İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1119 E. 2026/412 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1119
- Karar No
- 2026/412
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/1119 Esas - 2026/412 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/1119 KARAR NO: 2026/412
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALILAR: VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 27/11/2025 KARAR TARİHİ : 15/05/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 15/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Dava dışı sigortalısına ait .... Plakalı araç ile davalı ...... sevk ve idaresindeki davalı .....' e ait ...... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen kaza sonucunda davacı sigorta şirketi tarafından davalı aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ..... E numaralı dosya ile icra takibi başlatıldığını, söz konusu takibe davalı tarafından haksız yere itiraz edildiğini, ..... plakalı aracın kasko poliçesi ile sigortalandığını, meydana gelen hasarın davacı tarafından giderildiğini, alkollü araç kullanmak suretiyle kazaya sebebiyet veren davalılara rücu haklarının bulunduğundan bahisle davanın kabulü ile icra dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, cevap dilekçesinde özetle; rücu şartlarının oluşmadığını, davalı ....' a husumet yöneltilemeyeceğini, tutanağın subjektif değerlendirme ile tutulduğunu, alkolün kazanın meydana gelmesinde etkili olmadığı belirterek davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... takip sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ilişkindir. Dosyadaki taraf beyanlarının incelenmesinde davacı sigorta şirketinin ..... plakalı aracın kasko poliçesi ile sigortalayan sigortacı olduğu konusunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davaya konu icra takibinin temelini de davalının kasko şirketi olarak kendi sigortalısına yaptığı ödemenin diğer taraftan rücuen tahsili talebi oluşturmaktadır. Sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı takip nedeniyle açılan işbu itirazın iptali davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 22/03/1944 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle halefiyet davası ticari dava sayılamaz. Bu dava aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir. Somut olaya gelindiğinde; davacının sigortalısı ile davalı arasındaki hukuki ilişki de haksız fiilden doğmuştur. Davalılar gerçek kişilerdir. Sigortalı araç ise hususi otomobil olup, sigortalı .....' dur ve dava dışı sigortalının da tacir sıfatı bulunmamaktadır. Bu durumda TTK'nun 4/1 maddesindeki nisbi ticari dava koşulları oluşmadığı gibi işbu davanın aynı maddede düzenlenen mutlak ticari dava niteliği de bulunmamaktadır. Bu durum karşısında, haksız fiilden doğan davada genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemeleri davaya bakmakla görevlidir. TTK'nun 6335 sayılı kanun ile değişik 5/3 maddesi uyarınca 01/07/2012 tarihinden itibaren asliye ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline dönüştürülmüştür. Mahkemenin görevli olması ise, HMK'nun 114/1.c maddesi uyarınca dava şartlarından olup, anılan kanunun 115. maddesi uyarınca da davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılır. (Ankara BAM. 21. HD. 2025/38 E, 2025/754 K sayılı emsal mahiyetteki ilamı) Hal böyle olunca mahkememizce, davacının halefiyete dayalı olarak başlattığı takibe yönelik yapılan itirazın iptali davasında asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu değerlendirilerek mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; 1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli Ankara Batı Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 Sayılı HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına, 4-Kararın kesinleşmesinden itibaren 6100 Sayılı HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.15/05/2026
Katip .... E-imzalıdır Hakim ....E-imzalıdır