İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/41 E. 2026/423 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/41
- Karar No
- 2026/423
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/41 Esas KARAR NO : 2026/423
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/09/2020 KARAR TARİHİ : 14/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 16/09/2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; Taraflarınca .... İcra Müdürlüğü’nün 2020/... E. sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile 04.08.2020 tarihinde 12.04.2019-03.05.2019 Tarihleri arasında düzenleme tarihli ve 21.756,04-TL tutarlı fatura alacağına dayanarak icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu 11.08.2020 tarihinde borcun tamamına ve yetkiye itiraz etmiş olup, 11.08.2020 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, takibe konu irsaliyeli faturalar ve cari hesap ekstresi .... İcra Müdürlüğü 2020/... E. sayılı dosyasında da mevcut olduğunu, söz konusu faturaların teslim alındığına dair teslim alan bölümünde imzalar da mevcut olduğunu, davalı borçlu söz konusu faturayı teslim almış ve faturaya itiraz etmediğini, TTK Md.21/2 uyarınca faturaya 8 günlük bir itiraz süresi mevcut olduğunu, davalı borçlu hiçbir faturaya itiraz etmediğini, bu sebeple faturanın içeriğini kabul etmiş sayıldığını, davalı, borçlu müvekkilimin, toplam fatura bedeli olan 21.756,04-TL olan fatura alacağını ödememekle birlikte borca da kötü niyetli olarak itiraz ederek müvekkili bir kez daha mağdur ettiğini, davalı tarafın ticari defterleri incelendiğinde söz konusu ticari ilişki ortaya çıkacağını, yetki itirazında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 10 ve Türk Borçlar Kanunu'nun 73. maddeleri dikkate alındığında; para borçlarının alacaklının ikametgahında ödenecek olması, davalının edimi yönünden borcun ifa edileceği yer ve alacaklının ikametgahının bulunduğu yer icra dairelerinin yetkili olduğu görüleceğini, dolayısıyla borçlunun ilgili icra takibine yapmış olduğu yetki itirazı yerinde olmadığını, borçlunun .... İcra Müdürlüğü’nün 2020/... E. sayılı icra takibine yaptığı itirazının iptaline, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf dava dilekçesinde 12.04.2019 - 03.05.2019 tarihleri arasında düzenleme tarihli ve 21.756,04.-TL tutarlı fatura alacaklarına istinaden iş bu davayı açtığından bahsettiğini, takip talebinin incelenmesinde, takibin 26.04.2019 tarihli ve 17.626.-TL bedelli 1 adet faturaya dayalı olarak açıldığı görüldüğünü, burada takip talebinde belirtilen alacak sebebi ve dayanak belge, dava dilekçesinde yazılı olan alacak sebebi ve dayanak belgeler ile aynı olmadığını, dolayısıyla davacının takipte talep ettiği alacak ile davada talep ettiği alacaklar farklı alacaklar olduğunu, itirazın iptali davasında dava konusu alacakların takip konusu alacaklarla aynı olması zorunlu olduğunu, davada ve takipte ayrı ayrı alacak talep edilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, takip talebinde dayanak olarak belirtilen 26.04.2019 tarih ve 17.626,00 TL bedelli fatura davalı müvekkil şirkete tebliğ edilmediğini, şirket kayıtlarımızda böyle bir fatura mevcut olmadığını, davacı şirketten takipte belirtilen faturaya dayalı herhangi bir mal alımı yapmadığını, dava dilekçesine eklenmiş 11 adet fatura yönünden yapılan incelemede, bu faturalardan 9 adedinin davalı müvekkil şirkete gönderilmiş olduğu, 2 adet faturanın ise davalı şirkete gönderilmemiş olduğunun anlaşıldığını, şu halde davacı şirketin cari hesap yönünden davalı şirketten alacağı oluşmakla birlikte davalı şirket davacı tarafa çek olarak ödemelerde bulunduğunu, burada ödeme miktarı borçtan fazla olup, ödemenin borçtan mahsubundan sonra davacı taraf davalıya caride borçlu kaldığını, bu husus tarafların ticari defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkacağını, buna göre davalının davacıya borcu olmadığından takibe yapılan itiraz yerinde olup davanın reddi gerektiğini, söz konusu icra takibinin yapıldığı icra müdürlüğü bu takipte yetkili olmayıp, yetkili yer ... icra dairesi olduğunu, keza bizim icra dosyasında vermiş olduğumuz itiraz dilekçemizde de aynı şekilde yetki itirazında bulunulduğunu, zira borçlu şirketin ikamet adresi ...'de bulunduğunu, bilindiği gibi genel yetki kuralı gereğince, takip borçlunun ikamet yerindeki icra müdürlüğünde yapılacağından bu takipte İstanbul icra daireleri yetkili olmadığını, açıklanan nedenlerle yetki itirazımızın kabulüyle dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesini talep ettikleri, davanın reddine, davacının %20 kötü niyet tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 20/04/2021tarih ...sayılı görevsizlik kararıyla mahkememize gönderilerek mahkememizin 2023/... Esas sayılı dosyasına kaydı yapılarak yargılamaya devam edildiği, mahkememizin 22/05/2023 tarih 2023/... Esas 2023/371 sayılı görevsizlik kararı verildiği, davacı vekilinin bu kararı istinafa taşıdığı, istinaf sonrası kararın kaldırılarak mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam edilmiştir. Davalı vekilinin 11/05/2026 tarihli talep dilekçesi ile; davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği anlaşıldığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmakla dosya ve ekleri incelendi. DELİLLER: - .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı dosyası. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisine dayalı icra takibine konu alacak nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı ile takip dosyasına yapılan itirazın iptali gerekip gerekmediği hususlarına ilişkindir. Mahkememizin 21/04/2026 tarihli ara kararı ile davacıya istinaf kararının kendisine tebliğ edildiği 23/01/2026 tarihine kadar yapılan bir arabuluculuk başvurusu varsa buna ilişkin arabuluculuk son tutanak aslını veya arabulucu tarafından onaylı suretini sunması hususunda iş bu ara karar tarihinden itibaren 1 (bir) haftalık kesin süre verilmesine dair ihtaratlı karar verilip davacı vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ yapılmıştır. 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 03/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5'inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre; Madde 5/A - (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 6235 Madde 18/A ; " Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." 6100 sayılı HMK'nın dava şartlarının İncelenmesi başlığını taşıyan 115. Maddesi "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder," şeklinde düzenlenmiştir. Değere bağlı iş bu tazminat davasının dava şartı olan arabuluculuğa tabi olduğu, davacı tarafından mahkememizce verilen kesin süreye rağmen usulüne uygun arabuluculuk son tutanak aslı veya onaylı örneğinin dosyaya sunulmadığı; arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanamayacağı görülmekle mahkememizce belirtilen tarih aralığında veya öncesine ait arabuluculuk başvurusu mevcut olmadığından davacının davasının 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun m.18/A-f.2 hükmü gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;. 1-Davanın Arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00 TL karar harcından peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 677,60 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan 131,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine, 6-Davalı taraf yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre tespit olunan 21.756,04 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Dair, resen tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde (HMK 345/1) mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe vermek sureti ile İstanbul BAM ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere İstinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair dosya üzerinden karar verildi.14/05/2026
Katip ... ¸
Hakim ... ¸