İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/376 E. 2026/503 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/376
Karar No
2026/503
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/376 Esas KARAR NO : 2026/503 DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 17/05/2025 KARAR TARİH İ: 15/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davacının; Antalya Ticaret Sicili Müdürlüğü ... sicilinde kayıtlı ... ... Anonim Şirketi’nin kurucu pay sahiplerinden olduğunu, şirketin her biri ... Türk Lirası itibari değerinde ... adet payı ve toplam ... Türk Lirası itibari değerde sermayesinin bulunduğunu, şirketin pay senetlerinin türü nama yazılı olduğunu ve pay senedi veya pay senedi yerine geçmek üzere ilmühaber çıkarılmamış olduğunu ve şirkette çıplak payların mevcut olduğunu, davalı ... ... ... Şirketi'nin ise TTK m. 397 ila m. 406’da düzenlendiği üzere bağımsız denetime tabi bir anonim şirket olduğunu, davalı şirketin muhasebesi ile ilgisi olmayan TTK m. 64/4 uyarınca, kanunen ticari nitelikte olmak üzere pay defterinin bulunduğunu, anonim şirketlerde pay defterinin tutulması, yönetim kurulunun devredilemez ve vazgeçilemez görev ve yetkileri arasında olduğunu, (TTK m. 375/1-f) Yönetim kurulu üyelerinin pay defterini tutarken görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmekle yükümlü olduğunu, davalı şirketin pay defterinin usulüne uygun tutulmadığını, yönetim kurulunun özenli davranmadığını, şirket pay defteri kayıtlarında; içkaynaklardan yapılan son sermaye artırımı da dahil olmak üzere, ... ...’nun her biri ... Türk Lirası itibari değerde ... adet toplam ... Türk Lirası sermayeden oluşan pay sahibi olarak onaylandığı ve kaydedildiğini, ... Şirketi’nin yönetim kurulu, yazılı ve karşılıklı imzalı hukuki işlem (devir sözleşmesi) içeren nama yazılı pay devir sözleşmesi bulunmamasına rağmen pay sahiplerinden ... ... ’nun ... ... ’na nama yazılı pay devri yapıldığını, beyanı/kanısı sonucu onaylama ve pay defterine kayıt işlemi yapıldığını, şirket yönetim kurulu tarafından alınan pay devrinin onaylanması kararının anonim şirketin temel yapısına, emredici hükümler ilkesine aykırı olması nedeniyle, yokluk içeren bir karar olduğunu, nama yazılı payların devri için hukuki işlemin (tasarruf işlemi, yazılı devir beyanı/devir sözleşmesi) şart olduğunu, davalı şirket yönetim kurulunun olmayan pay devrini onaylama kararı anonim şirketin temel yapısına aykırı olması sebebiyle yok olduğunun tespitine, davalı ... ... ’nun pay defterindeki her biri ... TL itibari değerde ... adet toplam ... Türk Lirası sermayeyi temsil eden pay kaydının silinmesine, söz konusu payların davacı ... ... adına kaydının yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilinin cevap dilekçesinde özetle; öncelikli olarak davacı yanca davanın açıklanması, somutlaştırıması ve neticesinde de harçlandırılmasının gerektiğini, davacı taraça baba oğul arasında ... ,... ve ... tarihli üç ayrı toplamda ... adet hissenin devrine ilişkin 15 yıldan fazla süre geçtikten sonra zamanaşımı süreleri dolduktan sonra eldeki davayı açmış olduğunu, davacının iddiaları değerlendirildiğinde eldeki davanın konusunun davacı ile şirket ortaklarından ... ... arasında gerçekleştirilen sözleşme ilişkisine dayandığını, davalı şirketin eldeki davada pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, ayrıca dava konusu uyuşmazlık kişiler arası sözleşmesel br ilişki olduğunu ve zamanaşımı nedeniyle eldeki davanın evvel emirde reddine karar verilmesi gerektiğini, ortaklar arası işlemlerin 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, bahse geçin sözleşmenin ise üzerinden 15 sene geçmiş olduğunu, davacı tarafça şirket hisselerinin devredildiği tarihteki ekonomik boyutu ile hali hazırdaki ekonomik boyutu arasında kat be kat fark bulunduğunu ve bu hali ile de değişen şartlar altında davacının haksız bir fayda elde edeceğini, gerek davacı tarafından dava konusu hisselerin ... ...'na satılarak pay defterine kayıt işleminin yapılmasının talep edilmiş olması ve gerekse keyfiyetin pay defterine işlenerek bizzat davacı tarafından imzalanmış olmasıda göz önüne alındığında davacının gerçeğe aykırı ve hukuk dışı beyanlarda bulunduğunu, Davacı ... tarafından, davalı ... ...'na hisse devredilmesine ilişkin olarak alınan ve asaleten davacı tarafından imza edilen yönetim kurulu kararlarının bulunduğunu, bu kararların esasen davacının devretme iradesinin, davalının da devralma iradesinin ortaya konulma şekli olduğunu, davacı tarafından davalıya yazılı bir belge ve karşılıklı irade uyumuyla imzalara havi karar ile hisse devir işlemi yapılmasının üzerine defalarca kez davacı ve davalı ortağın birlikte genel kurula katıldığı, davacının bu dönemlerde yönetim kurulu başkanlığı yaptığı, davacının tüm bu toplantı ve kararlara asaleten katıldığı ve hal böyle iken de yapılan her bir toplantı ve alınan her bir kararın esasen ayrı ayrı icazet ve onam niteliğinde olduğu ve huzurdaki davanın açılamayacağını, davacının söz konusu iptal talebi şirketin 15 yıl önceki durumuna geri dönmesi sonucunu doğuracağını, hissedarların değişmesinin doğal bir sonucu da şirkette bugüne değin yapılan tüm genel kurulların, yapılan sermaye artırımlarının (davalı ... ... da sermaye artırımlarına katılmıştır), dağıtılan kar paylarının ve huzur haklarının, alınan şube açma-kapatma gibi önemli kararların, şirket birleşmesine yönelik kararların iptalinin gerekeceğini, açıklanan nedenle de davacının söz konusu talebinin fiilen uygulabilirliğinin bulunmadığını, sonuç olarak davanın tümden reddinin gerektiğini savunduğu anlaşılmıştır. Davalı şirketin sicil dosyası getirtilmiş olup incelenmesinde; ... sicil sırasında kayıtlı olduğu, durumunun aktif olduğu, türünün; pay sahibi sayısı birden fazla anonim şirketi olduğu, kuruluş tescil tarihinin ... tarihi olduğu, sermayesini ... olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında uyuşmazlığın dava konusu nama yazılı payların devrinin geçerli olup olmadığı, davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ve hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olup olmadığı konularından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin ticari defter ve kayıtlarını dosyaya ibraz ettiği anlaşılmıştır. Mahkememizin ... tarihli ara kararı ile; Dosyanın resen seçilecek bir mali müşavire tevdi edilerek şirket merkezinde inceleme yetkisi verilmek sureti ile dosya kapsamına göre davacının iddiaları ile ilgili ve davalı ...'e yapılan pay devri ile ilgili tüm belge ve dayanaklar, devrin onanmasına ilişkin karar, davalının şirketteki sıfatı, görevi ve yaptığı işlemler, kuruluştan itibaren tüm ortak ve yetkililerin kimliği ile ilgili ayrıntılı rapor alınmasına karar verilmiş olup... tarihli bilirkişi raporunda özetle; davaya konu hisse devirlerine ilişkin tüm yönetim kurulu kararlarında davacının da yönetim kurulu başkanı olarak kabulünün ve imzasının olduğu, hisse devrine ilişkin tüm yönetim kurulu kararlarının oy birliği ile alındığı, davalı şirketin davalı ... ... hisse devir kararı ile aynı tarih ve nolu yönetim kurulu kararında ve aynı tutarlarda ...'na da davacı tarafından hisse devirlerinin olduğu, .../...'nun halen davalı şirket ortağı olduğu, tüm hisse devirlerinin davalı şirketin ortaklar pay defterine kayıt edildiği, ortaklar pay defterindeki hisse devirlerinin karşısında tüm ortakların kendi sayfasında imzalarının yer aldığı, şirketin kuruluşundan itibaren yapılan tüm hisse devirlerinin yönetim kurulu kararlarına istinaden yapıldığı, şirketin kuruluşundan bu yana yapılan tüm hisse devirlerinde hisse devirlerine ait hiç hisse devir sözleşmesinin olmadığı, davalı şirketin kuruluşundan itibaren hisse devrinin yönetim kurulu kararı ile yapılmasının teamül hale geldiği, davaya konu hisse devir tarihlerinden sonra yapılan sermaye artırımlarının nakit, geçmiş yıl karlarından ve yasa ile oluşan fonlardan kaynaklandığı, dava tarihindeki davalı ... ...'nun davalı şirketteki hissesi ... TL iken, rapor tarihi itibariyle davalı ... ...'nun hissesinin ... TL olduğu, davacının şirket kuruluşundan ... tarihine kadar yönetim kurulu başkan ve üyelikleri yaptığı, davalı şirket ana sözleşmesinde hisse devrinin yönetim kurulunun ittifakla vereceği kararla olacağı hükmünün yer aldığı, hisse devrine ilişkin tüm kararların davacının da imzasının olduğu ve davaya konu tüm hisse devirlerinin oy birliği ile yönetim kurulu kararları ile yapıldığının belirlendiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Dava, davacının davalı şirketteki paylarında ... TL değerindeki toplam ... adet payının devrine ilişkin pay defterine yapılan işlemin taraflar arasında yazılı bir temlik sözleşmesi olmadığı için yok hükmünde olduğunun ve davalı ...'in ... payının silinmesi davasıdır. Davacı tarafça taraflar arasında yapılmış yazılı bir devir sözleşmesi bulunmadığı ileri sürülmüş, davalı tarafça da ayrı bir yazılı sözleşme yapılmadığı fakat devrin bütün ortaklarca onaylandığı, sonrasında beraber birçok yönetim kurulu kararı alındığı, davalının yönetim kuruluna seçildiği ve aradan geçen süre itibari ile devrinin iptalinin isteminin kötü niyetli olduğu ileri sürülmüştür. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, sicil dosyası, ticari defter ve kayıtlar ve mali müşavir bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; arada ayrı bir yazılı temlik sözleşmesi bulunmadığı, fakat davaya konu hisse devri ve diğer tüm yönetim kurulu kararlarında davacının da yönetim kurulu başkanı olarak kabulü ve imzasının bulunduğu, ortaklar arasındaki hisse devrine ilişkin tüm yönetim kurulu kararlarının oy birliği ile alındığı, diğerlerinin hiçbirinde ayrı bir yazılı pay devri sözleşmesi bulunmadığı, tüm hisse devirlerinin aynı şeklide pay defterine kaydedilerek gerçekleştirildiği, bunun teamül haline getirildiği anlaşılmıştır. TTK ve uygulamaya göre senede bağlanmamış payların devri alacağın temliki hükümlerine tabidir. Yazılı bir devir (temlik) sözleşmesi geçerlilik şartıdır. Fakat Ankara Bölge Adliye Mahkemesi ... . Hukuk Dairesi ... tarih ... /... Esas -... /... Karar sayılı ilamında da benimsendiği gibi pay defterindeki kayıt tüm unsurları ile bir devir beyanı içeriyor ise ayrı bir temlik sözleşmesine gerek olmayıp eski TTK 416 ve 417.maddelerine uygun ve geçerli bir devir vardır. Yine İzmir ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ... /... Esas - .../... Karar sayılı ilamında da açıkça belirtildiği gibi pay defterinde devreden davacının açıkça rızası bulunmakla TMK 2.maddesi kapsamında dürüstlük kuralı çerçevesinde devir geçerlidir. Devir iradesi somut olayda açıkça belirtilmiş olup pay defterindeki kayıt yazılı şekil şartını karşıladığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın Reddine, 2-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile eksik kalan ... TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlüğüne bulunan AAÜT uyarınca takdir olunan ... TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/05/2026

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/376, K. 2026/503, T. 15.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-376-e-2026-503-k-6e4a1ce77f49