Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2004 E. 2026/892 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/2004
- Karar No
- 2026/892
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/2004
KARAR NO: 2026/892
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/10/2022
NUMARASI: 2022/168 Esas - 2022/814 Karar
DAVA: Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/04/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafın uluslararası nakliyat sektöründe iştigal eden 30 yıldan fazla süredir faaliyet gösteren firma olduğunu, Ticari iş kaynaklı olarak alacağından dolayı davalı borçlu aleyhinde .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile tarafımızca ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu, hakkında başlatılan icra takibine haksız ve mesnetsiz olarak itiraz etmiş ve takibin durmasına neden olduğunu, fazlaya dair her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kayıt ve şartıyla; haklı davanın kabulü ile, haksız ve kötü niyetli hareket eden davalı borçlunun .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra takip dosyasına yaptığı vaki itirazının iptaline, icra takibinin takip talebindeki şekli gibi devamına, fatura alacak miktarlarımız likit alacak olduğundan, haksız ve kötü niyetli davalının %20'den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminat ödemesine, yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dosyasında zamanaşımı def'ini ileri sürdüklerini, davacının talep ettiği alacaklar zaman aşımına uğradığını, Dava dilekçesinde belirtilen tüm hususları inkâr ettiklerini, davalı şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu olmadığını, Bundan da öte, davalı taraftan alacaklı konumunda olduğunu, davalı taraf 24.07.2020 tarihinde kendilerine navlun farkı olarak ödenen 6960 EUR tutarındaki ödemeyi kayıtlarından düşmediğini, bu ödemeyle birlikte müvekkil şirket "süregelen ticari ilişkide" alacaklı konumuna geçtiğini beyan ettiğini, davacı taraftan olan alacaklarına ve fazlaya dair her türlü talep hakkı saklı kalmak üzere, haksız davanın reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, Davacı tarafın2019-2020 yılına ait ticari defter ve kayıtlarını usulüne uygun tuttuğunu ve sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu anlaşılmış olup davalı taraf ticari defterlerini sunmamıştır. Davacının ticari defterlerine göre; davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibarı ile 2.460,10 Euro alacaklı olduğu, , davalı usulüne uygun yapılan tebligata rağmen ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış olup ticari defterlere delil olarak dayanan davacının usulüne uygun ve alacağın kaynağını oluşturan kayıtları içeren ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği, davalı tarafın defter ve belge ibraz etmeyerek HMK m. 222/3 hükmü gereği davacı tarafın defterlerinde yer alan kayıtları kabul etmiş sayılması gerekeceği, hüküm vermeye elverişli olduğu değerlendirilen bilirkişi raporu da dikkate alınarak açılan davanın kabulü ile; .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibinde davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin aynen devamına, Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile, asıl alacağın %20 sine tekabül eden 3.704,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafından sunulan evrakın evrakta sahtecilik bahsiyle suç duyurusunda bulunulduğunun davacı tarafça iddia edildiğini, böyle bir suç duyurusu mevcut (Bakırköy CBS 2022/62822 CBS Soruşturma No) ise bekletici mesele yapılarak evrakın incelenmesi ve gerçekliği veya sahteliği teyit edildikten sonra hüküm kurulması gerektiğini, delillerin tam olarak toplanmadığını, borca esas yabancı para borcunun TL karşılığının icra takibinde gösterilmediğini, harca esas değerin gösterilmediği yabancı para alacaklarının bu şekliyle tahsili usulünün hatalı olduğunu, tarafların ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun celp edilmediğini, davalıya usule uygun tebligat ve ihtarat yapılmadığını, düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, yabancı para alacağına avans faizi işletilmesi hukuka aykırı olduğunu, takip tarihi olan 2020'de avans faizi oranı %13.75 değil %9 olduğunu, takip tarihinde yabancı para borcunun hangi tarihteki kur üzerinden ödeneceğinin belirtilmediğini, bu sebeple icra takibine yapılan itirazın hukuka uygun olduğunu, ancak buna rağmen davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda davalının faturalara itiraz etmediğinden bahsedildiğini, ancak davalının borca itiraz dilekçesinde bu husus nazara alınarak itiraz edildiğini, ayrıca davacının dayanak gösterdiği ilgili faturalardan davalının bilgisi bulunmadığını, bu konuda bir hizmet de almadığını, davacı tarafın, faturaların davalıya teslim edildiğine dair herhangi bir delili olmadığını, ve dosyaya da sunamadığını, taraflar arasında cari hesap anlaşması bulunmadığını, bu yönüyle bilirkişi raporunun hatalı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, taşıma sözleşmesine dayalı açık hesap alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, usulüne uygun icra takibi bulunup bulunmadığı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile "faturalardan kaynaklı cari hesap alacağı" borcun sebebine dayanarak 1.960,00 USD alacağın tahsili istemiyle takip başlatıldığı, davalının icra dairesinin yetkisine ve borca itirazı üzerine alacaklı tarafından yetki itirazı kabul edilerek dosyasının .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına kaydedildiği, borçluya gönderilen yeni ödeme emrinin tebliği üzerine borca itiraz edildiği ve eldeki itirazın iptaline ilişkin davanın açıldığı görülmektedir.
Davacının hazırladığı takip talebinde alacağın tahsil tarihindeki kur üzerinden tahsili talep edilmiş ancak alacağın Türk lirası karşılığı gösterilmemiştir. Borçluya yetkisiz İstanbul icra müdürlüğünce gönderilen ve itiraza uğrayan ödeme emrinde alacağın tahsil tarihindeki kur değeri üzerinden tahsili talebi belirtilmiş ancak USD olan alacağın harca esas Türk Lirası karşılığı gösterilmemiştir. Son olarak eldeki dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrinde alacağın harca esas Türk Lirası karşılığı gösterilmediği gibi hangi tarihteki kur değerinden tahsili talep edildiği de gösterilmemiştir.
Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Mahkemece işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 4949 sayılı Kanunun 12. Maddesi ile değiştirilen 58/3. Maddesinde, alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizinin takip talebinde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Aynı durum, İİK.nun 60/1. maddesi gereğince ödeme emri için de söz konusudur.
Anılan değişikliğin gerekçesinde, yapılan yeni düzenlemede alacaklının yabancı para alacağının Türk Parası karşılığını takip talebinde göstermesi yanında bu alacağının hangi tarihteki kur üzerinden tahsilini istiyorsa bunu da açıkça göstermesi ve yine yabancı para alacağına ilişkin faiz alacağına ilişkin talebini belirtmesi esası getirildiği ifade edilmiştir.
İtirazın iptali davalarında usulüne uygun bir icra takibinin bulunması dava şartıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 115/3. Maddesi, dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez, şeklindedir. Ancak eldeki uyuşmazlıkta dava ve karar tarihi itibariyle icra dosyasında usulüne uygun takip talebi bulunmadığı anlaşılmakla davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır.
İİK 67 maddesi gereği kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için; geçerli bir ilamsız takibin bulunması, süresi içinde usulünce itiraz edilmiş olması, yasal süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası bulunması, davacının takibinde ve itirazın iptali davası açmasında haksız ve kötü niyetli olması, açılmış olan itirazın iptali davasının reddedilmiş olması ve davalı tarafça kötü niyet tazminatının talep edilmiş olması gerekir. Yine itirazın iptali davasının dava şartı yokluğundan reddi halinde davacı kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulamaz.
Somut dosyada; geçerli bir icra takibi bulunmadığı ve davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilmiş olması gerekçeleriyle kötü niyet tazminatı talebinin reddi gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece kurulan hüküm isabetli görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
1-Davanın 6100 sayılı HMK 114/2 ve 115/ 2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 425,98 TL harcın mahsubu ile bakiye 306,02 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 9,00 tebligat masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.300,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi uyarınca, artan gider avansının davacıya; davalının yatırdığı avanstan artan kısmın kendisine iadesine,
8-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;
a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,
b-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL, posta ve tebligat gideri 93,50 TL olmak üzere toplam 314,20 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.30/04/2026