
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/495 Esas KARAR NO : 2026/304
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/07/2025 KARAR TARİHİ : 12/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davalının, davacı şirket ile 19-22 Aralık 2023 tarihleri arasında düzenlenen ... Fuarı’na ilişkin katılım sözleşmesi akdettiğini, sözleşme kapsamında ödemeyi taahhüt ettiği katılım bedelini bugüne kadar ödemediğini, davacı tarafından başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, itirazın iptali davası açılmadan önce 06.03.2025 tarihli son tutanak ile arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, taraflar arasında 23.11.2023 tarihinde imzalanan fuar katılım sözleşmesinin mali ve hukuki esaslar bölümünün 6.2 maddesinde kiracının ...’ın onayı olmaksızın tek taraflı vazgeçmesi halinde tüm maddi yükümlülüklerini yerine getirmek zorunda olduğunun, yapılan ödemeleri geri talep edemeyeceğinin ve bakiye borcunu ödeme planına uygun şekilde ödemekle yükümlü olduğunun düzenlendiğini, 6.5 maddesinde sözleşmede belirlenen ödeme ve evrak teslim tarihlerine uyulmaması halinde TL bazında aylık yüzde üç vade farkı uygulanacağının hüküm altına alındığını, 6.13 maddesinde sözleşmeden doğacak uyuşmazlıklarda İstanbul Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığını, tarafların sözleşme serbestîsi çerçevesinde sözleşmeyi hür iradeleriyle akdettiğini, sözleşme bedelinin açık olduğunu ve davalının asıl alacak ile işlemiş faizden sorumlu olduğunu, davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız ve alacağın tahsilini geciktirme amacı taşıdığını, bu nedenle itirazın iptali ile davacı lehine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP: Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından davalı şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... Esas sayılı dosyası ile sözleşmeye dayalı alacak iddiası kapsamında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının süresi içerisinde yetkiye, borca, faiz türüne, faiz oranına, işlemiş faize, borcun dayanağı belgeye ve tüm fer’ilerine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davacının haksız kazanç elde etme amacıyla takip başlattığını ve akabinde işbu davayı açtığını, icra takibinde dayanak olarak yalnızca fuara katılım sözleşmesinin gösterildiğini, dava dilekçesi ekinde ise ticari defterler ve faturaların sunulduğunu, itirazın iptali davalarında yalnızca takibe dayanak belgenin incelenebileceğini, sözleşme dışındaki ticari defter ve faturalara ilişkin delillerin değerlendirme dışı bırakılması gerektiğini ve bu hususta Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/11-1299 E., 2021/779 K. sayılı ilamının emsal teşkil ettiğini ileri sürdüğünü, taraflar arasında 24.11.2023 tarihli fuara katılım sözleşmesi imzalandığını ancak sözleşmenin mali yükümlülükler başlığı altındaki 6.5 maddesi uyarınca sözleşmenin yürürlüğe girmesinin katılım peşinatının imzayı takip eden on beş gün içinde ödenmesi şartına bağlandığını, katılım peşinatının ödenmemesi nedeniyle sözleşmenin yürürlüğe girmediğini ve hiçbir hüküm doğurmadığını, ödeme takviminin sözleşme tarihinden geriye dönük şekilde düzenlendiğini, bu nedenle sözleşmenin şeklen de geçersiz olduğunu ve ifa imkânsızlığı bulunduğunu, davacı tarafından katılımın kabul edilmediğini ve davalıya katılımcı kimlik kartlarının teslim edilmediğini, davalının fuar hizmetinden yararlanmadığını, davacının davalının fuara katıldığına ilişkin herhangi bir belge sunmadığını, ispat yükünün alacaklıda olduğunu, taraflar arasında hukuken ve şeklen geçerli bir temel borç ilişkisi bulunmadığını, aylık yüzde üç faiz talebinin de geçerli bir sözleşme ve temerrüt koşulları oluşmadığından reddi gerektiğini, ayrıca icra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını, davalının yerleşim yerinin Gaziantep olduğunu, sözleşmenin geçersiz olması nedeniyle yetki şartının da geçersiz olduğunu, bu nedenle Gaziantep icra daireleri ve mahkemelerinin yetkili olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2016/10133 E., 2016/7673 K. sayılı kararının da bu yönde olduğunu belirterek öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini, esasa girilmesi halinde davanın reddine karar verilmesini etmişlerdir. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... esas sayılı dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtları, taraflar arasında imzalanan fuar katılım sözleşmesi, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine fuar katılım bedelinden kaynaklanan alacak nedeniyle İİK 67 maddesi kapsamında açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 19-22 Aralık 2023 tarihleri arasında düzenlenen ... Fuarı’na katılım sözleşmesinin düzenlendiğini, davalının ödemeyi taahhüt ettiği katılım bedelini ödemediğini, bu nedenle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduklarını, taraflar arasında düzenlenen fuar katılım sözleşmesi şarta bağlandığından ve katılım peşinat ödemesi şartı yerine getirilmediğinden sözleşmenin yürürlüğe girmediğini ve davacıdan fuar kiralama hizmetinin alınmadığını, sözleşmede ödeme takviminin davacı tarafından imza tarihi olan 24/11/2023 tarihinden geriye dönük olarak hatalı düzenlendiğinden şeklen geçersiz olduğunu belirterek davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 06/03/2025 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. .... İcra Müdürlüğünün 2024/... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 90.862,88 TL asıl alacak ve 26.441,10 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 117.303,98 TL borcun ödenmesi amacıyla 10/09/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 20/09/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 20/09/2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Davalının icra dairesinin yetkisine ve Mahkemenin yetkisine ilişkin itirazın sözleşmede kararlaştırılan yetki şartı nedeniyle HMK 17/1 maddesi gereğince reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Talimat Sayılı dosyasından davalı ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için alınan mali müşavir bilirkişinin 17/01/2026 tarihli raporunda özetle; "Davalı Şirket 2023, 2024 yılları yevmiye defter kayıtları Türk Ticaret Kanunu'na ve Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunun düzenlemelerine göre usulüne uygun olarak bilgisayar ortamında işlenmiş olduğu defterler üzerinde herhangi bir silinti, kazıntı ve karalamanın bulunmadığı, TTK 64/1, 88/1’ e uygun şekilde tutulduğu, açılış kapanış onay işlemlerinin yapıldığı, 19.12.2023 - 22.12.2023 tarihleri arasında ... fuarında 56 m2 standsız kapalı alana taraflar arasında 24/11/2023 tarihinde 90.862,80 TL bedelli katılımcı kira sözleşmesi imzalandığı, Yukarıda belirtilen sözleşmede belirtilen ödeme planında katılım peşinatı 18.172,58 TL havale ödemesi ve diğer ödemelerin davalı ticari defter kayıtlarında yer almadığı, davalının davacıya herhangi bir ödemesinin bulunmadığı, davalının fuara katıldığına dair dosya kapsamında belge bilgiye rastlanılmadığı, davacı davalı aleyhine 11/09/2024 tarihinde ....İcra Dairesinin 2024/... Esas dosyasın-da ilamsız takiplerde ödeme emri dayanağı 24.11.2023 tarihli sözleşmeye göre ödenmesi gereken fuar katılım ücreti. 90.862,88 TL alacağın tahsili tarihine kadar aylık %3 faizi masraf ve vekalet ücreti ile tahsiline takip başlattığı, faturadan dolayı icra takibi başlatmadığı, davacı davalıya fatura düzenlendiği faturalara, davalı iade faturası düzenlediği, davalı ticari defterlerinde davacıya borcunun bulunmadığı" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Davacı ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ve davalı ticari defter ve kayıtları ile karşılaştırmalı rapor hazırlanması için Mahkememizce alınan mali müşavir bilirkişinin 17/02/2026 tarihli raporunda özetle; "Davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2023 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, davacı 2023, 2024 yılında E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2023, 2024 yıllarına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davacının incelenen ticari defterine göre, davalı 120. Alıcılar hesap kodu altında davalı ile olan cari ilişkilerini takip etmekte olup, Davacının ticari defter ve muhasebe kayıtları üzerinde yapılan incelemede, davacı tarafından davalı adına düzenlenen 27.12.2023 tarihli, ... numaralı, 90.862,88 TL tutarındaki faturanın davacının muhasebe kayıtlarına işlendiği ve tüm hareketlerin 120 Alıcılar hesap kodu altında izlendiği, yapılan işlemler neticesinde davacının takip tarihi olan 11.09.2024 itibariyle söz konusu faturadan kaynaklı olarak davalı yandan 90.862,88 TL bakiye alacaklı olduğu, iş bu alacağını da 128. Kodlu Şüpheli Ticari Alacaklar hesabına aktardığı tespit edildiği, tarafların incelenen ticari defterlerinde göre takip tarihi (11.09.2024) itibariyle davacı yan davalıdan 90.862,88 TL bakiye alacaklı olmasına karşılık, davalının defterlerini inceleyen 17.01.2026 tarihli bilirkişi raporunda davalının borç veya alacak bakiyesinin bulunmadığı denildiği, davacı tarafından davalı adına düzenlenen 27.12.2023 tarihli, ... numaralı faturaya karşılık davalının ilk olarak 02.01.2024 tarihinde ... numaralı aynı tutarda iade faturası düzenlediği, akabinde davacı tarafından tekrar 29.02.2024 tarihinde temel fatura tanzim edildiği, davalı yine 11.03.2024 tarihinde iade faturası düzenlediği, tarafların bu şekilde bir döngü halinde girmiş olduğu görülmekle tarafların cari farklılığı davalının düzenlendiği iade faturalarından kaynaklı olduğu anlaşıldığı, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler üzerinde yapılan inceleme neticesinde; davacı tarafından davalı adına düzenlenerek takibe konu edilen faturanın davacı şirketin usulüne uygun tutulduğu anlaşılan yasal ticari defter ve muhasebe kayıtlarında yer aldığı, talimat mahkemesi aracılığıyla incelenen davalı ticari defter ve kayıtlarında da söz konusu faturanın kayda alındığı, ancak davalı tarafından yasal süresi içerisinde 02.01.2024 tarihinde ... numaralı ve aynı tutarlı iade faturası düzenlendiği, akabinde davacı tarafından 29.02.2024 tarihinde yeniden temel fatura tanzim edildiği, davalı tarafından ise 11.03.2024 tarihinde tekrar iade faturası düzenlendiği, bu suretle taraflar arasında aynı bedel üzerinden karşılıklı fatura ve iade faturaları düzenlenmek suretiyle bir muhasebe döngüsü oluştuğu anlaşıldığı, cari hesaba konu edilen faturanın, taraflar arasında akdedilen fuar katılım sözleşmesi kapsamında “katılım bedeli”ne ilişkin olarak düzenlendiği; sözleşmenin 6.5. maddesinde sözleşmenin imza tarihinden itibaren geçerli olduğu, yürürlüğe girmesinin sözleşmede belirtilen orandaki katılım peşinatının imzayı takip eden on beş gün içerisinde nakit, kredi kartı veya vadesi belirlenen süreyi aşmayan çek ile ödenmesi şartına bağlandığı, katılım peşinatı dışında kalan ve KDV dâhil tüm katılım bedelinin sözleşmeyi takip eden otuz gün içerisinde tahsil edileceğinin düzenlendiği, ödemelere ilişkin evrak tesliminin belirtilen tarihlerde tamamlanmaması halinde sözleşmenin ... tarafından tek taraflı olarak feshedilebileceğinin ve belirlenen ödeme tarihlerine uyulmaması halinde TL bazında aylık yüzde üç oranında vade farkı uygulanacağının hüküm altına alındığı görüldüğü, dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden, davalının sözleşmenin yürürlüğe girmesi için ön şart olarak düzenlenen katılım peşinatı ödemesiyle ilgili dosya içerisinde bir belgenin yer alamadığı anlaşıldığı, bu durumda sözleşmenin yürürlüğe girip girmediği, sözleşmenin fesih şartlarının oluşup oluşmadığı, davacının katılım bedelinin tamamına hak kazanıp kazanmadığı ve bu çerçevede düzenlenen fuar katılım bedeli faturasının hukuki geçerliliğinin bulunup bulunmadığı hususlarında yapılacak değerlendirme ile tarafların karşılıklı iade faturalarının hukuki sonuç doğurup doğurmayacağına ilişkin takdir ve değerlendirme tamamen Sayın Mahkeme’ye ait bulunduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Taraflar arasında 23.11.2023 tarihli fuar katılım sözleşmesinin düzenlendiği, toplam sözleşme bedelinin 90.862,88 TL olduğu ödeme planına göre 18.172,58 TL katılım peşinatının havale ile, 19.10.2023, 19.11.2023, 19.12.2023 ve 19.01.2024 vadeli olmak üzere dört adet 18.172,58 TL tutarlı ödemenin çek ile yapılmasının kararlaştırıldığı, davacı tarafından davalı taraf aleyhine fuar sözleşme bedelinin tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davacı tarafından sözleşme bedeline ilişkin olarak fatura düzenlendiği, davacı ve davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ancak söz konusu fatura hakkında davalı şirket tarafından iade faturasının düzenlenmiş olduğu, taraflar arasında düzenlenen 21/11/2023 tarihli fuar katılım sözleşmesinin mali yükümlülükler başlığı altındaki 6.5 maddesinde yer alan düzenlemeye göre; iş bu sözleşme imza tarihinden itibaren geçerli olup , sözleşmenin yürürlüğe girmesi sözleşmede belirtilen oranda ''Katılım Peşinatı Ödemesini'' nin sözleşme imzasını takip eden 15 gün içerisinde nakit, kredi kartı veya vadesi belirlenen süreyi aşmayan çek ile gerçekleşmesi şartına bağlı olduğunun kararlaştırıldığı, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin hukuken bağlayıcı sonuç doğurmaya başlamasının katılım peşinat ödemesinin yapılması şartına bağlandığı, davalı tarafça katılım peşinat ödemesinin yapılmadığı ve hukuki sonuç doğuran bir işlem niteliğinde bulunmadığı ve tarafların borç ve yükümlülükleri doğmadığından davacı tarafın sözleşme bedelini talep edemeyeceği Mahkememizce kabul edilmiş olup davacı tarafça davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Kötüniyet tazminat talebi yönünden; Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır.Bu nedenle davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça davalı aleyhine açılan davanın REDDİNE, 2- Şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 732,00-TL harcın peşin alınan 1.416,74-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 684,74-TL'nin davacıya iadesine, 4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 7. Madde gereğince hesap olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 12/05/2026
Katip .. e-imzalı*
Hakim ... e-imzalı*