Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/316 E. 2026/751 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/316
Karar No
2026/751
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ

T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO : 2024/316 (ESASTAN RET) KARAR NO : 2026/751

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/11/2023 ESAS-KARAR NO : 2021/208 E - 2023/840 K

... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 21/05/2026 YAZILDIĞI TARİH : 12/06/2026

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından ayrı ayrı istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin, ... şase numaralı, ... plaka sayılı, ... marka 2014 model dolmuşun tam hisseli maliki olduğunu, ilerleyen süreçte dolmuşun %20 hissesinin satılması ve %80 hissesinin kiralanması konusunda davacı ile davalı ... arasında anlaşma sağlandığını, mutabakata varılan hususların 03/04/2019 tarihli "Araç Satım Sözleşmesi" ile kayıt altına alındığını, sözleşmenin; "aracın %20'sinin 360.000 TL bedelle davalı ...'a satıldığı, aracın %80'inin işletme haklarının sözleşme tarihinden 4 yıl süreyle geçerli olmak üzere 120.000 TL bedelle davalı ...'a bırakıldığı, davalı ...'ın aracın işletme süresi boyunca aylık 7.200 TL ödeyeceği, davalı ... tarafından sözleşme tarihinde 290.000 TL ödeme yapıldığı, geriye kalan 190.000 TL'nin ödemesinin ise araç üzerine davalı ... tarafından çekilecek kredi ile ödeneceği, 350.000 TL bedelli bononun, aracın noterden devri davalı ...'a yapılmayacağı için teminaten davalı ...'a verileceği" şeklinde düzenlendiğini, davacının, davalı ...'ın yönlendirmesi ile, ...'tan plaka işletme kredisi çektiğini ve bu süreçte müvekkil tarafından sözleşmeye teminat olmak kaydıyla 03/04/2019 düzenleme tarihli, 8698521822724 numaralı ve 350.000,00 TL bedelli bono keşide edilerek davalı ...'a verildiğini, ancak davalı ... tarafından davacıya toplam 290.000,00 TL ve bir aylık kira bedeli olan 7.200,00 TL ödemede bulunulduğunu, bunun dışında ödeme yapılmadığını, sonradan keşide edilen teminat senedinin, bono numarasının olduğu ve senedin teminat senedi niteliğinde bulunduğuna ilişkin yazının yer aldığı kısmın kesildiğini ve senette tahrifat yapılmak suretiyle diğer davalı ...'e ciro edildiğini, davalı ... tarafından da senedin Ankara 26. İcra Müdürlüğü'nün 2020/10974 Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, teminat senedinin muvazaalı olarak ciro edildiğini, davacının herhangi bir borcunun bulunmadığını ve icra takibinin haksız olduğunu belirterek, borçlu olunmadığının tespitine ve davalılar aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, söz konusu bonoda tahrifat yapılmasının mümkün olmadığını, senetin davacı borçlu tarafından tanzim edilerek verildiğini, kendisinin diğer davalı ...'den 350.000,00 TL borç para aldığını, karşılığında davaya konu senedi ciro ederek verdiğini, ilerleyen süreçte borcunu ödeyemeyince, davalı ...'in senedi takibe koyduğunu ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibine konu bononun tüm yasal unsurları taşıdığını, davacı borçluya ödeme emrinin 09/12/2020 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak davacının süresi içerisinde bir itirazda bulunmadığını, bahsi geçen bonunun davacı borçlu tarafından tanzim edildiğini ve diğer davalı borçlu ...'a verildiğini, müvekkilin, davalı ...'ı tanımadığını, müvekkilin arkadaşı olan ...'un 2019 yılı Mayıs ayında bir tanıdığının paraya ihtiyacı olduğunu, zor durumda bulunduğunu belirtmesi neticesinde davalı ... ...'in diğer davalı borçlu ...'a 350.000,00 TL borç para verdiğini, ismi geçen davalının borcu nedeniyle senedin müvekkile ciro edildiğini, davalı borçlu ...'ın, vadesi gelmesine karşın borcunu ödememesi nedeniyle davalı ... ...'in senedi icra takibine koyduğunu, müvekkilin iyiniyetli hamil konumuna bulunduğunu, dava konusu senet metninde senedin, teminat bonosu olduğu veya neyin teminatı olarak verildiği yönünde bir kaydın yer almadığını, keşideci davacı ile lehtar davalı ... arasındaki olası defilerin iyiniyetli hamil olan müvekkile karşı ileri sürülemeyeceğini savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, menfi tespit davalarında ispat yükünün kural olarak alacaklıda olduğu, ancak kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan borçlu olunmadığının ispat yükümlülüğünün davacı borçluya ait bulunduğu, borçlunun bononun teminat senedi olduğunu ve bedelsizlik içerdiğini yazılı delil ile ispat etmesi gerektiği, somut olayda 21/01/2022 tarihli rapor ile, inceleme konusu 350.000,00 TL'lik senedin doldurulmuş bölümlerinde, silinti, kazıntı, sürşarj gibi değişiklik yapıldığını gösterir bulguların saptanmadığının, ancak senedin sol düşey kenarının forma kesim olmadığının, sol düşey kenarda, düşey kenara paralel dikdörtgen biçimindeki desenden sonraki orijinal senet bütününü oluşturan uzantı bölümünün, makas benzeri kesici aletle gayrimuntazam olarak kesilerek bütünden ayrılmış olduğunun belirlendiği, buna karşın kesilen kısımda senedin teminat senedi olduğuna dair şerh bulunup bulunmadığının belirsiz olduğu ve davacı tarafça bu hususta yazılı bir delilin ibraz edilmediği, konuya ilişkin tanık beyanının yeterli olmadığı, Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/467 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında aksi yönde tespiti içerir mahiyette bir hüküm kurulmadığı, diğer taraftan, takibe konu senedin teminat senedi olduğunun kabulü halinde dahi, 03/04/2019 tarihli sözleşmede düzenlenen hüküm doğrultusunda, davacı tarafın yükümlülüğünde olan aracın devrinin yapılmadığı, bu kapsamda senedin geçerli olduğu, bunun yanı sıra davalı ...'in senedi ciro yolu ile aldığı ve iyiniyetli hamil konumunda bulunduğu, dolayısıyla keşideci davacının, lehtara karşı ileri sürebileceği şahsi def'ileri, iyiniyetli hamile karşı ileri süremeyeceği, ayrıca hamilin senedi devralırken bile bile keşideci davacının zararına hareket ettiğinin takip hukuku açısından geçerli bir belge ile kanıtlanması gerektiği, eldeki davada ise davacının bu ispatı sağlayamadığı, ilerleyen süreçte davacı tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatıldığı ve davacı yanın yemin teklif etmesi üzerine davalıların gelerek ayrı ayrı yeminde bulundukları, yine dosya kapsamından 29/12/2021 tarihli ara karar ile, icra dosyasına yatacak paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği dikkate alınarak İİK'nın 72. maddesi uyarınca davalı ... lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; senedin adi yazılı araç hisse devir sözleşmesinin teminatı olarak verildiğini, ancak davalıların senedi takibe koymak için senedin numarasının yazılı olduğu kısmı keserek tahrifatta bulunduklarını, tahrifat ile senedin kambiyo senedi olma özelliğini yitirdiğini, söz konusu tahrifatın bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, 15/05/2023 tarihli celsede davalı ... tarafından gerçekleştirilen bir ikrarın bulunduğunu, aynı celsede ismi geçen davalıya ödemelere ilişkin yazılı delil sunması için süre verildiğini, ancak davalının herhangi bir yazılı delil ibraz edemediğini, Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/467 Esas sayılı dosyasında verilen beraat kararının gerekçesinde, senedin kesilerek tahrif edildiği, ne var ki kimin tarafından bu eylemin gerçekleştirildiğinin belirlenemediği hususuna yer verildiğini, ilgili mahkeme kararına göre tahrifat yapıldığının tespitinin sağlandığını, sadece bononun kesilen tarafında teminat ibaresinin yazılı olup olmadığının ispat edilememesi nedeniyle iddianın bu yönde karara bağlanamadığını,davacının, davalı ...'ın yönlendirmesi ile, ...'tan plaka işletme kredisi çektiğini, davalı ...'ın kredi yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve müvekkilin tüm krediyi tek başına ödemek zorunda kaldığını, bu durum karşısında teminat senedine konu riskin gerçekleştiğinden söz etme imkanının bulunmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının, icra takibine konu senet nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Davaya konu 03/04/2019 düzenleme ve 15/07/2019 vade tarihli, 350.000,00 TL bedelli senet nedeniyle, davalı alacaklı ... tarafından 08/12/2020 tarihinde Ankara 26. İcra Müdürlüğü'nün 2020/10974 Esas sayılı takip dosyası ile 350.000,00 TL asıl alacak ve 54.000,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 404.000,00 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı görülmüştür. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle 21/01/2022 tarihli rapor ile, inceleme konusu 350.000,00 TL'lik senedin sol düşey kenarının forma kesim olmadığı, sol düşey kenarda, düşey kenara paralel dikdörtgen biçimindeki desenden sonraki orijinal senet bütününü oluşturan uzantı bölümünün, makas benzeri kesici aletle gayrimuntazam olarak kesilerek bütünden ayrılmış olduğu belirlenmesine karşın kesilen kısımda senedin teminat senedi olduğuna dair şerh bulunup bulunmadığı hususunun tespit edilememesine ve davacı tarafça bu konuda ispata yarar yazılı bir delilin sunulamadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcının, peşin alınan 1.725,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 993,00 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 21/05/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/316, K. 2026/751, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-316-e-2026-751-k-11c5d07775f8