Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1934 E. 2026/894 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1934
Karar No
2026/894
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/1934

KARAR NO: 2026/894

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 08/09/2022

NUMARASI: 2021/450 Esas - 2022/658 Karar

DAVA: İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/04/2026

Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalıya 28.12.2020 tarih ve ... belge numaralı 5.000 USD bedelli navlun fatura düzenlediğini, fatura karşılığı hizmetlerin ifa edildiğini, faturalara itiraz edilmemesi üzerine kesinleştiğini, davalı tarafından ödeme yapılmaması üzerine aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu beyanla haksız itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Davacı tarafça davalı adına navlun bedeli açıklamasıyla fatura düzenlendiği,faturanın davalı tarafça ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali istemiyle mahkememizde dava açıldığı,tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verildiği davalının defterlerini ibraz etmediği, davacının 5.000 USD bedelli faturayı defterlerine işlediği,fatura bedeli olan 5.000 USD 'nin takip tarihi itibariyle efektif döviz satış kuru üzerinden 40.390,00 TL bedele tekabül ettiği, davalının verilen süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği, HMK'nın 222/3. maddesinde şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiğinin belirtildiği,davalının defterlerini ibraz etmemesi karşısında davacının, usulüne uygun defter kayıtları ile sabit olan 5.000 USD alacağının takip tarihi itibariyle TL cunsinden değeri olan 40.390,00 TL üzerinden takibin devamına alacak likit olduğundan icra inkar tazminatı verilmesine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan yargılamada müvekkiline ait olan ticari defterler incelenmeden, tüm deliller toplanmadan yargılama yapıldığını ve müvekkilinin aleyhine bir karar verilerek müvekkilinin tazminata mahkum edildiğini, verilen kararın yasaya ve hukuka uygun olmadığını, davacı şirketin davalıya 28.12.2020 tarih ve ... belge numaralı 5.000 USD bedelli navlun fatura düzenlediğini, fatura karşılığı hizmetlerin ifa edildiğinin dile getirildiğini ancak ortada öyle bir durumun söz konusu olmadığını, söz konusu malın tekrardan yurt dışına gittiğini ve akabinde müvekkilinin haksız olarak tazminata mahkum edilmek istendiğini, müvekkilinin ortada olmayan ve görmediği bir maldan dolayı tazminat ödemeye mahkum edildiğini ve haksız olan tutarın ödenmesinin istendiğini, bu kararın en başından hukuka aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle müvekkili aleyhine verilen kararın kaldırılmasını ve dosyanın üst mahkemeye gönderilerek yeniden yargılama yapılarak müvekkiline verilen haksız kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE : Dava, fatura alacağına istinaden başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Davacı tarafından davalı hakkında İstanbul .... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyasında "ödenmeyen fatura bakiyesi" borcun sebebi gösterilerek 40.390 TL alacağın tahsili istemiyle 20.04.2021 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.

Davacı tarafça, ... sayılı konişmentoya bağlı olarak taşıma işinin gerçekleştirilmesi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla eldeki itirazın iptali davası açılmış, davalı tarafça süresi içinde davaya cevap verilmemiştir.

Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih, 2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı). Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir. Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğini haiz olmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2. fıkra hükmüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi leline delil olarak kullanılamaz. Maddede sayılan şartların birlikte bulunması halinde ticari defterler kesin delillerdendir ve aksi ancak senet veya diğer kesin deliller ile ispatlanabilir.

Somut olayda ibraz edilen davacı ticari defterleri üzerinde yapılan bilirki incelemesinde, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil olma vasfında bulunduğu, davacının davalı adına düzenlediği dava konusu 28.12.2020 tarihli navlun bedeli açıklamalı 5.000 USD bedelli faturanın ticari kayıtlara TL cinsinden 37.758,50 TL olarak işlendiği, fatura bedeli olan 5.000 USD'nin icra takip tarihindeki efektif döviz satış kuruna göre karşılığının 40.390 TL olduğu tespit edilmiştir.

İlk derece mahkemesince davalı ticari defterlerinin ibraz edilmediği kabul edilmiş ise de bu konuda davalıya çıkartılan tebligatın, defter inceleme günü olan 29.12.2021 tarihinden sonra 31.12.2021 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. Davalı tarafça mazeretsiz olarak ticari defterlerin ibrazından kaçınılması halinde davacı tarafın kayıtlarına göre karar verilmesi mümkün ise de öncelikle davalıya HMK'nın 220/3. Maddesindeki ihtarlar yapılarak davalıdan ticari defterlerinin ibrazının istenmesi , defter ibrazı halinde mali müşavir bilirkişi tarafından inceleme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.

HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR :Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,

2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,

3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 30/04/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/1934, K. 2026/894, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1934-e-2026-894-k-128e2afead3e