İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/400 E. 2026/473 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/400
Karar No
2026/473
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/400 Esas KARAR NO : 2026/473 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/05/2025 KARAR TARİHİ : 12/05/2026

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davalı/ borçlu ---------- Şti. , müvekkil şirket --------- Şti.’den mal ve hizmet almış olup alınan mal ve hizmetlere ilişkin borçları ödeme edimini yerine getirmemiştir.Ödenmeyen 75.999,98-TL bakiye borç miktarının 9.590,05-TL işlemiş takip öncesi faizi ile birlikte tahsili için-------- İcra Dairesi -------- E. sayılı dosyası üzerinden genel haciz yolu ile ilamsız takip başlatılmıştır. Başlatılan takip neticesinde ödeme emri ve cari hesap dökümü davalı şirkete tebliğ edilmişse de davalı tarafça 13.01.2025 tarihli dilekçeyle, borca, faiz oranına ve icra takibinde buna ilişkin ferilerine itiraz etmiş olup, takibin borca itiraz nedeniyle durdurulmasına karar verilmiştir.Yapılan itiraz üzerine -------- Arabuluculuk bürosuna başvurulmuş olup -------- başvuru numarası ve ---------- arabuluculuk dosya numaralı arabuluculuk dosyası üzerinden 14/03/2025 tarihinde yapılan görüşme anlaşmama şeklinde sonuçlanmıştır. Taraflar arasında anlaşma olmaması sebebiyle işbu davayı açma zorunluluğumuz hâsıl olmuştur.İşbu davamız konusu ise borçlu tarafından ödenmeyen fatura alacaklarına ilişkin olup, fazlaya dair tüm haklarımız saklı tutulmakla birlikte; aşağıda açıklayacağımız nedenlerle, borçluların haksız ve kötü niyetli itirazının iptali gerekmektedir. Şöyle ki;Borçlu haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz etmiş olup itirazın iptali gerekmektedir. Davalı/borçlu müvekkilden 10 adet saılun marka tbr lastik satın almış olup ayrıca davalıya 4 adet karkaslı lastik kaplama hizmeti verilmiştir. Davalı 02.09.2024 tarihli --------- nolu ve 12.08.2024 tarihli---------- nolu faturalar çerçevesinde müvekkil şirkete borçlu olup bu alacaklarımız cari hesap ve ticari defter ve belge kayıtları ile de sabittir.haksız ve kötü niyetli şekilde borca itiraz eden davalı aleyhine %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir.Davalının --------- İcra Dairesi’nin ---------- E. sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile takibin devamına, Davalının haksız ve kötüniyetli itirazı sebebiyle, alacak miktarının %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin davacı tarafın gösterdiği miktarlarda bir borcu bulunmamaktadır. Müvekkil şirket tüm borçlarını zamanında ve eksiksiz olarak ödemiş olup herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Ancak davacı tarafça müvekkile verilmeyen hizmetler ve teslim edilmeyen mallar bakımından taleplerde bulunulmuştur. Davacı tarafın ibraz ettiği form ve faturaları kabul etmemekteyiz. Bu evraklarda müvekkil şirketin herhangi bir yetkilisinin imzası da bulunmamaktadır. Davacı tarafın hazırladığı delilleri kabul etmemekteyiz. Davacı taraf iddia ettiği mal ve hizmetleri ispat edememiştir. Dolayısıyla bu taleplerin reddi gerekmektedir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davaya konu cevap ve itirazlarımızın kabulüne davanın öncelikle usulden makhemeniz aksi kanaatte ise esastan reddine, davacı tarafın alacak tutarının yüzde 20sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:--------- İcra Dairesinin---------- esas sayılı takip dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. 20.01.2026 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 08.04.2026 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle; Davacı ---------- Şti’nin 2024 yılına ait defterlerinin e-defter statüsünde olduğu, E-defterlerin berat onaylarının yasal süresi içinde yaptırıldığı, fiziki ortamda tutulan 2024 yılı Envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresi içinde ve usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kayıtların Muhasebe Sistemi Uygulamaları Genel Tebliğine (MSUGT) ve VUK hükümlerine uygun olarak tutulduğu, HMK 222 maddesi gereğince sahibi lehine delil olma niteliği taşıdığı tespit edilmekle takdir mahkemenize ait olmak üzere yapılan inceleme de; Davacı tarafından davalı adına 5 adet e-fatura kesildiği, kesilen faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturalar için davacı tarafından e-irsaliye de tanzim edildiği, e-irsaliyeler ile faturalara konu malların teslim edildiği, Davacının davalı adına kesmiş olduğıu 12.08.2024 tarihli ---------- no.lu 125.999,98 TL bedelli e-faturaya karşılık olarak, davalı ---------- Şti tarafından davacı --------- Şti’ne 7 günlük yasal süre içinde 19.08.2024 tarih ---------- no.lu “Bakım ve Onarım Giderleri” açıklamalı KDV dahil 21.000,00 TL’lik iade faturası kesildiği, diğer faturalara karşı davalı tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığı, başka iade faturası da kesilmediği, Davaya konu faturaların e-fatura olması nedeniyle 25.01.2021 tarih ve ---------- sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 523 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile Vergi Usul Kanunu kapsamında elektronik belge olarak düzenlenen belgeler, 2021 yılının Temmuz ayına ilişkin dönemden itibaren Form Ba ve Form Bs bildirimlerine dâhil edilmeyeceği, davacının da davalı adına tanzim ettiği faturaların e-fatura olduğu Ba-Bs bildirim zorunluluğunun bulunmadığı, Davacının davalı adına kesmiş olduğu 5 adet fatura tutarının toplam 369.099,98 TL olduğu, faturalara karşılık davalı tarafından davacıya 272.100,00 TL ödeme yapıldığı ve 21.000,00 TL’lik iade faturası kesildiği, yapılan ödemeler ve iade faturası mahsup edildiğinde davacının ticari defterlerine göre davalıdan 02.01.2025 takip tarihi itibariyle 12.08.2024 tarihli ----------- no.lu faturadan kaynaklı 49.999,98 TL, 02.09.2024 tarihli ---------- no.lu faturadan kaynaklı 26.000,00 TL olmak üzere bakiye 75.999,98 TL alacağı olduğu tespit edilmekle, Davacının ticari defterlerine göre; ---------- İcra Dairesi’nin ------------ esas sayılı dosyasında 02.01.2025 takip tarihi itibariyle davacı -----------Şti’nin davalı ------------ Şti’den talep edebileceği asıl alacak 75.999,98 TL bu alacağa işlemiş avans faiz 4.936,81 TL olmak üzere toplam alacak 80.936,79 TL (talep 85.590,09 TL) olarak hesaplanmıştır, şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.

DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava, açık hesaba ve faturaya dayalı genel haciz yolu ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir. Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde davalı tarafın kayıtlarını sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, davacı kayıtlarında 75.999,98 TL alacaklı göründüğü, HMK 222.maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtların davalı tarafından eksiksiz sunulmadığı görülerek davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 75.999,98 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürmediğinden işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 75.999,98 TL alacaklı olduğu, davacı kayıtlarına göre davalıdan alacaklı olduğu ispatladığı, aksinin ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. Davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin ispat yükü davalıda olup ispat yükünün yerine getirilmediğinden şartları oluşmayan talebin reddine karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından --------- İcra Dairesinin---------- esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 75.999,98 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz işletilmesine, 3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 15.199,99 TL icra inkar tazmiatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE, 5-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 75.999,98 TL lik kısım yönünden alınması gereken 5.191,55 TL harçtan peşin alınan 1.033,72 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.157,83 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, 6-Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 5.191,55 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 9.590,05 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 9-Davacı tarafından yapılan toplam 5.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.147,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 6.147,00 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 5.458,55 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer OLMADIĞINA, 8-Kabul red oranına göre belirlenen 4.084,80 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 515,20 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Dair; reddedilen miktar bakımından KESİN olmak üzere, kabul edilen miktar bakımından gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/05/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/400, K. 2026/473, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-400-e-2026-473-k-4fc8904ba7ad