Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/88 E. 2026/1648 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/88
Karar No
2026/1648
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/88

KARAR NO : 2026/1648

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 17/06/2025

NUMARASI : 2023/291 E - 2025/379 K

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit

KARAR TARİHİ: 09/06/2026

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'in davalı kurum ile yaptığı abonelik sözleşmesi neticesi adına kayıtlı olan ... hizmet nolu tesisatla uzun süredir enerji kullandığını, faturalarını düzenli olarak ödediğini ve davalı kurum ile her hangi bir sorun yaşamadı- ğını, davalı kurum çalışanlarının müvekkilinin tesisatında kaçak kullanım olduğu gerekçesiyle müvek- kiline 78.296,90TL ve 41.050,63TL'lik fatura düzenlediklerini, bu faturalar kendilerine tebliğ edil- meden elektrik enerjisini kestiklerini, resmi şekilde yönetmeliğe uygun bir kesme olmadığı halde sistemde kesme yapmış gibi gösterip bu dönemdeki kullanımı usulsüz ve kaçak gösterdiklerini, Nisan 2023 dönemine ait iki kez ayrı ayrı kaçak fatura tahakkuk ettirdiklerini, günlük sekiz saat çalışan iş yerini yönetmelik dışına çıkarak 21 saat çalışıyor gibi hesaplama yaptıklarını, son okuma tarihinden itibaren 23 günlük süre geçmesine rağmen yine yönetmelik dışına çıkarak belge bulgu yokmuş gibi 365 gün geriye gittiklerini, 0.6 kulanım faktörünün çarpan olarak alınmadan hesaplama yaptıklarını, bu sayılan hususların tümünün 30 Mayıs 2018 Tarihli ... sayılı EPDK yönetmeliğinde açıkça yazıldığını beyanla; öncelikle dava konusu alacağa dayalı olarak yapılacak elektrik kesme işleminin tedbiren durdurulmasını, müvekkilinin 17.04.2023 son ödeme tarihli 78.296,90TL ve 41.050,63TL'lik faturalar nedeniyle şimdilik 10.000.00TL itibariyle (fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere) borçlu olmadığının tespitini, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin de davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; yerleşik Yargıtay içtihatlarıyla da sabit olduğu üzere menfi tespit davalarının kısmi dava olarak açılamayacağını, davanın usulden reddinin gerektiğini, mahkemenin aksi kanaatte olması ve davanın esasına girilmesi halinde ise; 03.04.2023 tarihinde dava- lıya ait mahalde müvekkili kurum kaçak ekipleri tarafından yapılan kontrollerde dağıtım sistemine müdahale edilerek ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilen borçlu adına ... seri nolu kaçak elektrik tutanağının tanzim edildiğini, ilgili kaçak elektrik tutanağının resmi belge hükmünde olup kesin delil teşkil ettiğini, aksinin ancak yine somut ve kesin delil niteliğini haiz belgelerle ispat edileceğini, akabinde borçlu aleyhine Bakırköy 7. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacı/ borçlunun resmi şekilde bir kesme işlemi olmadığı halde müvekkili kurumu kesme yapmış gibi gösterdiğini, bu dönem- deki kullanımı kaçak olarak gösterdiğini ve buna istinaden Mart 2023 dönemine ait iki ayrı fatura tahakkuk edildiğini ileri sürmüşse de bu iddialarının kabul edilebilir olmadığını, kaçak elektrik zaptı incelendiğinde davacı yan ile müvekkili kurum arasında abonelik sözleşmesi bulunduğunun görüle- ceğini, yani davacı yanın hem kaçak elektrik tüketiminin yapıldığı sayacın abonesi olduğunu hem de davaya konu mahalde fiili kullanıcı olduğunu, bu hususun müvekkili kurum tarafından yapılan çevre araştırması ile de sabit olduğunu, dava dilekçesinde yer alan iddiaların aksine davacı yan adına tahak- kuk edilen kaçak bedelinin usulüne uygun şekilde belirlendiğini, hesap bülteni incelendiğinde de borçlu adına 03.04.2022--05.10.2022 ve 05.10.2022- 03.04.2023 arası olmak üzere iki ayrı dönem için kaçak hesabı yapıldığının ve buna istinaden iki fatura tanzim edildiğinin görüleceğini, kaçak kullanım miktarının günlük 8 saat üzerinden hesaplandığını, davacının tahakkuk edilen kaçak elektrik tüketim faturasındaki borçların tamamından sorumlu olduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan tüm işlem ve hesaplamaların EPDK mevzuatına ve hukuka uygun olduğunu beyanla davanın reddine, masraf ve ücreti vekaletin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi'nce: "DAVANIN KABULÜ ile; davalı tarafından davacı adına düzenlenen ... numaralı fatura yönünden 27.858,01 TL, ... numaralı fatura yönünden 53.108,52 TL olmak üzere bu faturalar yönünden toplam 80.966,53 TL miktar yönünden dava- cının davalıya borçlu olmadığının tespitine" karar verilmiştir.

İstinaf Başvurusu: Hüküm davalı tarafından istinaf edilmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Menfi tespit davalarının kısmi dava niteliğinde ikame edilemeyeceğini, hükmün gerekçesiz olduğunu, yerel mahkemece yapılan yargılamada her ne kadar 18.04.2024 tarihli ve 13.11.2024 tarihli bilirkişi raporları tanzim edilmiş ise de, söz konusu raporların içerik, yöntem ve gerekçelendirme bakımından denetime elverişli olmadığını, güç tespiti hatalı yapıldığından buna dayalı olarak kaçak ve kaçak ek tüketim bedellerinin de hatalı ve eksik belir- lendiğini, rapora itirazlarının giderilmediğini, başka bir heyetten rapor alınmadığını, müvekkili tara- fından aynı borca ilişkin Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1020 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası ikame edildiğini, her iki dosya kapsamında farklı raporlar tanzim edildiğini, (her iki raporu da kabul etmemekle birlikte) farklı yargılama süreçleri yürütüldüğünü, hatta salt bu gerekçe ile itirazın iptali dosyasında verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesi'nce kaldırıldığını, dosyanın Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1020 Esası aldığını , Bölge Adliye Mahkemesi kara- rına rağmen her iki dosyada farklı iki hüküm tesis edildiğini beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.

İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;

Dava, İİK 72 maddesine dayalı menfi tespit talebine ilişkindir.

1.) Kısmi dava ile ilgili olarak;

6100 sayılı HMK'nun 109/2 maddesinde "talep konusunun miktarı ,taraflar arasında tartış- masız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz" şeklinde düzenleme mevcut iken bu düzenleme 1.4.2015 tarihli 6644 sayılı kanunun 4 md. ile iptal edilmiştir.

Davacı uyuşmazlık konusunun tümü için dava açmak zorunda olmayıp, "şimdilik" kaydı ile belli bir kısmını dava konusu yapabilir.

Kısmi davanın açılması mümkün olan hallerde davacının, yargılama giderlerinden tasar- ruf etmek için, kısmi dava açmasında korunmaya değer (meşru) bir hukuki yararı vardır. Buna kar- şılık, bir uyuşmazlığın (keyfen) küçük parçalara bölünerek, her parça için ayrı ayrı dava açılmasında, korunmaya değer bir hukuki yarar yoktur.

Somut olayda,

Dava dilekçesinde: davacı vekili,fazlaya ilişkin talep ve dava hakkını saklı tutarak dava konusu faturaların şimdilik 10.000,00 TL'lik kısmı itibariyle menfi tespit talebinde bulunmuştur.

Bilirkişi raporunun ibrazından sonra ıslah dilekçesi sunulmadığı halde 04.02.2025 tarihli 6 nolu duruşmada mahkemece "2-Davacı vekiline 119.347,53 TL üzerinden eksik harcı tamamlaması için 1 haftalık kesin süre verilmesine, bu konuda ihtaratlı tebligat yapılmasına," karar verilmiş, bu ara karar gereğince davacı vekilince 11.02.2025 tarihinde tamamlama harcı yatırılmıştır.

Bilahare kısa kararın açıklandığı 17.06.2025 tarihli duruşmada davacı vekili; davamızı kısmi dava olarak açmıştık, davaya konu iki fatura yönünden de bilirkişi raporunda tespit edilen bedeller yönünden davamızı ıslah ediyoruz, bu talebimiz doğrultusunda davanın kabulüne karar verilsin şeklinde açık- lamada bulunarak talebini tam dava haline getirmiştir. Bu tespitlere göre davalı vekilinin menfi tespit davasına ilişkin usuli itirazları yerinde görülmemiştir.

2.)Esasa ilişkin olarak;

Davalı ... çalışanları tarafından, 03.04.2023 tarihinde davalıya ait ayakkabı mağa- zasında kontrollerde dağıtım sistemine müdahale edilerek ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçiril- meksizin kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilmekle davacı abone adına ... seri nolu kaçak elektrik tutanağı düzenlendiği, bilahare bu tespite istinaden 17.04.2023 son ödeme tarihli 78.296,90 TL ve 41.050,63 TL bedelli kaçak /ek tüketim faturalarının tahakkuk olunduğu,

Söz konusu faturaların son ödeme tarihinde ödenmemesi nedeniyle davacı aleyhine Bakırköy 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığı, itiraz nedeniyle takip durduğundan, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1020 Esas sayılı dos- yası üzerinden itirazın iptali davası açıldığı, itirazın iptali ile ilgili dava sonunda;

"Davanın KISMEN KABULÜ ile davalının Bakırköy 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 46.849,19 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa işlemiş faiz olarak yasal faiz uygulanmasına ve faizin KDVsinin de bu miktar üzerinden belirlenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

-İcra inkar tazminatı talebinin reddine" karar verildiği,

Tarafların istinaf başvurusu üzerine dairemizce yapılan inceleme sonucu 2025/506 E. 2025/2745 K. Sayılı 30/10/2025 tarihli ilamda; "Şu halde menfi tespit dosyası ile eldeki dosya arasında fiili ve hukuki irtibat olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği, aralarında bağlantı mevcut olduğundan gerek yargılamanın daha sağlıklı bir şekilde yürütülmesi ve gerekse çelişkili kararlar verilmesini önlemek açısından, davaların birlikte görülmesi ve delillerin birlikte değerlendirilmesi zorunludur. Mahkeme- since menfi tespite ilişkin dosyanın getirtilerek incelenmesi, tarafların ve konusunun aynı olmasının anlaşılması halinde dosyaların birleştirilmesi, karar verilmiş olması halinde ise sonucunun beklenilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmamıştır" denilerek taraf- ların istinaf başvurusunun kabulüne, HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.

Her ne kadar itirazın iptali ile ilgili dairemizin kaldırma kararında öncelikle davaların birleştirilmesi işaret edilmiş ise de, menfi tespite ilişkin eldeki dava 17/06/2025 tarihinde (dairemizin ilamından önce) karara çıkmış olmakla davaların birleştirilmesi mümkün olmamıştır.

Eldeki dosya ile ilgili olarak yapılan bilirkişi incelemeleri sonucu,

Engin Doğuş tarafından sunulan 17.04.2024 tarihli bilirkişi raporunda;

"Davacının harici hat ile elektrik kullanımın EPTHY'nin 42/1-b maddesinde tanımlanan kaçak tüketim tanımına uyduğu belirtildikten sonra, kaçak tahakkuka esas alınan kaçak kullanım süresi, günlük çalışma süresi, birim fiyatlar ile ceza katsayısı noktasında davalı kurumca yapılan işlemlerin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun olduğu, ancak davalı kurumca esas alınan kurulu güç değerinin gerek yönetmelik maddesi gerek teknik açıdan tarafımca makul bulunmadığı, tarafınca EPTHY çerçevesinde yapılan hesaplamalarda ise davalı kurumca davacı adına düzenlenen 17.04.2023 son ödeme tarihli 78.296,90 TL bedelindeki kaçak elektrik tüketim faturasının 25.226,89 TL, 17.04.2023 son ödeme tarihli 41.050,63 TL bedelindeki kaçak elektrik ek tüketim faturasının ise 13.192,62 TL olmasının gerektiği (Toplam Menfi Tespit: 78.296,90 + 41.050,63 - 25.226,89 - 13.192,62 = 80.928,02 TL olduğu) görüş ve kanaatine varıldığı,

Elektrik mühendisi Doç. Dr. ..., elektrik/elektronik yüksek mühendisi Doç. Dr. ... ile Elektrik Yüksek Mühendisi ... ... 'dan oluşan bilirkişi heyeti tarafından sunulan 13.11.2024 tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda; Dosya kapsamındaki kaçak elektrik tespit tutanağı incelendiğinde; davacının ayakkabı mağa- zası olarak faaliyet gösterdiği Mimar Hayrettin Mah. ... Sok. No:... Fatih/İstanbul adresinde bulunan ... hizmet noktasında, davalı şirketin kaçak kontrol ekiplerinin 03.04.2023 tarihinde yaptığı dene- timde, dağıtım sistemine müdahale edilerek ayrı bir hat çekilmek suretiyle sayaçtan geçmeden enerji kullanıl- dığının tespit edildiği görülmektedir.

Bu tespitin ardından, davalı adına ... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlenmiştir. Söz konusu kaçak tutanağında;

Sayaç işaretleri: T1:32, T2:1800, T3:16

Devreden çekilen akım: R:2A, Si, Ti

Harici devreden çekilen akım: R:11A, S:5A, T:-

Tespit anındaki toplam güç: Klima 2500W, Cattle 2500W, Aydınlatma 100x40W olmak üzere 9000W = 9 kW

Sayaç Demantı: 0,3 KW bilgilerinin yer aldığı anlaşılmıştır.

Dava konusu adreste, 1975 yılında dava dışı ... adına abonelik kaydının bulunduğu ve 19.06.2023 itibariyle bu kaydın devam ettiği tespit edilmiştir. 03.04.2023 tarihli ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağına dayanarak davalı kurumca aşağıdaki şekilde hesaplamalar yapılmıştır:

Kaçak kullanım süresi: 180 gün

Kaçak tüketime esas güç: 9 kW

Günlük çalışma saati: 8 saat

Kaçak tüketim miktarı: 180 x 9 x 8 = 12.960 kWh

Bu kaçak tüketim miktarına dayanarak davacı adına 17.04.2023 son ödeme tarihli 78.296,90 TL bedelinde kaçak elektrik tüketim faturası düzenlenmiştir.

Ayrıca, yine 03.04.2023 tarihli ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden davalı kurumca;

Normal kullanım süre:si: 185 gün

Normal tüketime esas güç: 9 kW

Günlük çalışma saati: 8 saat

Normal tüketim miktarı: 185 x 9 x 8 = 13.320 kWh bulunmuş olup, bu normal tüketim mik- tarına dayanarak davacı adına 17.04.2023 son ödeme tarihli 41.050,63 TL bedelinde ek kaçak elektrik tüketim faturası düzenlenmiştir.

Bu kullanım miktarlarına göre 14.04. 2022 tarihinden 10.06.2023 tarihine tüketilen günlük elek- trik miktarı rapordaki grafikte verilmiştir. 14.04.2022 tarihinden kaçak elektrik tespitinin yapıldığı 14.03.2023 tarihine kadar günlük tüketim miktarı 3,29 kWh iken tutanak sonrası kaçak elektrik kullanım miktarı ortalama günlük 15,16 kWh olarak hesaplanmıştır.

17.04.2024 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; tutanak tarihi öncesi ve sonrası ince- lendiğinde; tutanağının düzenlenmesinden önce günlük ortalama tüketim değeri 3-5 kwh seviyelerinde olduğu, ancak kaçak tutanak tarihinden sonra 15 kWh seviyelerine yükseldiği tespit edilmiştir. Tüketim değerlerindeki bu belirgin farkın, tutanak ile tespit edilen harici hattan kaçak elektrik kullanımını destekler nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.

Davalı kurumca harici hattan beslendiği tespit edilen cihazlarının gücünün (9 kW) kurulu güç olarak esas alınarak hesaplamaların yapıldığı tespit edilmiştir.

Tespit anından harici hattan geçen akım değerinin 16/3=5,33 A olduğu tespit edilmiş olup tespit anında harici hat üzerindeki gücün 3.520 kW ,kaçak kullanılan güç miktarı 3,52 kW dır. 3,5 x 8 = 28,16 kWh/gün , 180 x 28,16=5.068,8 kWh17.04.2024 tarihli bilirkişi raporu değerlendirmesinde özetle; davacı kurum tarafından yönet- melik gereği dava konusu iş yerindeki cihazların kurulu gücüne dayanarak hesaplamalar yapıldığı anlaşılmak- tadır. İş yerinde bulunan su ısıtıcı cihazının aralıksız olarak 8 saat, klima ve aydınlatmanın ise günde 8 saat boyunca sürekli ve maksimum yükte çalıştığı varsayımıyla hesaplamalar yapılmış olup, bunun teknik olarak makul olmadığı görülmektedir. Şöyle ki, söz konusu cihazların bu şekilde sürekli ve maksimum düzeyde çalış- ması mümkün olmadığı gibi, sözleşme gücü de dikkate alındığında hattın bu gücü kaldırmasının olanaklı olma- dığı anlaşılmaktadır. Ayrıca, klima gibi cihazların belirli sıcaklık değerlerinde ayarlanmış olacağı göz önünde bulundurulduğunda, 9 kW gücün esas alınarak kaçak tahakkuk hesabı yapılmasının teknik açıdan uygun olma- dığı değerlendirilmektedir. Kaçak tutanağında tespit edilen akım değeri esas alınarak yapılan günlük tüketim hesabının, sağlıklı ölçüm yapan sayacın kaydettiği günlük tüketim değeri ile uyumlu olduğu dikkate alındığında, akım değerinden yola çıkarak hesaplanan güç değerinin kurulu güç olarak kabul edilmesinin teknik açıdan en makul yaklaşım olduğu sonucuna varılmıştır.” tespiti tarafımızca da doğru kabul edilmiştir. Hemen yukarıda elde edilen 3,52 kW'lık tüketim değeri 17.04.2023 tarihli bilirkişi raporunda da 3,5 kW olarak hesaplanmıştır.

Kaçak tüketim miktarı: 180 gün x 3,5 kW x 8 saat = 5.040 kWh

Yukarıdaki 25.188,38 TL'nin 17.04.2024 tarihli bilirkişi hesabından 38,51 T 'lik bir fark bura- daki hesapta 32,63 TL posta ücreti ve onun KDV farkının hesaba dahil edilmemesinden kaynaklanmaktadır.

Tüketim endeks değerleri incelendiğinde tutanak öncesi 365 günde günlük ortalama tüketim- lerin tutarlı seyrettiği gözetilerek ve tutanak sonrası günlük ortalama değerlerinde bariz bir farkın olduğu dik- kate alınarak kaçak kullanım süresi de 180 gün alındığı ve normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamının 12 ayı geçemeyeceği gözetilerek normal tüketim hesabında 365 - 180 = 185 günün esas alınmasının uygun olduğu anlaşılmıştır.

Normal tüketim miktarı: 185 x 3,5 kW x 8 saat = 5.180 kWh bulunmuş olup EPDK tarafından yayınlanmış olan birim fiyatları dikkate alındığında işbu normal tüketim bedeli hesabında davacı kurumca esas alınmış olan enerji, dağıtım birim fiyatlarının uygun olduğu görülmüştür.

SONUÇ olarak; Kaçak elektrik tahakkukuna esas alınan kaçak kullanım süresi, günlük çalışma süresi, birim fiyatlar ve ceza katsayısı yönünden davalı kurumun işlemlerinin Elektrik Piyasası Tüketici Hiz- metleri Yönetmeliği'ne uygun olduğu görülmüştür. Ancak, davalı kurumun esas aldığı kurulu güç değeri, gerek ilgili yönetmelik maddeleri gerek teknik açıdan tarafımızca makul bulunmamıştır.

Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında yapılan hesaplamalar sonu- cunda, davalı kurumca davacı adına düzenlenen 17.04.2023 son ödeme tarihli, 78.296,90 TL tutarındaki kaçak elektrik tüketim faturasının 25.188,38 TL, yine aynı tarihte düzenlenen 41.050,63 TL bedelindeki ek kaçak tüketim faturasının ise 13.192,62 TL olması gerektiği sonucuna varılmıştır." şeklinde görüş bildirilmiştir.

Mahkemece alınan üçlü bilirkişi raporu içerdiği teknik inceleme ve gerekçe itibariyle dosya kapsamına uygun ve hükme elverişlidir.

Dosya kapsamına göre

Davalı tarafça tahakkuk olunan fatura: 78.296,90 TL + 41.050,63 TL= 119.347,53 TL,

Davacının sorumlu olduğu fatura miktarı: 25.188,38 TL + 13.192,62 TL= 38.381,00 TL,

Menfi tespite konu olabilecek tutar: 119.347,53 TL- 38.381,00 TL=80.966,53 TL'dir.

Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında,usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmiştir.

K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,

Alınması gereken 5.530,82-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.383,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.147,82-TL'nin istinaf edenden bu taraftan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)

İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,

İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,

Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/88, K. 2026/1648, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-88-e-2026-1648-k-2af6883b2696