İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/91 E. 2026/355 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/91
- Karar No
- 2026/355
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/91 Esas KARAR NO : 2026/355
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 07/02/2025 KARAR TARİHİ : 14/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlu aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. sayılı dosyası nezdinde ilamsız icra takibi başlatıldığını ve söz konusu ilamsız icra takibine borçlu tarafından itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, davalı/borçlu tarafından yapılan söz konusu itirazın haksız ve kötü niyetli olarak yapılmış olup, davacı/alacaklı müvekkili şirketin alacağını sürüncemede bırakmak amaçlı yaptığını, davalı ile müvekkili şirket arasında ticari alışveriş gerçekleşmiş olup söz konusu alışverişler neticesinde ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde müvekkili şirketin, davalı/borçlu taraftan icra takibine konu ettikleri cari hesap alacağından kaynaklı olarak 6.803.575,73-TL asıl alacağı (faiz, feriler ve .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas, .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyalarındaki alacakları haricinde) çok net bir şekilde ortaya çıkacağını, bu nedenle davalı/borçlunun takibe, borca, işlemiş faizlere, faiz oranına ve takibin ferilerine yapmış olduğu itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğunu, her ne kadar icra takibinde asıl alacağın 6.960.085,21-TL ise de dava öncesinde 156.509,48-TL yapılan ödeme mahsup edilerek eldeki davanın 6.803.575,73-TL üzerinden açıldığını, bu hususların yanı sıra davalı/borçlu şirket tarafından ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/... E. Sayılı dosyasıyla konkordato davası açılmışsa da söz konusu davanın 26/09/2024 tarihinde reddedildiğini ve davalı/borçlu şirket hakkında tüm tedbirlerin kaldırıldığını, nitekim icra takibinin de konkordato davasının reddedilmesi akabinde başlatıldığını, söz konusu dava dosyasına da müvekkili tarafından alacaklarının bildirildiğini, müvekkili şirketin dava konusu cari hesap alacağının dışında da davalı/borçlu taraftan ticari ilişkiye istinaden çek alacakları da mevcut olup söz konusu çeklere ilişkin .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas, .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığını ve icra takiplerinin kesinleştiğini, davalı ile işbu davaya konu icra dosyasına istinaden arabuluculuk yoluyla anlaşma sağlanmak istenmişse de, anlaşma sağlanamadığını, öte yandan davalı /borçlu şirketin takibe kasten ve bilinçli şekilde zaman kazanmak ve müvekkili şirketi zarara uğratmak amacıyla itiraz ettiğini, şirketin kötü niyetli tutumu yanında alacağın likit niteliğe sahip olduğu nazara alındığında davalı/borçlu şirketin icra inkar tazminatı ödemeye hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek davalı/borçlunun haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli bir şekilde yapmış olduğu itirazın iptalini ve alacak likit olduğundan dolayı davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra ve inkar tazminatına hükmedilmesini, davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazının iptaliyle, takibin devamına karar verilmesine, işleyecek faizleri ve ferileri ile birlikte takibe konu alacağın davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilince sunulan ve süresinde olmadığı tespit edilen cevap ve beyan dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dava dilekçesinde ve ödeme emrinde belirtildiği şekilde borcunun bulunmadığını, takibe konu faturaların içeriğinden/ dayanağından dolayı müvekkilinin takip talebinde alacaklı olarak gözüken davacı şirkete hiçbir borcunun mevcut olmadığını, davacı tarafın iddiasının aksine alacağın %20’ si oranında icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, ispat yükü davacı tarafta olup takip dayanağından dolayı davacının alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiğini, takip dayanağının tarafların cari kayıtlarına ve ticari defterlerine işlenip işlenmediği belirlenmeksizin karar verilmesinin hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, takip konusu edilen faturaya dayalı takip ve açılan davalarda; Cari ilişkiye/faturaya ve sair konu hizmetin verilip verilmediği, Hizmetin veriliş şekli, faturalara konu hizmetin veriliş biçimi, sadece kargo yada PTT tarafından düzenlenen belgenin ibrazının yeterli olmayıp müvekkili tarafça hizmetin ve faturaların/dayanak belgelerinde teslim alındığını, alacaklının ispat etmesi gerektiğini, gerek icra dosyasına gerekse huzurdaki davaya bu yönde sunulan herhangi bir delil ve belge bulunmayıp davacı tarafın bu yönde yapacağı açıklamalara ve sunacağı delillere karşı delil ve belge sunma hakları saklı tuttuklarını, faturanın tek başına alacağın kanıtı olamayacağını, faturanın taraflardan birini borç altına sokabilmesi için; borç doğurucu bir hukuki işlemin bulunması gerektiğini, faturanın bir akit olmayıp, ihdası muteber bir borç ilişkisinin varlığına bağlı oduğunu, bu bağlamda, davacının müvekklil adına fatura düzenlemek suretiyle alacaklı olduğu iddiasının müvekkili açısından herhangi bir bağlayıcılığının olamayacağını,fatura verenin ayrıca taraflar arasındaki ticari ilişkinin niteliğini de ispat etmesi gerektiğini; ne var ki davacı yanın hizmeti verdiğini ispat edemediğini, davacı tarafça iddia edilen borcu oluşturacak alım satım ya da herhangi bir şekilde borç doğurabilecek bir ilişki tespit edilmediğini,nitekim işbu ticari ilişkinin kaynağının dahi açıklanmamış alım satım veya başkaca bir sebebe dayanıp dayanmadığı belirtilmediği gibi taraflar arasında bir ticari sözleşme veya cari hesba ilişkin sözleşme de sunulmadığını, davaya konu alacak talebinin müvekkili şirketle bir ilgisi olmadığını, müvekkili aleyhine açılan bu davanın kötü niyetli olup bu iddiayı ispatlayacak somut herhangi bir delil ortaya konulamadığını, davacının da iddialarını kanıtlayamadığını, sözleşme, faturalar ve delil olarak gösterilen belgeler de tebliğ edilmediğinden ve sunulmadığından müvekkilinin imzası olup olmadığının da belirlenemediğini, müvekkilinin borçlu olduğuna ilişkin herhangi somut bir belge sunulmdığını, müvekkiline teslim edilen bir mal veya hizmet söz konusu olmadığı gibi taraflar arasında sözlü ya da yazılı bir sözleşme kurulmadığını, ayrıca tüm bunlara ek olarak, davacı şirket tarafından icra takibine konu edildiği belirtilen belgeler üzerinde müvekkili şirket yetkilisine ait geçerli bir imza bulunmamadığını, bu sebeple imzaya da itiraz etmiş olduklarını beyanlarla haksız ve kötü niyetle açılan davanın reddine, davacı taraf aleyhine % 20' den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ,yargılama Giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dosya kapsamındaki dava dilekçesi ve ekleri, bilirkişi raporu, celp edilen tüm dosya örnekleri ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir. Davacı vekilince dava dilekçesi ekinde; faturaların bir kısmı ile İstanbul Arabuluculuk Bürosu’nun 21.11.2024 tarihli 2024/... arabuluculuk numaralı 2024 ... Büro dosya numaralı e-imzalı ve karekodlu anlaşmama son tutanağı sunulmuştur. Mahkememizce 07/02/2025 tarihli tensip tutanağı ile davacı vekilince her ne kadar dava dilekçesinde icra takibinde asıl alacağın 6.960.085,21-TL ise de dava öncesinde 156.509,48-TL yapılan ödeme mahsup edilerek davanın 6.803.575,73-TL üzerinden açıldığı bildirilmiş ise de; yapılan ödemenin icra dosyasına bildirilerek dosya kapak hesabı yaptırılması, dosya kapak hesabı ile harca esas değer olarak bildirilen 6.803.575,73-TL arasındaki farkın harcını yatırmak üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, davacı vekilince sunulan beyan dilekçesinde; harcın eksiksiz yatırıldığı, mahsup edilen peşin harç sebebiyle (peşin harcın tamamı mahsup edilmiş olup sadece dava değeri 6.803.575,73-TL'nin yönünden peşin harcın mahsup edilmesi yönünden) eksik harcın tamamlatılması gerektiği yönünde kararı olması halinde ise bu doğrultuda ara kararın yeniden düzeltilerek taraflarına süre verilmesini talep ettiği görülmüştür. Yine mahkememizin 02/10/2025 tarihli celsesinde davalı vekiline imza itirazının bulunduğu belgeleri tek tek belirtmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, açık beyan dilekçesi sunulmadığı taktirde imzaya ilişkin itirazından vazgeçmiş sayılacağının ihtarın bu duruşma tutanağı ile kendisine tebliğ edildiği, her ne kadar davalı vekilince 24/10/2025 tarihli dilekçe ile emsal imzaların ve toplandığı dosyaların mahkememize bildirildiği görülmüş ise de, davalı vekilince açıklayıcı beyan dilekçesi sunulmadığı tespit edilmiş, bu kere mahkememizce 27/10/2025 tarihli ara karar ile davalı vekiline kesin süre verilmiştir. Davalı vekilince açıklayıcı beyan dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. Davaya konu .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesinde; ... ... tarafından ... ... aleyhine 8.472.308,72.-TL toplam alacak üzerinden icra takibi yapıldığı, ... ... vekilince yapılan itiraz ile takibin 07/10/2024 tarihinde durdurulduğu görülmüştür. .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelenmesinde; ... tarafından ... aleyhine 824.376,68.-TL toplam alacak üzerinden icra takibi yapıldığı görülmüştür. ... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesinde; ... tarafından ... aleyhine10.371.290,32.-TL toplam alacak üzerinden icra takibi yapıldığı görülmüştür. ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/.. Esas sayılı dosyasınınn celp edilerek yapılan incelemesinde; davacılar ., ... tarafından ikame edilen adi konkordatonun tasdiki istemli davada tarafların kesin mühlet verilmesi ve konkordatonun tasdiki taleplerinin reddine karar verildiği görülmüştür. ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davalı şirketin 2023, 2024 ve 2025 yıllarına ait BA-BS formları celp edilmiştir, yine ... Vergi Dairesi'nden davacı şirketin 2023, 2024 ve 2025 yıllarına ait BA-BS formları celp edilmiştir. 02/10/2025 tarihli celsede, .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazın iptali şartlarının oluşup oluşmadığı, davacının davalıdan cari hesap alacağı bulunup bulunmadığı hususlarında rapor tanzim edilmek üzere dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş, Mali Müşavir ... ve Prof. Dr. ... tarafından bilirkişi heyeti raporunda sonuç ve özetle; 5) SONUÇ VE KANAAT; Dosya mevcudu, davacı şirketin 2022, 2023 ve 2024 yılı ticari defterleri, dava ve icra dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel ve hukuki yönden tetkiki sonucunda ve raporumuzun içinde açıklanan nedenlerle; 5.1 İncelenen davacı şirkete ait 2022, 2023 ve 2024 yılı Ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter Defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2022, 2023 ve 2024 yılı Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olmasından dolayı davacı şirketin 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, 5.2 Davalı ... ve Dış Tic. A.Ş'nin inceleme günü olan 31/10/2025 günü saat 14:00'da mahkemenin duruşma salonunda incelemeye katılmadığı, yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı, 5.3 Davacı ve davalı şirketin dava dosyasına celp edilen 2023 ve 2024 yıllarıma ait BA/BS formalarının incelenmesi neticesinde; Tarafların 2023 ve 2024 yıllarına ait BA/BS Formlarının birbiriyle örtüştüğü, Dava dosyasına celp edilen davacı yanın 2023 yılına ait Mal ve Hizmet Satımlarına İlişkin Bildirim Formu (BS) incelendiğinde; Davacı şirketin düzenlediği toplamı 18.720.102,44 TL (KDV Hariç) tutarındaki 76 (yetmişaltı) adet mal satım faturasını bağlı bulunduğu ... Vergi Dairesine 2023 yılı BS Formunda bildirdiği, Dava dosyasına celp edilen davalı yanın 2023 yılına ait Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (BA)incelendiğinde; Davalı şirketin tarafına düzenlenen toplamı 18.720.102,44 TL (KDV Hariç) tutarındaki 76 (yetmişaltı) adet mal alım faturasını bağlı bulunduğu ... Vergi Dairesine 2023 yılı BA Formunda bildirdiği, Dava dosyasına celp edilen davacı yanın 2024 yılına ait Mal ve Hizmet Satımlarına İlişkin Bildirim Formu (BS) incelendiğinde; Davacı şirketin düzenlediği toplamı 5.445.093,49 TL (KDV Hariç) tutarındaki 16 (onaltı) adet mal satım faturasını bağlı bulunduğu ... Vergi Dairesine 2024 yılı BS Formunda bildirdiği, Dava dosyasına celp edilen davalı yanın 2024 yılına ait Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (BA)incelendiğinde; Davalı şirketin tarafına düzenlenen toplamı 5.445.093,49 TL (KDV Hariç) tutarındaki 16 (onaltı)adet mal alım faturasını bağlı bulunduğu ... Vergi Dairesine 2024 yılı BA Formunda bildirdiği, Yukarıda açıklandığı üzere, Davalı şirket her ne kadar 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterlerini ibraz edememiş olsa da, davacı şirket tarafından düzenlenen faturaları bağlı bulunduğu ... Vergi Dairesi'ne BA Formunda bildirmesinden dolayı davalı yanın ihtilafa neden olan faturaların tamamını ticari defterlerinde kayıt altına aldığına dair görüş ve kanaate varıldığı, 5.4 Davacı ... San. Tic. A.Ş.'nin düzenlediği onyedi (17) adet e-Faturadan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 03/10/2024 tarihinde davalı ... ve Dış Tic. A.Ş.'den 6.960.085,21 TL cari hesap alacağının bulunduğu, Davacı ... San. Tic. A.Ş.'nin 11/09/2024 tarihinde davalı yandan 156.509,48 TL tahsil etmesiyle davacı şirketin 11/09/2024 tarihi itibariyle davalı yandan 6.803.575,73-TL cari hesap alacağınının bulunduğu ve işbu davada 6.803.575,73-TL tutarındaki cari hesap alacağını davalı ... ve Dış Tic. A.Ş.'den talep ettiği, 5.8 Davalı yanın TTK m.21 uyarınca itirazda bulunmayıp HMK m.222 anlamında değerlendirilmesi icap eden ticari defterlerini incelemeye sunmadığı ve tarafların BA/BS formlarının uyuşmasının ne şekilde değerlendirileceği hususunda takdir Sayın Mahkemeye ait olmakla, dördüncü başlık altında sunulan Yargıtay kararları ışığında değerlendirme yapılabileceği kanaatine varıldığı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine ayrı ayrı tebliğ edilmiş, davacı vekilince 25/03/2026 tarihli beyan dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunulmuştur. Mahkememizce taraflar arasındaki ihtilafın; .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazın iptali şartlarının oluşup oluşmadığı, davacının davalıdan cari hesap alacağı bulunup bulunmadığı, davalının imza itirazı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. Dava, cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Mahkememizce alanında uzman bilirkişi heyetinden alınan rapor içeriğine objektif, bilimsel verilere dayanması nedeniyle itibar edilmiştir. Ticari defterlerin delil niteliğine ilişkin olarak HMK m.222. madde incelendiğinde, Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması MADDE 222 - (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fikrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Ticari defter kayıtları; kişinin kendi oluşturduğu delili kendi lehine kullanamaması kuralının istisnalarından biridir. HMK m.222'de düzenlenen koşulların sağlandığı hallerde, ticari defter kayıtlarının kesin delil niteliğini haiz olduğu kabul edilmelidir. Dosya kapsamında davacı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmıştır. Taraflardan birinin ticari defterlerini ibrazdan kaçınması durumu HMK m.219 ve m.220 uyarınca düzenlenmiştir: “Tarafların belgeleri ibrazı zorunluluğu MADDE 219- (1) Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir. (2) Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir. Tarafın belgeyi ibraz etmemesi MADDE 220- (1) İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmi bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. (2) Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir. (3) Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir”. Dosya mevcudu, davacı şirketin 2022, 2023 ve 2024 yılı ticari defterleri, dava ve icra dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel ve hukuki yönden tetkiki sonucunda incelenen davacı şirkete ait 2022, 2023 ve 2024 yılı Ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile cı ü e şirketin 2022, 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olmasından dolayı davacı şirketin 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı şirketin inceleme günü olan 31/10/2025 günü saat 14:00'da mahkemenin duruşma salonunda incelemeye katılmadığı ve davalı yanın yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı, davacı ve davalı şirketin dava dosyasına celp edilen 2023 ve 2024 yıllarıma ait BA/BS formlarının incelenmesi neticesinde; Tarafların 2023 ve 2024 yıllarına ait BA/BS Formlarının birbiriyle örtüştüğü, dava dosyasına celp edilen davacı yanın 2023 yılına ait Mal ve Hizmet Satımlarına İlişkin Bildirim Formu (BS) incelendiğinde; Davacı şirketin düzenlediği toplamı 18.720.102,44 TL (KDV Hariç) tutarındaki 76 (yetmişaltı) adet mal satım faturasını bağlı bulunduğu ... Vergi Dairesine 2023 yılı BS Formunda bildirdiği, Dava dosyasına celp edilen davalı yanın 2023 yılına ait Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (BA)incelendiğinde; Davalı şirketin tarafına düzenlenen toplamı 18.720.102,44 TL (KDV Hariç) tutarındaki 76 (yetmişaltı) adet mal alım faturasını bağlı bulunduğu ... Vergi Dairesine 2023 yılı BA Formunda bildirdiği, davacı yanın 2024 yılına ait Mal ve Hizmet Satımlarına İlişkin Bildirim Formu (BS) incelendiğinde; Davacı şirketin düzenlediği toplamı 5.445.093,49 TL (KDV Hariç) tutarındaki 16 (onaltı) adet mal satım faturasını bağlı bulunduğu ... Vergi Dairesine 2024 yılı BS Formunda bildirdiği, davalı yanın 2024 yılına ait Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (BA)incelendiğinde; Davalı şirketin tarafına düzenlenen toplamı 5.445.093,49 TL (KDV Hariç) tutarındaki 16 (onaltı)adet mal alım faturasını bağlı bulunduğu ... Vergi Dairesine 2024 yılı BA Formunda bildirdiği görülmüştür. Davalı şirket her ne kadar 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterlerini ibraz etmemiş olsa da davacı şirket tarafından düzenlenen faturaları bağlı bulunduğu ... Vergi Dairesi'ne BA Formunda bildirmesinden dolayı davalı yanın ihtilafa neden olan faturaların tamamını ticari defterlerinde kayıt altına aldığı kanaatine varıldığı, bu haliyle davacının iddiasını usulune uygun tuttuğu ticari defterleri ve vergi dairesi kayıtlarıyla da ispat ettiği, davacı ... San. Tic. A.Ş.'nin düzenlediği onyedi (17) adet e-Faturadan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 03/10/2024 tarihinde davalı ... ve Dış Tic. A.Ş.'den 6.960.085,21 TL cari hesap alacağının bulunduğu, davacının 11/09/2024 tarihinde davalı yandan 156.509,48 TL tahsil etmesiyle 11/09/2024 tarihi itibariyle davalı yandan 6.803.575,73-TL cari hesap alacağınının bulunduğu anlaşılmakla davacının davasının kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HUAK 18/A-(13) ve (14). Fıkrası hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak... Dava Şartı Dosya No: 2024/... sayılı dosyasından arabulucu olarak atanan ... ekte sunulan 3.600,00.-TL tarife bedeli üzerinden kesilen Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek, davanın kabulüne karar verildiği de dikkate alınarak davalı aleyhine arabulucuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davacının davasının kabulü ile; a).... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı takip dosyasının 6.803.575,73.-TL asıl alacak üzerinden devamına, kabul edilen asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına, b)Kabul edilen asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si olan 1.360.715,15.-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 464.752,25.-TL karar ve ilam harcından, 116.188,07.-TL peşin harç (42.361,54.-TL'si icra dosyasından) mahsup edilerek eksik kalan 348.564,18.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 820.286,06.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; 24.000,00-TL bilirkişi ücreti, 265,00.-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, 87,50.-TL vekalet harcı, 615,40.-TL başvurma harcı, 116.188,07.-TL peşin harç olmak üzere toplam 141.155,97.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.600,00.-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/05/2026
Başkan ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır