İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/617 E. 2026/420 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/617
Karar No
2026/420
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/617 Esas KARAR NO : 2026/420 Karar

DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 21/07/2025 KARAR TARİHİ : 14/05/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında uzun süredir süregelen ticari bir ilişki bulunduğunu, tarafların, tekstil ürünlerinin alım-satımı faaliyetinde birlikte çalışmakta olduğunu, davalının, Türkiye’de faaliyet gösteren üreticilerden tedarik ettiği malları müvekkiline temin ettiğini, bu ticari ilişki kapsamında müvekkilinin,06/03/2025 tarihinde ve akabinde parça parça ödenen tutar karşılığında taraflar arasında gerçekleşen işlem kapsamında, müvekkilinin şüpheliden toplam 5.340 Amerikan Doları (yaklaşık 212.527,50 TL) bedel karşılığında tekstil ürünü satın aldığını, davalının, söz konusu ürünleri temin ettiğini ve ileteceğini belirttiğini, bedel ise müvekkili tarafından eksiksiz şekilde elden ödendiğini, söz konusu malların ücretinin ödendiğine ilişkin, yazışmaların ve iletişim kayıtlarının ekte olduğunu, ancak ödeme alınmasına rağmen davalının, vaat ettiği şekilde ürünleri göndermediğini ve müvekkiline herhangi bir iade ya da açıklama yapılmadığını, aradan uzun süre geçmesine rağmen defalarca yapılan sözlü ve yazılı (... konuşmaları ek'te mevcuttur) hatırlatmalara rağmen herhangi bir sonuç alınamadığını, davalının edimini yerine getirmediğini, müvekkilinin yalnızca ödeme yaptığı malın bedelini değil, aynı zamanda bu malları satamamaktan doğan kar kaybı ve iş bağlantılarının bozulması gibi ekonomik zararları da doğurduğunu, bu durumun, Borçlar Kanunu’nun 112. maddesinde tanımı yapılan ifa etmeme ve temerrüt halini doğurduğunu, müvekkilinin uğradığı zararın tam miktarının, ürünlerin teslim edilmemesi nedeniyle satışın gerçekleşmemesi, iş kaybı, gelir eksikliği önceden anlaştığı müşterilere mal temin edememesi sebebiyle uğradığı zarar tam olarak belirlenemediğini, bu nedenle işbu davanın, belirsiz alacak davası niteliğinde açılmakta olduğunu, şimdilik 1.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiklerini, fazlaya ilişkin tüm talep, dava ve tazminat haklarını saklı tuttuklarını, belirsiz alacak davası niteliğinde açıldığının kabulü ile; şimdilik 1.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Usulüne uygun tebligata rağmen davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak isteminden ibarettir. Küçükçekmece Arabuluculuk Bürosunun .../... Numaralı dosyasında; 14/06/2025 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Uyuşmazlık, Davacının dava tarihi itibariyle davalı ile yapılan anlaşma olup olmadığı, anlaşma kapsamında davalının edimini ifa edip etmedi, etmedi ise davacının bu nedenle iş kaybı, gelir kaybı şeklinde zararının olup olmadığı, var ise zararın miktarının ne kadar olduğu hususunda toplandığı tespit edildi. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklindedir. Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; davacı davalı ile aralarında ticari alım-satım konusunda anlaşmalarının olduğunu bu nedenle alacaklı olduğu iddiasında olup belirlenen uyuşmazlık konusu kapsamında ispat yükü davacı üzerindedir. Davacının dava dilekçesinde bilirkişi deliline dayanmış olması nedeni ile alacağın tespiti bakımından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ise de tarafların defterlerini ve belgelerini sunmaması nedeni ile bilirkişi incelemesi yaptırılamadığına dair tutanak tutulmuştur. Davacının alacaklı olduğunun dosyaya sunulan belgelerden anlaşılamadığından kati delil olan yemin delili hatırlatılmış ise de süresinde yemin metninin de sunulmaması nedeni ile ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-İspatlanamayan davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan avanstan kullanılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili hazineye irat kaydına, 6-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2026 Katip ... ¸e-imzalı

Hakim .... ¸e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/617, K. 2026/420, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-617-e-2026-420-k-64a6e0bba146