Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1765 E. 2026/690 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1765
- Karar No
- 2026/690
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1765
KARAR NO: 2026/690
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/09/2022
NUMARASI: 2021/137 Esas - 2022/788 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/04/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalıdan cihaz kiralama ve tamir işlemleri karşılığında, 29.057,00 TL bedelli muhtelif faturalardan kaynaklı cari hesap alacağı bulunduğunu, söz konusu fatura/faturalar şirkete usulüne uygun olarak teslim edildiğini, bununla beraber davalı tarafından faturalardan kaynaklı 29.057,00TL'lik cari hesap alacağı davacıya ödenmediğini, ödemenin tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibi başlattıklarını, davalının söz konusu takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve usule aykırı olduğunu ve iptaline karar verilmesini, %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin cari hesapları kapsamında davacının iddiaları ile ilişkili bir borcu mevcut bulunmadığını, icra takibine konu faturalarda yer alan alınan hizmet ile ilgili, cari hesaplarında yapılan inceleme neticesinde vadesi gelen herhangi bir fatura borcu tespit edilemediğini belirterek davanın reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Mahkememizce yapılan yargılama, dava ve cevap dilekçeleri, taraf vekillerinin mahkememiz huzurundaki beyanları, dosya arasına alınan .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ve tüm kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayımızda davacı tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı tarafın davacı tarafından kesilen davaya konu faturaları ticari defter ve kayıtlarına işlemediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının davaya konu faturaları BA olarak bildirmediğinin belirtildiği, faturalara konu malların davalıya teslim edildiğinin ve fatura konusu hizmetin davalıya verildiğinin ispat yükünün davacıda olduğu, yine hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının kestiği faturaları teslim alan kişilerin daha önce fatura teslim almadığının tespit edildiği ve davalının faturaları BA olarak bildirmemesi ve dosya kapsamına göre fatura konusu hizmetin davalıya verildiğine dair başkaca bir delil olmaması sebebiyle davacı tarafından faturalara konu fatura konusu hizmetin davalıya verildiği ispatlanamadığından davanın reddine, şartlar oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin davayı ret sebepleri ve davalının dosya kapsamındaki itirazları, davacı şirketin takibe konu mevcut bir borcu bulunmadığını, söz konusu faturaların şirketlerine usulüne uygun teslim edilmediğini ve icra inkar tazminatı talebinin de haksız olduğu yönünde toplanmadığını, davacının davalıdan alacaklı olduğu davacının defter kayıtları ile sabit olduğunu, dosyaya atanan bilirkişi tarafından davacı şirketin defter kayıtlarının usulüne uygun olduğunu, açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığını ve dolayısıyla davacı davacının defter kayıtlarının sahibi lehine delil teşkil ettiğini, bu doğrultuda davacı şirketin defter kayıtlarıyla davalının davacıya borçlu olduğunu, muhtelif faturalardan kaynaklı alacaklarının davalı tarafından ödenmediğini, davalının icra takibine konu faturaları defter kayıtlarına kaydetmemesinden de açıkça anlaşılacağı üzere davalının defter kayıtlarının sahibi lehine delil teşkil etmesinin mümkün olmadığını, davacı şirketin defter kayıtları da esas alındığında davalı, davacının takibe konu muhtelif faturalardan kaynaklı alacağının toplamının 29.057,50 TL olduğunu, görüldüğü üzere faturalar üzerinde davalı şirketin kaşesi ve davalının ...'lı çalışanlarının imzaları bulunduğunu ancak davalı tarafça yerinde bilirkişi incelemesi talep edilmiş olup bilirkişi tarafından davalı şirket uhdesinde, davalının sunmuş olduğu birtakım faturalar üzerinde inceleme yapıldığını, bilirkişi raporunda farklı tarihlerde teslim alınan faturalar üzerinde farklı kişilere ait imzaların bulunduğunu belirttiğini ancak davalının bilirkişi tarafından incelenmesi için sunmuş olduğu faturalar üzerindeki imzalar da davalı uhdesinde çalışan ...'lı çalışanlar tarafından imzalandığını, davalının defter kayıtlarına aldığını, faturayı ve mündericatını kabul etmiş olduğunu ve ödemesinin de gerçekleştirilmiş olduğu bu faturaların da davalının iddia ettiği şekilde şirket yetkilileri tarafından imzalanmadığını, davalı çalışanları tarafından imza altına alınmış bir kısım faturaları defter kayıtlarına işleyip ödemesini gerçekleştirirken aynı şekilde bir kısım faturaları imzaya yetkili kişilerce imzalanmadığı gerekçesiyle defter kayıtlarına işlemediğini ve ödemesini de gerçekleştirmediğini, faturaların davalı tarafça teslim alınmadığının iddiaları hukuki dayanağının bulunmadığını, davalı ödemeden kaçınmak ve mahkemeyi yanıltmak amacıyla açıkça kötüniyet içerisine girerek takibe itiraz ettiğini ve davada da itirazlarını yinelediğini, davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesini,
davalı tarafça fatura mündericatına itiraz edilmediğini, faturaya konu ürünün teslim alınmadığına ilişkin de herhangi bir beyanda bulunulmadığını, davalının ürünleri teslim aldığı imzalı takibe dayanak fatura kayıtlarıyla sabit olduğunu, davalı münhasıran faturaların usulsüz teslim edildiği iddiasıyla yetindiğini, faturalar usulsüz teslim edildiği kabul edilse dahi davalı tarafça dava tarihine kadar faturaların teslimine yönelik herhangi bir usulsüzlük itirazı da bulunmadığını, davalının çalışanlarına teslim edilen hizmet usulüne uygun olarak faturalarla birlikte teslim edildiğini,
ürün bedeli faturaların defter kayıtlarına işlenmemesi ve başlatılan icra takibine haksız ve hukuka aykırı biçimde itiraz edilmesi davalının açıkça ödeme yükümlülüğünden hileli biçimde kaçınmaya çalıştığını ve kötü niyetli hareket ettiğini, davacı şirket tarafından davalıya faturaların teslim edildiğinin kabulü gerektiğini, söz konusu faturalar, fatura konusu hizmetler davalı taraf çalışanlarına usulüne uygun olarak teslim edildiğini,
beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava, cari(açık) hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davanın ispatlanıp ispatlanmadığı, davacının cari hesaptan kaynaklı alacağı bulunup bulunmadığı, cari hesaba konu faturalarda belirtilen ürünlerin davalıya teslim edilip edilmediği noktalarındadır.
Davacı alacaklı tarafından davalı hakkında, .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyası ile "muhtelif faturalardan kaynaklı cari hesap alacağı" nedeniyle 29.057,00 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 07.01.2021 tarihinde ilamsız takip başlatılmış, davalının itirazı üzerine takip durmuştur.
Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
Eldeki davada uyuşmazlık, davacı tarafından davalı adına düzenlenen icra takibine konu cari hesaba konu faturalar içeriği malların davalıya teslim edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir.
Ticarî defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticarî davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticarî defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticarî defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4). Taraflardan birinin diğer deliller yanında karşı tarafın ticarî defterlerine dayanmasıyla karşı taraftan ticarî defterlerin ibrazının istenilmesi, ancak ticarî defterlerin ibrazından kaçınılması durumunda, HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uygulama alanı bulacaktır. Bu çerçevede HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, hâkim, ibraz edilmeyen belgenin/ticarî defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilemeyeceğine karar verecektir (Pekcanıtez, Özekes, Akkan, Korkmaz, s. 1834).(Yargıtay HGK'nın 27.01.2022 tarihi ve 2019/11-172 E. - 2022/69 K. sayılı kararı )
Dosya kapsamından alınan bilirkişi raporunda, davacının ticari defterlerine göre, davacının 2020 yılında davalıya yaptığı tüm satış faturaları ile davalıdan iade olarak aldığı alış faturalarını defterine kaydettiği ve BA-BS formları ile bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan ettiği, takip tarihinde davacının davalıdan 48.881,50 TL alacaklı olduğu, takipteki talebinin 29.057,00 TL olduğu, dolayısıyla davacı takip tarihi itibariyle davalıdan takip tutarı kadar 29.057,00 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defter kayıtlarında davacının alacağı bulunmadığını, davacı tarafından düzenlenen icra takibinde talep ettiği dört adet toplam 29.057,50 TL tutarındaki faturalarının davalının ticari defterlerine kaydetmediği, söz konusu faturaları vergi dairesine bildirmediği, faturalarda sağ alt köşesinde, faturayı teslim alan kısmında ... Hastanesi Dr ...yazılı kaşe ve imza bulunduğu, yine Faturanın bir tanesinde... yazdığı ve imza bulunduğu, diğer faturada ise ... isminin yazılı olduğu soyadının yazılmış olduğu ancak tam okunmadığı ve imza bulunduğu, davalı vekilince incelemeye sunulan davacı tarafından davalıya düzenlenen başkaca faturalarda, ..., ..., ... isimleri ve imza olduğu, daha önceki teslim alan aynı kişiler tarafından faturaların teslim alınmadığı tespit edilmiştir.
Davada ispat külfeti faturalar nedeniyle alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerindedir. Davacının cari hesabı oluşturan faturalara konu malları davalıya teslim ettiğini, hizmeti verdiğini usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekir.
Davacının ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulmuş olması yanında defterlerde yer alan kayıtların dayanağının da usulüne uygun olması gerekir. Davacının ticari defterlerinde kayıtlı olan faturaların dayanağının da usulüne uygun olduğunun ispatlanması gerekli olup, fatura düzenlenmesi ve dayanağı kanıtlanamayan bu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına davacının iddialarını ispata elverişli değildir.
Dosya kapsamında cari hesabı oluşturan faturalara konu malın davalıya teslim edildiğine ilişkin davalıyı bağlayacak yazılı bir belge bulunmamaktadır. Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191).
Somut olayda, satım sözleşmesinde kural olarak olarak mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Salt faturanın düzenlenmiş olması, taraflar arasındaki akdi ilişkiye, fatura içeriğinin ve alacağın varlığına delalet teşkil etmez. Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir. Fatura düzenlenmesi ve dayanağı kanıtlanamayan bu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtını oluşturmaz(Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih, 2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı). Davada ispat külfeti faturalar nedeniyle alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerindedir. Davacı taraf, fatura içeriği mal ve hizmetin davalıya verildiğini ispatlayamamış olduğundan İlk derece mahkemesince ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 81,00 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 651,00 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 10/04/2026