Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2099 E. 2026/964 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/2099
Karar No
2026/964
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/2099 KARAR NO : 2026/964

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/10/2023 NUMARASI : 2023/1 E. 2023/539 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 05.06.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 05.06.2026

Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 03.10.2023 tarih 2023/1 E. 2023/539 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, müvekkili ..... 'in 2018 yılından itibaren ...'nun kurucusu ve sahibi olduğunu, pandemi nedeniyle okulların kapatılmasıyla müvekkilinin kurumun ödemelerini yapamaz duruma geldiğini, içinde bulunduğu zor durum nedeniyle davalı .....'na ticari işletmeyi devretmiş gibi gösterme teklifi yaptığını, davalı .... ..'nun devlet memuru olması nedeniyle önce tamamını annesi davalı ....'na noterde devretmiş gibi gösterip sonrasında devlet memurlarının limited şirkette hisse sahibi olabilmelerine binaen davalı ....'nun %90 ve annesi ....'nun %10 hisse sahibiymiş gibi gösterilmesi yoluna gidildiğini, 16.02.2021 tarihli ortaklar kurulu kararıyla müvekkilinin kurucu temsilci sıfatıyla kurumu açmaya, kapatmaya, devretmeye dair geniş şekilde yetkilendirildiğini, ancak müvekkili ile davalı ....'ın ayrılmaları üzerine davalı ... ve ....'nun azilname ile siyle müvekkilini kurucu temsilcilik görevinden çıkardıklarını, noter devir sözleşmesinde ilgili kurumun 1.000,00 TL gibi çok düşük bir bedelle devredildiğini, müvekkiline hiç ödeme yapılmadığını, sözleşmede pay devri bedelinin ödendiği imza altına alınmış olsa da ödeme yaptığını iddia edenin ödeme yaptığını ispat etmesi gerektiğini, taraf muvazaasını ispatta adi yazılı delilin yeterli olduğunu, müvekkili ile davalı ....'nun cep telefonu WhatsApp mesajlaşmalarının mevcut olduğunu iddia ederek, ....nun bilirkişi eliyle gerçek değerinin tespitine, davalıların müvekkiline muvazaalı devir için bir ödeme yapıp yapmadıklarının tespitine, 16.02.2021 işletmenin devri sözleşmesinin muvazaalı olduğunun tespitine, sözleşmenin geçersizliğine, devir işleminin iptaline, ifa edilen edimlerin ve teslim edilen tüm mal varlığının iadesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalılar vekili, dava konusu olayda yapılan işletme devrinin tarafının tüzel kişilik olan şirketler olduğunu, iş bu davada müvekkilleri ..... ve ....'nun husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davacı asil .....'in taraf ehliyetinin bulunmadığını, işletme devrinden doğan taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacıdan bedelsiz ya da ileri sürüldüğü şekilde işletme devir alınmadığını, devir alınan .....Şti’nin dava dışı ....’dan devir alındığını ve hemen akabinde ....Şti’ne devredildiğini, davacı tarafça alacaklılardan mal kaçırma niyetinin açıkça ikrar edildiğini, kişinin kendi muvaazasına dayanarak hak iddia etmesinin mümkün olmadığını, ilk derece mahkemesinin 2022/568 E sayılı dosyasındaki cevap dilekçesinin ekinde sunulan şikayet dilekçesi ve polis ifade tutanaklarında davacının işletme devrinin 300 bin TL bedelle yapıldığını beyan ettiğini, müvekkil .... adına kayıtlı .... plakalı sayılı aracın davacıya verilen vekaletle satıldığını, bu hususun dava dilekçesinde ikrar edildiğini, işletmenin halen müvekkilleri tarafından işletildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının işletmenin muvazaalı devrine yönelik iddiasının taraf muvazaası niteliğinde olduğu, kural olarak hiç kimsenin kendi muvazaasına dayanarak bir hak talep edemeyeceği, Yargıtay içtihatlarında “taraf muvazaası”nın ispatına bir istisna getirildiği ve “yazılı delil” şartı arandığı, buna göre, devrin muvazaalı olduğunun TMK’nın 6. maddesi gereğince iddia sahibi/davacı tarafından kesin deliller (yemin, ikrar, senet, kesin hüküm) ile ispat edilmesi gerektiği, dosya kapsamında bu nitelikte bir delilin bulunmadığı, noterde düzenlenmiş yazılı sözleşmeye karşı muvazaa iddiasının, HMK’nun 200 ve 201. maddelerinde belirtildiği üzere ancak yazılı delille kanıtlanabileceği, sözleşmenin yakın akrabalar arasında yapılmış olsa dahi muvazaanın yazılı delille ispat edilmesi gerekeceği, 05.02.1947 tarih 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında taraf muvazaası ve takma ad (namı müstear) davalarında iddianın ancak yazılı delille kanıtlanabileceği hükmüne yer verildiği, davacı şirketin bu nedenle muvazaa iddiasını yazılı kesin delillerle ispat edemediği, öte yandan işletmenin devrinin .... Şti. ile .... Şti. arasında gerçekleştiği, bu durumda davacı ....'in şahsen dava açmasında aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili, whatsap mesajlarının gerçekliği, geçerliliği ve varlığı konusunda davalı tarafın onayının bulunduğunu, taraf muvazaasını ispata dayalı yazılı delil dosyada mevcut olduğu, davalı tarafın muvazayı kabule ilişkin yazılı ikrarının dosyada mevcut olduğunu, müvekkili .....'in tefeciler ve haksız icralardan kaçınmak için tercih ettiği yolun sonunda güvendiği eşinin de bu güvenini kötüye kullandığını, ilk derece mahkemesinin Whatsapp mesajlaşmalarını yazılı delil ve davalı ikrarı olarak kabul edilmemesinin hatalı olduğunu, Yargıtay içtihatlarında “taraf muvazaası”nın ispatına bir istisna getirildiğini ve “yazılı delil” şartı arandığını, dava dilekçesinde davacılar kısmında .....'in yanında sahibi bulunduğu ..... Şti.'nin de davacı olarak gösterilmiş olduğunu, salt müvekkili ....'e ait aktif dava ehliyetinin yokluğunun davanın reddine gerekçe olarak belirtilmesinin de hatalı olduğunu, her ne kadar müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmişse de davalı yalnızca .... adına vekaletname eklediğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, ticari işletme devri sözleşmesinin muvazaa nedeniyle iptali, ifa edilen edimlerin ve teslim edilen tüm mal varlığının iadesi istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davada, davacıya ait .... ticari işletmesinin muvazaalı olarak 1.000,00 TL gibi çok düşük bir bedelle davalı .....'na devredildiği, daha sonra davalı .....'nun ticari işletmenin %90 hissesini davalı ....'na devrettiği, davacının kurumu açmaya, kapatmaya, devretmeye dair geniş şekilde yetkilendirildiği, ancak davalıların davacıyı azlettikleri iddia edilerek, 16.02.2021 işletmenin devri sözleşmesinin muvazaalı olduğunun tespitine, sözleşmenin geçersizliğine, devir işleminin iptaline, ifa edilen edimlerin ve teslim edilen tüm mal varlığının iadesine karar verilmesi talep edilmiş; ilk derece mahkemesince, davacının işletmenin muvazaalı devrine yönelik iddiasının taraf muvazaası niteliğinde olduğu, devrin muvazaalı olduğunun TMK’nın 6. maddesi gereğince davacı tarafından kesin deliller ile ispat edilmesi gerektiği, noterde düzenlenmiş yazılı sözleşmeye karşı muvazaa iddiasının, HMK’nun 200 ve 201. maddelerinde belirtildiği üzere ancak yazılı delille kanıtlanabileceği, ancak davacının muvazaa iddiasını yazılı kesin delillerle ispat edemediği, işletmenin devrinin .... Şti. ile .... Şti. arasında gerçekleştiği, davacı ....'in aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00-TL'den peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile bakiye 462,15-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/2099, K. 2026/964, T. 05.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-2099-e-2026-964-k-267bc0efaf96