Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/236 E. 2026/1539 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/236
- Karar No
- 2026/1539
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/236
KARAR NO : 2026/1539
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/11/2025
NUMARASI : 2025/51 E - 2025/814 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 21/05/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılar aleyhine Merkezi Takip Sistemi'nin ... sayılı dosyasından faturaya dayalı alacağa dayanarak takip başlatıldığını, borçlu şirket ve şahıs hiçbir gerekçe göstermeksizin haksız ve mesnetsiz olarak işbu icra dosyasına itiraz ettiğini, itiraz sonrası arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki mevcut olup; taraflar arasında Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirketin elektrik kullandığını, diğer davalı ... ise şirketi temsile yetkili olup müvekkili şirket ile imzalanan sözleşmede ticari kefaletlerinin bulunduğunu, cezai şart faturasının davalı şirkete gönderilmesi akabinde davalı şirket tarafından ... numaralı 21/09/2024 tarihli iade faturası düzenlenmiş ise de iade faturasının kabul edilmediği ve müvekkili şirket kayıtlarına işlenmeyeceğini, ... numaralı cezai şart faturasının son ödeme tarihinden itibaren işleyecek akdi faiz ile birlikte ivedilikle ödenmesi gerektiğini, iade faturasının ihtarname ekinde iade edildiğini, Kadıköy 19. Noterliği'nin ... Yevmiye numaralı 25 Eylül 2024 tarihli ihtarname ile ihtar edildiğini, davalı şirket tarafından bu sefer de Kadıköy 17. Noterliği'nin ... Yevmiye numaralı 27 Eylül 2024 tarihli ihtarname keşide edilerek ... numaralı faturaya tekrar itiraz edildiği ve ihtarname ekinde iade faturası da eklenmek suretiyle müvekkili şirkete gönderildiğini, davalı şirket tarafından gönderilen Kadıköy 17.Noterliği'nin ... Yevmiye numaralı 27 Eylül 2024 tarihli ihtarnamesine karşı müvekkil şirket tarafından Kadıköy 19. Noterliği'nin ... Yevmiye numaralı 30 Eylül 2024 tarihli cevabi ihtarname keşide edildiği, işbu ihtarname ile davalı şirketin düzenlemiş olduğu iade faturasının kabul edilmeyeceği, daha önce de bu hususta ihtarname keşide edildiği ... numaralı faturanın son ödeme tarihinden itibaren işleyecek akdi faizi ile birlikte derhal ödenmesi gerektiğinin ihtar edildiğini, buna rağmen davalı tarafından faturaya yönelik bir ödeme yapılmadığını beyanla; davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ve davalı şirket arasında 05.12.2023 tarihli "Elektrik Satış Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşme kapsamında davacı/alacaklı tarafından ... numaralı fatura ve faizi için İstanbul Anadolu Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı ... numaralı ve ... numaralı faturalar ve faizleri için İstanbul Anadolu Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı İcra takipleri başlatılmış olduğu, davalı/borçlu tarafından işbu faturalar icra dosyalarına yatırılmak üzere ödendiği ve icra dosyalarının infaz ile kapatıldığını, devamla süresinde ödenmeyen bu faturalar için davacı/alacaklı tarafından cezai şarta ilişkin olarak ... numaralı 566.917,26-TL fatura ile İstanbul Anadolu Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı icra takibi başlatıldığını, TBK 179. madde uyarınca; davalı/borçlunun gecikmiş ifasını çekince koymadan kabul eden davacı/alacaklının cezai şart talep etmesinin hukuken mümkün olmadığını, taraflar arası imzalanan elektrik satış sözleşmesinin cezai şarta ilişkin 9.2.2 ve 9.2.3 incelendiğinde ifaya eklenen ceza koşulu olduğunun görüleceğini, ceza koşulunun bir türü olan ifaya eklenen ceza koşulunu, kanun koyucu TBK 179/2'de düzenlendiği ancak bu kavramın tanımına yer vermediğini, bu kapsamda ceza koşulunun bir türü olan ifaya eklenen ceza koşulunun, özellikle borçlunun asli edim yükümlülüklerini ilgili hukuki işlemde belirlenen zaman veya yerde ifa etmemesi hallerinde, alacaklıya hem bu asli edimin ifasını hem de kararlaştırılmış ceza koşulunu isteme yetkisi tanıyan bir edim taahhüdü olarak tanımlanmasının mümkün olduğunu, ifaya eklenen ceza koşulunu isteme hakkını kaybetmek istemeyen alacaklının; TBK m. 179/2’de de belirtildiği üzere, bu hakkından açıkça vazgeçmemiş olması ya da ifayı herhangi bir çekince koymadan kabul etmemiş olması gerektiği, şayet, ifaya eklenen cezayı isteme hakkı muaccel olan alacaklı, bu hakkından açıkça feragat eder ya da yapılan ifayı herhangi bir çekince koymaksızın kabul ederse, TBK m. 179/2 gereğince sözleşme cezası isteme hakkını kesin olarak kaybedeceğini, anılan hükümler dava konusu somut olaya uyarlandığında; davacı/alacaklı gecikmiş ödemeler için başlatmış olduğu icra dosyalarına yapılan ödemeleri herhangi bir çekince/ihtirazi kayıt koymadan kabul etmiş ve bu nedenle de TBK 179/2 maddesi uyarınca "cezai şart" isteme hakkını kaybettiğini, kefil ile davacı/alacaklı arası kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, taraflar arası sözleşmenin kefalete ilişkin maddeleri incelendiğinde görüleceği üzere; kefilin kefalet süresine, kefalet tarihine ilişkin bir belirleme yapılmadığını, anılan nedenle kefalet sözleşmesinin geçersiz, geçersiz kefalet sözleşmesine dayanarak kefilden talepte bulunulması yasa ve usule aykırı olduğunu, kefalet sözleşmesi geçerli kabul edilse dahi TBK 589. maddesi gereği kefilin sorumluluğunun cezai şartı kapsamadığını, davacı/alacaklının icra inkar tazminatı talep etmesinin yasa ve usule aykırı olup reddine karar verilmesi gerektiğini, Davacı/alacaklı tarafından talep edilen icra inkar tazminatı; alacak iddiasının yargılamayı gerektirmesi nedeni ile likit bir alacak olmadığını, anılan nedenle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı alacaklının talebinde kötüniyetli olduğu açık olmakla, % 20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini beyanla; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile; sunulan ve re'sen nazara alınacak nedenlerle; davanın reddine, davacı aleyhine % 20 den aşağı olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "Somut olayda davacı ile davalı .... Şti. arasında 05/12/2023 tarihinde elektrik satış sözleşmesi imzalandığı, davalı ...'ün de kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı, davalının faturalarını ödememesi sebebiyle , sözleşmenin feshedildiği, bu sebeple de davacının cezai şart talebinde bulunduğu görülmüştür. Davalı ...'ün davalı şirketin yetkilisi olduğu ve davalı kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil sıfatını kendi el yazısıyla yazdığı ve kefaletinin geçerli olduğu görülmüştür.
Davacı ile davalı şirket arasında imzalanan Sözleşme'nin 9.2. Maddesinde; "9.2) Sözleşmenin Satıcı Tarafından Feshi, 9.2.1) Alıcı'nın işbu sözleşmenin herhangi bir hükmünü ihlal etmesi, 9.2.2) Alıcı'nın herhangi bir faturasını son ödeme tarihinden itibaren 15 takvim günü içerisinde ödememiş olması veya 9.2.3) Sözleşmenin 4.1'inci maddesinde belirtilen ön koşulların sözleşme tarihinden 15 iş günü geçmiş olmasına rağmen sağlanmamış olması halinde, Satıcı işbu sözleşmeyi her hangi bir ihbar ve/veya ihtara gerek olmaksızın sözleşmeden doğan hakları saklı kalmak üzere tek taraflı olarak feshedebilir. Yapılanan Elektrik Enerjisi Piyasası, uzun vadeli planlamalarla, daha ucuz ve güvenli elektrik tedariğini hedeflemektedir. Bu bağlamda Satıcı, Alıcı ile yapmış olduğu sözleşme akabinde uzun vadeli planlamalar yapıp taahhütlerde bulunmaktadır. Alıcı'nın işbu sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle satıcı'nın işbu sözleşmeyi feshetmesi halinde, alıcı satıcı'ya alıcı'nın her bir aboneliği için ayrı ayrı son bir yıl içindeki faturalarından en yüksek bedelli olan iki aylık elektrik fatura bedelleri toplamını ceza-i şart olarak ödemekle yükümlü olduğunu kabul, beyan ve taahhüt eder." hükmü düzenlenmiştir. ... davaya dayanak sözleşmede genel işlem şartlarına aykırılık tespit edilmemiştir.... Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 9.2.3 maddesi gereğince davalı şirketin yükümlüklerine uygun davranmaması neticesinde sözleşmenin feshedildiği, bu nedenle sözleşme ile kararlaştırılan cayma bedelinin talep edilmesi şartlarının oluştuğu, davalının davacıdan elektrik enerjisi aldığı son bir yılı içindeki en yüksek iki fatura olan 08/07/2024 tarihli 267.233,03TL bedelli ve281.333,02 TL bedelli faturaların toplamı olan 548.000,00TL bedelin cezai şart ve son ödeme tarihi ile takip tarihi arasında işleyen 18.917,26 TL işlemiş faizin davalıdan tahsil edilebileceği, , bu nedenle davalı takip borçlusunun icra takibine itirazının haksız olduğu kanaati ile davanın kabulüne karar verilmiştir. İstanbul BAM 3. HD. 2021/811 E., 2022/787 E., 2025/753 E., 2025/2303 K. Sayılı ilamları da aynı doğrultadır.... Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir." gerekçeleriyle;
DAVANIN KABULÜ ile;
1-Davalıların Merkezi Takip Sisteminin ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile, takibin aynen devamına,
2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Karara karşı, davalılar tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davalılar vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; kararın eksik niceleme ile verildiğini, davalı/borçlunun gecikmiş ifasını çekince koymadan kabul eden davacı/alacaklının cezai şart talep edemeyeceğini, kefil ile davacı/alacaklı arası kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, geçerli kabul edilse dahi kefilin sorumluluğu cezai şartı kapsamayacağını, alacağın likit olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
Dava, cayma bedeli faturalarının tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Mahkemesince taraf delileri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi raporunda özetle; " " ... A.Ş ile ... Limited Şirketi arasında 05.12.2023 tarihli olarak 24 ay geçerli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi imzalandığı, sözleşme kapsamında davacı tarafından davalıya elektrik tedarikinin yapıldığı, ... Limited Şirketi ünvanlı şirketin 30.03.2023 tarih ve 1 sayılı Genel Kurul Kararı gereğince ... aksi karar alınıncaya kadar müdür olarak seçildiği, Şirketi Münferiden Temsile Yetkili olduğu, taraflarca imzalanan sözleşmeden doğan borçların ... AŞ “ye ödenmemesi ve/veya İşbu sözleşme ekinde belirtilen abone numaralı sayaçların borçlarının ödenmemesi halinde Müteselsil kefil sıfatı ve sorumluluğu olduğunu kabul ettiğine dair Kefaletnameyi ... 'ün 05.12.2023 tarihinde imzaladığı, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı tarafından zamanında ödenmemesi nedeniyle; ... numaralı fatura ve faizi için İstanbul Anadolu Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı, ... numaralı ve ... numaralı faturalar ve faizleri için İstanbul Anadolu Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı İcra takipleri başlatıldığı, davalı/borçlu tarafından fatura bedelleri icra dosyalarına yatırılmak üzere ödenerek icra dosyalarının kapatıldığı, Faturaların zamanında ödenmemesi nedeniyle taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 9.3 maddesi gereğince davacı tarafından davalıya cezai şart tatbik edilebileceği, sözleşmeye göre davalıların son bir yıl içerisindeki faturalardan cn yüksek bedelli olan iki aylık fatura bedelleri toplamını cezai şart bedeli olarak ödemesi gerektiği, dosyasında bulunan 08-07-2024 son ödeme tarihli, 267.233,03 TL ve 08-07-2024 son ödeme tarihli, 281.333,02 TL bedelli cn yüksek faturalar toplamı olarak 548.566,05 TL cezai şart bedeli hesaplandığı, davacı tarafından 30-09-2024 son ödeme tarihli olarak düzenlenen fatura ile cezai şart bedeli olarak 548.000,00 TL talep, ödeme tarihinden takip tarihine kadar geçen 21 günlük sürede 18.917,26 TL olarak hesaplanmış faiz bedeli dahil davacı / alacaklı tarafın toplam alacak bedelinin 566.917,26 TL olduğu, davacının bu bedeli davalılar ... Limited Şirketi ve ...” ten talep edebileceği..." yönünde görüş bildirmişlerdir.
Somut olayda, davacı ile davalı şirket arasında 05/12/2023 tarihinde elektrik satış sözleşmesi imzalandığı, davalı ...'ün de kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı, davalının faturalarını ödememesi sebebiyle davacı tarafça sözleşmenin feshedildiği, bu sebeple de davacının sözleşme açık hükümleri gereği cezai şart talebinde bulunabileceği, davalı gerçek kişinin davalı şirketin yetkilisi olduğu ve davalı kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil sıfatını kendi el yazısıyla yazdığı ve kefaletinin geçerli olduğu, anlaşılmış olmakla mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmuştur.
İcra inkar tazminat talebi yönünden ise, dava konusu alacağın cezai şarta ilişkin olduğu ve yargılama sonucu koşullarının oluşup oluşmadığının belirleneceği, alacağın likit olmadığı anlaşılmakla icra inkar tazminat taleplerinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetli değildir.
Bu itibarla davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile karar HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılarak " İcra inkar tazminatı talebinin reddine" yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile karar HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılarak yeniden esas hakkında;
Davanın Kabulü ile;
1-Davalıların Merkezi Takip Sisteminin ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile, takibin aynen devamına,
2-İcra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Karar harcı 38.726,11 -TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 9.681,53-TL harcın mahsubu ile bakiye 29.044,58-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcı, 9.681,53-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 10.296,93- TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 277,50-TL tebligat ve müzekkere gideri, 6.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.777,50-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 90.706,76-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
İstinaf incelemesi ile ilgili olarak;
Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf eden davalılara isteği halinde iadesine,
Davalıların istinaf sebebiyle yapmış olduğu 260,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 21/05/2026