İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/23 E. 2026/455 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/23
Karar No
2026/455
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/23 Esas KARAR NO :2026/455

DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:08/01/2026 KARAR TARİHİ:10/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 15.03.2024 tarihli Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmede davalı şirket tarafından uygulanacak iskonto oranının %2,50 olarak düzenlenmiş olduğunu ancak davalı şirketin uygulaması gereken iskontoları uygulamadığını, davalı şirket tarafından sözleşmenin 6. maddesi uyarınca DBS sistemi vasıtasıyla 07.11.2025 tarihinde 250.000,00 TL tahsil edildiğini ve bunun iadesinin gerektiğini beyanla 250.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili ise; taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca aylık 3,5 m³ ve üzerinde yakıt alımları karşılığı davalıya %2,50 iskonto verildiğini, davalının aylık 3,5 m³ alım taahhüdüne uymadığını, sözleşmeyi haklı nedenle feshettiklerini, fesih üzerine 250.000,00 TL bedelli fesih faturasının kestiklerini ve 250.000 TL tutarındaki cezai şartın ölçülü olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. GEREKÇE: Dava; taşıt tanıma sistemi sözleşmesi kapsamında davacıdan tahsil edilen cezai şartın iadesi istemine ilişkindir. Dosyaya sunulan kanıtlardan taraflar arasında 15/03/2024 tarihinde taşıt tanıma sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 2025 yılının Eylül ayında davacı tarafından eylemli olarak, 2025 yılının Kasım ayında ise davalı tarafından yazılı olarak feshedildiği, 250.000,00 TL tutarındaki cezai şartın DBS aracılığıyla davacıdan tahsil edildiği çekişmesizdir. Çözümlenmesi gereken; fesih işleminde kusurun kime ait olduğu ve dolayısıyla cezai şartın iadesinin gerekip gerekmediği noktasındadır. Uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden bilirkişi raporu alınması gerekmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179.maddesi "Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir. Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir. Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır" hükmünü, 180/1 fıkrası ise "Alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile, kararlaştırılan cezanın ifası gerekir" hükmünü havidir. Varlığı yanlar arasında çekişmesiz olan sözleşmenin Fesih başlıklı 6. maddesine göre, bir sözleşme yılı içerisinde iki kez alım miktarının altında alım yapılması davalıya cezai şart talep ve tahsil etme hakkı bahşetmektedir. Davacının sözleşmeyi 2025 yılının Eylül ayında eylemli olarak feshettiği, ne var ki dava dilekçesinde feshe gerekçe olarak ileri sürdüğü teknik aksaklıklara ilişkin 2024 tarihli bir e-posta dışında kanıt getirmediği, yine 31/03/2025 ve 10/04/2025 tarihli faturalarda iskonto uygulanmadığına yaslanmış ise de bu tarihten sonraki dört ay boyunca yakıt alımını ve dolayısıyla akdi ilişkiyi devam ettirdiği, hal böyle olunca Eylül ayında bu gerekçelerle yapılan feshin dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığı; bununla beraber 2025 yılının Eylül ve Ekim aylarında kararlaştırılan miktarda alım yapılmadığının sabit olması sebebiyle davalının cezai şart talep ve tahsil etmekte haklı olduğunun kayıtlar ve bilirkişi raporu ile anlaşıldığı, ekonomik gücü göz önüne alındığında tahsil edilen cezai şartın davacının ekonomik yönden mahvına neden olacak boyutta olmadığı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçede açıklandığı üzere; 1-Davanın Reddine, 2-Alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcının 4.269,38 TL peşin harçtan mahsubu ile kalan 3.537,38 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Maliyeye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı vekille temsil olunduğundan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalanın karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/06/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/23, K. 2026/455, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-23-e-2026-455-k-2bb32d97278f